14.B Ö L Ü M
"Gerçek kimlikler"
Okumadan önce sol alttaki yıldızı parlatırsanız sevinirim ve bolca yorum yapmayı unutmayın 🤎✨
Gözüme değen ışıkla yavaş yavaş gözlerimi aralamıştım, saate baktığımda dokuza geliyordu. gözlerimi ovalayıp kendime gelmeye çalışıyordum, koltuğa baktığımda aram yoktu belki de dün gece hiç gelmemişti.
Yataktan kalktıktan sonra banyoya girip elimi yüzümü yıkadım,ardından dolabımdan bir tişört ve pantolon alıp giyindim. Aynanın karşısına geçtim saçlarım dağıldığı için tarağımı alıp taramaya başladım, o an aklıma dün gece geldi.
Dün arama resmen senin sevgine muhtacım demediğim kalmıştı. neden böyle birşey yaptığımı hiç bilmiyorum ama dün gece içimde bir boşluk vardı, baba sevgisi her zaman eksikti bende ama dün gece bu eksikliği fazlaca hissetmiştim.
sebebi belki de sıla ve babasını çok iyi anlaşırken görmemdi,sıla babasının omzuna yaslanmış ona sarılıyordu.Mahmut âğa kızının saçlarını okşuyordu, o an lanet ettim babama, neden beni sevmedin diye keşke yalandan da olsa biraz ilgi gösterseydin be baba
Geçmişi düşünmemin bir anlamı yoktu artık, çünkü artık geçmişi değiştiremezdim ama yüreğimde hep bir yara olarak kalacaksın baba...
Daha fazla acı anılarımı düşünmek istemiyordum, saçlarımı düzgünce taradıktan sonra sade bir makyaj yapıp sultan hanımın yanına gitmek için odadan çıkmıştım.
Pijamalarımı neden aldığını soracaktım ve tabi şortlarım ve croplarımı da neden aldığını soracaktım.Yerlerine uzun elbiseler katmıştı ama en azından pantolonlarıma ve tişörtlerime dokunmamıştı, benim kıyafetlerimi ne hakla benden izinsiz alıp götürürdü, bunun hesabını soracaktım.

(Esilanın kombini)
Merdivenlerden inerken sultan hanımı avluda berjere oturmuşken gördüm keyifle kahvesini içiyordu ama birazdan keyfini maalesef bozacaktım, son basamakları da indikten sonra Sultan hanımın yanına giderek karşısında durdum
-"ooo bakıyorumda sabah sabah çok keyiflisiniz sultan hanım sebebini öğrenebilirmiyi"
O sırada şevin, şeyda ve sıla da yanımıza gelmişti.
-"kızım illa bir sebep mi olması gerek,aramı ilk kez bu kadar mutlu gördüm, ona keyiflendim biraz belliki dün gece güzel şeyler olmuş"
-"ne olduysa oldu sultan hanım bundan size ne ayrıca ben başka bir konu için buraya geldim."
-"hayırdır kızım ,kötü birşey yoktur inşallah"
-"utanmıyor musunuz ya bilmemezlikten gelerek! siz ne hakla benim kıyafetlerimi benden izinsiz götürürsünüz bir de saçma sapan kıyafetleri doldurmuşsunuz dolabıma "
-"ne yapsaydım o bez parçalarını giymene izin mi verseydim? sen artık haznedarların gelinisin, aram haznedarın karısısın, ona göre davranacaksın!"
Bu konaktaki insanlar tam anlamıyla beni delirtmeye yemin etmişlerdi, bunu şuan daha iyi anlıyordum.
-"soyadınız da batsın oğlunuzda hepinizin canı cehenneme, siz şuan o iğrenç şeyleri giyeceğimi sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz sultan hanım."
-"Yenge anneme neden bağırıyorsun kötü birşey yapmamışki?"
Sinirden delirmek üzereydim, şimdi de şeyda boş laflarına başlamıştı, şimdi daha iyi anlıyordum bu kızın bana garezi vardı,son tartışmamızdan sonra nedensizce değişmişti, şeydaya dönerek parmağımı ona doğrultup konuşmaya başladım.
-"sen hiç karışma şeyda, şuan seninle uğraşamam."
-"sende anneme bağırmayı kes, annem doğru olanı yapmış, Mardin'de o kıyafetleri giyemezsin giydirmezler yengecim"
-"yapma ya, buna kim engel olacak peki"
Bakışlarımı şeydadan çekip tekrar sultan hanıma yöneltmiştim, şevin ve Sıla'nın sessizliği de beni ayrı şaşırtmıştı, belli ki onlar kimin bu konu da haklı olduğunu biliyorlardı.
-"şimdi sultan hanım derhal kıyafetlerimi getirin, yoksa olacaklardan ben sorumlu olmam"
-"kızım bir sakin ol, alt tarafı o bez parçalarını çöpe attım, hem sana getirdiklerim çok güzel kıyafetler nesini beğenmedin ki?"
Sakin kalmaya çalışıyordum ama olmuyordu, elimden bir kaza çıkacaktı, çok az kalmıştı bir de çöpe attığını söylüyordu.
-"siz şaka mısınız ya ciddi soruyorum?"
-"ne sandın Esila yenge oruspular gibi giyinmene göz mü yumacaktık"
-"kızım sus o nasıl sözdür, yengen o senin terbiyesizlik yapma"
Ellerimi saçlarımın arasından geçirip kendimi sıkıyordum. dudaklarımı ısırıp sakin kalmaya çalışıyordum ama yok kalamıyordum, hızlı adımlarla şeydanın yanına gidip saçlarından tuttuktan sonra evire çevire dövmeye başlamıştım.
Yaptıkları haddini aşmıştı artık, hem saçlarını yolup hemde tokat atıyordum.Yere düşmesine rağmen sinirim geçmediği için üstüne çıkıp ona vurmaya devam ettim.
Şevin ve sıla beni şeydadan uzaklaştırmaya çalışıyorlardı. ama kimse bu kızı elimden alamazdı, son kullandığı kelimeyle haddini fazlasıyla aşmıştı.
oruspu ne demekti ya ama o daha dursun ben onu bugün çok güzel bir oruspuya benzetecektim, şevin ve sıla benimle başedemeyince sultan hanım konaktaki adamlarını çağırmıştı,beni şeydadan uzaklaştırmak için ama ben hala şeydaya vurmaya devam ediyordum.
Sanki bugüne kadar yaşadığım herşeyin hesabını şeydadan çıkartmış gibi gözüküyordum ama hiçbir şey yaşadıklarımı unutturamazdı.
Adamlar geldiğinde iki kolumdan da tutup beni kaldırmışlardı bense hala şeydaya vurmak istiyordum içimdeki öfke geçmek bilmiyordu
-"Ahmet esilayı odasına götürün kapısını da kilitleyin ki çıkamasın"
Asıl cehennemim şimdi başlamıştı daha şimdiden odalara kilitlemeyi başlamışlardı, sultan hanıma nefret dolu bakışlarımı attıktan sonra son kez şeydaya bakıp "seninle işim daha bitmedi şıllık seni"deyip direnmeyi bırakmıştım. beni odama götürüp kapıyı kilitlemişlerdi.
Tek başıma kalınca biraz da olsa sakinleşmiştim, yatağa oturup derin derin nefes alıp vermeye başladım, ellerime baktığımda kanla kaplı olduğunu gördüm.
Acaba çok mu ileri gitmiştim diye düşünüyordum ama hayır az bile yapmıştım o şıllığa, iki yüz verdim diye kendini birşey sanmaya başlamıştı ama haddini bildirmiştim, hadi bakalım bir daha o kelimeyi kullansında görelim.
Banyoya gidip elimi yıkadıktan sonra tekrar yatağa oturdum, başımı dizlerimin üstüne katıp düşünmeye başladım, acaba aram öğrendiğinde ne yapacaktı kesin bana kızar aman neyse, ondan mı korkacaktım, hem daha gelmesine çok vardı saat sabahın onuydu.
Allah bilir beni ne zamana kadar kilitli tutacaklardı, tüm gün ne yapacaktım bu odada diye düşünürken aklıma ablam geldi. onu çok özlemiştim telefonumu alıp ablamı aradım, telefonu çalıyordu ama açan yoktu belki de işi vardır.
Telefonu sehpaya bırakıp, balkona geçtim gözlerimi kapatıp yüzümü havaya doğru döndürdüm, hava ne kadar da güzeldi, gözlerimi açıp gökyüzünü izlemeye başladım.
Ne kadar da güzeldi gökyüzü, mavi mavi ve de tertemizdi,belki de insanlardan uzak olduğu için bu kadar güzel ve berraktı.Tekrar gözlerimi kapatıp bu güzel havayı içime çektim ama aramın sesini duymamla, irkilip hemen gözlerimi açtım.
-"ESİLAA"
demek anında haber vermişlerdi kalbim hızlı hızlı atmaya başlamıştı ve de korkmaya başlamıştım ama aram'dan değil geçmişte yaşadığım çocukluk travmalarım hortlamış gibiydi. aram çok şiddetli bir şekilde ismimi söylemişti, istemsizce zihnim geçmişe gitmişti.
2014 yılı
Koşarak konağa gidiyordum,çünkü az önce babam beni sokakta arkadaşım karayla oynarken görmüştü ve bana çok ağır bir ceza verecekti,konağa vardığımda hemen ablamın yanına gittim ve ona sıkıca sarıldım.
-"Esila ne oldu kardeşim?"
-"abla, babam beni sokakta oynarken gördü dövecek yine"
-"Esila bana bak kardeşim, şimdi sakin ol tamam mı ?hemen odana koş ve gözlerini sıkıca kapa ve hayallerimizi düşün tamam mı?"
-"tamam abla"
Koşarak odama çıktım ve odanın bir köşesine Sinip gözlerimi sıkı sıkı yumdum ve ablamla kurduğumuz hayalleri düşündüm,babamın bağırışlarını duyuyordum ama yerimden kıpırdamıyordum.
Ablamın bağırışlarindan anlıyordum ki babam ablamı dövüyordu, ablam her zaman ki gibi beni korumak için kendini feda ediyordu.
şimdi ise korkuyla ecelimi bekliyordum babamın ismimi bağırasını duyunca adeta yerimden fırlamıştım ,hareket etmeden eteğimin kenarını sıkarak başım eğik bekliyordum ve tir tır titriyordum, ya yine kemerle döverse diye çok korkuyordum.
Ablamın ağlama sesleri yükseldikçe korkum daha da artıyordu,daha 10 yaşındaydık ve bu denli bir nefreti vardı bize, bende ağlamaya başlamıştım ,zamanla ağlamam hıçkırığa dönüşmüştü, babamın sesi yaklaştıkça tedirginliğimde artıyordu.
_______________________________
Şimdiki Zaman
Şuanda aynı durumdaydım sanki aram babamdı ve geçmişte yaşadıklarımı yaşayacakmışım gibi geliyordu, tıpkı o zamanki gibi hiç hareket etmeden pantolonumun kenarını tutarak bekliyordum,
Kapı şiddetli bir şekilde duvara çarparak açılmıştı ,arama baktığımda çok sinirliydi öyle ki sinirden yüzündeki damarları görünüyordu ,bana doğru yaklaştıkça bende geri adım atıyordum .
-"Esila sen neler yaptığının farkında mısın?"
Tek kelime etmemiştim, sanki korkudan dilim tutulmuştu, hala geri geri gitmeye devam ediyordum zihnim tekrardan geçmişe gitmişti resmen o anın tekrarını yaşıyordum ama başka bir evrende başka bir boyutta
2014 yılı
Yerimde çakılıp kalmıştım, babam odaya girince daha da korkmaya başlamıştım, adımları yaklaştıkça geri geri gidiyordum, kolumdan tutup yere fırlatmıştı beni ,bedenim güçsüz olduğu için kolayca savurmuştu beni
-"sen akıllanmayacak mısın ha, artık başımın belası sana kaç kere diyeceğim erkeklerle oynamayacaksın diye sokağa çıkmayacaksın diye ha"
Beni yerden kaldırıp sert bir tokat atmıştı .Tokat'ın etkisiyle tekrar yere düşmüştüm ve canım çok yanıyordu .
-"özür dilerim baba, affet ne olur vurma, canım çok acıyor baba, ne olur vurma."
Ama beni dinlemiyordu ,kemerini çıkardığını görünce hemen ayağa kalkıp odadan çıkmak için koşarken beni yakalayıp kemerle vurmaya başladı,ağlayışlarım yakarışlarım babama işlemiyordu.
Halbuki daha 10 yaşındaydım bunları hakedecek ne yapmıştım ki bu yaşımda bedenim bu kadar acıyı kaldırabilir miydi ya ölürsem avukat olamadan ölmek istemiyordum ,daha çok küçüktüm babam vurmaya devam ediyordu, o an karar vermiştim okuyup kendimi bu cehennemden kurtaracaktım ve avukat olup benim gibi kızların hayatını değiştirmek için uğraşacaktım...
______________________________
Şimdiki Zaman
Üzgünüm 10 yaşım başaramadım izin vermediler ,bu cehennemden kurtulamadım ve benim gibi olan kızları da kurtaramadım, tıpkı kendimi kurtaramadığım gibi..çok özür dilerim..
şimdi tekrardan o anı yaşıyordum aramın yüzüme bağırmasıyla zihnimdeki anılarım dağılmıştı.
-"cevap versene kime diyorum"
Aramı ilk kez bu kadar sinirli ve bağırırken görüyordum, en sonunda konuşmaya karar verdim
Ama onda da kekelemiştim
-"aram b-bi sakin ol-olur musun lütfen"
Sırtımın duvara değmesiyle daha fazla gidecek yerim kalmamıştı, aramda dibime kadar girmişti aramın yüzüne bakmamak için yüzümü yere eğmiştim.
-"ne sakin olması esila,şeydayı ne hale getirmişsin, sen kimsin ne hakla bunu yaparsın konuş!"
Evet korkuyordum ama ondan değil çocukluk travmalarımdan belliki olayı tam olarak bilmiyordu yoksa bu kadar sinirli olmasının başka bir açıklaması olamazdı. kafamı yerden kaldırıp arama doğrulttum ve tam olarak gözlerinin içine baktım.
-"o biricik kardeşin sana olayı nasıl anlattı bilmiyorum ama şuan haksız yere bana bağırıyorsun yapma aram"
-"yapma ya ne demiş olabilir ki, onu bu hale getirmene sebep oldu Esila?"
-"iğrençsin ya hepiniz iğrençsiniz defol git, odadan defol "
Elimi kapıya doğrultuyordum, ben ne günah işlemiştimde bunların arasına düşmüştüm.
Şuan ağlamamak için kendimi zor tutuyordum, bana bu denli bağırması zoruma gitmişti.
-"Esila seni seviyorum, tamam ama bu aileme her istediğini yapacağın anlamına gelmez,haddini bil yoksa olacakların sorumlusu ben olmam lütfen kendine çeki düzen ver artık"
-"ne yapacaksın dövecek misin, odaya mı kapatacaksın ,işkence mi edeceksin, hepsinin alasını yaşadım ben be hepsinin alasını yaşadım ."
Aramın göğsüne vurarak onu itiyordum, herkes üstüme geliyordu delirmek üzereydim en çokta aramın davranışları kalbimi kırmıştı.
-"vursana hadi vur,vursana"
Hala onu itiyordum, beni kolumdan tutup durdurmuştu, gözlerinin içine baktığımda sadece büyük bir öfke görüyordum, aynı şekilde bende öfkeliydim.
-"Esila kendine gel ,birazdan gidip şeyda dan özür dileyeceksin anladın mı?"
-"dilemeyeceğim aram ne yaparsan yap dilemeyeceğim."
Aram kolumu bırakıp kapıyı çarparak odadan çıkmıştı, bende tuttuğum gözyaşlarımı serbest bırakmıştım, yatağın kenarına çöküp ağlamaya başlamıştım. Kendimi çok yalnız hissediyorum,kimsem yok sanki yapayalnızım.
Ablama çok ihtiyacım vardı, telefonumu elime alıp ablamı aradım ve açtığında ağlamaklı sesimle konuşmaya başladım.
-"abla sana çok ihtiyacım var"
-"Esila ne oldu,sen ağlıyor musun yoksa?"
-"abla çok yalnızım, bu konakta kimse beni anlamıyor dayanamıyorum artık"
-"Esila tamam birtanem, ağlama hemen geliyorum."
-"hayır abla sakın gelme, yoksa daha kötü şeyler olabilir, yarın sabah 6da gölün orada buluşalım tamam mı?"
-"sen öyle diyorsan öyle olsun birtanem ama lütfen ağlama kalbim paramparça oluyor, zaten her anım seni düşünmekle geçiyor bize bu eziyeti yapma kardeşim"
-"abla elimde değil ki yapamıyorum ,ben bu konakta nefes alamıyorum ,dayanacak gücüm kalmadı."
-"söyleyecek tek kelimem yok Esila bizi bu hayata mahkum edenler utansın."
-"neyse abla yarın mutlaka gel tamam mı hoşçakal..."
Telefonu kapatıp kenara attım ve başımı dizlerimin üstüne koyup ağlamaya devam ettim,bu yaşadıklarım çok fazlaydı artık dayanacak gücüm kalmamıştı, ben bu insanlara karşı nasıl savaşacağım olmuyor işte ,tek başıma yapamıyorum.
Gözyaşlarımı silip oturduğum yerden kalktıktan sonra yatağa geçip uzandım, az önce yaşananlar aklımdan çıkmıyordu,dinlemeden anlamadan yargısız infaz etmişti beni ,onun sevgisi de yalandı işte seven sevdiğine bu denli bağırmaz üzmez ve kırmazdı.
Ağlarken gözlerim yavaş yavaş kapanmaya başlamıştı.
______________________________
Aram'dan
Şirketteyken annemin aramasıyla hemen konağa gelmiştim,dediklerine hala inanmıyordum Esila durduk yere neden şeydayı dövsün diye düşünürken, şeydayı ağzı yüzü kan içinde görünce adeta beynime kan sıçramıştı.
Bunu Esila mı yapmıştı?bir türlü inanamıyordum, hızlıca merdiven basamaklarını çıkıp kapıyı çarparak esilaya doğru yürümüştüm.
Bunu şeydaya neden yaptığını sormuştum ama bir cevap vermemişti,şeyda her ne demiş olursa olsun bu halde olmayı haketmiyordu, çok sinirli olduğumdan elimden bir kaza çıkmaması için odadan çıkıp terasa geçmiştimm
Sinirim geçmek bilmiyordu kardeşimin o halini unutamıyordum ama esilaya da birşey yapamıyordum ,çünkü esilam benim herşeyimdi ona ne diyebilirimki zaten aramızda bir uçurum var.
Daha da genişletmek istemiyordum o uçurumu ama her yaptığına da göz yumamazdım, büyük bir çıkmazın içine girmiş gibi hissediyordum.
Bawer abimin sesini duyunca arkama dönüp yanına gittim.
-"oğlum nedir bu vaziyet?"
-"ne diyim ki gördüğün gibi işte abi"
-"karın artık çok oluyor aram, haddini bilsin yoksa bildirmesini biliriz ,baksana kardeşimizin haline ,şeyda ne yapmış olabilir ki onu bu hale getirdi?"
-"bende bilmiyorum ki abi ama öğreneceğim, sen hiç merak etme bir daha asla böyle bir olay yaşanmayacak."
-"umarım aram, umarım"
Bawer abim yanımdan ayrıldıktan sonra şeydanın yanına gitmiştim.
-"şeyda nasıl oldun birtane?m"
-"hep karın yüzünden abi ben ne dedimki sanki açık giyinme dedim"
-"ne yani sen bunu dedin diye mi seni bu hale getirdi, başka bir şey söylemediğine emin misin şeyda?"
-"şey abi bir de orupsular gibi giyinme dedim ama haklıydım bu konuda hem anneme nasıl bağırıyordu bir görsen?"
Şimdi anlamıştım, esilanın neden bu kadar sinirlendiğini ama bu kadar ileri gitmemesi gerekiyordu.
-"yine de bu kelimeyi kullanmamalıydın Şeyda,o şuan çok hassas bir dönemden geçiyor olaylara biraz fazla tepki verebilir sakın bir daha böyle birşey duymayayım,yoksa külahları değişiriz ona göre"
-"yine suçlu ben oldum iyi mi?"
Odadan çıkıp esilanın yanına gitmek için merdivenlere yönelmiştim ki annemin seslenmesiyle durdum.
-"aram hadi yavrum sofra hazır gel de birşeyler ye"
Gitmekten vazgeçmiştim, çünkü Esila şuan çok üzgün olmalıydı,ona bağırdığım için onunla yüzleşmeye hazır değildim,yemek masasına oturduğumda babam "esila neden sofraya inmedi oğul" deyince cevap verememiştim, uzun bir süre sessiz kaldıktan sonra sessizliğimi bozmuştum.
-"inmek istemedi baba"
-"öyle şey olur mu oğul, olan oldu artık çağır da gelsin gelinim."
-"Fatma esilayı çağır ve mutlaka gelmesini söyle "
Fatma ya esilayı çağırmasını söyledikten sonra önüme dönüp çorbayla oyalanmaya başlamıştım
Fatmayı merdivende tek başına görünce esilanın gelmediğini anlamıştım ,onu çok kırmıştım biliyorum ama böyle saygısızlık yapmaması gerekirdi.
Sofraya herkesin oturması adetti ,bizde ama Esila sofraya gelmeyerek babama büyük bir saygısızlık yapmıştı.
-"beyim gelmek istemediğini söyledi"
-"tamam Fatma sen işine dön"
-"oğul bir de sen git bakalım aramızda böyle küskünlük olmasın bilirsin hiç hazetmem"
-"biliyorum baba zaten çıkacaktım şimdi"
Sandalyemden kalkıp hızlı adımlarla odamıza varmıştım,içeri girdiğimde esilayı arkası dönük uzanırken görmüştüm,yanına oturduktan sonra konuşmaya başladım.
-"uyumadığını biliyorum Esila"
Hala hareket etmeden duruyordu uyumadığını çok iyi biliyordum ama bana kırgın olduğu için dönüpte yüzüme bakmıyordu.
-"ah benim yüreğimin çiçeği,ah benim güzel gözlerine sevdalandığım."
Omzuna bir öpücük bıraktıktan sonra saçlarını okşamaya başlamıştım, küçük bir kız çocuğu gibiydi ve ben onu incitmekten korkmama rağmen her defasında incitiyordum, bu elimde olmayan birşeydi öfke problemim vardı ve ben bunu kontrol edemiyordum işte
Esila hareketlenince pür dikkat ona bakıyordum,sonunda yüzüme bakıyordu.
-"neden buradasın, gitsene biricik kardeşinin yanına"
-"birtanem affet beni, evet biraz ileriye gitmiş olabilirim ama çok sinirliydim şeydayı o halde görünce beynime kan sıçramıştı sanki, ne olur affet beni küçüğüm"
-"biraz mı? delirmiş gibiydin aram ne kadar korktuğumu biliyor musun?"
-"esilam şuan bunları konuşmanın zamanı değil ,hadi artık inelim herkes bizi bekliyor ,yemekten sonra konuşuruz birtanem"
-"peki aram, buna da peki.."
Bazen sadece ama sadece peki dersin...kabullendiğin için değil yorulduğun için...
İşte bende o noktadayım, artık çok yoruldum kimseye karşı çıkacak gücümde kalmamıştı,belki de artık herşeyi kabullenmenin zamanı gelmişti ama olmuyordu işte kabullenemiyordum, kabullenmek istemiyordum.
Yemek sofrasına indiğimizde yerime geçip, kimsenin yüzünde bakmadan yemeğimi bitirip hızlıca odama geri çıkmıştım, tabi kimse de benimle konuşmamıştı ,aramda hemen arkamdan gelmişti.
-"ee aram daha sonra konuşuruz demiştin konuşalım bakalım"
-"bak Esila o an delirmiştim, sen ablanı o halde görsen ne yapardın benim gibi delirmez miydin? kabul ediyorum fazla ileri gittim lütfen affet beni birtanem"
Ellerimi tutup önümde diz çökmüştü ama artık bu manipülasyonlarına kanmayacaktım,ellerimi çekip balkona geçtim.
Aram arkamdan gelip belime sarılmıştı, bense hemen arkama dönüp onu uzaklaştırmaya çalıştım ama daha beteri olmuştu. iyice kollarının arasına sıkışmıştım yüzüne bakmamak için uğraş veriyordum.
-"küçüğüm benim artık tripte mi atıyorsun kocana bakayım "
-"ne tribi ya dünyadaki en son erkek bile olsan trip atmam sana şimdi lütfen bırak beni rahatsız oluyorum."
-"çok merak ediyorum neden her defasında bu kelimeleri kullanıyorsun,ne zaman sana yaklaşsam hemen rahatsız oluyorum diyorsun,bunları aşmamız lazım artık, iyi o zaman al bıraktım, yine kaç bakalım ama eğer yakalarsam bir daha asla bırakmam bil istedim."
Hızlıca ondan uzaklaşıp gardırobuma yönelip en uygun geceliği alıp giymek için banyoya girdim,giyindikten sonra banyodan çıkmıştım, aynanın karşısına geçip saçlarımı taramaya başladım.
Arama baktığımda balkonda telefonla konuşuyordu, konuşması bitince hemen önüme döndüm beni ona bakarken görmesini istemiyordum, saçlarımı taramaya devam ederken aram tam arkamda durdu.
-"ne bakıyorsun aram?"
-"güzelliğine küçüğüm..."
Önüme dönüp saçımı taramaya devam ettim,aram bir müddet daha bana baktıktan sonra banyoya girmişti, bende saçımı taramayı bitirip yatağa geçtim, yastığıma sarılarak gözlerimi kapadım, yarın erken kalkmam gerekiyordu.

(Esilanın geceliği)
_____________
Haznedar konağı
Mahmut ağa avludaki berjere oturmuş, oğlu ve gelininin geleceğini düşünüyordu.
-"bey ne düşünürsün öyle yarım saattir?"
-"neyi düşünecem hanım, aram ve esilanın geleceğini düşünürüm."
-"hiç merak etmeyesin Mahmut ağam zamanla birbirlerini severler hem arada olur böyle kavgalar genç bunlar "
-"sultan hanım hele de bakim bizim oğlanla gelin gerdeğe girdiler mi"
-"tabiki girdiler beyim kanlı çarşafı gözlerimle gördüm hiç taşa etmeyesin"
-"hallerine bakılırsa girmemişler belli ki bizi oyalamak için kan damlatmışlar çarşafa,hanım bir el atmak gerek bu işe aşiret yarın torun isteyecek o zaman ne deriz halledesin bu meseleyi"
-"hepimizi kandırmışlar demekki ağam ama sen hiç merak etmeyesin en geç yarın bu mesele hallolur"
Sultan hanım çay bardaklarını alıp mutfağa götürürken, Esila ve aramı nasıl ikna edeceğini düşünüyordu ama elbet ikna ederim diye düşünüyordu.
O sırada şevin ve sıla şeydanın yanındalardı.
-"şeyda kusura bakma da sen kafadan özürlü müsün,yengeme nasıl o kelimeleri kullanırsın?"
-"hak etmedi mi şevin, ha sende kör müsün de giydiği bez parçalarını görmezden geliyorsun."
-"bana sökmez bu lafların şeydacım abimler izin verse sende giyersin o bez parçalarını boş yapma, o bu laflarını hak etmedi ama sen bu dayağı hakettin."
-"ablam değil düşmanımsın sanki "
-"şevin ablam doğru söylüyor şeyda abla, çok ileri gittin bence yengemden özür dilemelisin,senin yüzünden abim yengeme çok bağırdı."
-"iyi olmuş neyse gitsenize be artık uyucam başımı şişirdiniz"
-"iyi be ne halin varsa gör"
Şevin ve şeyda odalarına geçip uyumuşlardı, zira tüm ev halkı da uykuya dalmıştı.
________________________________
Esila'dan
Sabah sabah duyduğum seslere uyanmıştım,ne olduğunu öğrenmek için yarı uykulu halimle yataktan kalkıp odamdan çıktım, o sırada aram merdivenlerden iniyordu belliki şirkete gidecekti,beni görmesiyle kaşlarını çatarak bana bakıyordu.
-"Esila hemen odaya geç bu halde dışarı çıkılır mı?"
Üstüme baktığımda hemen elimi ağzıma götürmüştüm,iyi ki kimse görmemişti bu halimi
-"ne bilim ya sesleri duyunca bakmak istedim farkında değildim."
-"iyi şimdi farkındasın ama hadi odaya gir artık"
-"iyi de ne oluyor bana söylesene "
-"birşey olduğu yok Esila, Diyarbakırdan teyzem ve kızı gelmiş onları karşıladı annemler, sende üstünü giyin yanlarına git bir an önce birtanem"
-"tamam giderim"
Odaya girip banyoya ilerledim ,elimi yüzümü yıkayıp çıktıktan sonra gardırobuma yönelmiştim.

(Esilanın kombini)
Giyindikten sonra hafif bir makyaj yapıp odamdan çıkacakken aklıma ablam geldi, bu sabah onunla buluşacaktım,saate baktığımda 07.30 olduğunu gördüm.
08.00de buluşalım demiştim ablama ve hemen gitmeliydim,teyzesi ve kuzeniyle sonra tanışırdım,zaten acelesi yoktu, hızlıca kimseye görünmeden konaktan çıkmayı başarmıştım, şuan sultan hanımla uğraşamazdım, kapıdaki korumanın bana seslenmesiyle aklımdaki tüm düşünceler dağılmıştı.
-"hanımım,aram ağamım izni var mıdır çıkmanıza?"
-"ondan izin almam mı gerekiyor acaba?"
-"hanımım,aram ağamın kesin emri var onun izni olmadan çıkamazsınız, lütfen zorluk çıkarmayın."
-"bana bak çekil önümden yoksa acımam hem aram biliyor nereye gideceğimidün söylemiştim inanmıyorsan ara tabi şuan çok meşgul sana patlarsa karışmam"
-"peki hanımım buyrun"
Önümden çekildikten sonra hızlı adımlarla göle doğru ilerledim,konaktan uzaklaştığımı anlayınca koşmaya başladım çünkü zamanım kısıtlıydı.
Koşarken ayağım bir taşa takılmıştı,dengede duramayıp yere düşmüştüm, ayağımın ağrısından yerden kalkamıyordum bile,bileğime baktığımda burkulmuş gibi gözüküyordu.
Ağrımın biraz da olsa geçmesi için ovalamaya başladım ama daha sonra bana uzatılan eli gördüğümde şaşırmıştım, yüzümü ayağımdan çekip kaldırdım.
Gördüğüm kişiyle çok şaşırmıştım!

