İçeriğe geç

AŞİYAN

Bölüm 9 · 14 dk okuma

AŞİYAN

Bölüm 9

7.BÖLÜM

7.B Ö L Ü M

"Kirli oyunlar"

Okumadan önce sol alttaki yıldızı parlatırsanız sevinirim ve hesabımı takip etmeyi unutmayın ayrıca bol bol yorumda yaparsanız sevinirim 😊✨

Not: bazı okuyucularım bölümlerin kısalığından şikayetçiydi bende bölümleri biraz daha uzun yazmaya karar verdim bu bölümde de farkedeceksiniz zaten iyi okumalar ✨

Sabah gözlerimi Mardin'in kavurucu sıcağı eşliğinde açmıştım bugün hava ne kadar da sıcaktı,

Sağ tarafıma baktığımda ablam hala mışıl mışıl yatıyordu ama ben sıcakta asla yatamazdım. terliyordum ve yapış yapış oluyordum,terlemeyi asla sevmezdim.

hemen yatağımdan kalkıp banyoya gittim, elimi yüzümü bir güzel yıkadıktan sonra bakım kremlerimi sürmeyi de ihmal etmemiştim,bakımlı olmayı çok seviyordum, özellikle de makyaj yapmayı ama öyle abartılı değil hafif ve soft makyaj yapmayı severdim.

Kremlerimi de sürdükten sonra banyodan çıkıp üzerime birşeyler ayarladım, hava sıcak olduğu için kısa ve açık kıyafetler seçmiştim



(Sadece crop ve şortu düşünün arkadaşlar çanta ayakkabı ve takılar yok)

Son bir kez ayna da kendime bakmıştım, saçlarımı arkaya atıp odamdan çıkmıştım.Avluya baktığımda büyük bir kalabalık vardı,tabi ya bugün benim kınam vardı ama ölüm kınam vardı!

Ne yaparsam yapayım kurtulamayacaktım, biliyordum. bunların lanet olası töreleri yüzünden hayatım mahvoluyordu. hayallerim elimden tek tek alınmıştı, bir kez daha lanet etmiştim bu düzene.

Daha fazla bu manzaraya katlanmak istemiyordum o yüzden tekrar odama geçecekken annemin seslenmesiyle adımlarımı durdurdum.

-"Esila kızım hele aşağı gelesin işlerimiz vardır"

Oflayarak arkamı dönüp aşağı inmeye başladım, annemin yanına vardığımda gözlerimi devirip ne istediğini sordum.

-"ne işiymiş bu anne zaten konakta ki çalışanlar herşeyi hallediyorlar"

-"kızım ben o işten bahsetmiyorum ki ,benim bahsettiğim kınan da giyeceğin bindallı beğendin mi bindallığını kızım?"

-"ne bindallığı anne ben görmedim öyle birşey odamda"

-"ne demek görmedin?sabah gelip bıraktım dolabına nasıl görmedin kuzum "

Şuan aklımda tek bir soru vardı, annemin bahsettiği bindallı neredeydi?annem dolabıma katmış olsaydı görürdüm,açtığımda ama yoktu bindallı dolabımda ama annem kattığını söylüyordu kafam allak bullak olmuştu.

-"anne gerçekten görmedim dolabımda bindallı yoktu,yanlış değil mi? hatırlamıyorsun belki başka bir yere katmış olabilirsin."

-"Allah Allah,nereye gitti dev gibi bindallı kızım?Ben eminim, bindallı çalışanımız ayşeye verip dolabına katmasını söyledim.

Umarım sen birşey yapmamışsın-,

dır,kızım."

Ah anne maalesef ki ben birşey yapmamıştım bindallıya,ama keşke sabah kalktığımda dolabımda görseydim de yaksaydım ama bana kısmet olmadı,işte ne yapalım

-"keşke anne sabah o bindallıyı dolabımda görseydim inan yakardım ama maalesef ki ben değilim bindallının ortadan kayboluşunun sebebi"

-"ne yapacaz şimdi akşama kına var, Allahım sen yardım et Esila kızım sen en iyisi aram oğlumu ara yenisini yollamasını söyle"

Aramın adını duyunca bir ürperme gelmişti bana, hayatta aramam ben o adamı bir bindallı için onunla muhatap olmama ne gerek vardı ki, kendimde alabilirim bindallıyı

-"hayatta olmaz anne asla aramam o adamı asla çok istiyorsan,sen ara ya da gidip kendimiz alırız bir tane"

-"kızım sen ne dersin kına da tüm masraflar erkek tarafına ait eğer sen kendi paranla birşey alırsan bu yakışık almaz erkek tarafını küçük düşürür, hem aram bunu öğrenince canımıza okur kızım hadi naz yapma da ara Aram oğlumu,hadi kızım fazla zamanımız yok"

Nazmı annem o adama naz yaptığımı sanıyordu,herhalde dünyadaki tek erkek olsa bile asla naz yapmazdım, ona o kim ki ben ona naz yapacaktım, annem ve boş konuşmaları işte diye düşündüm.

-"anne ben aramam ya sen ara madem yakışık almaz o zaman sen konuş, ben hayatta konuşmam ya da bu kınayı iptal edin benimde işime gelir."

Delal hanım kızıyla baş edemeyeceğini biliyordu,kızına ufak bir oyun oynamaya karar verdi.

-"ee hadi tamam getir bakim telefonunu da arayayım aramı bende numarası yoktur."

-"bekle arıyorum şimdi"

Ne yapacaktım şimdi onu en son engellemiştim şimdi mecbur engeli kaldırmam gerekti, offlayarak engeli kaldırdım, ardından arama tuşuna bastım.

Hemen açmıştı ,bu ne hız ya benim arama mı bekliyordu bu adam, vakit kaybetmeden telefonu anneme uzattım.

-"al anne"

Annem telefonu almayıp hızlıca yukarı çıktı,bense anneme gülüyordum ne bu çocukca numaralar anlaşılan delal sultan hala büyümemiş,kahkahalarımı bölen aramın sesiydi,onun sesini duymamla sesimi bastırmak için ağzımı elimle kapattım.

Ne diyecektim şimdi ben Aram'a of anne ya el mecbur telefonu kulağıma götürüp, onu dinlemeye başladım.

-"hem beni arıyorsun hemde konuşmuyorsun daha şimdiden naz yapmaya başlamışsın küçüğüm"

Ay delirecem bu da naz yaptığımı söylüyordu ama naz falan yapmıyordum ,yoksa farkında olmadan yapıyor muydum?

Yok canım bu adama neden naz yapacakmışım, asla Aram'a naz yapmam asla!

İç sesim bir türlü susmak bilmiyordu.

Yeter iç ses sus artık

-"çok beklersin aram ağa sana mı naz yapacam ben"

-"bana yapmayacaksında kime yapacaksın birtanem"

-"neyse sadede gelelim senin bana gönderdiğin bir bindallık varmış, herhalde işte o yok artık yani nasıl söylesem ortalıktan kayboldu."

-"ortadan mı kayboldu, yoksa sen mi yok ettin bindallıyı ikisi arasında gidip geliyorum, Esila.ha bu arada sen beni engellemiştin en son ne oldu da engeli kaldırdın ve beni arıyorsun sabah sabah"

-"inan o bindallıyı yakıp kül etmeyi çok isterdim ama kısmet değilmiş. evet,seni engellemiştim ama kaldırmak zorunda kaldım o engeli aram ağam,neyse bana bindallı göndermen gerekiyormuş, bana kalsa seni hiç aramadan gidip kendim alırdım da annemin ısrarı üzerine aradım seni,bindallıyı sizin almanız gerekmiş, adetler buymuş neyse çok konuştum seni de fazla tutmuyayım işin gücün vardır."

-"olur mu hiç öyle şey güzelim sen anlat ben sabaha kadar dinlerim, gül yüzlüm. merak etme hemen yeni bir tane gönderiyorum."

-"son bir ricam daha olacaktı lütfen güzel bir bindallı gönder, geçen gönderdiğin elbise gibi facia birşey gönderme de şimdiden söyleyeyim."

-"gönderince anlarsın facia mı muhteşem mi küçüğüm "

-"sana kaç kere soyliycem bana küçüğüm deme diye"

Nefret ediyordum bana bu kelimeyi kullandığında bana göre tuhaf bir kelimeydi küçüğüm de ne ya

-"neden sen benim küçüğüm değilmisin,esilam?"

-"kapatıyorum daha fazla saçmalıklarını dinleyemem Aram ağa "

Ne utanmaz hadsiz bir adamdı ya daha evlenmedik bile bana kullandığı kelimelere bak bide ya sabır ya sabır, arkamı döndüğümde merdivenden mutlu mutlu inen annem vardı.

-"anne ne bu yaptığın çocukça oyunlar? beni sabah sabah şu adamla muhatap ettin ya sana da aşk olsun."

-"öyle deme kızım iyi oldu iyi"

-"ya ne demezsin "

-"eee ne dedi gönderecekmiymiş?"

-"evet anne"

Diyip odama çıkmak için merdivenlere yöneldim, telefonda bile konuşmaya katlanamadığım bu adamla nasıl evlenecektim, nasıl aynı odada kalacaktım, Allahım sen yardım et bana..

Odama girdiğimde ablam yastığıma sarılmış bir şekilde uyuyordu.

-"abla hadi kalk daha ne kadar yatacaksın."

Diyip yorganı üzerinden çekmeye çalışıyordum, ben bir yandan o da bir yandan çekiyordu.

-"ya Esila rahat bırak beni uyumak istiyorum, yoksa avludaki manzarayı görürsem kriz geçirme olasılığım yüksek."

-"iyi be ne halin varsa gör sen daha hazırlıkları görmeye dayanamıyorsun,ben ise bizzat yaşıyorum bir de beni düşün sen"

Azra hemen bedenini doğrultarak kardeşine yaklaştı.

-"Esila öyle deme kardeşim ben bu yoldan geçmedim mi,sanki sen şahitsin yaşadıklarıma sen engel olabildin mi? o zaman hayır, tıpkı o zaman olduğu gibi şimdi de ben engelleyemiyorum, olacakları"

Ablamın gözünden yaş gelince hemen ona sarıldım,ne kadar aptaldım ablam şuana kadar benim içim herşeyi yapmıştı ama ben gelmiş saçma sapan laflar söylüyorum aptal kafam.

-"abla ben öyle demek istememiştim,ne olur affet beni ama sen de beni anla benim tahammülüm kalmadı, ne arama ne anneme ne de babama abilerimizi saymıyorum bile, bu yaşımda yaşadıklarım gerçekten zor sadece 19 yaşındayım! duygularım her an değişebiliyor işte "

-"biliyorum kardeşim biliyorum bende o yollardan geçtim neyse yeter bu kadar ağlamak senin yüzünden bende sulu göz oldum bak"

-"tamam ama artık ağlamak yok."

Bu söylediğime ben bile inanmıyordum,ağlamak benim hayatımın bir parçası olmuştu. artık ve görünene göre öyle olmaya da devam edecekti.

Ablamla yatağı düzelttikten sonra kahvaltıya inmek için aşağı iniyorduk.

Sofra çoktan hazırlanmıştı, bugün nedense çok acıkmıştım.Normal değil mi zaten kaç gündür doğru düzgün birşey yemiyorum,sofraya oturduğumuzda iştahla kahvaltılıkları yemeye başlamıştım.

En sonunda güzelce karnımı doyurmuştum, sırtımı sandalyeye dayamıştım.

-"doydum ben daha fazla yiyemiyeceğim."

-"kızım ne yedin sanki,hadi biraz daha ye, yakında gelin olacaksın"

-"anne bilerek mi yapıyorsun acaba artık öyle düşünemeye başlıyorum. ben unutmak isterken sen her defasında hatırlatıyorsun."

-"kızım ne dedim ki gerçekleri söyledim, hemen celallenme"

-"anne gitme kızın üstüne zaten yeterince hayatının içine sıçtınız kızın, bari artık rahat bırakın istediğiniz oluyor,zaten!"

-"siz ikiniz bugün beni delirtmeye yemin ettiniz, herhalde az ağzınızı toplayın."

-"bence herkes sussun, yoksa hiç iyi şeyler olmayacak."dedim.

-"dua edin babanız ve abileriniz yoktu, yoksa sizi onların elinden ben bile kurtaramazdım."

-"zaten ne zaman kurtardın ki anne,neyse seninle daha fazla tartışamam,abla hadi biz sofrayı toplayalım."

-"tamam Esila sen tabakları götür bende bardakları getiriyorum."

Annemle daha fazla tartışmak istemiyordum ,yoksa olacaklardan hepimiz pişman olurduk, o yüzden bu tartışmayı burada noktalamıştım.

Sofrayı topladıktan sonra çalışanlar avluyu yıkamaya başlamıştı, bende yardım etmek istiyordum ama annem izin vermiyordu.

Ablamın merdivenden indiğini görünce ve önümde duran açık hortumla aklıma sinsi bir plan gelmişti,çocukken konağı yıkadığımızda onu hep ıslatırdım, şimdi de biraz oyun oynamak fena olmazdı diye düşündüm.

Hortumu alıp ablamın yanına gidiyordum, ablam ne yapacağımı anlamış olacakki ellerini bedenine

siper etti.

-"Esila sakın bak,sakın yapma!"

-"biraz oyun oynamaya ne dersin abla?ben çok güzel olur derim."

Diyip gülerek hortumu onun üzerine tutup ablamı ıslatıyordum, Öte yandan annemin sızlanışı da duyuyordum.

-"koca kız oldular,hala çocuk gibiler"

Hala kahkaha atarak ablamı ıslatıyordum ama ablam ani bir manevrayla hortumu elimden alıp, beni ıslatmaya başladı.Şimdi ıslanma sırası bana gelmişti.

-"şimdi yaktım çıranı,Esila"

-"abla yapma ya ne olur bak ıslanmayı hiç sevmem,sende biliyorsun."

Bir yandan ablama yapma diyordum, bir yandan da suyun tenime değmesiyle gülüyordum .

-"yok öyle kolay kurtulmak Esila hanım, sen beni dinlemiş miydin? hayır, o zaman bende seni dinlemiyorum,kardeşim"

Ablam hortumu üzerime tutup beni ıslatırken bende bedenimin verdiği tepkiyle geri geri gidiyordum

,bir yandan da ellerimi önüme katıyordum.

Kapının çalmasıyla ablam sonunda durmuştu. Nazife teyze kapıyı açmaya gitmişti.Nazife teyze benim teyzem gibiydi, o yüzden ona teyze diyordum,beni bu evde bir o bir de ablam anlıyordu. zaten diğerleri bana sağır olmuştu.

-"aşk olsun abla,ben seni bu kadar ıslattım mı?"

-"ben seni baştan uyarmıştım,Esila sen kendin kaşındın."

Doğru ben kendim kaşınmıştım. sırılsıklam olmuştum,hemen gidip üstümü değiştirsem iyi olacaktı. suyun etkisiyle üzerime yapışan kıyafetlerim iç hatlarımı oldukça belli ediyordu ama birşey olmazdı. sonuçta konakta sadece kadınlar vardı.

Nazife teyzenin kapıyı açmasıyla içeri giren kişiyi görünce şok olmuştum.

Onun burada ne işi vardı?

En önemlisi de zamanlaması gerçekten harikaydı, ben ona sadece bindallı göndermesini söylemiştim, o ise bindallıyla beraber kendi de gelmişti.

Bana olan bakışları beni oldukça rahatsız ediyordu, resmen şuan beni inceliyordu ,bende içinde olduğum durumun yeni farkına varmıştım.

Arsızca gözlerini bedenimde gezdiriyordu,olduğum durumdan fazlasıyla utanmıştım, işte benim kaderim hiç olmadık zamanda ummadık şeyler gelirdi,hep başıma.

Hızlıca merdivenleri çıkıp odama atmıştım,kendimi.Gelecek zamanı bulmuştu bu adam da, elimle başıma vurup 'aptalsın kızım sen aptal' aynada kendime baktığımda fazlaca utanmıştım, resmen heryerim ortadaydı.

Hemen dolabımdan rahat bir pijama takımı alıp giydim, şimdi sıra saçımı kurutmaya gelmişti.

Bir an önce banyoya girip saçımı kurutmaya başladım,daha akşam kına vardı offff

Saçımı kurutmaya devam ederken kapımın tıklanmasıyla saç kurutma makinesini kapattım.

-"yenge gelebilir miyiz?"

Şevinin sesiydi bu e iyi de bu saatte ne işleri vardı, burada daha kınaya vardı.

-"gel canım"

Şevin ve diğer görümcelerim odama girmişti, onlarla daha tanışma fırsatı bulamamıştım. Galiba onlarda aramla birlikte gelmişti

-"hoşgeldiniz şevin"

-"hoşbulduk yenge, bak sana kardeşlerimi tanıtayım."

-"çok memnun olurum,şevin"

Aynen sormayın ne kadar memnun olurum,ne kadar!Şuan okulumu derslerimi düşünmem gerekirken zoraki kocamın kardeşleriyle tanışıyordum, ne kadar güzeldi! ben memnun olmayayım da kim olsun?

Şevin ise güleryüzlülüğünü hiç kaybetmiyordu,her daim güleryüzlüydü.

-"yenge bak bu şeyda, ortancamız"

-"memnun oldum şeyda"

-"bende yenge seni ilk gördüğümde ısınmıştım, sana iyi ki abimle evleniyorsun."

Diyip resmen boynuma atlamıştı, bu nasıl sarılmaktı, ben gerçekten bu insanların samimiyetine asla anlam veremiyordum, ilk kez gördüğün birine nasıl hemen ısınabilirsiniz ki?

-"bu da en küçüğümüz, sıla"

-"memnun oldum sıla"

-"bende yenge"

Sıla diğerleri gibi üstüme atlamamıştı ama o da güler yüzlüydü en küçükleri olmasına rağmen ablalarına göre daha olgun davranıyordu.

-"ee siz neden bu kadar erken geldiniz,daha var kınaya?"

-"yenge senle hazırlanalım dedik, zaten kıyafetlerimizi de yanımızda getirdik."

-"iyi yaptınız gelin bir çay içelim aşağıda bari"

-"çok iyi olur yenge"

-"hadi o zaman inelim kızlar"

Odadan çıkmış merdivenlerden iniyorduk, o sırada şevin çenesini bir türlü durduramıyordu, ne çok konuşuyordu bu kız ama yine de sevecen bir yaklaşımı vardı.

-"yenge nasıl senin böyle kısa şortlar ve kıyafetler giymene izin veriyor ailen?"

-"Nasıl giyinmem konusunda onlardan izin almam mı gerek sence şevin? "

-"bizim buralarda öyle yenge, abimler asla böyle giyinmemize izin vermiyor."

Neyse ki ailem buna karışmıyordu zaten hayatımı mahvettiler, fakat karışmak gibi de bir hakları yoktu. Ben istediğim gibi giyinirim, bu özgürlüğe bu hakka sahibim.

-"maalesef buralar böyle şevincim bir türlü cahiliye döneminde çıkamamışlar."

Oturma odasına girdiğimizde ayşe den bize çay ve ikramlıklar getirmesini istedim.

ayşe,Nazife teyzemin kızıydı ama bana karşı mesafeliydi, bazen düşünüyordum bana karşı bir kini,garezi mi vardı acaba?Ama bir türlü mantıklı bir cevap bulamamıştım.

Çünkü ona asla yanlış bir hareket yapmamıştım hep iyi davranmıştım.

Kızlarla oturup sohbet etmeye başlamıştık.

____________________________

Aram'dan

Sabah uyanır uyanmaz,ilk işim hazırlanıp depoya gitmek olmuştu.

Kısa sürede depoya gelmiştim.Arabamdan iner inmez sağ kolum baran yanıma gelmişti.

-"Abi,adamı hazırladık.Bir de son kez sen kontrol et."dediğinde hızlı adımlarla depoya girdim ve merwan itine doğru yürüdüm.

Tam önünde durduğumda başını kaldırıp bana bakmasını sağladım.

Adamlarım dün gece onu fena hırpalamıştı ama bu daha başlangıçtı.Barana dönüp"meydana götürün bunu,aleme ibret olsun.Bana ihanet edenin sonunu cümle alem görsün, baran!"dedim ve çalan telefonumu alıp arayana baktım.

Esilam arıyordu.Onun ismini görünce göz bebeklerim büyümüştü.Anında cevaplamıştım.

Benden bindallı istemişti,sabah ona göndermiştim ama kaybolduğunu dile getirdi.Bunun altında onun olduğunu düşünsemde ses etmeden yeni bir bindallı sipariş ettim ama bu sefer kendi ellerimle götürecektim.Hem bu sayede esilamı görmüş olacaktım.

Bindallı elime ulaştığında avşin konağına doğru yola çıktım.Vardığımda hızlıca arabadan inip,bindallıyıda yanıma alarak kapıyı çaldım.Yaşlı bir kadın açmıştı, büyük ihtimalle konağın çalışanıydı.

Konağa girdiğimde gözüme çarpan sadece esilaydı.Onu bu şekilde göreceğimi tahmin etmemiştim.

Üstü ıslaktı ve bedeni gözler önüne seriliydi.Hemen etrafa bakındım erkek varmı diye olmadığını görünce rahatlamıştım.Kimse benim olanı bu halde göremezdi.

Beni görür görmez hızlıca odasına gitmişti,belli ki utanmıştı.Bende fazladan zaman kaybetmeyerek bindallıyı delal hanıma verip konaktan çıkış yaptım.Çünkü halletmem gereken bir işim vardı.

Yolumu Mardin meydanına çevirdim.Baran, merwanı çoktan oraya getirmiş olmalıydı.Bende gaza basarak daha erken varmaya çalıştım ve sonunda meydana geldiğimde siyah passatımdan inip sandalye de bağlı duran merwana ilerledim.Herkes meydana toplanmıştı.

Barana dönerek"eldivenlerimi getir."dedim ve bakışlarımı merwana yönelttim.Başına gelecekleri biliyordu ve bu yüzden de karşımda tirtir titriyordu.

Baran siyah eldivenlerimi getirdiğinde hızlıca elime geçirip baran'ın gümüş bir tepside getirdiği bıçağı alarak anında hiç acımadan merwan itinin kalbine sapladım.

O an annesinin feryadını duymuştum ama umrumda olmamıştı.Bu sefer de elimdeki keskin bıçağı karşımdaki şerefsizin alnına sağlamıştım.Annesi bir çığlık daha atmıştı.Bu çığlık seslerini duymaktan zevk alıyordum.

Hırsımı alamadığım için bıçağı bu seferde gözlerine saplamıştım ve onu meydanda o şekilde bırakıp Passatıma binip şirketime doğru yola çıktım.İhanetten nefret ederdim ve bedeli ağır olurdu.Bu sadece bir örnekti.Merwana acımış onu işe almıştım ama o ne yapmıştı?Hem şirketimde çalışan kızları taciz etmiş,hemde karşı şirketlere haber uçurmuştu.Bu tür şerefsizlerin değil bir dakika,bir saniye bile nefes almaması gerekliydi.

_____________________________

Esila'dan

-"yenge üstündeki pijama takımı çok güzelmiş,keşke benimde böyle şeyler giyebilme şansım olsaydı"

Sılanın konuşmasıyla ona doğru döndüm, ah ne çektiriyorlardı acaba bu kızlara bari evde giymelerine izin verselerdi,nefret ediyordum bu insanların kafa yapısından,neymiş ayıpmış, hiç böyle giyinilirmiymiş, siz önce o pis gözlerinize sahip çıkmayı bilin şerefsiz itler ,tüm suç kadında zaten siz çok masumsunuz ya bak ya yine küfür ettim bu piçler yüzünden.

Sılanın elinin üzerine elimi koyup derin bir iç çektim.

-"kuzum evde bile mi izin vermiyorlar? sonuçta sadece aileniz var yabancı kimse yok. "

Sılanın başını eğmesiyle şeyda ve şevine baktım, onlarda aynı hareketi yapmışlardı.Ne yani evde bile mi yasaktı ama evde yabancı biri yoktu ki giyseler ne olacaktı sanki

-"çüş yani bu kadar da olmaz yani ne bu ya erkek olmaları kadınlara her istediklerini yaptırmaları ya da yapmak zorunda bırakmaları anlamına gelmiyor!"

Hepimiz aynı anda başımızı kapı girişine döndürmüştük konuşan ablamdı.

-"orası öyle abla ama işte cahillikten çıkamamışlar, diyorum ya"

-"önemli değil yenge biz alıştık, sıla sende o çeneni kapalı tut biraz "

-"neden susacakmışki şevin ama doğru size bu öğretildi değil mi? susmanız erkekler ne yaparsa yapsın susacaksınız,onlara boyun eğeceksiniz size hep bu aşılandı. ama ben asla öyle kadınlar olmanıza izin vermeyeceğim. merak etmeyin artık ben varım, yanınızda her zaman da olacağım. belki kendi kaderimi değiştirecek gücüm olmadı ama sizin için savaşabilirim, hem ablamda hep bizimle olacak biz birlikte çok güçlüyüz kızlar."

Bu kelimeleri sarfederken bir yandan da ağlıyordum, tabi ablam ve görümcelerimde hepimiz birbirimize sıkıca sarılmıştık ama bu sarılma annemin odaya girmesiyle kısa sürmüştü

-"Esila kızım hadi bak kuaförcü ve makyajcılar gelmiş de hayde anca hazırlanırsınız, misafirler gelmeye başlar daha yemek dağıtacaz."

-"tamam anne geliyorum, hadi kızlar sizde misafir odasına geçip hazırlanmaya başlayın, yeter bu kadar ağlamak daha ağlayacak çok zamanımız var, sonuçta değil mi?"

Hepsi bir ağızdan 'öyle yenge' demişti.Tam odama çıkacakken şevin'in sılaya dediklerine kulak misafiri olmuştum.

Şevin elindeki telefonu sılaya göstererek kısık sesle birşeyler diyordu."sıla,merwanın haline baksana,abim fena işkence yapmış."dediğinde adımlarımı durdurup yanlarına gittim.

-"Abiniz kime işkence yapmış,şevin?"dediğimde ikisi de sus pus olmuştu.Şevin elindeki telefonu arkasına götürerek saklamaya çalışıyordu bunu anında farketmiştim.Ben ondan daha hızlı davranarak elindeki telefonu bir çırpıda kapıp sılaya ne gösterdiğine baktım.

Gördüğüm manzarayla telefonu bir kenara fırlatıp, çığlık atmıştım.

Bu adam kimdi ve kim,neden onu bu hale getirmişti?

Hangi zalim,gaddar herif bunu yapmıştı aklım almıyordu.

Azra ablamda neden çığlık attığımı öğrenmek için telefonu fırlattığım yerden alıp fotoğrafa baktı ve anında gözlerini çekip telefonu şevine verdi.

Şevine dönerek titreyen sesimle"bunu kim yaptı,az önce abim diyordun,yoksa aram mı yaptı?"dedim ve şevine baktım.

Şevin hızlıca yanıma gelerek elimi tuttu ve beni koltuğa oturttu.

-"yenge,biliyorum bir anda görünce korktun ama inan bu herif için üzülmeye değmez, aram abim suçsuz insanlara asla böyle birşey yapmaz."dediğinde kaşlarımı çatarak şevine baktım.

-"Ne yani,siz abinizin bir adamı işkence ederek öldürmesini bu şekilde mi normalleştiriyorsunuz?"

Dedim ve ayağa kalkıp hızlıca odama çıktım.Odama girer girmez kapıya yaslanıp gözlerimi sıkıca yumdum.O görüntü bir türlü zihnimden silinmiyordu.

Aram,herkesin de dediği gibi zalim,gaddar, acımasız ve duygusuz herifin tekiydi.Kimseye acıması yoktu.

Gözlerimi açıp derin bir nefes alıp verdim ve yatağa ilerleyecekken üzerinde gördüğüm

şeyle donup kaldım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.