17.B Ö L Ü M
"Hüsran"
17.Bölüm:Aşk;iki kişinin sokak lambasına benzer, çünkü ayıran hep bir yabancıdır...
Okumadan önce sol alttaki yıldızı parlatırsanız sevinirim bolca yorum yapmayı unutmayın lütfen 🤍🌹🤍
Yorum sınırı:200 yorum gelmeden yeni bölümü yayınlayamayacağım maalesef o yüzden hikayeyi okurken bolca yorum yapmayı unutmayın lütfen 🤍
Cem adrian-hüküm🎶
Akan gözyaşlarımı silip kendime bir söz verdim.
-artık kimse için ağlamayacaksın Esila,kimse için sadece geleceğin için çabalayacaksın ve tüm bu kötü anıları, kişileri aklından da kalbinden de söküp atacaksın!
-
Esila kendinden emin adımlarla yürümeye devam ediyordu ama içi paramparçaydı,ne yaparsa yapsın bu hissi kalbinden söküp atamıyordu.
Henüz kendine bile söylemeyi kabullenemediği o gerçek kalbini derinden yaralıyordu, şuan arkasında bıraktığı adama koşarak ona sıkı sıkı sarılmayı her ne kadar istesede yapamazdı.
Esila yoluna devam ederken bir anlık bilincini kaybetmişti lakin duvardan destek alarak ayakta kalabilmişti,tam o anda kolunda hissettiği elle gözlerini açıp yan tarafa döndü Esila,karayı görünce şaşkınlıkla karışık yüzünde bir gülümseme oluşmuştu.
-"Esila iyi misin?"
-"ııı iyiyim kara iyiyim,sadece bir anlık başım döndü o kadar önemli birşey yok yani"
-"ilk karşılaşmamızda bileğin burkulmuştu şimdi ise az daha bayılıyordun Esila tuhaf değil mi?"
-"tesadüf işte kara çok kurcalama"
-"iyi madem,gideceğin yere tek gidebilecek misin?
-"merak etme şuan daha iyiyim"
Dedi Esila ama adım atar atmaz tekrar başı dönmeye başlamıştı,kara ise esila'nın bayılacağını anladığı için hızlı adımlarla esilaya yetişerek onu düşmekten kurtarmıştı.
-"Esila sen iyi değilsin"
Kara cümlesini bitirir bitirmez Esila bayılmıştı.
Kara o an sadece esilaya bakakalmıştı çünkü şuan ne yapacağını bilmiyordu,esilayı kucağına alarak konağa doğru adeta kosarcasına gidiyordu.
Haznedarların konağı buraya uzaktı en iyisi avşin konağına götürmek olacağını düşünerek avşin konağına getirmişti esilayı
Konağa girer girmez kara bağırmaya başladı.
-"delal ana"
Delal hanım koşarak avluya inmişti, kızını karanın kollarında baygın bir halde görmeyi beklemiyordu.
Koşarak kara'nın yanına geldi.
-"kara oğlum nedir bu hal diyesin hele ne olmuş yavruma"
-"delal ana, esilanın odası neresi daha sonra sana herşeyi anlatırım"
Delal hanım itiraz etmeyerek karaya esilanın odasını gösterdi.
Kara esilayı nazikçe yatağına yatırdı.
-"oğlum de hayde diyesin ne oldu?"
-"delal ana bende bilmem ne olduğunu yolda karşılaştım esilayla zaten pek iyi görünmezdi sonra bir an da bayıldı."
-"tamam oğlum, sağolasın amma sakın doktoru aramayasın emi,ufak bir baygınlıktan birşey olmaz daha öncede esilaya böyle olmuştu şimdi uyanır zaten"
-"sen nasıl istersen ana, birşey lazım olursa avludayım seslenme yeterli"
Kara her ne kadar esilayı bırakıp gitmek istemese bile delal hanıma ne diyecekti ki,ben kızınızı seviyorum ve onu merak ediyorum mu?
O yüzden ses etmeyip avluda ki berjere geçip oturmaya başladı, esilayı ilk kez bu halde görmüştü.
Esila eskiden cıvıl cıvıl bir kızdı,en olumsuz bir konuda bile olumlu birşey bulup herkesi neşelendirirdi ama şimdi öyle bir kız görmemişti kara, şimdi gördüğü kızın gözlerindeki sevinç gitmişti,o eski cıvıl cıvıl halinden eser yoktu.
Peki ne yaşamıştı da bu hale gelmişti?
-
Delal hanım kızının baş ucuna oturup, saçlarını okşamaya başladı.
-"ah kınalı kuzum,bilirim imtihanın ağırdır lakin geçecek elbet bu karanlık günlerde bitecek yavrum"
Dedi delal hanım, kızının saçlarına son bir öpücük bırakıp odadan çıkacakken Azra girdi.
-"anne ne olmuş esilaya, kardeşim neden bu halde?"
Azra, esilaya endişeli gözlerle bakıyordu bir yandan da annesinden ne olduğunu öğreniyordu.
-"tamam anne sen çık,ben esilanın yanındayım zaten"
Delal hanım çıktıktan sonra Azra, kardeşinin baş ucuna oturarak uyanmasını bekledi.
____________________________________
Haznedar konağı
Avşin konağında ki huzursuzluk,Haznedar konağında da hakimdi.
Mahmut ağa haklarında çıkan dedikoduları duydukça öfkesi harlanıyordu.
Yerinde duramayıp bir o yana bir bu yana gidip geliyordu en sonunda aramın geldiğini görünce durdu ve aramın ona yaklaşmasını bekledi, Mahmut ağa oğluna sert bir tokat atmıştı çünkü bunu fazlasıyla hakediyordu.
-"hani itibarımıza leke getirecek bir şey olmasına izin vermeyecektin aram!"
Aram daha yediği tokadı hazmedememişken babasının bu sözlerine de anlam veremedi.
-"öyle zaten baba vermem,verdirtmemde ama ne oldu da bu kadar sinir küpüne döndün?"
-"tüm Mardin haznedarların gelinini konuşur, öğlen vakti bir adamın kucağında görmüşler karını daha ne olacak aram? Bir sahip çıkamadın şu karına itibarımızı beş paralık etti."
Aram duyduklarını idrak etmekte zorlanıyordu,ama duydukları bir anda dank etmişti kafasına ve hissettiği o kırgınlık hissi yerini öfkeye bırakmıştı.
Yine de inanmak istemiyordu esila asla böyle birşey yapmazdı,sokak ortasında neden bir başkasının...
-"baba sen ne dersin kim dedi bunu sana?"
-"tüm Mardin konuşur nerden duymuş olabilirim sence aram,ne yap et bu lekeyi üzerimizden temizle!"
Dedi ve aramı odada tek başına bırakıp çıktı.
Aram yalnız kalmanın verdiği hisle kalbini tuttu,bu acının sebebini biliyordu.
Esilaydı zaten ondan başkası onu bu denli üzmezdi,aram eliyle yüzünü sıvazlarken, kafasında babasının dedikleri yankılandı.
Esila avuçlarının arasından kayıp gidiyordu ama aram hiçbir şey yapamıyordu sadece izlemekle kalıyordu.Çünkü bildiği birşey vardı Esila asla ona geri dönmeyecek,ama aram eğer ki tüm bu yaşananların kejenin oyunu olduğunu ortaya çıkarabilirse işte o zaman tekrardan esilayla bir şansları olabilirdi,buna inanmak istiyordu aram, çünkü aksi mümkün bile olamazdı.
Aram bir an önce toparlanması gerektiğinin bilincindeydi o yüzden hızlıca kendine çeki düzen verdikten sonra arabasına binip avşin konağına doğru yola çıktı.
-
Arabasını tam konağın ortasında durdu ve kapıyı hızla çarpıp konağa girdi.
Avluda sadece delal hanım ve asir ağa vardı.
Delal hanım ve asir ağa aramı görünce kahvelerini sehpaya katıp ayaklandılar.
Asir ağa bir adım atıp konuşmaya başladı.
-"hayırdır aram ağa yoksa sonunda karının burada olduğunu hatırladın mı?"
-"görünüşe göre olanlardan haberiniz yok asir ağa"
Asir ağa kaşlarını çatıp ellerini arkasına bağladı ve aramın sözlerine devam etmesini bekledi.
-"Esila nerdedir asir ağa?"
-"odasında da de hele neyden haberimiz yoktur?"
-"önce esilayla konuşmam gerek babamı arayasın o sana herşeyi anlatır."
Aram hızlıca merdivenleri çıktıktan sonra Esila'nın odasına geldi.Kapı kulpunu tutup bir süre bekledi.
Şuan esilayı görmeye hazır mıydı meçhuldu ama aklındaki cevapsız soruları açığa kavuşturmaya mecburdu yoksa kafayı yiyecekti.
Aram kapı kulpunu indirip,odaya girdi.
Azra kapının açılmasıyla kafasını o yöne çevirdi,aram'ı görünce hemen ayağa kalktı.Bu adam nasıl girebilmişti odaya diye düşünüyordu.Aram'ın karşısına dikilip esilayı uyandırmamak için kısık sesle konuşmaya başladı.
-"senin ne işin var burada hangi yüzle geldin çok merak ediyorum?"
Aram odaya girdiğinde esilayı uyurken görmeyi beklemiyordu, şuan azra karşısına dikilmiş hesap soruyordu ama aramın tek odağı esilaydı.
Gözlerini esila'dan ayıramıyordu.
Uyurken bile bu kadar güzel görünmeyi nasıl başarıyordu, hayret ediyordu adam.
-"heyy kime diyorum aram efendi,çek gözlerini kardeşimin üzerinden"
Aram,bu sefer gözlerini esila'dan ayırabilmişti.
Azraya dönüp kendini anlatmaya çalıştı.
-"Azra bak hiçbir şey duyduğun gibi değil, herşey bir oyundan ibaret sence ben kendimden sakındığımı üzecek,kıracak bir hareket yapabilir miyim?"
-"bilemiyorum artık aram,kız seni başka bir kadınla yatakta basmış ya ne düşünmesini bekliyordun?"
-"çok haklısın ama benimde hiçbir suçum yok inan tek suçum o gün alkollü olmamdı o kadar."
Azra,daha fazla bu adamla tartışmak istemiyordu zira karşısındaki adam konuştukça batıyordu.
-"aram şuan bunları konuşmanın sırası değil, şimdi defol git uyandırmayalım kızı"
Aram son kez esilaya bakıp çıkmak için kapıya yönelmişti ama esilanın sesini duyunca adımlarını durdurup esilaya döndü.
-"aram senin ne işin var burada?"
Esila uykunun verdiği sersemlikle yürümekte zorlanıyordu,ama dengesini kaybetmeden yürüyebilmişti.
Azraysa öfkeli bakışlarla arama bakıyordu.
Aram bakışlarını esila'dan ayırmadan konuşmaya başladı.
-"Azra bizi yalnız bırakır mısın lütfen?"
Azra esilaya baktı,Esila gözlerini kırparak cevap verdi.Azra esila'dan aldığı onayla ikiliyi yalnız bırakmıştı.
-"ne işin var burda dedim sana?"
-"kafamdaki bazı cevapsız soruları cevaplandırmanı istiyorum Esila,onun için geldim."
Esila,aram'ın hala ne konuşmak istediğini anlayamıyordu.
Esila bu adamdan kaçtıkça yine bir şekilde karşılaşıyordu.
Kaderin onla oynadığı bu oyunu hiç sevmemişti.
-"gölde herşeyi konuşmadık mı aram sen hala ne cevabından bahsediyorsun?Lütfen git!"
-"öğlen seni bir adamın..."
Genç adam sözlerine devam edemedi,zira devamını söylemeye yüreği varmıyordu.
Esila ise aramın sözlerini bitirmesini bekliyordu.
-"işte seni bir adamla görmüşler kimdi o adam ve sen neden onunlaydın?"
Esila şimdi anlamıştı,bayıldığında kara onu konağa getirmişti ve bunu tüm Mardin halkı görmüş olmalıydı.Esila elini alnına götürüp okşadı.
-"ne o beni kendinle karıştırdın herhalde aram?"
-"Esila saçmalamayı kes lütfen"
-"tabi Esila hep saçmalar ama aram ağa herşeyin en doğrusunu bilir ve de yapar öyle değil mi?"
Genç kadının gözlerinde büyük bir acı ve nefret vardı.Ona tüm bunları yaşatan adamdan hoşlanmış olmasını kabullenemiyordu, o yüzden şuan hissettiği tek duygu bu hale gelmelerini sağlayan arama karşı nefretti!
-"Esila beni dinlemedin ki hemen çekip gittin,kendimi açıklama fırsatı vermedin ve hala böyle davranıyorsun."
-"aram lütfen git,seni görmeye tahammülüm kalmadı. Anla artık seni görmek falan istemiyorum!"
Genç adam'ın duyduğu her kelime kalbine birer ok gibi saplanıyordu.
Asla esilanın kalbinde yer edinemeyecekti hele ki bu olanlardan sonra hiç şansı kalmamıştı.Şuan bile karşısında kadının gözlerindeki nefreti yüreğinin en derininde hissedebiliyordu.
-"soruma cevap vermedin Esila"
-"sana hiçbir şeyi açıklamak zorunda değilim aram,sen hangi yüzle gelip bana bu soruyu sorabilirsin ya hala?"
-"Esila benim karım hiçbir erkeğin kucağında falan dolaşamaz hele ki Mardin sokaklarında ASLA!"
Genç kadın,bir kez daha kendine hak vermişti, karşısındaki adamın ne kadar aşşağılık biri olduğunu daha da iyi anlamıştı.
-"doğru ama sen başka kadının koynunda geceyi geçirebilirsin değil mi?"
Denedim; gördüğümü görmesini diledim.Gördüğüme kördü,sözlerime sağır, çabalarıma ise dilsizdi.
-"bana hiç inanmayacaksın değil mi?peki öyle olsun Esila ama gerçeği öğrendiğinde söylediğin her şey için çok pişman olacaksın."
Dedi ve odadan çıkmak için hareketlendi genç adam,Esila'nın sesini duyunca durdu .
-"o adam karaydı sadece arkadaştık,ben bir an da bayılınca beni taşıyıp konağa getirdi.Kafanda saçma şeyler kurma diye söylüyorum herkese de söyle bunu o leş çenelerini kapasınlar."
Aramın zaten bir şüphesi yoktu sadece gerçeği öğrenmek istiyordu ve aldığı cevap onu rahatlatmıştı lakin esila'nın bayıldığını duyunca elinde olmadan esilayı kendine çekip sarıldı.
Her ne kadar daha yeni kavga etmiş olsalar da kalbine engel olamıyordu.Esila onun herşeyiydi ona birşey olsa aram da yaşayamazdı.
Esila,aramın yaptığı ani hareketle ne tepki vereceğini şaşırdı.Aram'a karşılık vermedi ama onu kendinden ayırmadı sadece aram'ın uzaklaşmasını bekledi.
Aram hasret olduğu saçları doyasıya kokluyordu ama bu ona yetmeyecekti,esilayı ne denli özlediğini ona sarılınca anlamıştı.
Bu kadın ona çok iyi geliyordu ama o,bu kadına iyi geliyor muydu orası muammaydı.
Hiç istemese de kendini geriye çekti.
Esila,aramın gözlerinde yaş görünce istemsizce üzüldü,onu ilk kez ağlarken görmüştü.Oysa daha yeni onu unutacağım diye kendine söz vermişti,şimdi ise bu adam için üzülüyordu.
Aram tek kelime etmeden çekip gitti çünkü burada kalmak ona zarar veriyordu.Esila yanındaydı ama doyasıya dokunamıyordu.
Papatya kokulu saçlarını doyasıya koklayamayıp,öpemiyordu.
Ama bunun sebebi de kendisiydi bunu çok iyi biliyordu.
Genç adam konaktan çıktıktan sonra arabasına bindi.
Zorlukla tuttuğu gözyaşlarını serbest bıraktı.Şuan bu konaktan esilayla birlikte el ele çıkmayı ne çok isterdi ama bu sadece bir hayal olarak kalacaktı.
Herşeyi mahvettiği için öfkesini kendine zarar vererek çıkarıyordu.
Elini art arda direksiyona vurup bağırıyordu.Hayatına bir çok kız gitmişti ama hiçbirinde bu durumu yaşamamıştı.Çünkü o kızları sevmiyordu bir anlık hevesti onun için ama Esila öyle değildi.
İlk kez aşık olmuştu genç adam, aşkın bu denli zor ve can acıtan bir his olduğunu asla tahmin etmiyordu.Lakin o da düşmüştü işte bu bataklığa.
Bazen insan en sevdiği ile sınanır bu hayatta,hayat çok sevmenin bedellerininde olduğunu hatırlatır bize.Çok sevmek zarar verir insan her yönden, acıtır canını hemde çok acıtır.Kimsen yokmuş gibi hissedersin.Her yer kalabalık ama kimsen yokmuş gibi.
Genç adam,daha fazla burada durmak istemiyordu.Anahtarı çevirip arabayı çalıştırdıktan sonra, arabasını konağa doğru sürdü.
___________________________
Avşin konağı
Asir ağa,mahmut ağayla yaptığı konuşmadan sonra adeta öfkeden delirmek üzereydi.
Esila yüzünden hem bir ton azar işitmiş, hemde elalemin diline düşmüşlerdi.
-"bey hele bir sakin olasın,kara'nın niyeti kötü değildi ki kız bayılmış o da hemen konağa getirmiş. Allah korumuşta birşey olmamış."
-"delal bana hiç boşuna maral okumayasın,yetti artık bu kızın yüzünden aşşalandığımız itibarımı yerle bir etti bu kız!"
-"bey bilirim bilirim de olan oldu artık yapacak birşey yok yarın sabah olan biteni bir güzel anlatırız ahaliye o vakit çeneleri kapanır."
Asir ağa,bu işin nereye varacağını biliyordu.Eğer esila kocasının evine geri dönmezse Mahmut ağa onları bu topraklardan sürürdü.
O yüzden ne yapıp edip esilayı o konağa götürmeliydi.
-"merak etmeyesin delal ben yarın ne yapacağımı bilirim."
Dedi asir ağa ve pijamalarını giyip uyumak için yatağına geçti.
Delal hanımda kızları için endişelendiği için tüm gece bir o yana bir bu yana dönüp durmuştu.
-
Azra,aram çıktıktan sonra hemen kardeşinin yanına gitti.Esilayı ağlarken görünce yanına oturarak ne olduğunu sordu.
-"Esila ne oldu birtanem söyle bakayım, kötü birşey mi dedi o herif sana?"
Esila kalbini göstererek konuşmaya başladı.
-"tam şuramda ince bir sızı var abla ve o sızı asla geçmiyor.Ne yapacağımı bilmiyorum artık,aram bana sarıldı ve ben o an hep onun kollarında kalmak istedim, asla beni bırakmamasını istedim.Peki neden abla neden böyle hissediyorum?"
Azra, kardeşinin aram'a çoktan tutulduğunu biliyordu zaten ama şimdi daha da emin olmuştu.
Sahi neden hep böyle oluyordu ki?
Kadınlar mıydı bunu kendine reva gören yoksa kader miydi bunları yaşatan?
-"ah birtanem benim bence sen bunun cevabını benden daha iyi biliyorsun."
Azra yarı gülümser bir ifadeyle esilanın yüzünü avuçları arasına aldı ve kardeşinin alnına bir öpücük bıraktı.
Esila şuan hiçbir şey konuşmak istemiyordu ya da kalbinde hissettiği o duyguyla yüzleşmek istemiyordu.
"Kaç yaşında olursan ol,uyuyunca geçecekmiş gibi gelecek.
Kaç yaşında olursan ol,uyuyunca geçmeyecek."
Sadece ablasından şefkat görmeyi istiyordu o yüzden ablasına yanında yatmasını söyledi.Azra yatağa uzanıp kardeşini kollarının arasına alarak saçını okşamaya başladı.
Şuan sadece kardeşinin geleceğini
düşünüyordu ve şunu da çok iyi biliyordu ki,esilayı hiç iyi günler beklemiyordu.Çünkü bu insanlar izin vermezlerdi ki,mutluluğu haram kılmışlardı bu ikiliye
en çokta esilaya,ama herşeye rağmen dimdik ayaktaydık.
Ve ben her ne olursa olsun küçük papatyamı asla yalnız bırakmıycaktım.
Azra da esilanın saçlarını okşarken uyuyakalmıştı.
-
Mardin'de güneş kendini göstermeye başlıyordu. Delal hanım kahvaltı hazırlıklarını kontrol ederken asir Ağa'nın seslenmesiyle hemen yanına gitti.
-"delal hanım,Esila uyanmadı mı hala?"
-"sabah sabah ne işin vardır esilayla bey?"
-"onunla konuşmam gereken mühim bir mesele vardır delal,söyle de kahvaltıdan sonra odama gelsin."
Delal hanım birşeylerden süphelense de ses etmemişti.
-"söylerim bey merak etmeyesin."
Asir ağa kahvesinden son bir yudum alıp, kahvaltı masasına oturdu.
Bugün esilayı mutlaka haznedar konağına geri götürmeliydi, dün gece Mahmut Ağa'nın dedikleri aklından bir türlü çıkmıyordu.
Eğer esilayı gelmeye ikna etmezse tüm avşinleri Mardin'den sürgün edecekti ve de elinde avuçlarında ne varsa alacaktı lakin asir ağa bunların yaşanmaması için esilayı ne yapıp edip o konağa geri götürecekti.
Haznedar Konağı
Aram,sağ kolu barandan esila'nın dün gece söylediği adamın adresini bulmuştu.Fotoğrafı da şuan elindeydi.Aram fotoğrafı incelemeye devam ederken bir yandan da baran'ın anlattıklarını dinliyordu.
-"beyim bizimkiler adamı araştırmış.Adı kara karahanlıymış, karahanlı aşiretinin varisi.Yengeyle de çocukluktan tanışıyorlar.Uzun zamandır amerikadaymış ama 1 hafta önce Mardin'e dönüş yapmış."
Aram elindeki fotoğrafı avuçları içinde parçalayıp çöp kovasına attı.
-"demek Karahanlı aşiretinin gelecekteki ağasıymış.İlginç, hiç o tip yok halbuki bunda"
-"beyim şuan ofisindeymiş gidiyor muyuz?"
-"siz değil ben gidiyorum baran,birşey olursa haber verirsin zaten konak sana emanet."
Aram,siyah passatına binip elindeki kağıtta yazan adrese doğru yola çıktı.
Adresteki ofisin önünde durdu.Arabasından inip ofise girdi ve sekreterinden odanın yerini öğrendi.
Odasına girip, kapıyı sertçe kapattı.
Kara ise ne olduğunu anlayamamıştı.Aram ağayı tanıyordu,Mardin'de namını duymayan yoktu ama ofisine bu şekilde destursuz gireceği anlamına da gelmiyordu.
-"kara karahanlı doğru mu?"
-"evet benim ama şirketime destursuz girmeni sağlayacak kadar nasıl sinirlendirdim seni aram ağa diyesin hele?"
-"bu aralar karıma fazla yakın davranıyormuşsun,davranmaya-
caksın.Esila'dan uzak duracaksın anladın mı?"
-"ha şu meseleyi dersin, merak etmeyesin aram ağa Esila benim sadece çocukluktan arkadaşım, ötesi yok."
-"olamaz da zaten ben ayağını denk alasın diye uyarmaya geldim seni,hadi bana eyvallah"
-"bir çayımı içseydin keşke aram ağa"
-"sağolasın kara,belki başka zaman"
Aram ofisi terk ettikten sonra konağın yolunu tuttu.
Kara ise gülerek koltuğuna geri oturdu.
Esila'dan uzak duracakmışım,oldu emrin olur paşam,bu saatten sonra esila'dan uzak durmam mümkün değildi.Çünkü ona aşıktım. İşin tuhaf tarafı çocukluktan beri ona olan aşkım hiç eksilmemişti.
Şimdi ise esilayla zorla evlenen adam,gelmiş bana uzak duracaksın diyor.
Bundan sonra hedefim sadece esilaydı!
-
Esila ve Azra da çoktan uyanmış kahvaltı yapmak için hazırlanıyorlardı.Azra hazırlanmak için kendi odasına gitmişti.
Esila ise çoktan hazırlanmıştı.Bugün kendini daha mutlu hissediyordu.Bugün onun için hayatına beyaz bir sayfa açma günüydü. Babasıyla konuşup artık boşanma davasını açmak istiyordu.
Esilanın artık tek amacı okumak ve kendi hayatına çeki düzen vermekti.En önemlisi de kimseye muhtaç olmadan yaşamaktı.
Genç kadın son kez aynada kendine bakıp, kahvaltıya inmek için odadan çıktı.
Esila merdivenlerde ablasıyla karşılaşmıştı.
-"ooo sabah sabah bu ne güzellik Esila hanım"
Esila da ablasına gülerek ve yanağına öpücük bırakarak karşılık verdi.
-"o sizin gözlerinizin güzelliği Azra hanım"
İkili gülüşerek avluya iniyorlardı.
Esila kendine bugün yeni bir başlangıç yapmak için söz vermişti, tüm yaşadıklarından soyutlanıp eski günlerine dönmek istiyordu ve günü şimdiden çok keyifli başlamıştı,böyle de devam etmesini umuyordu.
Ama herşey istediğimiz gibi gidemezdi...
-"bugün babamla konuşmaya karar verdim abla"
-"ne konuda?"
-"bir an önce boşanma davası açmak istiyorum,o yüzden babamla bu konuyu konuşmam gerek."
-"umarım güzel geçer birtanem"
-"umarım abla"
Azra, babasının vereceği tepkileri az çok tahmin edebiliyordu ama yine de bir umut esilaya destek olacağını düşünmek istiyordu.
İkili kahvaltı sofrasına oturmuş, kahvaltılarını yapıyorlardı.Tüm aile sofradaydı.
Kahvaltı boyunca kimseden bir çıt bile çıkmamıştı.Bu sessizliği bozan Esila oldu.
-"baba eğer müsaitsen kahvaltıdan sonra seninle önemli bir konu hakkında konuşmak istiyordum."
-"isabet olur Esila benimde seninle konuşacağım mühim bir mesele vardır."
Esila önüne dönüp kahvaltısını yapmaya devam etti, şuan yüzünde adeta güller açıyordu.
Sonunda mutluluğa kavuşacağını düşünerek mutlu mutlu kahvaltısını yapıyordu.Tabi bu durum masada en çokta ağir ve berfinin hoşuna gitmiyordu.
Çünkü aşiret ağaları esilanın konağı terk ettiğini duyunca verilecek kararı biliyorlardı.
ÖLÜM!
ve bu en son isteyecekleri durum bile değildi.Berfin kahvaltıdan sonra esilayla konuşmaya karar verdi.
Ondan aram abisinin yanına geri dönmesini isteyecekti ve gerekirse ayaklarına kapanacaktı.
Esilayı ikna etmekten başka çaresi yoktu.
-
Esila kahvaltıdan sonra babasının odasına çıkmıştı.Tam karşısında oturup direkt konuya giriş yaptı.
-"baba ben bir an önce boşanma davasını açmak istiyorum,senin de haberin olsun istedim."
Genç kadının kalbi heyecandan yerinden fırlayacak gibiydi.Gözlerini bir an olsun babasının yüzünden ayırmıyordu.
Çünkü vereceği tepkileri merakla bekliyordu.Tek temennisi babasının arkasında durması idi ama şuan ki yüz ifadesinden hiçte öyle olacağa benzemiyordu.
Asir ağa kızının söylediklerinden sonra hemen ayağa kalktı,öfkelenmeye başlıyordu.
-"sen ne dediğinin farkında mısın Esila?"
Esila'nın var olmaya direnen umutları şuan yok olup gitmişti bile.
Ne büyük aptallıktı ama babamın arkamda duracağını düşünmek,yine her zaman ki gibi öfkelenmişti.Bende ayağa kalktım ve kendimi sakinleştirmeye çalışıyordum.
-"ne duyduysan o baba!"
-"olmayacak öyle birşey Esila,boş hayaller kurmayasın"
-"neden hayal olsun ki baba?eğer sen arkamda durursan kim engel olabilir ki buna,o adamın bana yaşattıklarını sende biliyorsun.Lütfen artık karşımda duracağına yanımda dur baba!"
Asir ağanın yüzünde tek bir mimik yoktu,duygusuzca kızına bakıyordu.
-"boşanmayı unut Esila, bugün evine, yuvana geri dönüyorsun.Bu kadar!"
Genç kadın,bir kez daha hayal kırıklığına uğradı,oysa ne umutlarla girmişti bu odaya,meğerse her zaman ki gibi boş umutlarmış.
Asir ağa buydu!
Hiçbir zaman degişmeyecekti.
-"ne yaparsan yap o konağa asla geri dönmem baba ASLA!"
-"eğer sen o konağa geri dönmezsen bizi doğup büyüdüğümüz bu topraklardan sürecekler Esila,elimizde avucumuzda ne varsa alacaklar.Beş parasız ortalıklarda kalırız.Bu yüzden git hazırlığını yap bugün yuvana geri döneceksin."
-"umrumda değil baba, zamanında sen beni düşünmüş müydün ki,şimdi gelmiş bana bunları söylüyorsun.Asla dönmem o konağa asla!"
Asir ağa bu işin güzellikle olmayacağını anlamıştı, o yüzden esilayı kolundan tutup konağa götürmek için sürüklemeye başladı.
Lakin Esila gitmemekte direniyordu.
-"demek ne yaparsam yapayım o konağa geri dönmeyeceksin ha, Esila"
Asir ağa,kızını bir kenara savurup kapıyı kilitledi.Ardından kemerini çıkarıp,vurmaya başladı.
İçinden bu kız güzellikten değil,dayaktan anlıyordu diyordu.
Esila aldığı darbelerin acısıyla çığlık atıyordu,babasına her ne kadar durmasını söylese de asir ağa her defasında vuruşlarını sertleştiriyordu.
Bu odaya girerken babasının arkasında duracağını sanmıştı.
Bugünü hayatının yeni dönemi olarak adlandırmıştı ve bu odaya girene kadar cıvıl cıvıldı.Oysa her kız çocuğunun istediği şeyi istemişti.
Babasının arkasında durmasını ve yanında olmasını istiyordu.Tabi en çokta sevgisini ve şevkatini hissetmekti ihtiyacı.
Fakat şuan babası,kızının saçlarını okşayıp,öpücükler kondurmak ve sarılmak yerine eline aldığı kemerle kızına şiddet uyguluyordu.
Öte yandan delal hanım Ve Azra sesleri duyar duymaz odanın önüne gelip kapıya vurmaya başlamışlardı.Ancak ne kadar dil dökseler de asir ağa durmamıştı.
Azra, kardeşinin her çığlığında nefessiz kaldığını hissediyordu.Küçük kardeşi şuan içerde ölesiye dayak yiyordu ve elinden hiçbir şey gelmiyordu.
Kalbini tutarak kapının önüne çöktü.Oysa kardeşi az önce cıvıl cıvıldı.Çok mutluydu ve Azra uzun zaman sonra esilayı yüzü gülerken görmüştü.
Şimdi ise kardeşinin kahkahalarını değil, çığlıklarını duyuyordu.
-"anne lütfen birşey yap babam esilayı öldürecek yoksa lütfen kurtar onu"
-"kızım ben ne edeyim baban açmaz işte kapıyı"
Delal hanımda her zaman ki gibi kızı dayak yerken susup bir köşede ağlıyordu.
Sahi birçok anne böyle değil miydi?
Kör,sağır ve dilsiz...
Azra tekrar ayağa kalkıp kapıya vurmaya başladı.
-"baba lütfen daha fazla vurma kardeşime yapma artık buna bir son ver!"
Kadına şiddet anneye şiddettir.
Kadına şiddet kız kardeşe şiddettir.
Kadına şiddet kız evlada şiddettir.
Kadına şiddet hala,teyze,yenge hepsine şiddettir.
Kadına şiddet erkeğin acizliği, cahilliği ve şerefsizliğidir!
Esila'nın çığlıkları bitmek yerine daha da artmıştı.Azra ne yapacağını bilemiyordu, arkasına döndüğünde abilerini görünce koşarak yanlarına gitti.
-"ağir,Ciwan, Barzan lütfen birşey yapın,durdurun babamı esilayı öldürecek yoksa lütfen birşey yapın Allahın cezaları "
-"hiç boşuna ağlama Azra,Esila bunu kendi istedi.Babamın sözüne karşı gelirse olacağı budur.Merak etme ölmez kardeşin"
Dedi ve gitmek için adım atmıştı ağir ama Azra onu durdurarak tokat atmıştı.
-"hiç utanmıyorsun değil mi kendinden?Bu kız ne yaşadıysa senin yüzünden yaşadı,sen olmasaydın herşey çok güzel olurdu ama sen kızın hayatını mahvettin adi herif ne kadar aşşağılık göründüğünün farkında bile değilsin."
Azra,kendine adam diyen bu rezil,leş varlıklara içindekileri kusacaktı artık.
Ağir sesini çıkarmadı,ne diyecekti ki azranın dediği her kelime doğruydu.şuan konuşmaya hakkı yoktu.
Azra,Ciwan ve Barzana dönerek konuşmaya başladı.
-"ya siz, sizinde ağirden farkınız var mı sanıyorsunuz,Allahın cezaları!"
Azra, konuşmasına devam edecekken, kapının açılma sesini duyunca koşarak oraya gitti.
Esila, artık hiçbir şey istemiyordu.
Zaten isteyecek gücü de kalmamıştı.Bugün tüm umutları bir kez daha babası tarafından çöpe atılmıştı.
Bedenini acıdan hareket ettiremiyordu.Bunları hak edecek birşey yapmamasına rağmen her defasında sebepsiz yere bu dayağı yiyordu.Galiba bu sefer de kaybetmişti.
Asir ağa esilayı yerden kaldırdıktan sonra kapıyı açıp esilayı götürüyordu.
Esila,odadan çıkınca gözleri ilk annesini aradı ve onu görünce de gitmemek için diretiyordu.
Asir ağa ise esilayı kolundan çekiştirmeye devam ediyordu.
-"anne,hani bana beni affet demiştin ya,eğer seni affetmemi istiyorsan bu sefer de beni ölüme terk etme,kurtar beni anne..."
Delal hanım,elinden birşey gelmeyeceğini bildiği için tek kelime edemedi.Kızını bu halde görmeye yüreği dayanamadığı için hızlı adımlarla odasına gitti.
-"ANNE,BİR KEZ DAHA BENİ BIRAKIP GİTME NE OLUR,ANNEEE"
Esila bu haykırışlarının cevapsız kalacağını biliyordu.Öyle de olmuştu.
-"seni asla affetmeyeceğim anne asla,senin Esila diye bir kızın yok bundan sonra!"
Bu sözlerimi duyduğunu çok iyi biliyordum.Benim canım yanıyorsa onun ki de yanacaktı.
En son ablamla göz göze geldik,o da benim gibi perişan haldeydi.Zaten bu hayatta ondan başka kimim kalmıştı ki?
Esila artık pes etmişti,boşa kürek çekmekten fazlasıyla bıkmıştı o yüzden artık birşeyler için çabalamayacaktı.
Çünkü ne kadar çabalasa da sonu hep aynıydı hüsran!
Azra kardeşini babasından kurtarmaya çalışıyordu ama tek başına başarılı olamıyordu.
-"baba nereye götürüyorsun esilayı, bırak lütfen yeter artık daha ne yapacaksın bu kıza?"
-"Ciwan bacını odasına kapatın,ben esilayı kocasına götürürüm."
Ciwan babasından aldığı emirle, azranın kolundan tutup odasına götürdü.
-"bırak beni Ciwan, bırak dedim sana."
Ciwan,azrayı odasına kitledikten sonra anahtarı annesine verip şirkete doğru yola çıktı.
Delal hanımda konakta tek başına kalmış, esilanın dediklerini düşünüyordu.Yine kurtaramamıştı kızını,yine acılara terk etmişti.
Ama elinden birşey gelmiyordu ki,asir ağaya nasıl sözünü geçirecekti.
Asir ağa da esilayı arabaya bindirdikten sonra kendisi de yan tarafına oturmuştu.
Şoföre,Haznedar konağına sürmesini söylemişti.
Esila babasına nefretle bakıyordu.
Daha fazla onun bu iğrenç yüzüne maruz kalmak istemediği için başını pencere tarafına çevirdi ve geriye yaslandı.
Bu hayattan çok şey istememişti,sadece okuyup kendi ayakları üzerinde duran bir kadın olmak istemişti.Şimdi ise yaşadıkları ona çok ağır geliyordu.
İstanbul'dan hiç dönmemeliydim.
Neden döndüm ki zaten keşke o tatil hiç olmasaydı.
Akan gözyaşlarımı silip babama baktım.Bu son görüşümdü onu bir daha asla yüzünü görmek istemiyordum.O yüzden son kez içimi dökmek istedim.
-"beni neden sevmedin baba?"
Asir ağa,esila'dan bu soruyu beklemiyordu.şaşkınlığı yüzünden okunuyordu.
Sustu,sadece sustu diyecek bir cevabı bile yoktu.Sahi kendisi bile bilmiyor olabilir miydi?
-"biliyor musun hep umudum vardı birgün beni de seveceğine,saçlarımı okşayıp,beni sarıp sarmalayacağına dair umutlarım hep vardı.
Olmadı işte,yeri asla dolmayacak boşluklar vardır hayatta,işte sen o boşluksun baba.Mesela şunu hiç anlayamacağım baba beni neden sevmedin ki?Bende senin kanından,canından değil miyim, biliyor musun bazen keşke diyorum, keşke erkek olarak doğsaydım işte o zaman beni severdin değil mi?bağrına basıp değer verirdin mesela."
Yanımda oturan adamın yüzünde tek bir mimik yoktu.Ruhsuz,duygusuz biriydi.
Tekrardan başımı pencereye çevirip geriye yaslandım,o an belimde hissettiğim ağrıyla hemen doğruldum.Kemer izleri canımı çok acıtıyordu.Her tarafımın morardığına emindim.
Araç Haznedar konağının önünde durmuştu.
Babam kolumdan çekiştirip beni konağın içine geçirmişti,benimse artık karşı koyacak gücüm kalmamıştı.
-"Mahmut ağa, aram nerdesiniz?"
Asir ağa'nın sesini duyan herkes avluya inmişti.Konak halkı esilayı görünce çok şaşırmıştı ama şevin ve sıla yengelerinin döndüğünü görünce çok mutlu olmuşlardı.
Ama en çok mutlu olan kişi aramdı, asir ağa'nın sesini duyar duymaz hemen avluya inmişti ama esilayı görmeyi hiç beklemiyordu.
Esila geri dönmüştü ama nasıl?
Buna anlam veremiyordu aram ama şuan bunları düşünmek istemiyordu.Tek odağı esilasıydı.
Onu bir daha bu konakta görmeyi beklemiyordu.Lakin şuan Esila kanlı, canlı karşısındaydı.
Asir ağa,kolunu bırakmayan esilayı en sonunda bir kenara fırlatmıştı.
Esila,aram'ın ayaklarının önüne düşmüştü.Esila şuan olduğu durumdan nefret ediyordu.
-"Mahmut ağa istediğin oldu işte,gelinini getirdim.Bundan sonrası sizin sorumluluğunuzdadır."
-"sen sözünü tuttun asir gerisi bizdedir merak etmeyesin."
Asir ağa konaktan çıkmak için hareket etmişti ki Esila koşarak babasının ayaklarına kapanmıştı.
-"baba.. lütfen beni burada bırakma,ben ölürüm bu konakta yaşayamam artık, yalvarırım sana beni burada bırakma"
Asir ağa ayağını esila'dan kurtarmaya çalışıyordu,en sonunda başarılı olmuştu.
Kızını ardında bırakıp arkasına bile bakmadan çıkıp gitmişti.
Esila ise sadece ardından bakakalmıştı.Şuan hiç olmadığı kadar kimsesiz hissediyordu kendini.
-"BABAAA!"
Son kez haykırdı ismini,gelmesini bekledi ama gelmedi.
Genç kadın,ağlayışını durduramıyordu...
BÖLÜM SONU