İçeriğe geç

AŞİYAN

Bölüm 19 · 10 dk okuma

AŞİYAN

Bölüm 19

15.BÖLÜM

15.B Ö L Ü M

"Sona mı geldik?"

Okumadan önce sol alttaki yıldızı parlatırsanız sevinirim ve bolca yorum yapmayı unutmayın 🤍✨

Elini bana uzatan kişiyi görünce çok şaşırmıştım,onu uzun zaman sonra burada ve bu şekilde görmek tuhaf hissettirmişti ama onu gördüğüme çokta mutlu olmuştum.

-"kara...bu sensin değil mi?"

Bana gülümseyerek bakan adama sarılmak için ayaklanmıştım ama bir adım dahi atamadan sendeleyip yere düşecekken,beni tutmasıyla son anda dengede kalabilmiştim.

-"belli ki yürüyemeyeceksin Esila"

Beni kucağına alıp kenara oturttuktan sonra, ayak bileğimi ovmaya başlamıştı,kara benim mardindeki çocukluk arkadaşımdı,ama üniversiteye gitmek için İstanbul'a gittiğimden beri onunla pek görüşememiştik ama şimdi hiç beklemediğim bir zamanda karşıma çıkmıştı.

-"dönebilmişsin demek amerikalardan kara bey"

-"seni özlediğim için geldim fıstık"

-"ya, ya tabi kesin öyledir"

-"eee Esila duyduğuma göre evlenmişsin"

Söyledikleriyle yüzüm düşmüştü, ayağımı kara'nın dizinden çekip yere indirdim.

-"hayırdır fıstık ne bu haller hemen yüzün düştü."

-"hiç karıştırma oraları aram,ayy yani kara"

Kahretsin yanlışlıkla aramın adını söyledim.

-"ooo bakıyorumda aram ağa, şimdiden ismini aklına kazımış Esila"

-"saçmalama kara neyse benim acil işlerim var, seninle daha uygun bir zamanda konuşuruz hadi görüşürüz."

Oturduğum yerden kalkıp hızlı adımlarla göle doğru yürümeye başladım,o sırada kara arkamdan sesleniyordu.

-"mutlaka ara beni Esila"

-"tamam tamam"

Burkulan bileğimle ne kadar hızlı yürüyebiliyorsam o kadar hızlı yürümeye çalışıyordum,sonunda göle varmıştım, ablamı görür görmez hızlı adımlarla yanına varmıştım.

-"Esila sonunda gelebildin be kızım bi an gelmeyeceksin sandım,ohh gel bir sarılayım sana mis kokulum"

Ablam beni sıkıca sarıp sarmalamıştı,tabi bende onu sarıp sarmalamıştım.

-"işlerim çıktı o yüzden biraz geç kaldım, hem gel bak neler anlatacam sana abla"

-"ne oldu bakim bücürük"

-"yolda yürürken bileğimi burktum sonra tahmin et kimi gördüm"

-"kızım taksit taksit konuşma ne diyeceksen peşin söyle "

-"karayı gördüm abla , uzun zaman sonra onu görünce bir farklı oldum "

-"karayı mı gördün ama o en son amerikadaydı, ne ara döndü ki neyse onu boşver de asıl konumuza gelelim Esila"

-"gelelim abla gelelim..."

-"ne oldu dün Esila neden ağlıyordun herşeyi eksiksiz anlat"

Dün yaşanan tüm olayları ablama anlattıktan sonra ayağa kalkıp gölün önünde durdum.

-"ah be birtanem neler yaşamışsın yine de o şeyda yılanına haddini bildirmen iyi oldu,aferin sana hep böyle ol ve sakın kimseye de kendini ezdirme"

-"onlar kim ki abla sen hiç merak etme kimse beni ezemez ama ben onları sakız gibi çiğnerim sen hiç merak etme"

-"tek dileğim hep mutlu olman kardeşim biliyorsun değil mi?"

-"biliyorum ablam biliyorum,iyi ki varsın"

Ablama sarılıp omzuna yaslanmıştım,uzun bir süre sadece doğayı seyrettik.

Telefonuma gelen çağrıya baktığımda hemen kafamı ablamın omzundan kaldırıp telefonu açtım

-"Esila neredesin birtanem"

-"ablamın yanındayım aram ne oldu"

-"teyzemlerle tanıştın mı peki"

-"daha değil ablamla buluşmam gerekti o yüzden tanışamadım daha"

-"peki küçüğüm benim şuan işlerim var daha sonra konuşuruz bir an önce konağa git sende geç kalma tamam mı"

-"hıhı giderim birazdan"

Telefonu kapatıp ablama döndüm

-"abla benim gitmem gerek sonra tekrardan buluşuruz"

-"tamam kardeşim hadi sende kendine iyi bak"

Ablamın yanağından bir öpücük alıp konağa doğru yürümeye başladım,tabi insanların tuhaf bakışlarını da dikkatimi çekmedi değil.

Konağa geldiğimde hızlı adımlarla oturma odasına geçtim,tahmin ettiğim gibi herkes buradaydı,odaya adımımı atar atmaz herkesin bakışları beni bulmuştu.

-"hoşgeldiniz"

-"hoşbulduk gelin hanım"

Boş kalan yere oturmuştum.

-"valla hiçte hoşbulmadık gelin hanım"

Oturur oturmaz sınavım başlamıştı, ayrıca bu kızda kimdi galiba teyzesinin kızıydı.

-"pardon anlamadım"

-"diyorum ki bu saate kadar nerelerdeydin kaç saat oldu biz geleli bizden daha mühim işlerin olmalı ki,bizi bu kadar beklettin Esila"

Bu kız çok gıcık bir tipe benziyordu, belli ki bu konaktan gidene kadar sinirlerimi fazlasıyla zorlayacaktı

-"evet daha önemli işlerim vardı oldu mu, istediğin cevabı aldın mı ?"

İsmini bile bilmediğim bu küstah kıza cevabımı verirken, şevin kulağıma yaklaşıp birşeyler fısıldıyordu.

-"keje böyledir, takma sen"

Adı kejeydi demekki ,ismi bile iticiydi kendi nasıl olmasın ki?

-"haddini aşarsa sonunu tahmin etmek zor olmaz bence şevin, öyle değil mi?"

-"ayy aman Allah korusun yenge elinde kalır falan"

Şevine cevap verecekken keje konuşmaya başlamıştı.

-"sultan anne gelininin de dili pabuç kadar maşallah"

-"pardonda soruna cevap verdim sadece ne bu laflar keje"

Sultan hanım araya girerek başlamaya çanak tutan tartışmayı bitirmişti.

-"herkes sussun, ayıptır bu yaptığınız de hayde herkes çantasını alsın Mevlüte gitmemiz gerek"

Şimdilik susmuştum ama sadece şimdilik,bu kız benle uğraşacak belliki bunu çok iyi biliyorum,sonu şeyda gibi olursa hiç şaşırmam

Herkes odadan çıktıktan sonra ben ve keje kalmıştık,bende odadan çıkmak için ayaklanmıştım ki,keje kolumdan tutup konuşmaya başladı

-"bana bak Esila aram ağamın eşi oldun diye kendini birşey sanma anladın mı aram benim hepte benim kalacak"

Şuan bu odada bu şıllığı boğazlasam kim engel olabilirdi ki ama hayır Esila sakin olman gerek,tabi ne kadar sakin kalabilirsem artık,elini kolumdan çektikten sonra yüzümde alaycı bir gülümseme oluştu

-"yapma ya o nasıl olacak keje,bana da anlatsana be"

-"sence alay eder gibi bir tavrım mı var Esila şuan aram ağayla evli olman umrumda değil ileride aşiret sizden çocuk isteyecek Eğer aşirete bir erkek evlat veremezsen kuma getirecekler üstüne ve o kişi de ben olacam anladın mı"

Bu söyledikleri karşısında tek yaptığım deli gibi kahkaha atmış olmamdı,dedikleri hem saçma hem de çok komikti,elimi kejenin omzuna koyup kulağına eğilip konuşmaya başladım.

-"tüm bunları yaptığında bana da haber ver tamam mı?"

Onu arkamda bırakıp odadan çıkmıştım.

Aptal kadın, düşündüğü iğrenç şeylere bak ya bu kızı şeydadan da beter yapmam yakındı, bir dekuma gelecekmiş üstüme aynen bacım aynen hem benim işime de yarar, dini nikahta mehir olarak talak hakkı istemiştim, eğer üzerime kuma gelirse bu hakkı kullanıp bosanabilirdim.

Bir dakika ya ben neler düşünüyordum böyle asla böyle birşey olmayacak,izin vermem hem aram bana çok aşık yani kendi her defasında dile getiriyor.

Kafamdaki deli düşünceleri bir kenara koyup çantamı aldıktan sonra beni bekleyen araca binmiştim.

-

Mevlütte uzun bir süre kaldıktan sonra sonunda konağa gelebilmiştik,hava kararmaya başlamıştı, aram birazdan burada olurdu o yüzden o gelmeden duş alsam iyi olacaktı.

Hızlıca banyoya girip duş almaya başladım, güzel bir duş aldıktan sonra havluyu vücuduma sarıp odaya geçtim, ışıkları açık bırakmıştım ama şuan kapalıydı,kim kapatmış olabilirdi ki diye düşünürken koltukta oturan aramı görmemle bir çığlık attım

-"sus be deli kız ne bağırıyorsun"

Aram hızlı adımlarla yanıma gelip eliyle ağzımı kapatmıştı,bende göğsüne vuruyordum, çünkü onu bir anda görünce korkmuştum.

-"manyak herif neden karanlıkta oturuyorsun ki?"

-"aaa ama karıcım bu laflar hiç doğru değil"

-"lütfen bırakır mısın beni giyinmem gerek"

Allah kahretsin üstümde sadece havlu vardı,şuan utancımdan yerin dibine girmek istiyordum.

-"önümdede giyinebilirsin küçüğüm hiç sorun olmaz"

-"aynen canım emredersin"

Dolabıma yönelip pantolan ve tişört aldıktan sonra tekrar banyoya girdim, kıyafetlerimi giyinip çıkmıştım.

Aram odada yoktu,herhalde avluya inmiş olmalıydı, neyse şuan saçımı taramam lazımdı.

İşlerimi hallettikten sonra son bir kez aynaya bakıp, odadan çıkmıştım,avluya indiğimde sofranın hazırlandığını görmüştüm,uyuz keje de oradaydı

-"oo gelin hanım ne çabuk indiniz ya biraz daha erken gelseydiniz neredeyse yatsı okunacak"

Ben sessizce yerime oturmak istiyordum ama kejenin canı dayak istiyordu belli ki ama kendimi tutmam gerekti, aram da sinirlendiğimi anlamış olacak ki elimi tutup'takma sen onu Esila keje öyledir"demişti.

Bende bir tatsızlık çıkmamasi için sofradaki yerime oturmuştum,yemeklerimizi yedikten sonra herkes avluda toplanmıştı,keje çay dağıtıyordu herkese,sıra bana geldiğinde çayı almak için hareketlenmiştim ki keje tepsiyi elinden düşürüp, çayın üzerime dökülmesine sebep olmuştu.

Ani bir refleksle hızlıca ayağa kalktım, çayın sıcaklığından dolayı ayaklarım yanıyordu.

Aramda hızlıca yanına gelerek üzerimi değiştirmem için beni odaya çıkartmak istediğini söyledi ama ben aram'ın kolundan çıkıp kejeye doğru ilerledim.

-"bilerek yaptın değil mi yılan seni"

-"ne diyorsun be ağzını topla yanlışlıkla oldu işte,korkma ölmezsin."

-"ben ölmem ama sen öleceksin"

Bu evde ben,ben değildim.Eski Esila yoktu artık öfkemi kontrol edemiyordum çünkü hepsi el birliğiyle beni delirtmeyi başarmışlardı.

Kejenin saçından tutup çekmeye başladım,aram ise belimden tutup beni kejeden uzaklaştırmaya çalışıyordu ama nafileydi.Bugün bu kızın sonu olacaktım.

Ama aramin gücü karşısında ben yetersiz kalıyordum, beni tüm gücüyle belimden tutup kejeden ayırdıktan sonra kucağına alıp merdivenlere doğru yönelmişti.

Ama benim sinirim hala geçmemişti,derin derin soluklar alıyordum.

-"bıraksaydında gebertseydim o yılanı"

-"yeter artık Esila, seninle odamızda ilgilenicem hiç merak etme"

Odamızda ilgilenicekmiş,çokta umrumdaydın sanki aram efendi

Odamıza geldiğimizde beni yatağa yatırıp pantolonumu çıkarmak için eli fermuarıma gelmişti bense yaptığı şeyle şoka girmiştim ama anın şokunu atlatmam kısa sürmüştü.

Fermuarıma uzanan elini tutup hemen doğruldum.

-"ne yapıyorsun aram?"

-"farkındaysan az önce aşağıda ayağına sıcak çay döküldü acilen merhem sürmemiz gerek yoksa mikrop kapabilir"

Ne yapmaya çalıştığını şuan anlamıştım ve aramın bacağıma çay döküldüğünü hatırlatmasıyla zaten var olan acıyı şuan hissetmeye başlamıştım ama bunu yapmasına izin vereceğimi sanması çok saçmaydı.

-"bunu yapmana izin vereceğimi sanman çok saçma aram,ben kendim hallederim"

-"Esila hala bunu mu tartışıyoruz gerçekten?"

-"başka neyi tartışacaktık aram?"

-"bak biliyorum benimle evlenmek istemedin ama başka bir yol yoktu biz evlendik ve sen benim karım oldun yani birbirimize alışmalıyız"

-"henüz bu durumu kabullenemediğimi sende çok iyi biliyorsun aram, lütfen tekrar başa dönmeyelim, şuan tartışmak istemiyorum."

Bu dediklerimden sonra aram bir hışımla ayağa kalktı.

-"ne zaman hazır olacaksın Esila ne zaman?"

Yüksek sesle konuşması beni rahatsız etmişti, şuan resmen onunla sevişmek istemediğim için bana bağırıyordu,bende ayağımın ağrısına rağmen ayağa kalkıp tam karşısında durdum.

-"bu sorunun cevabını çok mu öğrenmek istiyorsun aram Haznedar?"

-"evet Esila Haznedar"

-"o zaman söylüyorum, daha fazla bekleme HİÇBİR ZAMAN"

Hiçbir zaman derken bastırarak ve bağırarak söylemiştim.

Aram gülmeye başlamıştı,bense bu tavırlarını anlamdıramadığım için ona kaşlarımı çatarak bakıyordum.

-"hiçbir zaman , demek hiçbir zaman.."

Gülmesi daha da artmıştı,neden bu denli güldüğüne anlam veremiyordum,arkasını dönüp yüzünü ovuşturduktan sonra tekrar bana doğru dönmüştü.

-"o zaman anam yarın bir gün kuma konusunu açarsa sakın saşırma küçüğüm!"

Çatık olan kaşlarım bu seferde havaya kalkmıştı,daha ne kadar çirkinleşebilir ki diye düşünürken asla bu kelimeleri duyacağımı tahmin etmiyordum.

Yanına yaklaşıp ona tiksinircesine bir baktıktan sonra tokat atmıştım.

-"busun işte sen bu kadarsın!aşşağılık,kendinden başkasını düşünmeyen bencil herifin tekisin!"

-"aynen öyle,ben buyum MAL BU!'

Diyip kapıyı çarparak çıkıp gitmişti.

Bacaklarımın daha fazla beni ayakta tutacak gücü kalmamıştı,yere çöktükten sonra bir sınır boşalması yaşamıştım.

Deli gibi ağlıyordum ve bir kez daha lanetler ediyordum beni bu hayata mahkum eden anneme,babama,ABİLERİME...

Canım çok yanıyor,kendimi hiç olmadığım kadar yorgun hissediyorum, geçmek bilmeyen acılar, bitmek bilmeyen hisler var içimde.Yaşıma göre değil yaşadığım şeyler.Diğer insanlar gibi gülüp eğlenemiyorum.Kendimi her defasında bir boşluğa dalmış halde buluyorum.

Bitik bedenimi zorlukla kaldırdıktan sonra yatağa oturup çekmecede ki yanık kremini aldım, gözyaşlarım akmaya devam ederken merhemi yavaşça yanık olan yere sürüyordum.

İşlemimi bitirdikten sonra kremi çekmeceye katıp pijamalarımın tümü yıkamada olduğu için beyaz bir gecelik giyindikten sonra tekrar yatağa uzandım.sadece tavanı seyrediyordum ama gözümün önünde beliren binlerce anı vardı.

Sadece uyumak istiyordum,uyumak ve bir daha uyanmamak!

Gözlerimi sonsuzluğa kapatır gibi kapatıp kendimi uykunun derin kollarına bıraktım.

________________________________

Aram'dan

Kafamı dağıtmak için bir eğlence mekanında arkadaşlarımla buluşmuştum ama aklım sadece esiladaydı.

Artık bu davranışları sıkmaya başlamıştı,ama ısrarla devam ettiriyordu,onu kırmak istememiştim ama sabrımı çok zorlamıştı.

Bana seslenen diyara bakışlarımı yönelttim.

-"oğlum çok kasma ya her evlilikte kavga olur ne bu haller?"

-"bilmiyorsun diyar bilmiyorsun..."

Diyip kadehimin son damlalarını da içmiştim, ardından bir bardak daha doldurmuştum.

-"oğlum yeter lan bak sonra sabaha uyanamazsan bizi suçlama"

-"siz karışmayın bana"

İçkimden bir yudum alıp koltuğa yaslandım,kafamı da arkaya atıp içkimi içmeye devam ettim.

-"ah Esila...ah vicdansız!"

Oysa biraz kabullenmeye başlasa herşey yolunda gidecekti ama inatçı değil mi, hemde keçi inadı onunki

Son kadehimide içip masadan arabamın anahtarını da aldıktan sonra çıkışa doğru ilerledim.

-"aram istersen ben bırakayım seni eve"

Arkamdan seslenen diyarı duymazdan gelerek bardan çıkıp arabama bindim.

Konağa geldiğimde arabamı görevlilere devrettikten sonra içeri girdim, sarhoş olduğumdan dolayı savrula savrula yürüyordum ve etrafı da çok iyi göremiyordum her yer bulanıktı.

....

________________________________

Esila'dan

Maalesef ki bugünde uyanmıştım, gözlerimi ovuşturarak kendime gelmeye çalışıyordum.

Banyoya gitmek için yataktan kalktığımda aramın oda da olmadığını farkettim.

Nerede olduğu gram umrumda değildi,yeterki onun o pis yüzünü görmeyeyimdi.

Banyodan işlerimi hallettikten sonra çıkmıştım, yüzümü kurularken telefonuma bildirim gelince şarja takılı olan telefonumu çıkarıp bildirime tıklamıştım,kejeden gelmişti ama sabah sabah ne mesajı yollamış olabilirdi ki bana?

Mesajı okuyunca tuhaf gelmişti bana beni sabah sabah neden odasına çağırmış olabilirdi diye düşünürken geceliğimin üzerine beyaz sabahlığımı giyip odadan çıkmıştım.

İçimde tuhaf bir his vardı,sanki oraya gitmemeliydim ama bu hislerime anlam veremediğim için pekte sorgulama ihtiyacı duymadım.

Şuan tamda kejenin odasının önündeydim, kapının kolunu indirdikten sonra içeriye girmiştim.

Odanın giriş kısmını geçtikten sonra sağa dönmüştüm,ama gördüklerim karşısında put gibi kalmıştım.

Aram ve keje yatakta çıplak bir şekilde birlikte yatıyorlardı!

Bölüm sonu

1 yorum