İçeriğe geç

AŞİYAN

Bölüm 2 · 8 dk okuma

AŞİYAN

Bölüm 2

2.BÖLÜM

Töre denen iğrenç kurallar!"

♠️

Töre neydi?

Bazı insanların,kendi keyfine göre uydurduğu ve bir çok hayatı mahvedendi.

Ve buna töre demişlerdi,halbuki bunlar milyonlarca hayatı,aşkı,aileyi mahveden iğrenç kurallardan başka birşey değildi.

Bazen bir annenin feryadı,bir kızın hayatının yokoluşu, kız kardeşlerin çığlığı ve daha nice masum hayatların bitişi...

Sahi bitmeyecek miydi,bu zulüm?

Şimdi ise sıra 19 yaşındaki esilaya gelmişti!

2.Bölüm:töre denen iğrenç kurallar!

Soğuk bir duş aldıktan sonra üzerimi giyinip aşağı indim nazlıyı da alacaktım yanıma ama yorgunluktan uyumuştu bende ses etmeden sessizce çıktım odadan aşağı indiğimde herkes avluda oturuyordu

-"anne yemekler hazır değil mi çok acıktım"

-"hazır kızım hazır senin gelmeni bekledik yemek için"

Hazırlanan masaya baktım, en sevdiğim yemekler yapılmıştı. Hemen masaya oturdum ve iştahla yemeye başladım.

-"yavaş ye küçük fare boğazında kalacak"

-"ağir abi şuan senle uğraşamam yemekle ilgileniyorum"

-"nazlı neden inmedi Esila"

-"uyuyor Ciwan abi uzun bir yolculuk geçirdik sonuçta bende uyandırmadım"

-"iyi yapmışsın"

Herkes yemeğini yerken asir ağa bariton sesiyle esilaya seslendi.

-"kızım daha bitmedi mi,senin mektep?"

-"son yılım baba ondan sonra avukat oluyorum, Allah'ın izniyle "

-"iyi iyide, avukatlığını da başka şehirde yapmayasın. Mardin'de kalasın"

-"nereye atanırsam baba bilemem ki"

-"rahat bırak kızı bey nerede olursa orada yapsın mesleğini "

Asir ağa önüne dönüp yemeğini yemeye devam etti,çok saçma buluyordu bu okuma işlerini okuyup ne olacak sanki düşüncesi vardı,asir ağada.

Yemekler yenilmiş sofralar toplanmıştı,avşin ailesi damda toplanmış çay içiyorlardı. aralarına nazlı da katılmıştı.

-"Eee Esila ne var ne yok istanbulda anlat bakalım"dedi,Ciwan abim.

-"valla abi eski İstanbul'u arıyor gözlerim ama yok eskisi gibi değil her yerde Suriyeliler var Allahın belaları"dedim,çemkirerek.

-"İstanbul'da o kadar çok mu var ya mülteci?"demişti,berzan abim.

-"hemde nasıl ülkeyi ele geçirdiler resmen "

-"buna sebep olan kişiyi herkes biliyordu, şuan ismini zikretmek istemiyorum."

Ortamın negatif enerjisini dağıtmak için barzan konuştu.

-"boşverin be bu konuları,yarın gidip gezelim diyorum esilanın gelmesi şerefine"

-"ay evet barzan abi ya çok iyi olur"

-"olur barzan gideriz zaten yarın pazar"dedi,Ciwan abim.

-"ben gelemiycem işlerim var şimdiden söyleyeyim"dedi,ağir abim.

-"benden önemli ne işin olabilirki ağir abi?"

-'var işte kurculama orasını"

Esila bozulsa da ses etmedi,sonuçta her zamanki ağirdi.

Uzun bir sohbetin ardından herkes odasına çekilip derin bir uykuya dalmışlardı.

Esila yeni güne gözlerini açmıştı.

esneyerek yataktan kalktım ve elimi yüzümü yıkadım ardından rahat birşeyler giyip aşağı inmek için odamdan çıktım.

Kahvaltı sofrası hazırlanıyordu herkese "günaydın" diyip avludaki berjere oturdum.

-"ee esilam anlat bakalım bir sevdiğin var mı?"diyen anneme şaşırarak bakmıştım.

-"yok anne ya o işler benden uzak dursun şayet ben evlenmeyi düşünmüyorum"

-"ne demek düşünmüyorum kızım, her kız bir gün mutlaka nasibindeki kişiyle evlenir, sende evleneceksin yuvanı kuracaksın"

-"ne olur ısrar etme anne şuanlık düşünmüyorum evlenmeyi"

Aslında hiçbir zaman düşünmüyordum,sadece annemi geçiştirmek için şuanlık demiştim.

Çünkü erkeklerden aşırı rahatsız oluyordum.

Nasıl anlatsam bilmiyorum, mesela yolda yürürken bir erkek yanımdan geçti tiskiniyorum yani kısacası erkeklerden uzak durmak tercihim benden uzak Allah'a yakın olsunlar.

(Benim cv)

-"peki kızım sen nasıl istersen"

Sofra hazırlandığında ev halkı yavaş yavaş inmeye başlamıştı.

Herkes kahvaltısını yaptıktan sonra işlerine koyulmuştu, Esila ve nazlı da hazırlanmaya başlamıştı. bugün Mardini gezeceklerdi.

Esila aynada son kez kendine bakıp nazlının odasına doğru ilerledi.



(Esilanın kombini)

Nazlıda hazırlandığında aşağı inmiştik ,Ciwan abim ve barzan abim arabada bizi bekliyorlardı. hızlıca arabaya binmiştik.

-"bu ne güzellik Esila hanım"

-"o senin kalbinin güzelliği Ciwan abim"

-"ben hiç beğenmedim"

Bakışlarım barzan abime yönelmişti.

-"neyimi beğenmedin acaba?"

-"pantolon olmuş ama üstün kısa illa birini öldürteceksin bugün bana"

-"şimdi anlaşıldı neden beğenmediğin yanımda siz varken kim bana yan gözle bakabilirki abi"

-"orası öyle tabi"

Sonunda gideceğimiz yere varmıştık, ne çok özlemiştim Mardin'imin çarsısını.

Nazlı gördüğü herşeyin fotoğrafını çekiyordu.

-"Esila baksana şunlara tarihi eser gibi"

-"evet çok güzeller"

-"yalnız onlar tarihi eser değil nazlı "

Ciwanın konuşmasıyla ona döndü nazlı

-"ne peki"

-"Mardin'de evlere katılan süsler çok eski oldukları için gözüne öyle gelebilir"

-"ya ne güzel İstanbulda hiç yok böyle şeyler "

-"Mardin başkadır tabi"

İkilinin konuşmasını bölen Esila olmuştu.

-"Ciwan abi şu çeşmede yüzüme biraz su çarpıp geliyorum hava çok sıcak"

-"tamam Esila fazla oyalanma ama"

Başımı sallayıp çeşmeye doğru yürüdüm,başını çevirip suyu yüzüme çarptım istnabuldan da sıcaktı Mardin.

____________________________

Aram'dan

-"abi,bir kere de kaşlarını çatarak bakma ya insanlara,kasiyeri öldürecek gibi bakıyordun."diyen kız kardeşim elife dönerek"benim mizacım hep böyleydi,elif.Şimdi bilmiyormuş gibi konuşma."dedim ve ellerimi cebime koyup Elif'in arkasından yürümeye devam ettim.

-"abi,şu yandaki mağazaya da girdikten sonra konağa dönebiliriz,istersen sen burada bekle, işim kısa sürer zaten."

-"tamam ama hızlı ol,şirkete geçmem gerek."

-"merak etme abi,hemen gelirim."

Elif, mağazaya girdikten sonra bende mardinin yakıcı sıcaklığı altında kavrulmamak için gölge bir yere geçmiştim.

O sırada telefonum çalmıştı.Arayan sağ kolum barandı.

-"ne oldu,baran?"

-"abi,geçen depoya kilitlediğimiz adama ne yapacağımızı hala söylemedin.Öylece kalacak mı?"

-"onunla bir işim kalmadı,sıkın kafasına"dedim ve telefonu cebime katarak etrafı gözetlemeye başladım.

Mardin'in en güçlü ve acımasız ağası derlerdi,bana.

Haklılardı.Çünkü bana karşı gelenlerin sonunu Mardin meydanları çok iyi bilirdi.

Kimini parçalar ayırmış,kiminide asmış,kimini de işkence ederek öldürmüştüm.Bu yaptıklarımdan sonra kimse bana karşı gelememiş ve ihanet edememişti.

Beni böyle bir insana dönüştürende babamdı,korumam gereken bir ailem olmasıydı.Eğer Mardin'de bir aşiretin varisiysen ve hayatta kalmak istiyorsan,kalbinde merhamet, sevgi ve vicdan duygularına ait tek bir his olmayacaktı.

Elif'in sesini duymamla arkamı dönüp ona bakmıştım.Ama çeşme başında gördüğüm kızdan bakışlarımı alamamıştım.Mardin'de hemen hemen herkesi tanırdım ama bu kızı ilk kez görüyordum.

Beline kadar uzanan sarı saçları,al yanakları ve ince beliyle muhteşem görünüyordu.Yüzüne çarptığı şu,teninde kayboluyordu.

Şuan bu kızı sabaha kadar izleyebilirdim ama Elif'in beni kolumdan tutup,dürtmesiyle bakışlarımı ondan çekmek zorunda kalmıştım.

-"abi,nereye daldın böyle?yarım saattir,sana sesleniyorum."

-"yok birşey,sen ihtiyaçlarını tamamladın mı,onu söyle?"

-"hallettim,gidebiliriz."

Arabaya binip konağa gelmiştik ve kapıdan içeri girdiğimde annem ağlıyordu, koşarak yanına gittim.

-"ana ne oldu diyesin hele"

-"ah oğlum, böyle birşey nasıl denirki?"

-"ana Berfine ne oldu neler olur diyesin "

-"bacın avşinlerin oğlu ağirle kaçmış oğul"

Duyduğum kelimeleri idrak edemiyordum, Berfin ağir denen itle mi kaçmıştı?

"sen ne dersin ana"dedim ve ayağa kalkarak başımı ellerimin arasına aldım.

-"neyse onu derim aram"

Elifte olduğu yerde duruyordu, ablası kaçmıştı nasıl yapardı böyle birşey aklı almıyordum

-"Bawer abin ve kerem babanla onları bulmaya gittiler"dedi sultan hanım.

-"bana neden haber etmediler ana "

-"oğul bilmezmiyiz senin öfkeni sanki hele bir bulsunlar onları ondan sonra ne yapacağımıza karar veririz"

-"Karar belli ana ikisi de geberecek!"

______________________________

Esiladan devam

Nazlıyla fotoğraf çekiyorduk anı kalması için

-"çok güzel çıktı Esila"

-"evet ya hadi bir tane daha çekelim"

-"şu köprüde çektirmedik birde orada çekinelim"

Köprüye doğru gidecekken Ciwan abim seslendi.

-"Esila çabuk konağa gidin biz sonra geleceğiz."

Abimin neden birdenbire sinirlendiğini anlamamıştım.Belli ki kötü birşey olmuştu.Hızlıca yanına gittim ve ne olduğunu sordum.

-"ne oldu Ciwan abi?"

-"anam anlatır sana bizim şimdi acelemiz var, benim arabayı sen kullan ehliyetinde var hem"

"tamam abi"Demekle yetindim sadece ,nazlıyla birlikte arabaya bindik, neler oluyordu anlamıyordum.

-"Esila neler oluyor?"

Nazlıya dönerek elimi iki yana açarak"bende bilmiyorum nazlı ama belliki çok kötü birşey olmuş"dedim ve arabayı çalıştırdım.Bir an önce konağa gitsek iyi olacaktı.

Konağa vardığımızda hızlıca arabadan inip, koşarak konağa girdim.Girer girmez annem görüş alanıma girmişti.Ama onu avludaki berjere oturmuş şekilde, gözleri dolu bir halde görmeyi beklemiyordum.

Koşarak yanına gittim ve diz çöküp,annemin dizlerine dokunarak konuşmaya başladım.

-"anne ne oldu neden ağlıyorsun?"

-"ah kızım bir bilsen neler oldu?"

-"anne anlatsan bilecem de kimse bana birşey söylemiyorki"

-"söylemeye dilim varmıyor ki,yavrum."

Kaşlarımı çatarak anneme bakıyordum.Yüz ifadesinden çok kötü birşey olduğunu anlamıştım ve ne olduysa onu duymaya hazır mıydım,hiç bilmiyordum.

-"anne,söyle lütfen"dedim ve annemin gözlerinin içine baktım.

Bana kıyamaz gibi bakıyordu ama kıymak zorundaymış gibi de bakıyordu.

-"ağir abin,haznedarların en büyük kızı olan Berfin haznedarı kaçırmış.Bu sabah haberi geldi."

Dedi ve sanki yüzüme bakacak daha fazla gücü olmadığı için bakışlarını benden kaçırıp,berjerden kalktı ve üst kata çıktı.

Bense hâlâ duyduklarımı sindirmeye çalışıyordum.Ağir abim,hangi yürekle haznedar aşiretinin en büyük kızını kaçırabilmişti,hayret etmiştim.

Ama eğer onları bulurlarsa yaşanacaklar aklıma gelmişti.Ağir abimi hiç acımadan öldürürlerdi,haznedarların kimseye acımadığını ve kalpsiz olduklarını biliyordum.Annem hep anlatırdı.

Özellikle aram haznedar'dan çok korkarlardı.Annemin o adam hakkında anlattıklarından sonra tüylerim diken diken olmuştu.Nasıl bu kadar acımasız ve kalpsiz biri olmayı başarabilmişti ki?

Ve eğer ağir abimi bulurlarsa olacakları düşünmek bile istemiyordum.

Oturduğum yerden kalkıp, elimi saçlarımın arasından geçirdim.

-"aptal mı bu adam yakalanırsa sonu ölüm bilmiyor mu?"

İçim içimi yiyordu,Mardin'e geleli henüz 2 gün bile olmamıştı ama bu yaşananlar kalbime şimdiden ağır gelmişti.Gözlerimden akan yaşları silip avluda bir ileri,bir geri gidip geliyordum.Gözlerim sadece konağın kapısındaydı.

Nazlı'nın sesini duymamla, bakışlarımı kapıdan çekip ona yönelttim.

-"Esila,ağir abin şimdi kız mı kaçırdı?Ne oluyor cidden hiçbir şey anlamıyorum."

-"maalesef,nazlı.Benim akıllı abim üstün zekasını kullanarak,Mardin'in en güçlü aşiretinin kızını kaçırmış!"dedim,sinirli bir sesle.

-"Esila eğer bunun sonu ölümse ağir abin,nasıl kurtulacak öldürecekler mi onu?"

-"saçmalama nazlı olmayacak öyle birşey"dedim ve kendimi teskinlemeye çalıştım.Abimin ölümüne dayanamazdım.

-"peki nasıl kurtulacak abin?"

İşte o an beynime dank eden gerçeği anladım, ya abimin yaşaması için berdel kararı çıkarsa başımı ellerim arasına alıp, avluda gidip geliyordum.'Neden abi neden bunu yaptın'diye içimden söyleniyordum.

Konağın kapısı açılınca hemen arkamı dönüp gelenlere baktım.

Ağir abim berbat bir haldeydi ve yanında Ciwan abim ve barzan abim vardı,babamda önlerinde duruyordu.

Garip olan ise hepsinin bakışları üzerimdeydi,bana üzgün bir şekilde bakıyorlardı.

Bense ağir abimi kanlı canlı, karşımda görünce çok mutlu olmuştum.Babamın,ağir abimin ölmesine göz yummayacağını biliyordum.Koşaram ağir abime sarıldım ama o bana karşılık vermemişti.Bu durun tuhafıma gitse de inşa sarılmaya devam ettim ve bir süre sonra geri çekildim.

Şimdi ise bakışlarımı babam,Ciwan ve berzan abime çevirmiştim.Babam son derece kararlı bir yüz ifadesiyle bana bakarken, diğer abilerim yüzüme bile bakmıyordu.Sanki yüzüme bakacak cesaretleri yoktu.

O an herşeyi anlamıştım.Aksi takdirde haznedarlar, ağir abimi asla sağ bırakmalardı.Gözlerimden gözyaşlarımın akmasına engel olamadım.Geriye adımlayarak başımı iki yana salladım.



-"Hayır berdel olmadı,hayır bu kararı kabul etmediniz, berdel olmayacak!"dedim, gür bir sesle.

Hiçbiri cevap vermiyordu hepsi başlarını öne eğmişti,babam hariç!

İstediğim kadar inkar edebilirdim ama asla değişmeyecek olan bir hüküm verilmişti.

Verilen karar belliydi...

BERDEL!

Bölüm sonu

1 yorum