1 9.B Ö L Ü M
"İhtiras"
♠️
19.Bölüm:Ne zaman imkansızı seversen, işte o zaman gerçek seversin.
Okumadan önce sol alttaki yıldızı patlatmayı unutmayınız lütfen sevgili okurlarım🤍
Bol bol yorum yapmanızı bekliyorum
Yorum sınırı:200
Vote:200
Ve şuan kollarımda olan nadide güzelliğin sahibi bendim.
Bundan sonra kimse onu benden alamazdı,izin vermezdim.Kollarımda olan yaralı ceylanımın yaralarını teker teker saracaktım.
-
Birçok acıyı,kederi içinde barındıran aynı zamanda kimine cehennem olan, kimine de cennet olan Mardin'de güneş tüm yakıcı sıcaklığıyla tepe de yerini almıştı.
Haznedar konağında kahvaltı hazırlıkları çoktan başlamıştı.
sultan hanım hazırlıkları takip ederken şevin'e esilanın uyanıp uyanmadığını sormuştu.
-"şevin yengen ve abin uyanmadı mı daha,şu saat olmuş hala yatarlar."
Şevin masaya tabakları dizerken aynı zamanda annesini pür dikkat dinliyordu.
-"ana,sakın gidipte uyandırmayasın.Uyandıklarında inerler zaten!"
Sultan hanım,şevin'in ne demeye çalıştığını anlamış gibiydi ama yine de doğruluğunu öğrenmek için
Şevine sormayı tercih etti.
-"kız yoksa oldu mu o iş?"
Şevin birden öksürmeye başladı,annesinin bu konularda bu kadar rahat davranması tuhafına gidiyordu,genç kadının
-"ana,sus hele bir duyan olacak.Olmadı o iş,sadece ilk kez birlikte uyudular."
Sultan hanım, duyduklarından sonra memnun olmuş olmalı ki,keyifle avluda bulunan sedire oturdu.
-"Demek sonunda oğluma teslim olmaya karar vermiş,gelin hanım"
Şevin, annesinin yüz ifadesine baktığında aklında dolanan binbir kurnazlığı okuyabiliyordu.
-"ana,sakın o konu hakkında yengeme baskı yapmayasın.Abim ve yengemin meselesi o!"
-"tamam,tamam de hayde sen işine bak"
Şevin,annesinin rahat durmayacağını biliyordu,nitekim öte yandan sultan hanımda kızını geçiştirmek için karışmayacağını söylemişti,ama aşiret varisini beklerdi.
Bundan mütevellit sultan hanım,
Bir an önce gelininin ve oğlunun birlikte olmasını sağlamalıydı.
Yardımcının getirdiği kahveyi keyifle içerken aram ve esilanın bulunduğu odaya baktı.Şimdiden planlarına başlamalıydı.
-
Esila,gözlerini açtığında aram'ın onu seyrettiğini görmüştü.Yarı açık yarı kapalı olan gözleriyle doğrulmaya çalışıyordu.
Uyanır uyanmaz bu manzarayla karşılaşacağını düşünmemişti.
Haliyle biraz utanmıştı.Sonuçta ilk kez aramla aynı yatakta yatmıştı.
Dün gece yaşananlar aklına gelince yanakları daha da kızarmıştı.
-"Günaydın,meleğim"
-"Günaydın"
-"O kadar güzel ve masumsun ki seni izlemeye doyamıyorum."
Esila, utandığı ve kızaran yanaklarını saklamak için başını eğdi.
Aram,karısının utandığını anladığı için çenesinden tutup minik yüzünü kendine döndürdü.
-"Ne o, utandın mı küçüğüm?"
Esila,hemen banyoya girmek için hareket etmişti ki,Aram'da gideceğini anladığı için esilayı kolundan tutup altına aldı.
Esila ise şuan ne tepki vereceğini bilemiyordu.Yeşil gözlerini arama doğrultup gözlerinin içine baktı.
İlk kez bu kadar yakından bakmıştı,aram'ın simsiyah olan gözlerine, baktıkça o karanlığın içinde kayboluyor gibiydi.
Lakin o karanlıktan kurtulmak gibi bir niyeti de yoktu.Genç kadın üzerindeki adamın yüzünü incelemeye başlamıştı,şuan neden bunları yaptığını kendi bile bilmiyordu.
Genç adamın keskin yüz hatları vardı, kaşları çoğu zaman çatıktı ama şuan öyle değildi.Çoğu zaman sinirli olan yüz ifadesi şuan yumuşaktı.
-"Biraz daha inceleyecek misin beni küçüğüm?"
Esila,genç adamın sesini duyar duymaz yeşil harelerini tekrar kapkara harelere çevirdi.Aram'ın ne yapmaya çalıştığını gayet iyi biliyordu ama altta kalma gibi bir düşüncesi de yoktu.
-"Asıl sen üstümden çekilecek misin, yoksa tüm gün bu şekilde mi duracaksın,Aram?
Genç adam'ın dudakları keyifle kıvrıldı.
-"Bana uyar, küçüğüm"
Esila, üzerindeki adamın sınır tanımaz olduğunu biliyordu.O yüzden daha fazla savaşmayıp pes etti.
-"Aram,lütfen çekilir misin?"
Genç adam, karısını rahat bırakıp yatağın diğer ucuna geçti.
-"sabah sabah ne bu sinir Esila hanım?"
Esila,arama baktığında güldüğünü gördü.
-"Ben sinirli falan değilim,tamam mı?"
-"okey,en iyisi sen git bir yüzünü yıka, sonrada hazırlan malum kahvaltı için beklerler."
Esila, banyoya gitmek için arkasını döndüğünde aram'ın dediklerini duyunca tekrardan ona döndü.
-"Hayır,olmaz."
Genç adam'ın gülen yüzü solmuş, yerini sorgulayıcı bir bakış almıştı.
-"Neden?"
-"Dün olanlardan sonra babanla asla aynı sofraya oturmam aram,neredeyse bana vuracaktı."
Genç adam, karısının sıkıntısını şimdi anlamıştı.Yerinden kalkıp minik karısının yanına gitti.
Saçlarını kulağının arkasına katıp konuşmaya başladı.
-"Haklısın, küçüğüm.Düşüncesizlik ettim,en iyisi bugün dışarıda başbaşa bir kahvaltı yapalım."
Genç kadının hüzün dolu yeşil hareleri bir anda parlamaya başlamıştı.
-"gerçekten mi?"
-"evet, gerçekten. Neden şaşırdın ki buna herhalde ilk kez dışarıda kahvaltı yapmıyorsun Küçüğüm?"
Esila'nın yüzü bir anda düşmüştü.
İlk kez çıkmıyordu elbette ama daha önce karşı cinsten biriyle hiç başbaşa kahvaltıya çıkmamıştı.
Buna babası ve abileri de dahildi.
Zaten hüznü de bunaydı ya,bir kez olsun onu düşünmemişlerdi.
-"tabiki hayır aram ,ama daha önce hiçbir erkekle başbaşa bir kahvaltı veya yemeğe çıkmadım."
Genç adam'ın duyduklarına fazlasıyla sevinmişti.Her alanda genç kadının ilki olmak onu mutlu hissettiriyordu.
-"Her alanda ilkin olmak çok güzel bir his küçüğüm."
Genç adam, dudaklarını karısının alnına bastırdı.
Genç kadın ise bu durumdan hoşlanmıştı.Biri tarafından sevilip değer görmek,ona çok yabancı duygulardı.Lakin şimdi ise karşılıksız ve sınırı olmayan bir aşkla seviliyordu.
Karşısındaki adam bunu yüreğinden hissettiriyordu.
Esila artık, hazırlanması gerektiği
için banyoya doğru ilerledi.
Banyo kapısını kapatır kapatmaz, aynanın karşısına geçip yüzüne baktı.Yanakları her zamanki gibi kızarmıştı.Bu yönünden hoşlanmıyordu ama elinde değildi.
İşlerini halledip,odaya girdiğinde aram'ı görememişti.Büyük ihtimalle hazırlanıp aşağı inmiş olmalıydı.
Genç kadın,aram'ı daha fazla bekletmemek için gardırobuna ilerleyip uygun kıyafetler seçmeye başladı.
Sade zarif bir kıyafet seçip giyinmeye başladı,son olarak ayna karşısına geçip biraz makyaj yaptıktan sonra ve saçlarını düzletip,hep sıktığı karanfil kokulu parfümünü sıkıp odadan çıktı.

(Esilanın elbisesi)
Bugün çok mutluydu,belki de mutluluğun yolu kabullenmekten geçiyordu.Esila bunu geç anlamıştı ama artık savaşacak gücü de kalmamıştı.
Aram'ı sevmeyi denerse ve günün birinde bu adama aşık olursa,ona cehennem olan mardin cennete dönüşürdü.Bu düşüncedeydi.
Esila,aram'ın öfke problemi olduğunu da çok iyi biliyordu.
Sinirlendiğinde neler yaptığına birçok kez şahit olmuştu.
Esila,sevgisiyle kocasını değiştirebileceğini düşünüyordu.Çünkü o da farkındaydı.Aram'da Esila gibi sevgiye,şefkata muhtaç küçük bir çocuktu.
Merdivenleri mutlu bir şekilde indikten sonra konağın kapısına ilerledi.
Aram, siyah passatına yaslanmış, karısını bekliyordu.Esila'nın geldiğini görünce doğrulup büyülenmiş gözlerle minik karısına bakıyordu.
Bu kadın fazla güzeldi,haddinden fazla güzeldi.Bir anlığına gitmesek mi diye düşünmüştü.Çünkü bu güzelliği yalnızca kendi görsün istiyordu.Ama tabikide böyle birşey yapmayacaktı.
Genç adam, karısının yanına yaklaşıp,kolundan tutup bir tur döndürdü.
-"Esila hanım,ne bu güzellik galiba beni delirtmek istiyorsun."
Genç kadın,bir anda aram'ın yaptığı hareketle çok şaşırmıştı.Kıkırdamalarını aramında duyduğuna emindi.
-"Her zamanki halim aram,extra birşey yapmadım.Abartma lütfen."
-"söylemesi kolay tabi,birde beni düşün.Yanımda bu kadar güzel bir kadın var ve gideceğimiz yer kalabalık bir mekan umarım elimden bir kaza çıkmaz."
-"Aram,saçmalama lütfen."
Esila,arabaya binmek için hareket ettiğinde aram tarafından durdurulmuştu.
-"Nereye güzelim?"
Genç kadın, şaşkın bir ifadeyle adama baktı.
-"Arabaya biniyorum,aram.Ne var bunda?"
-"Bunda bir sorun yok ama arkaya değil ön koltuğa oturacaksın,senin yerin daima benim yanım.Bunu anlasan çok iyi olur küçüğüm."
Genç kadın, ön koltuğa oturduktan sonra,aramda hemen yerine geçmişti.
Kısa sürede mekana varmışlardı.
Aram,arabadan indikten sonra hızlıca esila'nın kapısını açmaya gitti.
-"ben açardım, aram buna gerek yoktu."
Arabadan indikten sonra aram'ın elimi tutmasıyla olduğum yerde durup kalmıştım.
-"sorun mu var güzelim?"
-"yoo,hayır yok yani sorun yok"
Utandığım için yine gevelemiştim.
İkili mekana giriş yaptığında, mekanın müdürü karşılamıştı.
-"Hoşgeldiniz efendim."
-"hoşbulduk,Kenan"
-"sizin için ayırttığımız masaya geçebilirsiniz,efendim."
Mardin'in en güçlü ağalarından biriydi,Aram Haznedar!
Öyle ki Esila,aram'ın karşısında titreyen adamları farketmişti.
Bu kadar korkutuyor muydu,cidden onları?
Diye düşündü bir an,ama korkularında haklı olduklarını biliyordu, genç kadın.
İkili,kendilerine ayrılan masaya oturduktan sonra Esila direkt söze girdi.
-"Adamlar karşında tirtir titriyorlardı,resmen neden bu kadar korkuyorlar senden aram?"
-"birtanem,bu çok normal çünkü gücümün ve kudretimin herkes farkında,sadece senin yanında aram'ım,kendi dünyama dönünce
Sadece Aram Haznedar'ım!"
Esila,bu duyduklarından sonra ürpermişti.Aşiret ağaları'nın ne tür işlerle uğraştığını,az çok biliyordu.
Bu olumsuz havayı dağıtmak için asıl konuya geldi, genç kadın.
-"Aram,bana olan aşkının farkındayım.Haliyle karşılık bekliyorsun benden ama inan seni sevmek için elimden geleni yapıyorum."
Konuşmamı bölen aram'ın ellerimi tutmasaydı.
-"sakın, kendini suçlu hissetme güzelim.Çünkü ne kadar zor olursa olsun,senden 'seni seviyorum,aram' sözcüklerini duyacağım."
Genç adam, karşısında ki kadının gülümsemesini görünce keyfi yerine gelmişti.
-"Ha şöyle, güzelim.Bu yeşil gözlerde hüzün görmek istemiyorum.Anlaştık mı?"
Genç kadın,kafasını saklamakla yetinmişti.
Kısa sürede kahvaltılıklar masaya gelmişti.İkili sohbet ederek yemeklerine devam ediyorlardı.
________________________________
Kara'dan
Kara,parmakları arasında olan kadehten son bir yudum alıp,duvardaki resimlere yaklaştı.
Hepsinde sevdiği kadın Esila vardı.
Çocukluğundan beri esilaya aşıktı,öyle ki bu aşkı saplantıya dönüşmüştü.
Çünkü,kara esila'nın her hareketini takip ettirip fotoğraflarını çektirmişti.Parmaklarını esila'nın İstanbul'da bir eğlence mekanında dans ederken çekilmiş olan fotoğrafa değdirdi.
Dokunmaya kıyamayacak kadar güzeldi.Deli dolu bir kızdı.
Ta ki bu berdel evliliği olana kadar,geç kalmıştı genç adam,
Yetişememişti.
Berdel kararını duyar duymaz Amerika'dan gitmek için hazırlıklara başlamıştı.Lakin babasının ısrarı yüzünden işleri bırakamamıştı.
Öfkesi babasına değildi,sadece kendineydi.O zaman kimsenin sözünü dinlememeliydi.Ama artık
Herşey için çok geçti.
Elindeki kadehi sinirle yere attı ve duvara yansıttığı projeksiyondan,
Esila'nın olduğu bir video açtı.
Kaç yıldır bu fotoğraflara bakıp ve aynı zamanda bu videoları tekrar tekrar izliyordu.
Ne kadar izlerse izlesin esilaya karşı içindeki hasret,arzu bitmiyordu.
Genç adam,Esila'nın sadece onun olmasını istiyordu.Her gece kollarının arasında görmek istiyordu.O pürüzsüz tende hüküm sürmek istiyordu.
Ve istediklerini alacaktı da,sonucu her ne olursa olsun Esila sadece onun olacaktı.
Kara,odadan çıkıp kapıyı kilitledikten sonra şirkete doğru yola çıktı.
♠️
Esila ve aram kahvaltılarına devam ederken, aram'ın telefonu çalmıştı.
-"alo"
-"abi hemen gelmen gerek,çok önemli"
-"ne kadar önemli, baran?Şuan herkesten, herşeyden önemli bir andayım."
-"murat karahanlı hakkında,beyim.Mühim olmasa aramazdım."
-"tamam,siz onu her zamanki yere götürün ve beni bekleyin.
Genç adam, karısına belli etmemek için üstü kapalı konuşuyordu.
Esila, meraklı gözlerle aram'a bakıyordu.Birşey olmuştu,bunu anlamıştı.
-"Aram,bir sorun mu var?"
-"ufak bir pürüz çıkmış olmalı, güzelim.Şirkete gitmem gerek."
-"tamam,o zaman hemen kalkalım.
Geç kalma işine"
İkili mekandan çıkış yaptıktan sonra,aram esilayı konağa bıraktı ve ardından şirkete geçti.
♠️
Esila, konağa girdikten sonra odasına çıkmak için merdivenlere yönelmişti ki,sultan hanımın sesini duymuştu.Arkasına dönüp sultan hanımın yanına doğru ilerledi.
-"gelin,hele gelesin.Diyeceklerim vardır."
-"Buyrun, sultan hanım"
-"burada olmaz,odama gelesin."
Genç kadın,sultan hanımın ne diyeceğini merak ediyordu.Öte
Yandan saçma sapan şeyler duyacağını da hissediyordu.
Odaya girdiklerinde,Esila dikkatlice odayı incelemeye başlamıştı.Odada ki eşyalar eski zamanlara ait olduklarını belli ediyorlardı.
Sultan hanım,odayı pür dikkat inceleyen gelinini farketmişti.
-"siz pek beğenmezsiniz,bu tür eşyaları amma eskiden pek modaydılar."
-"yoo,aslında beğendim.Antika eşyaları severim,hoş durmuş."
Sultan hanım,ayakta dikili kalan gelinine oturması için komut vermişti.
Genç kadın, etrafı incelemeyi bırakıp oturdu.Kaynanasının diyeceklerini merak ediyordu.
Sultan hanımda lafı dolandırmadan konuşmaya başladı.
-"Bak kızım,şimdi sana diyeceklerim hoşuna gitmeyecek olabilir,amma seninde artık bir takım şeyleri anlaman gerek."
Genç kadın,şüphelerinde haklı çıkmıştı.Yine kaynanası tarafından canını sıkacak kelimeleri duyacaktı.
-"1 ayı aşkın süredir evlesiniz.Amma hala bir torun haberi alamadık sizden.Bilirim,ilk gecenizde birşey olmadığını, verdiğiniz çarşafa da kanmadım,bunu da bilesin."
Genç kadın, parmaklarını sıkarak kaynanasını dinliyordu.Sinirlenmeye başlamıştı ama sakin olması gerekti.
-"sultan hanım,dediğiniz gibi sadece 1 aydır evliyiz.Yani bu çok kısa bir süre şimdiden hamile kalmamı bekleyemezsiniz.Ayrıca bu aramla benim aramda özel bir konu,sizin buna karışmaya hakkınız yok."
-"bende kaynanama aynısını demiştim,amma ertesi gün kocamı başka kadının koynuna soktular.
Üzerime kuma getirdiler.Sen sanırsın ki,sultan hanım geri kafalıdır.Herşey kendi istediği gibi olsun ister sanırsın,lakin öyle değildir, kızım."
Genç kadın,bu duydukları karşısında çok şaşırmıştı.Bu sözleri duymayı beklemiyordu.
Sultan hanım ise konuşmasına kaldığı yerden devam ediyordu.
-"O vakitten sonra sustum,bir daha kimseye karşı çıkamadım.O gün herkes mutluyken ben odamda bir başıma ağlardım.Kimse sesimi duymazdı.Beni bu hale getiren kadim törelerimizdir, kızım."
-"kuma geldiğini söylemiştiniz,peki şimdi o kadın nerde?"
Sultan hanım,eskilere dalmıştı.O kadına az çektirmemişti.
-"öldü..."
Genç kadın,bu duydukları karşısında irkilmişti.Çünkü kaynanasının bakışlarında öfke vardı,sanki hala o kadına karşı öfkeliydi.
-"öldü mü? Ama nasıl?"
Duyacaklarının onu daha da endişelendireceğini bilmesine rağmen yine de sormaya devam ediyordu.
-"boşveresin, orasını.Şimdi esas diyeceğimi söyleyeyim."
Esila, pür dikkat kaynanasını dinliyordu.Öte yandan bu odaya girdiğinden beri farklı hissediyordu.Sanki bir girdaba girmişte çıkamıyormuş gibi...
Nerden bilebilirdi ki bu odada onu girdaba atan şeyin kaynanasının büyücüden aldığı bir kokunun olduğunu...
-"dinliyorum."
-"eğerkim 3 gün içinde oğluma teslim olmazsan,sana acımam Esila, gözümü kırpmadan bir kadın getiririm!"
Genç kadın, duyduklarından sonra bir hışımla ayağa kalktı.Bir anlığına dengesini kaybeder oldu ama bedenini denge de tutabilmişti.
-"Sultan hanım, bunları nasıl söylersiniz? Sizinde üzerinize kuma geldi,bu acıyı bile bile nasıl bana bunu dersiniz?!"
-"törelerimiz bunu gerektirir,bana da kimse acımamıştı.Neler yapabileceğimi sen biliyorsun zaten."
-"yazık,çok yazık! Ne yaparsanız yapın kendi isteğim olmadan asla böyle birşey yapmam."
Dedi ve genç kadın hızlı adımlarla odayı terketti.Odadan çıkar çıkmaz,temiz havayı içine soludu.
Kusma isteği vardı,ama neden bir anda böyle olmuştu.Anlayamıyordu genç kadın.
Güne güzel başlamıştı ama kaynanası yine mahvetmeyi başarmıştı.Merdivenleri sarsak adımlarla çıkan genç kadın, odasına girer girmez banyoya ilerlemişti.
İçinde ne varsa kusmuştu.Başı feci ağrıyordu ve dönüyordu.Banyodan çıkıp yatağın üzerine oturdu.Genç kadın,elini alnına götürüp ovmaya başladı.O odada kesinlikle birşey vardı.
Ayağa kalkmaya çalışmıştı ama bilincini kaybedip yere yığılmıştı.
Sultan hanım sürenin dolmasını bekledikten sonra,merdivenleri çıkıp oğlunun ve gelininin odasının bulunduğu kata geçip odaya girdi.
Odaya girdiğinde gelini,yerde baygın yatıyordu.Sultan hanım adımlarına devam ederek gelininin baş ucunda durdu.Eliyle yüzünü çevirdi, büyücü kadının dediği gibi koku tesirini beş dakika da göstermişti Gülümseyerek yerde baygın yatan gelinine baktı.
-"madem,güzellikle istemezsin.O vakit bende zorla yaptırırım."
Sultan hanım, telefonuna sarılıp büyücü kadını aradı.
-"Hemen gelesin,kız bayıldı."
-"tamam, hanımım."
Sultan hanım, telefonu kapatıp odada ki berjere oturdu.Konakta ondan başka kimse yoktu.Kızları alışverişe göndermişti.Gelini henüz onun ne kadar tehlikeli biri olduğunun farkına varmamıştı ama bunu acı çekerek öğrenecekti.
Büyücü kadın,kısa sürede gelmişti.Sultan hanım,yerinden kalkıp büyücü kadının yanına ilerledi.
-"dediğin gibi beş dakika da etkisini gösterdi.Amma şimdi ne olacak, büyücü kadın?"
-"Hanımım,bundan sonrasını bana bırakasın.Getirdiğim bu macunu gelin hanımın,vajinasına sürmemiz gerek."
-"büyücü kadın,yan etkisi yoktur emi?"
-"yoktur, hanımım"
-"tamam,o zaman de hayde yatağa taşıyalım."
Büyücü kadın ve Sultan hanım esilayı yatağa taşıyıp üzerini soymaya başladılar.
-"Maşallah gelininde pek güzelmiş, sultan hanım.Aram ağama yakışır."
-"Doğru dersin, büyücü kadın.Oğluma yakışan da böyle bir kadındır zaten."
Sultan hanım,kendini beğenmiş suratıyla kenardan büyücü kadının yaptığı işlemleri izliyordu.
Kendi bile hayran kalmıştı.Gelininin vücuduna oğlu nasıl kalmasındı ki.Gelininin vücudu pürüzsüzdü ve de oğlu arama layıktı.
Büyücü kadın,eline aldığı, altın sarısı macunu,genç kadının vajinasına sürmeye başladı.İşlemini bitirdikten sonra banyoya gidip elini yıkadı, ardından sultan hanımın yanına gitti.
-"Hanımım, sürdüğüm bu macun 1-2saate eriyecek ve gelin hanımın vajinasına iyice işleyecek,bir süre sonra ise gelin hanım kasıklarından ince ve tatlı bir sızı hissetmeye başlayacak.Yani aram ağayı arzulamaya başlayacak.3 güne ağamıza kendini teslim edecektir."
Sultan hanım, büyücü kadını keyifle dinledi.Bugün keyfi pek yerindeydi.Tüm bunları yapmak zorundaydı, herşey gelini ve oğlu içindi.
-"sağolasın, büyücü kadın."
Sultan hanım cüzdanından bir miktar para çıkarıp büyücü kadına verdi.
-"Buyurasın, hakkındır."
-"Estağfurullah hanımım."
Büyücü kadın parasını aldıktan sonra tam gidecekken aklına birşeyi vermediğini unuttu.
-"Hanımım,az kaldı unutuyordum, bak."
Büyücü kadın, çantasından çıkardığı mor renkteki karışımı sultan hanıma verdi.
-"Bu karışımı her gün gelin hanıma içirmeyi unutmayasınız.Bu da ağamıza daha kısa bir zamanda teslim olmasını sağlayacaktır."
Sultan hanım, kafasıyla onay verip, büyücü kadını geçirdi.Ardından odasına gidip,elindeki karışımı kuytu bir yere sakladı.
Ve gelininin odasına çıkıp,baş ucuna oturdu.Saçlarını okşayıp konuşmaya başladı.
-"Herşey senin için kızım,eğer ben bunu yapmazsam bu lanet töreler yüzünden üzerine kuma gelecek.Buna ne ben,ne de sen engel olabilirsin.Ben engelleyebildim mi, sanıyorsun?Hem sen,kendini oğluma teslim ettikten sonra herşey daha da iyi olacak."
Sultan hanım,Gelininin kıyafetlerini tekrar giydirip odadan çıktı.
♠️
Aram ise şirkete geldiğinde hemen baranı yanına çağırdı.
-"Neymiş şu sorun, baran?"
-"Beyim,karahanlılar yine rahat durmamışlar,adanada ki depomuzu kundaklatmışlar."
Genç adam,koltuğuna oturmuş, masasındaki dosyalara bakarken, duyduklarından sonra dosyaları sertçe masaya bırakıp bir hışımla ayağa kalktı.
-"Emin misin,baran? Daha geçen uyarmıştım, onları!"
-"Kundaklattırdıkları adamı bulduk, beyim.Biraz hırpalayınca herşeyi söyledi."
Genç adam,sinirlendiği için eliyle yüzünü sıvazladı.
-"Arabayı park ettiğim yere git ve arabayı hazırla,baran!"
-"Tamam,beyim."
Belli ki bugün genç adam için yorucu ve uzun bir gün olacaktı.
Baran arabayı getirince,aram şirketten çıkıp siyah passat arabasına bindi.Yol boyunca murat karahanlıya yapacağı işkenceleri düşünüyordu.
Bu sefer onu kimse elinden alamazdı.
-"Baran,murat karahanlıyı depoya götürmüşsünüzdür, umarım."
-"Herhalde beyim,eli kolu bağlı bir şekilde duruyor."
Genç adam, kafasını yola çevirdi.Başını geriye yaslayıp esilayı düşündü.Bir tek sevdiği kadını düşününce huzur buluyordu.
Zaten bunca şeye, günün sonunda esilayı göreceğini bildiği için katlanıyordu.
Kısa sürede depoya varmışlardı.
Aram,arabadan inip hızlı adımlarla depoya girdi.Tam da baran'ın dediği gibi sandalye de eli kolu bağlı bir şekilde duruyordu.
-"Murat karahanlı!"
-"lan şerefsiz, hiçbir şey yapmadığım halde nasıl beni buraya getirirsin?"
Genç adam,sağ kolu baran'ın gösterdiği koltuğa oturup alaycı bir bakış attı,murat karahanlıya.
-"Hiçbir şey yapmadığına emin misin, Karahanlı?"
Esir tutulan adam,sustu.Konuşamadı, çünkü yaptığı şeyi kendisi de biliyordu.
Aram,koltuktan kalkıp adama doğru ilerledi ve sert bir yumruk attı.
-"Ulan it! Ben seni uyarmadım mı,bir daha karşıma çıkma diye?"
-"benden kurtulmak kolay mı sandın,aram haznedar?"
-"ne kadar kolay olduğunu şuan sana göstericem, yaptıklarının bir bedeli olmalı, değil mi?"
Aram,belinden çıkardığı silahı,adama doğrultup gözünü bile kırpmadan kafasına sıktı.
-"Alın bu iti,babasının önüne atın."
Silahı beline tekrar koyup,depodan çıkış yaptı.Şimdi de yapacağı son bir iş kalmıştı.
Arkasından gelen barana"sen burdakilerle dön,benim son bir işim kaldı."dedikten sonra passatına binip avşin konağına doğru yola çıktı.
On,on beş dakika sonra avşin konağına varmıştı.
Passatından inip,konağın kapısını tıklattı.Bir hizmetçi açmıştı.Onu hiç görmeyerek konağa girdi.
Gördüğü manzara onu daha da öfkelendirmişti.
Asir ve oğulları hiçbir şey olmamış gibi avlu da oturmuş akşam yemeği
Yiyorlardı.
Asir ağa ve oğulları,aram'ı görünce hem şaşırıp hem de destursuz içeri girmesine kızmışlardı.
-"Destur!Aram Haznedar, destur!"
Genç adam, şuan çok sinirlendiği için direkt asir ağa'nın yakasına yapışmıştı.
-"ulan,sen ne tür bir varlıksın,lan!
Kızını öldüresiye dövdükten sonra, nasıl hiçbir şey olmamış gibi gülüp eğlenirsin?!"
Asir ağa'nın oğulları,hemen aramın koluna yapışıp babalarından uzaklaştırmaya çalışıyorlardı ama güçleri yetmiyordu ayrıca haznedarların oğluna dokunmak ölüm fermanınızı imzalamak gibi birşeydi.
-"Aram ağa,hele çekesin şu ellerini!"
Aram,bir anlık sinirle yakasına yapıştığı için geri çekilmişti.Her ne olursa olsun karşısında ki adam,kendisinden yaşça büyüktü ve herşeye rağmen esila'nın babasıydı.
Dün gece esilayı o yaralarla gördüğünden beri hiç iyi değildi.Kendisi dokunmaya bile kıyamazken başka biri nasıl ona dokunurdu, şiddet uygulayabilirdi ki,aklı almıyordu.
-"Aram ağa,sen babama teşekür edeceğine, gelmiş hesap sorarsın,babam Esila'nın kemiklerini kırmayaydı, hiçbir güç onu o konağa döndüremezdi."
Genç adam,bu duyduklarından sonra sinirlerine daha fazla hakim olamayıp ağire yumruk atmıştı.
Bir abi, kardeşine nasıl bu kadar acımasız davranabilirdi ki?
Aklı almıyordu,genç adamın.
Öte yandan kız kardeşi durması için bağırıyordu ama genç adam dinlemiyordu.
Genç adam,bir yumruk daha atmıştı,ve bir yumruk daha ardından bir yumruk daha atıp geri çekildi.
Asir ağa,tartışmanın daha da büyümemesi için avludaki herkese odalarına çıkmalarını söylemişti.
Herkes avluyu terkettikten sonra,asir ağa konuşmaya başladı.
-"Aram ağa,hele gelesin güzelcene oturup konuşalım."
-"Karıma el kaldıran şerefsizle yan yana oturacağımı sanmıyorsun herhalde?"
Asir ağa,bu lafa her ne kadar sinirlense de öfkesini belli etmemeye çalışıyordu.
-"Ağam-"
Genç adam,asir ağa'nın konuşmasına fırsat vermeden lafa girdi.
-"Kes sesini! Size 2 ay süre veriyorum,bu 2 ay içinde defolup gideceksiniz bu topraklardan!"
Aram haznedar'ın kimseye karşı tavizi yoktu, her konuda kendinden ödün vermeden tüm acımasızlığıyla kararını veriyordu.
Bir tek esilasına karşı hassas ve yumuşaktı.Nasıl kıyabilirdi ki ona o boncuk boncuk bakan gözlerine, masumluğuna ve en önemlisi de savunmasız bir kız çocuğu gibiydi hala,onu incitmekten hep çok korkuyordu.
Başlarda,istemeden de olsa onu kırmış,incitmiş olabilirdi ama artık minik karısının yaralarını deşmek yerine saracaktı.Ve buna ailesini buradan uzaklaştırmakla başlayacaktı.
Çünkü ona en çok zararı veren ve kalbini her defasında yaralayan ailesiydi.Başka kimse değil!
Asir ağa, duyduklarından sonra adeta beyninden vurulmuşa dönmüştü.Doğup büyüdüğü bu topraklardan asla gidemezdi,ayrılamazdı.
Aram'ın ayağına kapanıp yalvarmaya başladı.
-"Ağam,affedesin.Cahilliğime veresin,Esila bir an boşanmak istiyorum deyince çok sinirlendim ve kendime hakim olamadım."
Genç adam,duyduklarından sonra biran donup kalmıştı.Esila boşanmak mı istemişti?Eğer kejenin oyunları ortaya çıkmasaydı,ciddi ciddi talak hakkını kullanarak benden boşanacaktı.Tüm bunları düşünmek istemediğim için tüm olumsuz şeyleri kafamdan attım.
Düşünmek istemiyordum,esilasız bir hayatı asla düşünmek istemiyordum.
-"Bunu demesi, karımı o hale getirmene sebep değildi,asir!
Yaptıklarının cezasız kalacağını sandıysan yanıldın !"
Genç adam, ayağını asir ağadan kurtarıp kapıya doğru yöneldi.
Ama asir ağa'nın dediklerini duyunca olduğu yerde kaldı.
-"Peki,Aram ağa sen sanır mısın ki,ben esilayı getirip, senin ayaklarının dibine atmasaydım, kızım sana dönecekti.Asla, hiçbir güç onu sana döndüremezdi.Benim kızım seni sevdiği için değil,mecbur olduğu için yanında kalıyor."
Genç adam, yumruklarını sıkıp, gözlerini kapattı.Daha fazla burada kalırsa hiç istemediği şeyleri yapacaktı,o yüzden konaktan çıkıp gitti.
Passatına binip kendi konağına doğru yola çıktı.Bir an önce sevdiği kadına kavuşup ona sarılmak istiyordu.Öfkesi anca onun papatya kokusunu içine çekince geçerdi.
♠️
Genç kadın, yavaş yavaş kendine geliyordu.Zorda olsa gözlerini açıp doğruldu.Başı çok ağrıyordu o yüzden biraz başını ovdu.
Bir anda nasıl bu hale gelmişti,anlayamıyordu Esila.
Uyanır uyanmaz,tekrardan kusma isteği geldiği için banyoya doğru ilerledi.
Genç kadın,bir anda kendine ne olduğunu anlayamamıştı.Durduk yere bu mide rahatsızlıkları normal değildi,bunu biliyordu.
Elini yüzünü yıkadıktan sonra tekrar odaya girdi,elindeki havluyla yüzünü kuruluyordu.Kapının açılma sesini duyunca o tarafa baktı.Aram gelmişti.
Genç adam, birkaç saniye karısına baktıktan sonra hızlı adımlarla yanına giderek, karısını kendine çekerek sıkıca sarıldı.
Bu tende ve bu mis kokulu saçlarda huzur buluyordu.Genç adam uzunca bir süre kokusunu içine çekti ve kara'nın dedikleri aklına geldi.
Yarım saat önce
Genç adam, konağına geldiğinde arabasından inip içeriye girecekken karayı gördü.
O adamın burada ne işi olduğunu düşünen aram,kara'nın yanına gitti.Ona esila'dan uzak durmasını ve bir milimetre bile yanına yaklaşmamasını söylediğini hatırlıyordu.
Ama bu adam,eceline susamış olacak ki,şuan bu konağın önündeydi.
Aram,kara'nın yanına gidip konuşmaya başladı.
-"Senin ne işin var lan,konağımın önünde?Sana uzak duracaksın! Demedim mi?"
Kara alaycı bir gülüş attı.
-"Sokağın tapusu sende de,ben mi bilmiyorum,aram ağa"
Ağa kelimesini bastırarak söyledi.
Genç adam, sabır çekip bir hışımla kaya'nın yakasına yapıştı.
-"ulan sizi bana sırayla mı veriyorlar,lan!Değil bu sokak tüm Mardin benim!Eğer unuttuysan sana hatırlatmasını bilirim."
Genç adam,kara'nın yakasını bırakıp parmağını ona doğrultarak son sözlerini söylemek için konuşmaya başladı.Çünkü burada daha fazla zaman kaybedip esilasına geç kalmayı istemiyordu.
-"sana esila'dan uzak duracaksın demiştim, değil bu sokaktan geçmek 1km öteden bile yakın olmayacaksın,ona anladın mı?"
-"Esila,benim çocukluk arkadaşım,onunla ne zaman görüşüp görüşmeyeceğimi sana soracak değilim.Kızın sahibi gibi davranmayı bırak,aram haznedar!Yoksa esilayı kaybetmen yakın."
Dedi ve elini cebine atıp oradan uzaklaştı.Aram ise elini yumruk yapıp, karşısındaki duvara vurdu.Esila'dan birkez uzak kalmıştı,bir daha asla buna dayanamazdı.
Her ne olursa olsun,artık esilayı bırakmayacaktı.
Genç adam, hızlı adımlarla konağa girip,annesinin seslenişine "ana sonra" diyip hızla merdivenleri çıktıktan sonra odaya girdi.
Esilayı görünce, önce bir kaç saniye ona özlemle baktı, ardından hızlı adımlarla karısına sarıldı.
♠️
Şimdiki Zaman
Bu sefer esilayı asla bırakmayacaktı,hatta minik karısının ona aşık olmasını da sağlayacaktı.Hemde büyük bir zevkle
Aram,esila' dan ayrılıp yüzünü avuçları arasına aldı ve alnını,
esila'nın alnına dayadı.Ardından fısıltılı çıkan sesiyle konuşmaya başladı.
-"sadece benimsin,herşeyin,her zerren bana ait,Esila..."
Esila,aram'ın yüzüne değen nefesiyle gözlerini kapattı.Aram gelince tüm ağrıları gitmişti ve şuan karnında adeta kelebekler uçuşuyordu.
Aram,dudaklarının yönünü esila'nın yanaklarına çevirdi.
Fısıltılı bir sesle"Bu ten.."dedi ve yanağına bir öpücük bıraktı.
Bu sefer de dudakları,esila'nın gözlerine yol aldı.
Yine aynı fısıltılı sesiyle"bu gözler.."dedi ve esila'nın gözlerinden öptü.Aram, karısının kasıldığını titreyen bedeninden anlıyordu.
Şimdi ise dudakları,boynunu buldu ve bir öpücük bıraktı ardından,sevdiği kadının kokusunu içine çekti."bu koku.."
dedikten sonra,elleri esila'nın belini kavradı ve kendine çekti.
Adam,uzun zamandır yapmak istediklerini yaparken,diğer yandan genç kadını ateşe atıp cayır cayır yakıyordu.
Esila,arama teslim olmuştu.Hem de tüm benliğiyle,kendini sadece ona bırakmıştı.Ama kasıklarında olan o ince sızı onu kendinden daha da geçiriyordu.Aram'ın, esilayı belinden tutup kendine bastırması,genç kadının,adamı hissetmesine neden oluyordu.
Ve Sultan hanım'ın getirdiği büyücü kadının sürdüğü macun, etkisini yavaş yavaş göstermeye başlamıştı.
Esila,tüm bunlara son vermeliydi.Yoksa birazdan kendini yatakta bulacaktı.
Aram,esila'nın boynunda kendini kaybederken esila'nın sesini duymasıyla durdu.
-"Aram,dur."
Aram,hemen geriye çekildi.Bir an kendini kaybetmişti.
Aram, karısının yüzüne baktığında solgun olduğunu gördü.Minik
karısı neden bu haldeydi,yoksa hasta mı olmuştu,diye çok endişeleniyordu.
-"Esila, yüzün neden solgun?İyi misin,birtanem?"
Deyip,esila'nın yanaklarını okşadı.Bu sayede de az önce kendinden geçişinin açıklamasını yapmaktan kurtulmuştu.
Esila,yorgun bir ifadeyle konuşmaya başladı.
-"bilmiyorum,beni konağa bıraktığından beri böyleyim,aram.Galiba biraz üşüttüm."
-"Böyle kısa elbiseler giyersen tabi üşütürsün,güzelim.Eğer çok kötü hissediyorsan,istersen hastaneye gidelim."
Aram,minik karısının yanaklarını okşamaya devam ediyordu.
-"Öğlene göre şimdi daha iyiyim,o yüzden gerek yok,aram.Sadece ağrı kesici içip uyumak istiyorum."
-"Ama aç karnına olmaz ki,ben odaya yemek söylerim, şimdi."
Aram, aşağı inmek için odadan çıkacakken,Esila aramı kolundan tutup durdurdu.
-"Canım istemiyor,aram.Midem bulanıyor,yersem yine kusarım."
Aram,karısına doğru dönüp minik ellerini tuttu.
-"Asıl, birşey yemezsen daha kötü olursun,birtanem.O yüzden itiraz istemiyorum,sen burada otur.Ben hemen geliyorum."
Esila,odadan çıkan kocasına buruk bir gülümsemeyle baktı.
Çocukken hasta olduğunda, babası veya abileri hiç onla ilgilenmezlerdi.Sadece annesi ilgilenirdi.
Şimdi ise aram'dan gördüğü bu ilgi,bambaşka hissettiriyordu.Belki de zamanında bu ilgiyi babasından ve abilerinden alsaydı, şuan bu kadar gözünde büyütmezdi.
Esila,çekmeceden rastgele bir pijama takımı alıp giyindi,Aram'da kısa sürede elinde tepsiyle odaya gelmişti.
-"hadi bakalım,gel buraya da kocan seni doyursun, karıcım."
Esila,aram'ın bu hallerine gülümseyerek bakıyordu.
Başkalarının yanında kızgın boğa gibi olan adam,kendisinin yanımda resmen küçük bir çocuğa dönüşüyordu.
Esila,aram'ın yanına gidip oturdu.
-"Herhalde yemeğimi bana sen yedirmeyeceksin,aram?"
-"tabiki de ben yedireceğim,
esilam.Hadi bakalım aç ağzını"
Esila,garipseyerek bakıyordu.Bu adam ciddiydi.
-"saçmalama aram,ben çocuk değilim."
-"şuan benim gözümde küçük bir kız çocuğusun ama o yüzden itiraz etmeden yemeğini ye karıcığım."
Esila,pes ederek arama bir kez daha teslim oldu.Şuan aramla inatlaşmaya mecali yoktu.
Esila,karnını doyurduktan sonra ağrı kesici içip yatağa geçti.Aram ise tepsiyi mutfağa götürüp,tekrar odasına çıktı.
Aram,odaya geldiğinde minik karısının,yatakta uyuduğunu gördü.Onu uyandırmamak için yavaş adımlarla başucuna oturdu ve saçlarını okşamaya başladı.
Bu Sarı saçların hastasıydı,sevdiği kadına herşeyiyle deli oluyordu.Ve onu kaybetme düşüncesini aklından bile geçirmek istemiyordu.
Aram,yavaş hareketlerle yataktan kalktıktan sonra üstünü değiştirip, rahat birşeyler giyindikten sonra yatağa geçip, sevdiği kadına sarılarak ve kokusunu içine çekerek uykuya daldı.
♠️
Sabah olduğunda,esila uyanmıştı.Etrafına bakındığında aramı görememişti.Uykulu gözleriyle yataktan kalkıp banyo kapasını tıklattı ama ses gelmeyince içeriye girdi.
Banyo boştu.Esila bir an duraksayıp şuan ne yaptığını anlamıştı.
-"Kendine gel,Esila.Ne bu haller,eskiden bu adamdan uzaklaşmak isterken şimdi yanından ayrılmasın, istiyorsun."
Esila,bu davranışlarının sebebini anlayamıyordu ya da anlamak istemiyordu.
Esila,banyoya girecekken telefonun çalmasıyla durdu.Telefonu eline alıp arayan kişiye baktı,
aramdı.Hemen açtı ve konuşmaya başladı.
-"efendim"
-"Efendin değil, kölenim."
Esila'nın,yüzünde tebessüm oluştu.Aram'dan bu denli iltifat almak hoşuna gidiyordu.
Esila,bozuntuya vermeden konuşmaya devam etti.
-"sabahın köründe nereye gittin,aram?"
-"bak sen, karım artık bir dakika bile benden ayrı kalamıyor mu,yoksa?"
-"sen yine saçmalamaya başladın,neyse diyeceğin birşey yoksa kapatıyorum."
-"tamam tamam,dur.Kapatma, bugün yurt dışından gelen müşterilerimle toplantım olduğu için erken çıktım.Seni de bir konu hakkında uyarmak için aradım.Küçüğüm"
-"Ne hakkında,uyaracakmışsın beni?"
-"Hani şu kara denen adam ,onunla hiçbir şekilde görüşmeni ve konuşmanı istemiyorum, eğer birinden onunla görüşüp konuştuğunu duyarsam,bozuşuruz.Ona göre birtanem."
Esila,telefonu sıkarak adam'ın konuşmasını bitirmesini bekledi.Çünkü bu sözlerine çok sinirlenmişti.Artık biriyle görüşmek için izin alması gerekti,bunu diyordu.Telefonun diğer ucundaki genç adam.
-"Aram,sen benim sahibim değilsin.Kiminle görüşüp görüşmeyeceğime sen karar veremezsin.Ayrıca kara benim çocukluktan beri arkadaşım,onu kıskanmış olamazsın.Değil mi?"
Aram,bu sözleri dinlerken zihni dün geceye gitti.Kara da aynı sözleri söylemişti.O sözler zihninde tekrar belirdi.
-"Kızın sahibi gibi davranmayı bırak,aram haznedar!Yoksa esilayı kaybetmen yakın."
Belki bazen çok sert davranabiliyordum ama herşey esilam içindi.Onu kaybetmekten çok korkuyordum.Çünkü Esila bir kez daha benden giderse,bu sefer dönüşü olmayacaktı.
Tüm bu düşünceleri zihnimden atıp,son sözlerimi söyledikten sonra esila'nın konuşmasına fırsat vermeden telefonu kapatıp, işlerimin başına döndüm.
-"Ben diyeceğimi dedim,Esila!Görüşmeyeceksin,dediysem görüşmeyeceksin."
Diğer taraftan esila,az önce konuşmasına bile fırsat vermeden telefonu kapatan,aram'a aşırı sinirlenmişti.
Oysa tatlı bir başlangıç yapmışlardı,ne vardı ki konuşmanın devamı da öyle devam etseydi.Esila,"öküz işte,öküzz"
demekle yetinmişti sadece.
Esila, yatağı düzenlerken kendi kendine konuşmaya da devam ediyordu.
"Neymiş,karayla görüşmeyecekmişim.Oldu canım,başka isteğin var mı? İnadına görüşmezsem benim de adım Esila değil,aram haznedar!"
Esila,gardırobuna yönelip kıyafet seçip giyinmeye başladı.Sonra da aynanın karşısına geçip saçlarını taramaya başladı.
İşlerini bitirdikten sonra şevin ve sılanın yanına gitmek için avluya doğru ilerledi.O sırada telefonu çalmıştı,arayan karaydı.Genç kadın büyük bir keyifle telefonu açtı.
-"Efendim,kara"
-"Fıstık, nasılsın bakalım?"
-"iyiyim,sen nasılsın?"
-"seni uzun zamandır göremediğim için hiç iyi değilim, fıstık"
Esila,şakayla karışık bir şekilde karayla konuşmaya devam ederken,avluda oturan kızların yanına gitti.
-"Esila, aslında seni bizim konağa gelmen için aramıştım.Annem de seni çok özlemiş,bir gelsin de göreyim der.Bende geleceğini düşündüğüm için seni aradım."
Esila,bir an duraksadı.Sabah aramla konuşması aklına geldi.Aram'ı hiç umursamadan
"olur,gelirim tabi.Bende çok özledim,zaten nergis teyzemi"dedi ve konuşmayı sonlandırdı.
Esila,onu pür dikkat dinleyen görümcelerine baktı.Şevin yengesinin konuşmasına bir nevi kulak misafiri olmuştu.Yengesinin nereye gideceğini merak ettiği için hemen soru sormaya başladı.
-"yenge,bir yere mi gideceksin?"
-"çocukluk arkadaşım aradı,annesiyle de çok yakındım,o yüzden birazdan onları ziyarete gideceğim,şevin."
-"ama yine de abimden izin almayı unutma,yenge"
Esila, içinden"bunların hepsi aynı kafada"demişti.
-"Neden,aram'dan izin almak zorundayım,şevin.Abin benim sahibim değil!"
Sıla da konuşmaya katılmıştı.
-"yenge,sen ablama bakma.Abim sabah şevin ablamı tembihledi.Esila yengen bir yere giderse haberim olsun,diye"
Esila'nın sabrı taşmak üzereydi, artık tam aram'dan hoşlanmaya başlamışken sanki aram bilerek beni kendinden uzaklaştırmaya çalışıyordu.
-"Sakın, bakın sakın Nereye gittiğimi aram'a söylemeyin.Size güveniyorum.Eğer sizi ararsa,evde diyin.Tamam mı?"
Şevin ve sıla hep bir ağızdan"tamam,yenge"demişlerdi.
Esila, çantasını da almak için odasına çıkacakken, sultan hanımın onu durdurmasıyla durdu.
-"Esila,hele gelesin kızım."
Esila, sultan hanıma doğru ilerledi.Hiç gitmek istemese de gitti.
-"yine dünkü gibi canımı sıkacak konuşmalar yapacaksanız, hiç yapmayın.Sultan hanım"
Sultan hanım, gülümser bir ifadeyle esilaya bakıyordu.Esila'nın elinden tutup yanı başına oturttu.
-"Merak etmeyesin,amacım canını sıkmak değil.Sabah kahvaltıya inmediydin,bende sana bunu yaptırdım."
Esila,kayınvalidesinin elindeki mor içeceğe baktı.İlk kez böyle bir içecek görmüştü.
Sultan hanım,elindeki bardağı gelinine verdikten sonra, mutlu bir ifadeyle gelinine bakıyordu.
-"Hele içesin,tok tutar."
Esila,elindeki bardağı burnuna doğru götürüp kokladı.Mayhoş bir kokusu vardı.Esila bu kokuyu sevmişti.Sultan hanım'ın dediği doğruydu,sabahta birşey yememişti.Bu içeceği içse iyi olurdu.
Sultan hanım,gelininin içeceği içmeye başlamasıyla sinsi bir gülüşle izlemeye başladı.Herşey istediği gibi ilerliyordu.Ondan mutlusu olamazdı.
Esila, içeceği bitirdikten sonra bardağı kenara bırakıp"tadı güzelmiş,bu arada teşekkür ederim."dedikten sonra odasına çıktı.
Ama içtiği o mor renkteki içecek, karnını tok tutmak için değildi aksine büyücü kadının verdiği o içecekti.Bu içecek akşama doğru etkisini göstermeye başlayacaktı ve 3 gün boyunca düzenli bu içeceği içerse kasıklarındaki o ince ve tatlı sızıyı ayrıca bedeninin aram'ı arzulamasını durdurmayacaktı.
Esila, çantasını aldıktan sonra konaktan çıkacağı sırada kapıdaki korumalar tarafından durduruldu.
Esila, kaşlarını çatarak karşısındaki adamlara bakıyordu.
-"hanımım,aram ağamın izni olmadan çıkmanıza izin veremeyiz."
Esila,eliyle alnını ovduktan sonra içinden sabır çekti.Aram neden bu kadar çok karayla görüşmesini istemiyordu ki onu da anlayamıyordu.
-"Bana bakın, çekilin önümden!Ben Esila haznedar'ım! Konaktan çıkarken kimseden izin alacak değilim."
Dedikten sonra,korumaları bir kenara iterek yoluna devam edecekken korumalar tekrar önüne geçtiler.
-"Hanımım, lütfen zorluk çıkarmayın."
-"asıl siz zorluk çıkarmayın, çekilin önümden yoksa olacaklardan ben sorumlu olmam."
Korumalar,hala genç kadının önündeydi.
Esila, korumaları takmayarak yanlarından geçip gitmeye çalıştı ama kolundan tutulup durduruldu.Artık kendini tutmayacaktı.
Onu kolundan tutan korumaya tokat atıp, parmağını sallayarak son kez onları uyardı.
-"Bana böyle dokunduğunuzu patronunuz görse,size ne yapar hiç düşündünüz mü?Şimdi sakın beni durdurmaya kalkmayın."
Korumalar,aram haznedardan korktukları için hemen ellerini çekmişlerdi.Çünkü patronları,
karısına bu şekilde dokunduklarını öğrenirse ellerini kırardı.
Esila,hızlı adımlarla oradan uzaklaştı.İçinden"sabah sabah, uğraştığım şeylere bak, Allah'ım sen sabır ver."dedi ve ilk gelen taksiyi durdurup bindi.Konağın da arabaları vardı ama Esila, aram'ın nereye gittiğini bilmesini istemiyordu.
Esila,taksiye bindiğinde yol boyunca akıp giden yolu seyretti.
Bir yandan da aram'ın bunu öğrenince yaşayacağı öfke patlamasını düşünüyordu.
Ama aram kendine hakim olmayı öğrenecekti,bana sahibim gibi davranmayı da bırakacaktı.Bunu bizzat ben sağlayacaktım.Madem ki aram'dan başka şansım yoktu bende onu değiştirmeye çalışacaktım.
Taksi durduğunda geldiğimizi anlamıştım.Taksiciye ücretini verdikten sonra araçtan inip konağa girdim.
Nergis teyzem ve kara beni hemen karşılamışlardı.Önce nergis teyzeme sarılıp sonra da karaya sarılmıştım.
Kara,esilaya sarıldığında sonsuza kadar böyle kalmak istedi.Genç kadının büyüleyici bir kokusu vardı ve karayı kendine aşık etmişti.Kara,fırsattan istifade sevdiği kadının saçlarını kokladı.
Esila,karaya da sarıldıktan sonra onlarla birlikte oturma odasına doğru ilerledi.
-"İyi ki geldin, canım kızım.Malum 3 gün sonra Amerika'ya tekrar dönmek zorundayız.Gelmişken seni de göreyim dedim."
-"Sen istersin de ben gelmez miyim, teyzem.Ama 3 gün kalmanız biraz üzdü beni,daha uzun kalsaydınız keşke."
Deyip, dudağını büzdü genç kadın.
Bunu gören kara,kahkaha atarak bakıyordu,esilaya.Kara, esilanın burnundan çekerek"ah, fıstık ah,hala bu dudak büzme huyundan vazgeçmemişsin demek.Madem çok üzülüyorsun,seni de götürelim yanımızda."dedi ve tekrardan kahkaha attı.
Esila da aynı şekilde gülerek cevap vermişti."nergis teyze, anlaşılan oğlun, şakacı tavrından hiç ödün vermemiş."dedi,esila.
Ama kara,şaka olarak sarf etmemişti,bu sözleri.Son derece ciddiydi.
Nergis hanımda gülümseyerek bakıyordu."karayı değiştirmek kolay mı sence, kızım.Sende bilirsin hep kendi bildiğini okur.Benim oğlan."
Nergis hanım ve Esila sohbet ederken,kara telefonunun çalmasıyla onlardan uzaklaşarak telefonu açtı.
-"Söyle,Behzat"
-"efendim, şirkette bir sorun var.İhaleyle ilgili olduğu için bilgilendirmek istedim.Babanız derhal şirkete gelmenizi istiyor."
-"Tamam,hemen geliyorum,Behzat."
Kara, telefonu kapattıktan sonra annesi ve esilanın yanına giderek"anne,benim işim çıktı,gitmem gerek siz sohbetinize kaldığınız yerden devam edin."dedi ve esilaya dönerek"bir makas yok mu,esila hanım"dedikten sonra esila'nın yanağından bir makas alıp hızla uzaklaştı.
Çünkü esilanın bundan hoşlanmadığını biliyordu.
Çocukken de hep bunu yapardı ve Esila onu kovalardı.Kara bir an içinden"keşke hep çocuk olarak kalsaydık"dedi ve arabasına binerek şirkete doğru yola çıktı.
Esila ise kara'nın bu yaptığına gıcık olmuştu.Nergis teyzesine dönerek"senin bu oğlun, hiç büyümüyor,nergis teyze.Baksana hala aynı küçük kara"
-"bilirsin,seni pek sever.Takılıyor işte kızım."
Esila, gülümseyerek cevap verdi.
♠️
Aram,şirkette bir kaç kere şevini arayıp, esilayı soruyordu ve her defasında "merak etme,abi yengem burada."cevabını alıyordu.
Bu cevap içini biraz olsa da rahatlatıyordu.Odasının kapısı tıklandığında"gel"dedi ve içeriye asistanı Ece girdi.
Ece,pek süslü biriydi ve aram haznedardan ilk görüşte etkilenmişti.Lakin bir kez olsun patronundan yüz bulamamıştı.
Yine de her defasında ona yakın olmaya çalışıyordu.Üstelik patronu evli olmasına rağmen...
-"İstediğiniz dosyalar,efendim."
Ece, patronunun yanına giderek dosyaları verdi.
Aram,bu kadının ona yakın olmasından hoşlanmıyordu ve niyetini de çok iyi biliyordu.Yeni bir asistan bulana kadar işine devam etmesine izin veriyordu sadece.
-"Tamam,Ece çıkabilirsin."
Asistanı çıktıktan sonra,aram dosyaları eline alıp,incelemeye başladı.
Dosyaları incelerken telefonu çaldı ve arayan kişinin ismine bile bakmadan telefonu açtı.Bir yandan konuşan kişiyi dinliyor, bir yandan da dosyaları inceliyordu.
-"Aram ağam,hanımağamız az önce konaktan çıktı,ne kadar durdurmaya çalışsakta başarılı olamadık."
Aram, duyduğu sözlerden sonra hızla ayağa kalkıp"ne demek Esila,gitti lan!Sizi uyarmadım mı ben,bostan korkuluğu olarak mı koydum ben sizi oraya!"dedi ve sandalyesine tekme atıp,ceketini de alıp odadan çıktı.
-"Ağam,vallahi elimizden geleni yaptık ama durduramadık."
-"kes,nereye gitti onu söyle!"
-"bilmiyoruz ki,bizde ağam"
Aram,çağrıyı sonlandırıp şevini aradı.Telefon hemen açılmıştı.
-"Esila,nereye gitti şevin?"
-"bir yere gitmedi, abi.Bizle konakta oturuyor."
Şevin, büyük bir korkuyla telefonu tutuyordu.
-"bana yalan söylemeyi kes,şevin!sana bir kere daha soracağım,bir daha da sormayacağım!Esila nerede?"
Şevin,abisi karşısında olmasa bile duyduğu öfkeli sesinden bile ölesiye korkuyordu.O yüzden gerçeği söylemek zorundaydı.
-"Ne-nergis teyzesinin ve k-kara'nın yanına gitti."diyebilmişti,sadece bunda da kekeleyerek konuşabilmişti.
Aram,telefonu kapatıp arabasına bindi ve telefonunu bir köşeye fırlattı.Sinirden deliye dönmek üzereydi.
Karısına gitme,demesine rağmen inadına o adama gitmesi,aramı öfkelendirmişti.Arabasını çalıştırıp hızla sürmeye başladı.
♠️
Diğer yandan,esila tuvalete gitmek için nerede olduğunu sorduktan sonra, üst katta cevabını almıştı.
Üst kata çıkıp,lavaboyu bulmaya çalışırken yanlışlıkla başka bir odaya girmişti.Etraf karanlık olduğu için, avizelerin açma-kapama tuşunu bulmaya çalışıyordu.Sonunda bulup düğmeye basmıştı.Işıklar açıldığında odada gördükleri şeyler şoka girmesine sebep olmuştu.
Esila,yavaş adımlarla odanın duvarlarındaki fotoğraflara bakakalmıştı.Bu gördüklerini idrak etmekte zorlanıyordu.
Duvardaki resimlerin hepsinde kendisi vardı.Yemek yerken, gezerken,okuldayken,kütüphanede-yken ve de birçok mekanda çekilmiş fotoğrafları vardı.
Ama bunların bu odada ne işi vardı,bunu çözemiyordu,Esila.
Biraz daha ilerlediğinde duvara yansıtılmış bir projeksiyon gördü.Duraklatılmış bir video vardı.Ve o videoda İstanbulda gittiği bir eğlence mekanında dans ederken çekilmiş bir videosu vardı.
Esila,aklını kaybetmek üzereydi.
Tüm bunları kim çekmişti?Tüm bunları yapan kişi bir psikopattan başkası olamazdı.
Esila,yeni yeni idrak etmeye başlamıştı.Burası kara'nın konağıydı bunları ondan başka birinin yapmış olduğunu tahmin edemiyordu.Peki neden?
Neden bunları yapmıştı?
Düşünmekten aklını yitirecekti,
Esila.Kara,resmen bir psikopat gibi tüm adımlarını takip etmişti.Yoksa aram bu yüzden mi karayla görüşmemi istememişti,diye düşünüyordu.
Artık ne düşüneceğini,ne diyeceğini bilemiyordu,esila.Sinirle tüm fotoğrafları yırtmaya başlamıştı.
Kapının açılma sesi gelince, bakışlarını o yöne çevirmişti.Gelen karaydı.
Kara,çekingen bir ifadeyle esilaya bakıyordu.İşte şimdi herşey bitmişti.Esila bu odaya nasıl girmişti ki,diye düşünüyordu.
Esila, fotoğrafları parçalamayı bırakıp, kara'nın yanına giderek tokat attı.
-"Sen ne tür bir psikopatsın,be?"
-"Esila,bak bir dur kendimi açıklamama izin ver."
-"Buyur,açıkla bakalım.Yine ne tür yalanlar söyleyeceksin?"
-"Evet,şuan sana psikopat,ruh hastası bir adam olarak görünebilir ama inan hiç öyle değil.Ben sadece seni sevdim,çocukluğumuzdan beri biraz bile sevgim azalmadı."
Esila,daha gördüğü bu fotoğrafların şokunu atlatamamışken,bir de kara'nın aşk itirafını duymuştu.Esila bir şoka daha girmişti.
İçinde yaşadığı hisler ona acı veriyordu.Zaten şuan hassas bir dönemden geçiyordu.Bir de üstüne bunları yaşamıştı.Esila çok yorgundu,hiçbir şey duymak, görmek istemiyordu.
Esila,arkasına dönüp elini saçlarının arasından geçirdikten sonra,saç diplerini tutarak saçlarını sıktı.Koluna dokunan ellerle hemen kendini geriye çekti.
-"dokunma bana, sakın bir daha bana dokunma!"
-"Esila,seni sevmek suç mu?Tamam o zaman sana aşık olmak suçsa ben suçların en güzelini işlemişim."
-"Bu sevgi yada aşk değil,kara!bu takıntılık, psikopatlık,ruh hastalığı,anladın mı?"
-"sen ne dersen de,ne sen ne de ben bu gerçeği değiştiremeyiz,Esila!"
-"Sen ne saçmalıyorsun,kara?Bilmem farkında mısın ama ben evliyim"diyerek yüzüğünü gösterdi, genç kadın.
-"ne farkeder ki? Sonuçta o adamı sevmiyorsun, seviyorum diyebilir misin?"
Esila,sustu.Şuan seviyorum deyip karayı kandırmak kolaydı ama bu kelimeyi hissederek,kalpten söylemek istiyordu.
-"Eğer aram bunları öğrenirse seni yaşatmaz,kara.O yüzden benden uzak dur,anneni düşün,o seni çok seviyor.Ona evlat acısı yaşatmak istemezsin, değil mi?"
-"Sen söyle,Esila.Seni bu kadar çok seviyorken sensiz nasıl yaşarım,sensizken aldığım her nefes ciğerime batıyor.Bu derdimin bir dermanı var mı?"
Esila gözyaşlarını silip konuşmaya başladı.
-"Bunun için yapabileceğim birşey yok,kara ama keşke hep çocukluk arkadaşı olarak kalsaydık, Bugün bu gördüğüm herşey aramazdaki saf,temiz ve masum ilişkiyi bozdu.Lütfen benden uzak dur,kendin için değilse bile annen için,ailen için."
Esila,odadan çıktıktan sonra gözyaşlarını silip aşağı indi ve nergis teyzesiyle vedalaştıktan sonra konağa doğru yola çıktı.
Az önce yaşadıklarının etkisinden hala çıkamamıştı.
Hiçbir zaman kara'nın içinde bana karşı bu tür hislerin olduğunu düşünmemiştim.
Ben sadece arkadaş gözüyle bakıyordum,ona.Fazlası yoktu.
Birkaç adım attıktan sonra nefesinin kesildiğini hissetmişti,Esila.Yürümekte zorlandığı için duvardan destek alarak yürümeye devam ediyordu.
Yolda yürürken,aram'ın arabasını görmüştüm.O da beni görmesiyle tam yanımda durmuştu.Belli ki korumalar hemen konaktan çıktığımı yetiştirmişti.
-"Arabaya bin!"
Aram'ın tok sesini duymamla irkilmiştim.Sinirli olduğu ses tonundan da belliydi.Arabaya binip hemen yanında yerimi aldım.Aram,bana doğru eğilip emniyet kemerimi taktı.
Ardından arabayı çalıştırıp,hızla sürmeye başladı.Şimdiden odada yaşayacaklarımızı düşünüyordum.
Yine tüm öfkesini kusacaktı.
Şimdiye kadar aram hiç konuşmamıştı.Fırtına öncesi sessizlik dedikleri bu olsaydı gerek.
En sonunda tüm cesaretimi toplayıp konuşmaya karar verdim.
-"Aram bak-"
-"Sakın,tek kelime etme.Esila!"
Lafımı tamamlamaya bile izin vermemişti.
-"ama aram neden bu kadar sinirlisin?"
-"Sana kes sesini dedim,Esila!"
Esila,bu muameleyi hak etmiyordu ama şuan aramla tartışmak istemiyordu.Çünkü odalarına girdiklerinde aram'ın yaşayacağı öfke patlamasını az çok tahmin edebiliyordu.
Esila,aram'ın bu sözlerinden sonra dolu gözlerle ona bakıyordu,kalbi bir kez daha kırılmıştı.Başını cama döndürerek tek kelime etmeden yolu izledi.
Aram, esilanın gözlerinin dolduğunu görmüştü ama bu yaptığının bir cezası da olmalıydı.
Sözümü dinleseydi, bunların hiçbiri olmayacaktı.
Araba durduğunda,geldiklerini anlamıştı,genç kadın.Oysa bu yolun hiç bitmemesini istiyordu.
Aram,arabadan inip hızla kapıyı kapattı.Esila,sinirle giden adamın arkasından bakakaldı.Siniri kapıyı kırarcasına kapatmasından belliydi.
Esila da arabadan inip,yavaş ve ürkek adımlarla konağa girdi.
Aram çoktan odaya çıkmıştı.
Şevin ve sıla yengelerine acıyarak bakıyorlardı.Şeyda ise büyük bir keyifle olanları izliyordu.Sultan hanımın ve Mahmut ağa ise ne olduğunu anlamamışlardı.
Esila, merdivenleri çıkmaya başladı ve odalarının önüne geldiğinde eli,kapı kolununun üstünde kaldı.
Şuan aramla tartışacak gücü yoktu ama esila,aram'ın nasıl biri olduğunu biliyordu.Kafası aşırı dolu ve de yorgundu.Şuan bu kolu indirip,indirmemek arasında kalmıştı ama bu odaya girmese bile her türlü aram'dan azar işitecekti...