8.B Ö L Ü M
"Kına günü"
Semicenk - Tanrım reva mı🎶
Okumadan önce sol alttaki yıldızı parlatırsanız ve hesabımı takip ederseniz sevinirim ayrıca nokta dahi olsa yorum yaparsanız sevinirim ✨
Odaya girmemle gözüm yatağıma kaymıştı,bir anda gördüğüm için şok olmuştum.
Aramın getirdiği kınalığımdı. odama o katmayacağına göre ya annem ya da çalışanlar koymuştu. aman her neyse uzaktan güzel duruyordu,yakından incelemek için yatağıma yaklaştım.
Gerçekten çok güzeldi,özellikle kırmızı renk olması aram'ın seçtiğini belirtiyordu.Sonuçta kanı ve kan rengini çok seviyor olmalıydı.Bir insan bu kadar cani olamazdı,bu kadar acımasız ve gaddar olamazdı,olmamalıydı.
Ve ben hiç tanımadığım ve acımasız,kalpsiz bir adamla zorla evlendiriliyordum,hemde berdel yüzünden!
Daha fazla incelemek istemediğim için yataktan kalktım, istemsiz bir şekilde duygulanmıştım.Her ne kadar göz yaşlarımı engellemeye çalışsamda başarısız olamamıştım
Ben evlenmek istemiyordum, ben okumak istiyordum, İstanbul'a dönüp okulumu bitirmek ve meslek sahibi olmak istiyordum ama ailem dediğim insanlar bunu bana çok görmüştü
Kapının tıklanmasıyla hemen göz yaşlarımı sildim,muhtemelen makyöz ve kuaförcü gelmişti, bende 'gelebilirsiniz' dedim içeriye girdiklerinde hızlı bir şekilde yanıma geldiler.
-"hazırsanız başlayalım Esila hanım."
-"olur başlayalım."dedim,ruhsuz bir sesle.
Aynanın karşısına oturmuştum, bir sürü alet çıkarmışlardı. makyaja başlamadan önce genç kız bana nasıl bir makyaj istediğimi söylemişti.
-"Esila hanım, makyajınızı nasıl istersiniz?Bu arada lütfen benden koyu renklerde makyaj yapmamı istemeyin.Aram beyin,kesin emri var,dikkat çekmeyen bir makyaj yapmamızı istedi."
'Aram bey dikkat çekici bir makyaj istemiyor." dediğinde sinirden delirmek üzereydim, daha evlenmeden bu kadar herşeyime karışıyorsa, kim bilir evlendikten sonra nasıl kısıtlardı beni,ama bu lafları bana sökmezdi.
Zaten abartı makyaj sevmiyordum, yapmazdım ki,şeytan diyor ki inadına dikkat çekici bir makyaj yaptır diye ama asla yakıştırmıyordum kendime, soft makyaj daha iyiydi zaten yüzüm güzeldi, fazla makyaj yapmaya lüzum yoktu ama soft diyorsam o kadar da sade değil.
-"yok merak etme sen, bana soft bir makyaj yap,yani çokta sade olmasın, rujum kırmızı olsun ama sade bir kırmızı olsun canlı bir kırmızı değil."
-"dedikleriniz üzerinden birşeyler hayal ettim Esila hanım, siz kendinizi bana bırakın, eminim çok beğeneceksiniz."
Ona kafamı sallayıp önüme döndüm, o sırada kuaförcü genç kızda çantasından gereken eşyaları çıkartıyordu,bana dönüp sorusunu yöneltti.
-"Esila hanım nasıl bir saç modeli istiyorsunuz?şöyle bir kınalığınıza baktımda en iyisi topuz gibi duruyo.Sade ve şık bir topuz yapalım diyorum, yaşınıza uygun olanından"
-"aslında bende öyle düşünmüştüm en iyisi topuz olur, başlayabilir-
siniz"
-"peki Esila hanım"
Bir yandan saçım yapılırken bir yandan da makyajım yapılıyordu. odaya ablamın girmesiyle başımı ona doğru çevirdim.
-"Esila hanım hareket etmezseniz sevinirim,makyaj bozuluyor da"
-"ah pardon canım, sen işine devam et"
Tekrar önüme dönüp konuşmaya başladım, hiçte rahat bir pozisyonda değildim, iki tarafımda doluydu, bu da beni aşırı rahatsız ediyordu.
-"abla sen ne ara hazırlandın ya, ben daha makyaj ve saçımla uğraşıyorum."
-"kızım sonuçta güzelim, fazla süslenmeme gerek yok, ne giysem yakışır."
-"giydiğin Fas kaftanı değil mi? "
-"evet çok güzel değil mi?"
-"öyle abla çok güzel,sen ne güzel rahat birşey giyorsun ,ben dev gibi kınalığı giymek zorundayım."
-"yapacak birşey yok, kardeşim mecbursun, mecburuz.."
Tam konuşacakken makyözcü genç kız işinin bittiğini söyledi, bende ona teşekkür ettikten sonra çıkmasını söyledim, kuaförcü genç kız da saçımı bitirmiş taç modellerini gösteriyordu.
Rastgele birini seçmiştim ama önce kınalığımı giyinmem gerekti.
-"abla bana yardım edermisin? tek başıma giyemem."
-"tabi ki yardım ederim e hadi taşıyalım kınalığını"
El birliğiyle taşıyıp banyoya girmiştik, uzun sürse de giymeyi başarmıştım.Banyodan çıktığımızda aynanın karşısına geçip nasıl olduğuma baktım, resmen prenses gibi hissediyordum kendimi, aram bey bu sefer doğru düzgün birşey alabilmiş,hayret diye söylendim içimden.
-"Esila çok güzel olmuşsun, aynı prensesler gibisin kardeşim"
Ablama döndüğümde gözleri dolmuştu, hemen yanına gidip ona sarıldım.
-"ama yapma böyle abla, bak makyajım bozulacak senin yüzünden"
İşin makarasındaydım,aslında bıraksalar sabaha kadar ağlardım ablamdan ayrılıp rimelimi bozmamaya çalışarak gözyaşlarımı silmeye çalıştım.
-"tamam kız ağlama zaten kına başladı,yoksa geç kalacağız"
-"tamam bir dur abla, son bir işim kaldı onu da yapayım bi"
Tacım ve küpelerim de takıldıktan sonra artık hazırdım.

(Esilanın kınalığı)

(Taç ve küpeler)

(Ve saç modeli)
Odadan çıktıktan sonra tüm misafirler zılgıt çekmeye başladı. ablamın koluna girmiş, merdivenden iniyordum en sonunda avluya inmiştik.
Annem gelip alnımdan öptü. babamda elini uzattı öpmem için bana kalsa tükürürdüm ama yakışık almazdı, şuan da mecburi uzattığı elini öptüm.Ardından kimseye görünmeden dudaklarımı sildim.Sonra hep birlikte kınanın yapılacağı yere gitmek için arabalara bindik.
Kına için büyük bir salon tutulmuştu,İçeri girdiğimde anladım, en azından kliması vardı. buna çok sevinmiştim, ablam beni oturacağım yere götürdü,aramsa hala ortalıklarda yoktu,olmasındı. zaten şuan onun yüzünü görmek istemiyordum.
Kına tam anlamıyla başlamıştı, artık müzikler çalınıyor ,halaylar çekiliyordu.Bense ruhsuz bir şekilde olan biteni izliyordum şevin ara sıra beni halaya kaldırmak için gelmiş olsa da onu reddetmiştim, hem zorla evlendiriliyordum,hem de üstüne halay mı çekecektim?
Annem yanıma gelmişti,bana kına yakılacaktı.Sesimi çıkarmadan annemi takip ettim, salonun ortasına oturmuştum,kısa bir süre sonra da yanıma aram oturmuştu.
-"ne o,ne bu surat Esila cenazede değilsin farkındaysan!"
-"cenazede olduğum için suratım asık zaten aram ağa!"
-"Esila yalandan da olsa gülümsemeye çalış lütfen."
-"yapmazsam ne olur,beni de işkence ederek öldürür müsün,o masum adam gibi? Cidden ne bekliyorsunuz ki,zorla evlendirildiğim için göbek atmamı falan mı?"
-"Şu siktiğimin şerefsizine masum deme,Esila!Ayrıca-"
Onun lafını bölen annemin kına için elini uzat diyişiydi,elime kına yakılmıştı,annem tam zamanında gelmişti çünkü aramla tartışmak istemiyordum.
Kına boyunca ablamla elimizi birbirimizden hiç ayırmamıştık.
Şimdi ise kınalarda gelinler için çalınan şarkı çalmıştı,bazı kişiler eline kına tepsisi almıştı,bazıları da çıngırak onlar etrafımda gülerek şarkıyı söylüyorlardı.
Ama ben içim içim ağlıyordum, ablamda bunu farketmiş olacakki bana sarılmıştı.
Şuan nasıl mıydım?
İçimdeki kız üstünü başını yırtmış bağıra çağıra ağlıyor,dışımdaki kız bir yere gözlerini dikmiş saatlerdir bakıyor...
Bedenim bu olanları kaldıramamıştı,bu nedenle de bilincimi kaybedip bayılmıştım.Çok hassas bir bedenim vardı.
Gözlerimi açtığımda odamdaydım ben buraya nasıl gelmiştim?
Az önce kınamdaydım ama hiçbir şey hatırlamıyordum, yavaşca doğrulmaya çalışıyordum.
Kendimi yatağın başlığına yasladım, başım feci derecede ağrıyordu,başımı ovarken kapı açıldı, bakışlarımı hemen kapıya yönelttim gelen ablamdı.
-"Esila uyandın mı ,kardeşim şimdi nasılsın daha iyi oldun mu?"
-"abla ne diyorsun hiçbir şey anlamıyorum başımda fena ağrıyor zaten"
-"Esila kına da bayıldın ya hatırlamıyor musun? sonra aram seni kucağına alıp arabaya bindirdi eve getirdik işte"
-"ne aram beni kucağına alıp taşıdı mı ve ben bayılmışmıyım?inan hiçbir şey hatırlamıyorum abla"
-"seni taşımak için mecbur Esila normaldir,birşey hatırlamaman yeni uyandın, birazdan hatırlarsın neyse ben Aram'a iyi olduğunu söyleyim de gitsin artık."
Başımı ovarken kapadığım gözlerimi hemen açmıştım,aram burada mıydı?
-"aram konakta mı?"
-"evet Esila bir görsen senin için çok endişelendi, illa hastaneye gidelim dedi ama biz istemedik, o da sen uyanıncaya kadar gitmeyeceğini söyledi.Avluda bekliyor gidip haber vereyim de boşuna beklemesin artık saatte çok geç oldu."
-"tamam o zaman haber ver,sen gitsin artık"
Benim için endişelenmişmiş, beni biraz olsun düşünseydi, kına da cenazemde olduğumu söylediğimde boş boş konuşmazdı, neden engellemiyor ki bu evliliği,onun aşkı da batsın kendisi de.
Madem bu kadar güçlü birisi ve beni seviyor,o zaman benim iyiliğim için eğer beni gerçekten seviyorsa bu berdeli bozmalıydı.
Ablam odaya geri gelince zihnimde ki tüm düşünceleri dağıtıp bakışlarımı ablama yönelttim.
-"ne oldu gitti mi?"
-"gitti gitti,rahat ol"
-"iyi o zaman"
Annemde uyandığımı öğrenince hemen yanıma gelmişti.
-"kızım nasılsın iyi oldun mu, biraz ha,istersen nane limon kaynatalım sana iyi gelir."
-"yok anne iyiyim endişelenme ben bayıldığımda ne oldu kına da anlatsanıza"
-"ne olacak kızım herkes dağıldı, evlerine gittiler.Keşke aramın senin için nasıl endişelendiğini görseydin,dünyanın sonu gelmiş gibi davranıyordu.Buradan anla sana ne kadar değer verdiğini, evliliğini kabullen, sahip çık."
-"anne ben ne diyorum sen ne diyorsun ya, neyse iyi bari arkamdan konuşan olmamış ya da size birşey söyleyen."
-"yok kızım ne diyecekler arkandan konuşan elbet olmuştur, normal sonuçta çekemiyorlar seni ama yüzümüze konuşan hiç olmadı, sen rahat ol, hadi Azra yardım et kardeşine üzerine değişsin,sonra da bir güzel duş aldır, yatın uyuyun saat epey geç oldu, kızım"
-"tamam anne hadi sende git yat, artık çok yoruldun bugün"
-"e tamam o zaman hadi Allah rahatlık versin, yavrularım"
İkimizde aynı anda 'sana da anne' demiştik, ardından ablam kalkmama yardım etti.
Üzerimi değiştirdikten sonra güzelce duş almıştım, şimdi de pijamalarımı giyip yatağıma uzanmıştım,ablamı da dinlenmesi için odasına göndermiştim,bugün o da çok yorulmuştu.
Uyumak için gözlerimi kapatmıştım ki telefonuma gelen bildirim sesiyle hemen açmıştım. Telefona baktığımda aram mesaj atmıştı, bu saatte neden mesaj atmıştı acaba diye düşünürken mesajın üstüne tıklayıp gelen mesajı okumaya başladım.
"Küçüğüm nasılsın? daha iyi oldun mu ablan iyi olduğunu söyledi ama içim hiç rahat değil, sana da sormak istedim."
Çok uykum olduğu için hemen kısa bir cevap yazıp telefonumu kapatacaktım.
"Merak etme iyiyim alt tarafı bayıldım büyütecek birşey yok, sadece bir baş dönmesiydi,şimdi iyiyim ve izin verirsen uyumaya çalışıyorum aram ağa"
Yazıp göndermiştim anında cevapta gelmişti.
"İyi bakalım sen iyiyim diyorsan öyledir ,sen de merak etme uyumana izin veriyorum artık uyuyabilirsin küçüğüm sana iyi geceler"
Sağol ya sen izin vermesen nasıl uyurdum sonra ağam, Allah razı olsun adama bak ya, neyse şuan sadece uyumak istiyordum. uykumun kaçmaması için hemen gözlerimi kapatıp uyumaya çalıştım, kısa bir süre sonra da uykuya dalmıştım.
_____________________________
Aram'dan
Onu sinir etmeyi çok seviyordum çünkü sinirlenince ayrı bir güzel ve tatlı oluyordu, şuan onu sinirlendirdiğime de emindim. telefonu sehpaya bırakıp kollarımı başımın altına katmıştım.
Onu öyle yerde baygın görünce neler hissettiğimi anlatmama kelimeler yetmezdi.Sanki canımdan bir parça alınmıştı, öyle güçsüz öyle masum duruyordu ki yerde,koşarak yanına gidip hemen onu kucağıma aldım, sonra da evine götürdüm her ne kadar hastaneye gidelim diye ısrar etsemde,ailesi izin vermemişti.
Onu yatağına dikkatlice bıraktıktan sonra bir müddet sadece yüzünü inceledim, 'ah benim bir tanem bu haldeyken bile mükemmel görünmeyi nasıl başarıyorsun hayret ediyorum.' ablası gelince mecburen bakışlarımı çekmiştim üzerinden ardından avluya inmiştim, esilam uyanana kadar bekleyecektim o uyanmadan asla bir adım dahi atmazdım,onun iyi olduğunu görmeliydim.
Kısa bir süre sonra ablası uyandığını haber etmişti, bende esilayı görmek istediğimi söyledim. ama izin vermemişti şuan dinlenmeye ihtiyacı olduğunu söylemişti.
Bende ona hak vermiştim ardından konaktan ayrılmıştım, her ne kadar kalbimi orada bıraksam da gitmek zorundaydım.
Şimdi ise ona mesaj atıp iyi olup, olmadığını sormuştum, ondan aldığım cevap beni fazlasıyla mutlu etmişti.
Yatağımda uzanmış onu düşünüyordum, sadece 2 gün kalmıştı düğüne ve sonsuza kadar yanımda olmasına sadece iki gün kalmıştı.Sanki bana inat bu günler bitmek bilmiyordu, ama 2 gün kalmıştı artık elbet bitecekti bu iki gün,bende esilama kavuşacaktım.
Aklıma kınalığı götürdüğüm zaman gelmişti ve istemsizce gülümsemiştim, esilanın benden utanarak yukarıya koşuşunu asla unutamıyordum, çok tatlı gözüküyordu,bende onu gülerek izliyordum her haliyle çok tatlı ve güzeldi Esilam.
Onu düşünürken uyuyakalmıştım, sabah olduğundan kalkıp banyoya ilerledim, elimi yüzümü yıkayıp gereken eşyalarımı da aldıktan sonra odadan çıkmıştım. merdivenlere yönelirken şevinin ve diğer kardeşlerimin kahkahalarını duymuştum,sabah sabah neden bu kadar gülüyorlardı diye düşünerek yanlarına gittim.
-"hayırdır şevin, sabah sabah ne bu kahkahalar?"
-"o kadar sesli mi gülüyorduk ya"
-"avluya kadar geliyordu sesiniz"
Şevine sorar gözlerle bakıyordum ama şevin sadece susuyordu onun yerine sıla konuşmuştu.
-"abi şey biz Esila yengemin Instagram'da ki fotoğraflarına bakıyordukta, şeyda birşey anlattı ona gülüyorduk"
-"esilanın instagramı mı varmış, siz nereden biliyorsunuz?"
-"bize söylemişti abi "
-"birde ben bakayım o zaman ver bakim telefonu"
-"tamam abi"
Şevinin telefonu vermesiyle hemen fotoğraflarına baktım,hem Instagram kullanıp hemde fotoğraf paylaşmış hanımefendi, yorumlara baktığımda ateşli kalpler, beyaz kalpler hava da uçuşuyordu. ufaktan sinirlenmeye başlamıştım, kahretsin ki her fotoğrafı birbirinden güzeldi?
Telefonu şevine verip avluya indim bu konuyu evlendiğimizde konuşurdum esilayla şuan acelesi yoktu.
Kahvaltımı yaptıktan sonra şirkete doğru yola çıkmıştım.
_________________________________
Esila'dan devam
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte gözlerimi zorda olsa aralamıştım. uyanabilmek için gözlerimi ovalamıştım ardından esneme hareketini yapıp yataktan kalktım. hala tam anlamıyla kendime gelmiş sayılmazdım.
Sarsak adımlarla banyoya ilerlemiştim, ayılabilmek için yüzümü yıkamıştım ardından havluyla yüzümü kuruladım. banyodan çıkıp dolabımın karşısına geçtim, rahat parçalardan oluşan evde giyilebilecek bir kombin yapmıştım.
Kahvaltı için avluya inmem gerekiyordu, odamdan çıktığımda bana doğru gelen ablamı görmüştüm.
-"günaydın esila, bugün kendini iyi hissediyor musun?"
-"merak etme abla o kadar endişelenecek birşey yok iyiyim ben hadi kahvaltıya inelim."
-"e iyisin madem inelim o zaman"
Merdivenlerden inerken kahvaltı sofrasına takıldı,gözüm bugün tüm ev halkı sofradaydı, her ne kadar abilerimin ve babamın yüzünü görmek istemesem de artık inmiştim.
Yüzlerine bakmaya bile tenezzül etmeden yerime oturdum ve kahvaltımı yapmaya başladım bir anlığına kafamı kaldırıp abilerime bakıp,konuşulanları dinlemeye başladım.
Nasıl bu kadar rahat davranabiliyordu bunlar,ben yarın hiç tanımadığım bir adamla zorla evlenmek zorundayken bunlar rahat rahat babamla iş hakkında konuşuyorlardı.Aslında başka bir tabiri de varda bunun söylemek istemiyordum.
Ağir abimin yüzüne baktığımda hiçbir utanma veya mahçup olma belirtisi yoktu,zaten bende ne bekliyorsam herşeyi planlamıştı, o kızı kaçırmak için benim İstanbul'dan dönmemi bekledi, ardından da kaçırdı,tabi babam ölmesine izin vermeyeceği için berdel olacağını biliyordu, ne kadar aşşağılık bir adammış! meğer abi dediğim şahıs, ondan ölesiye nefret ediyordum hemde tüm hücrelerimle nefret ediyordum
İnadına onun gözlerinin içine bakmaya devam ediyordum, o da bana bakıyordu neden bakıyorsun der gibi kaşlarını oynatmıştı,bense sessizce ona bakmaya devam ediyordum.Belki yaptığının ne demek olduğunu anlardı diye ama yok,kara gözlerinde hiçbir pişmanlık belirtisi yoktu.En sonunda bu durumdan sıkılmış olacak ki konuşmaya başladı.
-"Esila hayırdır kardeşim sofraya oturduğundan beri gözlerini üzerimden çekmiyorsun,bir sıkıntı mı var?"
-"estağfurullah ağir abi,ne sıkıntım olacak, şuan benden mutlusu var mı ki,ne güzel hayatım mahvoluyor zorla evlendiriliyorum, ne sıkıntısı ya yok öyle birşey,ha bu arada benim kardeşin olduğumu hatırladın, demek sonunda"
-"Esila yeter artık ben üzülmüyor muyum sanıyorsun? kahroluyorum bende ama başka çarem yoktu anlasana çok seviyorum Berfini"
-"bende okulumu çok seviyordum abi o ne olacak peki?"
-"yine mi, okul mevzusu Esila?"
Bu sefer konuşan Ciwan abimdi, bakışlarımı ona çevirmiştim, en çokta o beni yaralamıştı, kalbimi kırmıştı herkesten beklerdim ama ondan asla beklemezdim, benim tanıdığım Ciwan bu değildi.
Benim tanıdığım Ciwan abim, ne yapar eder bu berdeli bozardı, kabul etmezdi,bu çıkmazdan beni kurtarırdı ama şuan karşımda oturan ve pervazısca konuşan Ciwan, benim abim olamazdı o benim abim değildi artık!
-"evet Ciwan yine okul meselesi en iyi sen bilirsin okulu ne kadar çok sevdiğimi, sen benim okumamı en çok destekleyendin, ne oldu da bu hale geldin abi,sen benim tanıdığım abim değilsin ,sanki o Ciwan gitmiş yerine başkası gelmiş gi-"
Babamın araya girmesiyle sözüm yarıda kalmıştı.
-"yeter"
Herkesin bakışları asir ağaya yönelmişti.
-"olan oldu artık, boş yere hengame çıkarmayın. Esila abin bir hata yapmış ve kız kaçırmış ve ortada alınan bir berdel kararı var, ister iste ister isteme, yarın aram haznedarla evleneceksin bu kadar!"
-"bu kadar demek baba bu kadar.."
Babamın kararlı bakışları ve abilerimin bakışları altında eziliyor gibi hissediyordum, bu sofrada bir aile olarak oturmamıza rağmen kendimi çok yalnız hissediyordum, çaresizliğimi artık dışıma vurmuştum,gözyaşlarım akmaya başlamıştı bile
-"zaten hep senin için oğulları önemli oldu baba kızların olsun olmasın,yaşasın yaşamasın ne farkeder değil mi ?"
Bu seferde ablam konuşmuştu. Anlaşılan bugün herkes eteğindeki taşları dökecekti, annemin ablamı uyardığını görebiliyordum.
Ama ablam hiç geri adım atacağa benzemiyordu.
-"sen ne dediğinin farkında mısın Azra?"
-"farkındayım baba,ya bir kerecik bir kerecik oğullarına gösterdiğini değeri bize gösterdin mi,ha sorarım sana gösterdin mi?"
Babam ablamın haklı olduğunu biliyordu,o yüzden cevap vermeden masadan kalktı,konaktan çıkmak için kapıya yöneldi,ablamda kalkmıştı peşinden belli ki bugün babamı rahat bırakmayacaktı.
-"ne oldu Asir ağa neden kaçarsın, doğrularla yüzleşmek zor mu geldi?"
Ablam kalkınca hepimiz kalkmıştık masadan,bende hemen ablamın yanında yerimi almıştım.
Babam arkasını dönüp ablama doğru yürümeye başladı ve tam önünde durup bağırmaya başladı.
-"bugüne kadar neyinizi eksik bıraktım Azr,neyinizi?kız çocuğu olmanıza rağmen okuttum, size birçok özgürlük tanıdım,sizde şimdi karşıma geçip bana isyan ediyorsunuz!"
-"neyimizi eksik bıraktığını merak ediyor musun baba?"
Babam ablamın gözlerinin içine bakıyordu, ablamın elini tuttuğum için ablamın titrediğini hissedebiliyordum, sonuçta kolay değildi,Asir Ağa'nın karşısında ona diklenebilmek!
Ablamsa zoru başarmıştı, iyi ki benim ablamdı,iyi ki.Eğer o olmasa ne yapardım hiç bilmiyorum,kesin tek başıma kafayı yerdim bu konakta.
-"tamam belki her istediğimizi yaptın ama bunlar sadece maddi şeyler baba manevi açıdan bizi hep eksik, yarım bıraktın sen bizi sevginden şefkatinden mahrum bıraktın daha sayayım mı?"
Ablam çok haklıydı,babam sevgisini asla göstermemişti bize asla annem araya girerek ortamı yumuşatmaya çalışıyordu ama sadece cabasıydı.
-"bey hadi sen dostlarının yanına git hal hatır sor,ben onlara derslerini veririm. "
-"hele durasın delal hanım, konuşsun kızın konuşsun da kuss
un içindekileri,görür müsün nankörlüklerini o kadar emek bunu için miydi?"
-"baba sen ne emeğinden bahsediyorsun senin tek amacın bizi Mardin'in saygı değer aşiretlerinin ağasıyla evlendirmekti bunu için yaptın herşeyi ve istediğin de oldu, hayatımızı mahvettin MAHVETTİN!"
o an avludaki tek ses babamın ablama attığı tokat sesiydi!