İçeriğe geç

AŞİYAN

Bölüm 17 · 16 dk okuma

AŞİYAN

Bölüm 17

13.BÖLÜM

13.B Ö L Ü M

"İstenmedik yakınlaşmalar!"

Okumadan önce sol alttaki yıldızı parlatırsanız sevinirim ve hesabımı takip etmeyi unutmayın lütfen bolca da yorum yaparsanız makbule geçer değerli okuyucularım💙

Not; Aşiyan kitap kapağını değiştirdim arkadaşlar 😊

Yeni Aşiyan kitap kapağımı beğendiniz mi?

Darbukalar ve sazlar eşliğinde eğlence başlamıştı.

Ama kime göre neye göre eğlenceydi,bana göre eğlence değildi ama onlara göre öyleydi. şeyda, şevin ve sıla ortadaki mermerin üzerine çıkıp göbek atıyorlardı.

Gıptayla izliyordum onları,keşke bende şuan onlar kadar mutlu olabilseydim ama tuhafıma giden birşey vardı, ailelerinin bu kadar baskıcı olmasına rağmen nasıl her zaman mutlu olabilmeyi başarabiliyorlardı, bunu hiç anlayamıyordum.

Sadece kenara oturmuş, onları izliyordum.Zaten gelin hamamı yapılmasını istememiştim,bunca yaşadığımdan sonra gidip göbek atacak halim yoktu , derken sıla kolumdan tutup beni kaldırmaya çalışıyordu.

-"yenge hadi ya gel birazda sen oyna görelim maharetlerini oturmaya mı geldin?"

-"hiç havamda değilim sıla, lütfen zorlama istemiyorum."

-"ama yenge bu eğlenceyi senin için düzenledik ama senin dışında herkes eğleniyor, bugünlük tüm sıkıntılarını kenara bırak ve eğlen kafanı dağıt biraz ,neden kendini üzüyorsun ki?hayatını yaşamalısın artık, hadi lütfen gel de bizimle biraz dans et."

Sılanın yalvarışlarına daha fazla kayıtsız kalamamıştım, aslında söylediklerinde haklılık payı da vardı, olan olmuştu.Neden kendimi üzüp yıpratıyordum ki ,sanki ağlayıp bağırsam bu evlilik bozulacaktı, hayır asla bozulmayacaktı bu evlilik, ben ölene kadar devam edecekti.Daha fazla zorlamanın manası yoktu, ben değil onlar üzülmeliydi, sonuçta en çok benim mutlu olma hakkım vardı.

-"aslında haklısın, kendimi bu kadar yıpratmama hiç gerek yok olanlar oldu, geçmişi değiştiremem ama geleceğim benim elimde madem o kadar ısrar ediyorsun geleyim o zaman."

-"ha şöyle be yenge, gel de görelim nasıl oynadığını"

-"yalnız bu konuda çok iddialıyım kimse benimle yarışamaz."

-"bak sen yengeme, sen daha şevin ablamı görmemişsin."

-"evet yenge sen daha beni görmedin, istersen sıra sıra oynayalım, kim daha iyi dans ediyor öğreniriz."

Bakışlarımı şevine çevirmiştim, cidden benimle yarışabileceğini mi zannediyordu, istanbuldayken çok oynardım evimde çünkü benim hobimdi, dans etmeyi çok severdim

-"şuan çok saçma bir şey yapıyoruz ama yapalım madem, hadi bakalım önce sen oyna,sonra da ben"

-"tamam ama kim karar vericek hangimizin daha iyi oynadığına şeyda ve şevin olmaz, sonuçta onlar benim kardeşlerim en iyisi annemi çağıralım o karar versin"

-"annen mi hayır şevin, ben utanırım olmaz."

-"sen ona korktuğum için demiyorsun da, annemi bahane ediyorsun."

-"ne alaka şevin ya, tamam o zaman çağır anneni o karar versin ben sadece utandığımdan öyle söyledim neden korkacakmışım"

-"işte bu çok iyi oldu sıla, hemen annemi çağır gelsin."

Başıma aldığım işlere bak ya hayatımda hiç bu kadar saçma bir şey yaşamamıştım ama bir yandan iyi de olmuştu, biraz kafam dağılırdı kafamdaki binlerce cevapsız sorudan kurtulurdum bir müddet en azından.

-"yenge hadi şuradaki atıştırmalıkları kenara koyalım rahatça dans edebilelim diye"

-"tamam şevin hemen geliyorum."

Ortadaki yuvarlak mermeri de bir güzel temizledikten sonra artık hazırdı,girişte sultan hanımı görünce biraz şaşırmıştım çünkü böyle çocukça şeyler için zamanını harcamayacağını düşünüyordum ama o gelmişti belli ki kızlarına çok değer veriyordu.

-"eee kızlar hadi ne yapacaksanız yapın hemen bir ton işim var"

-"açıkçası gelmeyeceğinizi sanıyordum, sultan hanım"

-"neden gelmeyecekmişim, hem göreyim bakalım gelinimin nasıl oynadığını"

-"tamam o zaman,şevin istersen ilk sen başla."

-"olur yenge başlarım ben, sıla şu en sevdiğim şarkıyı açta oynayayım."

-"tamam abla açıyorum"

Müzik başladığında bir kenara geçip şevini izlemeye başladım, gerçekten de yaşına göre çok iyi dans ediyordu,hele ki kıvırtmaları bir erkeği baştan çıkartacak derecedeydi ama şevin bu hareketleri nereden öğrenmişti.

Şevinin dansı bittiğinde sıra bana gelmişti,bende sılaya en sevdiğim arapça şarkısını açmasını istemiştim, bu şarkı olmadan konsantre olamıyordum çünkü



(Esilanın actirdigi şarkı bu arkadaşlar bu şarkıyı dinleyerek okusanız daha iyi olur✨)

Mermerin üstüne çıkıp müziğin açılmasını bekledim, açıldığında da yavaşça hareketlerimi uygulamaya başladım, ellerimi yukarıya doğru kıvırıp sallandırıyordum, bir yandan da kalçamı sağa sola doğru hareket ettiriyordum.

Sultan hanımın bakışları da beni çok utandırıyordu, çünkü bir farklı bakıyordu bakışlarımı kızlara çevirdiğimde onlarında ağızları kulaklarına varıyordu, neredeyse hepsi hayranlıkla beni izliyordu. bense hareketlerime devam ediyordum .

Ama esilanın bilmediğim bir gerçek vardı, onu sadece hayranlıkla izleyen şeyda, şevin, sıla ve sultan hanım değildi.Aram haznedarda onu izliyordu hemde büyük bir hayranlıkla.

En sonda saçlarımı toplayarak kıvırtmaya başladım ve şarkı bitince dansımda bitmişti kızların yanına gitmek için mermerden indim o sırada kızlar beni alkışlamaya başlamıştı.

-"yenge bu kadar güzel dans ettiğini bilmiyordum, gerçekten hayran kaldım."

-"ee sana demiştim şevincim benimle kaşık atamazsın"

-"öyle valla ama anneme soralım bakalım hangimizi daha çok beğendi."

-"tamam sor bakalım"

Şevin annesine dönerek konuşmaya başladı.

-"anne hangimiz daha güzel oynadık, söyle bakalım"

-"valla kızım tarafsız olmak gerekirse gelinim senden daha güzel oynadı, kırılmaca gücenmece yok, ben şimdiden diyeyimde sonra trip atmayasın bana."

-"tamam anne ya zaten bende biliyorum yengem daha güzel oynadı,neyse hadi sen işlerine dön de sonra bize mızmızlanma beni işimden ettiniz diye."

-"E tamam o zaman ben gideyim sizde giyinip gelin yeter bu kadar eğlence akşam olmak üzere yemeği kim yapacak ben mi?"

-"tamam anne,hemen geliyoruz."

Bende giyinmek için hızlıca kıyafetlerimin yanına gittim ama iç çamaşırları mı almayı unuttuğumu farketmiştim, bu şekilde dışarı çıkamazdım.

-"yenge ne oldu neden giyinmiyorsun, bir sorun mu var?"

Sılanın sesini duyunca elimdeki kıyafetleri kenara bıraktıktan sonra arkamı dönüp ona baktım.

"İç çamaşırları mı almayı unutmuşum, bu halde de dışarı çıkamam sen giyindikten sonra odamdan alıp gelir misin canım?"

-"tabi getiririm yenge giyindim zaten sen bekle 5 dakikaya gelirim"

-"çok teşekkür ederim, sıla."

Sıla gittikten sonra oturup onu beklemeye başladım.Şevin ve şeydaya baktığımda çoktan giyinmiş olduklarını gördüm.

-"yenge biz çıkıyoruz sıla istediklerini getirdiğinde giyip gelirsin zaten tamam mı?"

-"tamam canım siz çıkın bende gelirim, birazdan."

Şevin ve şeyda ortalığı topladıktan sonra hamamdan çıkmışlardı,koca hamamda tek başıma kalmıştım. sıla da daha gelmemişti, alt tarafı üst kattaki odama göndermiştim onu, uzaya değil nerede kalmıştı acaba bunca vakit,yerimden kalkıp yere düşen kıyafetlerimi ıslanmamaları için hemen kaldırıp geri yerine koydum.

Ardından ıslak olan saçlarımı sıkıp akan suları durdurmak istedim,iyice sıktıktan sonra serbest bırakıp geriye savurdum saçlarımı, üzerimde sadece peştemal olduğu için üst vücudum ve açıkta kalan bacaklarım üşümeye başlamıştı, sıla bir an önce gelse iyi olacaktı.

Yaklaşan adım seslerini duyduğumda sılanın geldiğini farz ederek arkamı döndüm ve konuşmaya başladım.

-"sonunda gelebildi-"

Gördüğüm kişiyle sözümü tamamlayamamıştım, aramı görünce ağzımdan bir çığlık çıkmıştı.Aramda çığlık atacağımı anlamış olacak ki hemen eliyle ağzımı kapatmıştı ve belimden tutarak beni kendine çekmişti.

-"niyetin herkesi başımıza mı toplamak karıcığım?"

Ben hala onu burada aniden görmenin şokunu yaşıyordum, ayriyeten eli ağzımı kapattığı için konuşamıyordum,sonunda elini çekip rahat bir nefes almama izin vermişti, hemen geriye gidip ondan uzaklaşmıştım.

Aramın bu saatte şirkette olması gerekiyordu ama o buradaydı, şuan fazlaca utanıyordum resmen yarı çıplaktım ve o beni süzüyordu sıla hemen gelse de bu durumdan çabucak kurtulsaydım.

-"s-sen burada ne yapıyorsun aram"

Doğru düzgün konuşamıyordum bile, elim ayağım titriyordu. aramsa ellerini cebine katmış yüzünde büyük bir gülümsemeyle bana bakıyordu ve bu durumdan oldukça rahatsızdım.

-"karımı görmeye geldim suç mu?"

-"tabi ki değil ama farkındaysan şuan hamamdasın ,aniden neden içeri giriyorsun ki uygun bir durumda olmayabilirdim, zaten de değilim.Lütfen çıkar mısın giyinmem gerek."

-"Esila farkındaysan sen benim karımsın utanılacak birşey yok"

-"aram lütfen çıkar mısın? lütfen bak rica ediyorum senden"

Arkamı dönüp ellerimi bağdaştırarak öylece gitmesini bekledim.

-"peki, bu arada sıladan istediklerini ben getirdim, aslında sıla getirecekti ama işi çıktı o yüzden bana verdi bende sana getirdim."

Dedikleriyle yüzüm kızarmaya başlamıştı zaten utanıyordum şimdi yerin dibine girmek istiyordum, sılaya bunun hesabını daha sonra soracaktım, arama doğru dönüp ona bakmayarak elimi uzattım.İç çamaşırlarımı vermesi için ama aniden beni kendine çekmesiyle şoka uğramıştım.

Belimden tutarak beni kendine bastırıyordu, yüzlerimiz birbirine çok yakındı kalbim deli gibi çarpıyordu ,aramın beni kendine daha çok çekmesiyle resmen birleşmiştik ve şuan olduğum durumdan çok utanıyordum.

Çünkü beni kendine bastırmasıyla onu hissediyordum ve bu durum içimi bir garip yapmıştı çok farklı hissediyordum, ilk kez bir erkekle bu kadar yakınlaşmıştım, bundan sebep olmalı ki karnım karıncalanmaya başlamış olacaktı

-"hissediyormusun Esil"

Sorduğu soruyla gözlerim fal taşı gibi açılmıştı, ne edepsiz bir adamdı ama yine de anlamamış gibi yaparak konuşmaya başladım ve lanet olsun ki yine kekelemiştim.

-"n-neyi aram n-ne demeye çalıştığını an-anlamadım."

Şuan bu kadar heyecanlandığımı ve utandığımı göstererek,resmen rezil ediyordum kendimi.

-"seni ne kadar istediğimi hissediyor musun, kalbimin sana ne kadar aç olduğunu?"

Gözlerimi ondan kaçırmak için eğdiğim başımı kaldırıp gözlerimi gözlerine sabitlemiştim, şuan nefeslerimiz birbirine karışıyordu dudaklarımızın birleşmesine ramak kalmıştı,normalde bu durumdan çok fazla rahatsız olmam gerekirken şuan aramın dediklerinden sonra o kadar da rahatsız değildim.

Ve ben onu yanlış anlamıştım hissediyor musun derken ruhundan bahsediyordu, bense çok başka türlü anlamıştım.

-"aram lütfen yapma bunu, böyle yaparak hiçbir şeyi çözemeyiz bana biraz zaman ver, lütfen şuan gerçeklerle yüzleşmeye hiç hazır değilim hemde hiç değilim."

Asla hazır değildim, şuan sadece kendi hayal dünyamda yaşamak istiyordum, İstanbul'da olduğum zamanları yaşamak istiyordum. ben hala bu evliliği kabul edecek cesareti kendimde bulamıyordum ve tabi aramın aşkını da,ben tüm bu gerçeklere hiç hazır değildim, biraz zamana ihtiyacım vardı.

Lakin tüm bu söylediklerime rağmen aram hala beni bırakmamıştı,sıkıca tutmaya devam ediyordu, sanki biri beni ondan alacakmış gibi tutuyordu, bırakmak istemiyordu.

-"biliyorum Esila ama bende kalbime söz geçiremiyorum, artık senden uzak duramam, bunu yapamam Esila"

-"aram şuan sadece beni bırakmanı istiyorum lütfen"

-"peki Esila ama tek bir isteğim var"

Sorar gözlerle ona bakıyordum, bir an önce sor dercesine bakışlarımla yanıt vermiştim.

-"birkez sadece bir kez seni öpebilir miyim,dudaklarında bir kez de olsa hüküm sürmeme izin verir misin küçüğüm?"

Aram şuan benden neredeyse imkansız birşey istiyordu,buna asla izin veremezdim.Çünkü ona karşı hiçbir şey hissetmiyordum ve yaşadığımız kötü olaylar neticesinde ona karşı içimde sadece nefret vardı.

Ben ilk öpücüğümü aşık olduğum adama vermek istiyordum, nefret ettiğim bir adama değil,en azından daha zamanı gelmemişti, belki ilerde bu nefretim aşka dönüşebilirdi,işte o zaman anca o zaman izin verebilirdim.

-"aram benden imkansız birşey istiyorsun şuan, hiç zamanı değil emin ol, belki ilerde sana alıştığımda kalbimde sana karşı sevgi hissettiğimde izin verebilirim ama lütfen beni anla."

Bu sözlerimden sonra aram sonunda kollarını belimden çekip beni serbest bırakmıştı elindekileri bana fırlatırcasına vererek hızlıca hamamdan çıkmıştı,sinirlenmişti. ama elimden gelen birşey yoktu, kalbimde nefretten başka bir duygu beslemediğim bir adamı nasıl öpebilirdim .

Aram gittikten sonra kalbimi tutarak mermerin üzerine oturdum, deli gibi atıyordu kalbim. ilk kez böyle bir duyguyu yaşıyordum, kalp ritimlerim neden böyle hızlanmıştı, kafam çok karışıktı daha fazla beklemeden kıyafetlerimi giyinip ,odama gitmek için hamamdan çıkıp merdivenlere doğru yürüdüm. aklımda hala az önce yaşadıklarım vardı ,belli ki uzun bir süre bu anın etkisini atlatamayacaktım. merdivenleri çıkarken şevinin sesini duymamla ona döndüm.

-"yenge sonunda çikabildin hamamdan,hadi gelde birlikte sofrayı kuralım, babamlar gelecek birazdan geç kalmayalım."

Mecburen çıktığım basamakları geri inmek zorunda kalmıştım.

-"işlerim biraz uzadı şevin, neyse ben mutfağa gidip tabakları getireyim bari"

Mutfağa gidip tezgahtaki tabakları alıp masaya yerleştirmeye başladım ama saçlarımın önüme gelmesi yüzünden zorlanıyordum tabi ıslak olmalarıda ayrı bir sorundu.

-"yenge en iyisi al şu beyaz şalı, ört saçına hem fazla dikkat çekmez babam sofraya ıslak saç oturulmasını sevmez,sonra sorun çıkmasın."

-"aslında çok iyi olur, bende ıslak saçla oturmam zaten sofraya"

Şevinin verdiği beyaz şalı saçlarımı örtecek şekilde katmıştım.



(Şu şekil düşünün işte wkwkwhsh)

-"oldu mu sence şevin?"

-"oldu oldu yenge"

Mutfağa giderek gerekenleri alıp tekrar avluya dönmüştüm, çatal ve bıçakları masaya yerleştirirken aramın geldiğini gördüm, masaya oturup beni izliyordu,bense ona bakmamaya gayret ediyordum.

-"şal yakışmış."

Hala yüzüne bakmıyordum. yemekleri getirmek için mutfağa gidecekken, tekrar konuşmaya başlamıştı.

-"bu hep böyle yürümez Esila, bil istedim."

Ona aldırış etmeden mutfağa gittim ve yapılan yemekleri alıp tekrar masaya döndüm, şevin ve diğer kızların yardımıyla yemekleri herkesin tabağına doldurmuştuk, bende son kalan boş yere oturmuştum yani aramın yanına tüm ev halkı toplanmaya başlamıştı, son olarak Mahmut ağayı bekliyordu herkes, yani aramın babası ve bu aşiretin ağası

Çawreş ağa geldiğinde herkes ayağa kalkmıştı,bense hala oturuyordum, aramın ayağa kalk demesiyle hemen kalkmıştım, belliki evin büyüğüne gösterilen bir tür saygı çeşidiydi bu ayağa kalkma işi, o oturduğunda bizde oturmuştuk, tam yemeğime başlayacakken çawreş ağa bana seslenmişti.

-"gelin kızım ne yaptın alıştın mı konağa"

Bana seslenince açıkçası biraz tedirgin olmuştum, sorduğu soruyla herkes bana bakıyordu birde utanmadan alıştın mı diyordu, onun verdiği karar yüzünden ben şuan bu haldeydim hem de hiç istemediğim halde, bu insanların yüzsüzlüğü beni artık hiç şaşırtmıyordu.

-"başka çarem mi var ya da başka bir yol mu bıraktınız alışmaktan başka hangisini sorayım?"

Herkesin yüz ifadesi bir anda değişmişti, çok merak ediyorum ne sanıyorlardı acaba bir günde bu konağa alışıp onlara bir torun vermemi mi ve gelinliğimi mi yapacağımı sanıyorlardı,o zaman onlara kötü bir haberim vardı.

Bunları asla yapmayacaktım,beni bu hayata mahkum ettikleri içinde onların hayatını her Allah'ın günü cehenneme çevirecektim, aynı şuanda yaptığım gibi ben mutsuzsam onlarda mutsuz olacaktı.

-"kızım o nasıl söz?"

Bu seferde bakışlarımı sultan hanıma yönelttim, tam ona cevap verecekken mahmut ağa konuşmaya başlamıştı.

-"sultan hanım sen karışma hele gelinimle benim aramdadır."

Sultan hanıma kinayeli bir gülüş attıktan sonra tekrardan Mahmut ağaya döndüm,o sırada gözlerim arama kaymıştı,sinirliydi olmaya da devam edecekti.

-"bak kızım şuan bunları konuşmanın ne yeri ne de zamanıdır, seninle yarın sabah bu konuyu konuşmak isterim şimdi herkes yemeğini yesin."

Söylediklerine itiraz etmeden önüme dönüp yemeğimi yemeye başlamıştım ,ilk kez bu kadar aç olduğumu hissediyordum ,iştahla yemeğimi yedikten herkesin kalkmasıyla bende kalkıp ,sofranın toplanmasına yardım etmiştim. bulaşıklarda çalışanlara kalmıştı epey uykum geldiği için odama çıktım.

Odaya girdiğimde hemen başımdaki şalı çıkarıp bir kenara koymuştum,arama baktığımda berjere oturmuş sigarasını içiyordu ve bakışlarını bir an olsun üzerimden ayırmıyordu.

_______________________________

Aram 'dan

Şirketteki işlerim erken bittiği için konağa erken gelmiştim, odama çıkıp bir an önce esilayı görmek istiyordum.

Merdivenlerden çıkarken konağın sessizliği garibime gitmişti ama aldırış etmemiştim,odaya girdiğimde esilaya bakınmıştım ama yoktu tam o sırada sıla gelmişti.

-"sıla,Esila nerede ve konak neden bu kadar sessiz herkes nerede?"

-"Allah aşkına abi ya, gelir gelmez sorulara boğdun beni, herkes hamamda yengemde,bende onun eşyalarını almaya geldim."

-"hamamda mı, tamam sen bana söyle ne istediğini ben ona götürürüm."

-"nasıl söylenirki şimdi böyle birşey abi"

-"kızım söylesene artık"

-"öf tamam abi ya yengem iç çamaşırlarını almayı unutmuş onlar için gelmiştim, hemen götürde daha fazla üşümesin bir tek giyinmeyen o kaldı tek başına kaldı hamamda"

Demek Esila hamamda tek başınaydı,onunla biraz uğraşsam güzel olurdu.

-"tamam sen işine git hadi"

Esilanın istediklerini alıp hamama doğru yürümeye başladım,içeri girdiğimde esilayı arkası dönük birşeylerle uğraşırken gördüm hızlı adımlarla yanına gidip arkasında durdum, o da bana doğru döndüğünde beni görünce çok şaşırmıştı,yüzündeki ifadeden anlayabiliyordum.

Buraya neden geldiğimi sormuştu bende ona anlatmıştım ama dediklerimden sonra yüzü kızarmaya başlamıştı, belli ki utanmıştı kızaran yanaklarıyla ayrı bir güzel görünüyordu.

Bana elini uzatıp getirdiklerimi vermemi istedi, her ne kadar kendime engel olmaya çalışsamda başarılı olamamıştım, çünkü onu istiyordum beni de istemesini istiyordum ve bunun gerçekleşmesi için herşeyi yapardım.

Elinden tutup kendime çekip iyice kendime bastırmıştım, onun tenine vücuduna her zerresine hasrettim izin verse ona yaklaşmama bana karşı olan tüm ön yargılarını yıkardım ama izin vermiyordu.

Bana yaklaşmak yerine benden uzaklaşmayı tercih ediyordu,tıpkı şuanda yaptığı gibi ona seni öpebilir miyim demiştim ama olumsuz bir cevap almıştım.

Onu serbest bırakıp hızlıca çıkıp gittim,her defasında yaptığı gibi şuanda herşeyi mahvetmişti.

"Ah bir sarılsam sana kırılsa yalnızlığımın kemikleri"...

Çalışma odama gidip işlerimi halletmeye karar verdim, anca böyle kendimi oyalayabilirdim başka türlü Esila ne aklımdan ne de kalbimden çıkıyordu, aklımdan çıksa bile kalbimden asla çıkmazdı,çıkamazdı.

İşlerimin büyük bir kısmını halletmiştim, biraz dinlenmek için başımı geriye atıp gözlerimi kapattım ama kapımın tıklanmasıyla bu istirahatim kısa sürmüştü, başımı kaldırıp gelmesi için komut verdim.

-"abi yemek hazır, sofraya gel der anam."

-"tamam şeyda sen in birazdan gelirim"

Koltuktan kalkıp dosyalarımı düzenledikten sonra odamdan çıkıp merdivenlere yöneldim. inerken esilanın sofrayı hazırladığını gördüm ama dikkatimi çeken ipek saçlarını örten şaldı.

Ona çok yakışmıştı ama büyük ihtimalle saçları ıslak olduğu için örtmüştü, masaya oturup onun dikkatini çekmeye çalışıyordum ama hiç oralı olmuyordu, en sonunda dayanamayıp konuştum.

-"şal yakışmış"

Ama hala bana bakmıyordu, sofrayı düzenlemekle uğraşıyordu hala anlamıyor muydu bu hareketlerinin kalbimi çok incittiğini,belliki anlamıyordu ama çünkü beni ve aşkımı biraz olsun anlayabilseydi, her defasında benden uzaklaşmaya çalışmazdı.

Babamında gelmesiyle herkes yerine oturup, yemeğini yemeye başlamıştı ,babamın esilaya sorduğu soruya esilanın ne cevap vereceğini çok merak ediyordum. umarım ters bir cevap vermezdi.

Ama Esila her zaman ki gibi asiliği seçmişti,her ne olursa olsun bu şekilde mi cevap vermesi gerekirdi

Yemeğimi bitirip,hemen odama çıkmıştım.Nerjere oturup sigaramı yaktıktan sonra esilayı beklemeye başladım, öğlen ve şuan ki yaşadığımız olaylar yüzünden biraz kırgındım ona ama bana bir adım atsa on adım giderdim, ama esilanın her zaman ki gibi benden kaçacağını çok iyi biliyordum.

Bir müddet sonra Esila gelmişti hiçbir şey demeden sadece onu izliyordum, o da ne diyeceksen de der gibi bana bakıyordu.

-"yemek masasında neydi o yaptıkların Esila"

-"ne gördüysen o aram,eğer kör ve sağır değilsen anlamışsındır."

Sigaramı söndürüp ona doğru yürümeye başladım, her bir adımımda Esila da geri adım atıyordu.

En sonunda duvarın sonuna gelmiştik, bir kez daha kaçmaması için kollarımı iki tarafa katıp,onu kendime hapsettim, sadece gözlerinin içine bakıyordum ve tabi bir türlü kavuşamadığım ve hasret olduğum dolgun dudaklarına bakıyordum, şuan onu öpebilirdim ama bu geri dönüşü olmayan bir yola saptırırdı ilişkimizi,o yüzden kendime hakim olmaya çalışıyordum.

Dudaklarını öpemesem bile kokusunu içime çekmeye hakkım vardı, boynuna eğilip mis kokusunu içime çektim,öpmek istedim ama yapamadım geriye çekilip saçlarına dokundum, esilamın her zerresine aşıktım, en çokta ipek saçlarına deliriyordum

Saçlarını elime alıp uzun bir süre kokladım, bu kadında huzur vardı bu kadında aşk vardı, bu kadın benim her şeyim olmuştu,lakin ben onun hiç birşeyi olamamıştım ama şuan tuhaf bulduğum birşey vardı

Tüm bu yaptıklarıma Esila hiç tepki vermemişti ve beni kendinden uzaklaştırmamıştı ama ben onu rahatsız ettiğimi düşünerek geri çekildim, arkamı dönüp odadan çıkacakken esilanın seslenmesiyle durdum.

-"aram gitme"

Esila bana gitme mi diyordu,her zaman git diyen kadın bu sefer kal diyordu.

-"ne"

-"gitme işte saçlarımı okşamaya devam et, hatta tararmısın?"

Şuan karşımda konuşan Esila olamazdı.

-"gerçekten mi Esila, farkında mısın bilmiyorum ama ilk kez benden kaçmadın hatta bir adım attın."

-"neyse ne aram,şimdi saçımı okşayacak mısın?"

-"sen istersinde yapmazmıyım küçüğüm"

Yatağa oturup esilanın da gelmesini bekledim, tarağını alıp yanıma geldiğinde tarağı alıp saçlarını taramaya başladım.

Esilamın saçlarını nazikçe taramaya devam ediyordum, arada sırada saçlarının kokusunu içime çekmeyi de unutmuyordum.

____________________________

Esila'dan

Şuan aramın dizinde yatıyordum ve bunu kendi isteğimle yapıyordum, nedensizce saçımı okşamasını istemiştim ve şuan çok huzurlu hissediyordum.

Ama böyle hissetmemem gerekirdi neler oluyordu bana, saçımı okşaması bana şefkat göstermesi hoşuma gidiyordu ama gitmemeliydi.

Belki de aramda babamın göstermediği şefkati arıyorumdur belki de ondan hoşlandığımı sanıyorken öyle değildir, evet kesinlikle ondan hoşlanmıyordum ben sadece saçımı okşamasını istiyordum.

Şuan saçımı okşayan aramdı ama ben babam olarak hayal ediyordum, ne olurdu elimi bir kez tutsa saçlarımı okşasa, şefkatini hissetirse ne olurdu, ben babamın sevgisine çok açtım hemde çok.. şuan bu odada bu konakta olmak istemiyordum ama hiçbir yere de gidemiyordum.

Şimdi de aram'dan saçlarımı taramasını istemiştim, bunları neden yapıyordum inanın bende bilmiyordum ama bildiğim tek birşey vardı o da sevgiye ve şefkate aç olduğumdu.

Aram saçlarımı tararken çok hassas davranıyordu, bu da mayışmama sebep oluyordu ve uykum gelmeye başlamıştı.

-"bu kadar yeter aram, şimdi uyumak istiyorum."

-"tamam birtanem sen rahat rahat uyu,benimde dışarıda biraz işlerim var. "

Aram odadan çıktıktan sonra pijama takımımı giymek için dolabıma yönelmiştim ama ne kadar arasamda pijamalarım yoktu, sadece kısa gecelikler vardı bu işin altında sultan hanım olmalıydı,pijamlarıma da karışmazsın be kadın, şuan ona haddini bildirmeyi çok isterdim.

Ama hiç halim yoktu ve çok uykum vardı, ayakta zor duruyordum o yüzden yarın onunla konuşacaktım rastgele bir geceliği alıp giyindikten sonra yatağıma geçip kendimi uykuya bıraktım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.