9.B Ö L Ü M
"Düğün hazırlıkları"
Mabel matiz-müphem🎶
Okumadan önce sol alttaki yıldızı parlatırsanız ve hesabımı takip etmeyi unutmayın lütfen ayrıca bol yorum yaparsanız sevinirim sevgili okuyucularım 🤍✨🌹
O an avludaki tek ses babamın ablama attığı tokat sesiydi!
Anın şokuyla elimi ağzıma götürdüm, ablama baktığımda yere yığılmıştı ,hemen yanına çöktüm ve onu kaldırmaya çalıştım ardından nefret dolu bakışlarımı kendine baba diyen mahlukata yönelttim.
-"sen ne yaptığını sanıyorsun asir ağa"
-"ablana hakettiğini veriyorum Esila sende gör feyz al isyan çıkarayım deme sakın,akıllı ol!"
-"yeter ya yeter biz senin kızlarınız baba kızların,düşmanın değiliz. abimler senin evladında biz değil miyiz,tek suçumuz kız çocuğu olmak mı Asir ağa?"
-"Esila kızım yeter hadi odanıza geçin daha kötü şeyler olmasın yavrum hadi"
-"daha ne olacak anne? siz bize daha ne yapabilirsiniz ki, bir canımız kaldı onu da alın tam olsun."
-"Esila yeter kes, hemen odanıza çıkın babamı daha fazla sinirlendirmeyin hayde"
Bu seferde nefret dolu bakışlarım berzanı buldu, o ne hakla hala konuşabiliyordu anlam veremiyordum.
-"sen kendine adam mı diyorsun be tabi siz erkekliği kadınların üzerinde kurduğunuz hakimiyetten ibaret sanıyorsunuz değil mi? iğreniyorum be sizden iğreniyorum ya sen ağir, kolay dı değil mi?Kendi mutluluğun için beni ateşe atmak ama sana kolay mutluluk yok ağir o kaçtığını kızla yarın evlenmeyi düşünüyorsun ya, asla öyle birşey olmayacak çünkü bu berdeli kabul etmiyorum,asla kabul etmiyorum etmiyeceğim! o adamla evlenmem, anladınız mı evlenmem! ne yaparsanız yapın asla sizin keyfiniz için o adamla evlenmem!"
Ağir söylediklerimden sonra üstüme yürümeye başlamıştı ama ben bir adım dahi yerimden kıpırdamamıştım,ondan mı korkacaktım karşımda bir adam mı var da korkayım, tam önümde durmuştu.
-"ESİLA"
Diye bağırdıktan sonra elini kaldırınca ne yapacağını anlamıştım,hemen havadaki elini tuttum zor olsa da bunu başarmıştım.
Annem hemen yanıma koşmuştu ağiri benden uzaklaştırıp, beni ve ablamı kolumuzdan tutup odama çıkartırken,söylenmeyi de ihmal etmiyordu.
-"ah ben sizle ne yapacam başımın belaları"
Odamın önüne geldiğimizde annem bizi odaya fırlatırcasına içeri geçirmişti,ardından kapıyı kilitleyip konuşmaya başladı.
-"Esila Azra siz demin kendinizi öldürtmek için mi öyle davranıyordunuz kızım babanıza ve abilerinize ne diye saygısızlık yaparsınız her ne olursa olsun onlar babanız ve abileriniz onlar ne yaparsa yapsın susup oturacaksınız doğru olan budur"
Sabırla annemin cümlesini bitirmesini bekledim, her lafında çığlık atmak istiyordum.Benim artık bu konakta ki kimseye tahammülüm kalmamıştı.
Ablama baktığımda yatağın üzerine oturmuş, öylece önüne bakıyordu hiçbir tepki vermiyordu ardından bakışlarımı tekrar anneme çevirdim.
-"anne bari sen anla bizi görmüyor musun? babam ablama yaptığını bana da yapıyor, bak ablamın haline hayatı mahvoldu,sizin ona bunları yapmaya ne hakkınız vardı söyle,ne hakkınız! Ablam yetmedi sıra bana mı geldi?Benimde onun gibi hayatımın mahvolmasını mı istiyorsunuz?Zaten bok içinde hayatım sayenizde!"
-"kızım ben seni ateşe atmak istermiydim sanıyorsun ama elden ne gelirki töreler böyle çaresiziz. yapacak birşey yok,yarın evleneceksin karar verildi.Sende artık kabullenmeye bak kızım, böylesi hepimiz için daha iyi olacak inan bana."
-"asla anne,asla kabullenmem, asla o adamın karısı olmayacağım göreceksiniz yarın o düğün olmayacak!"
-"ben diyeceğimi dedim kendinize gelin artık, belli siz rahat durmayacaksınız, düğüne kadar burada kilitli kalında aklınız başınıza gelsin."
Diyip çıkıp gitmişti odadan, kapıyı kilitlemeyi de ihmal etmemişti. bense bu yaptıkları karşısında Rabbimden sadece sabır dileniyordum SABIR!
Saçlarımı geriye savurduktan sonra arkamı dönüp,hala tepkisiz duran ve gözlerini duvara sabitlemiş ablama bakıyordum. Yanına giderek nasıl olduğunu sordum ama hiçbir yanıt gelmemişti.
-"abla birşey demeyecek misin?"
Bakışlarını duvardan çekip bana dönmüştü,bende heyecanla ablama bakıyordum.
-"Esila biz kaybettik kardeşim, biz bu insanların zihniyetleri içinde boğulduk, meğer boş bir savaşın içindeymişiz, buraya kadarmış kardeşim affet seni de kurtaramadım."
Ablamın sözlerinden sonra ağlamaya başlamıştım, keza ablamda ağlıyordu, iki kardeş birbirimize sarılarak kendimizi teselli etmeye çalışıyorduk. kimsemiz yoktu ki bizim birbirimizden başka kimsemiz yoktu.
-"abla bir çaremiz daha var eğer burcu hocaya ulaşabilirsek kurtulabiliriz buradan"
Birbirimizden ayrıldıktan sonra gözyaşlarımızı siliyorduk.
-"iyi de o nasıl olacak Esila?"
-"telefonumu geri verdiler zaten ama burcu hocanın numarasını bir türlü bulamıyorum, silmiş olmalılar."
-"peki numarasını hatırlamıyor musun?"
-"maalesef"
Diyip başımı iki yana salladım hatırlayamıyordum işte, bu yaşadıklarım fazla ağır gelmişti bana bildiğim herşeyi unutmuş gibiydim aklımı yitirmek üzereydim.
-"o zaman dediğim gibi artık yolun sonu Esila, bize kimse yardım edemez,her ne kadar evlenmek istemiyorum desende zorla seni o nikah masasına oturtacaklar.Esila bunu ikimizde çok iyi biliyoruz,inkar etmene gerek yok."
-"kahretsin ki biliyorum abla ama son ana kadar bir çıkış yolu aramaktan asla vazgeçmeyeceğim asla!"
Ablam acı bir tebessümle bakıyordu bana, bende mesajı almıştım.
Boş çabalardı benimkiler,bir sonu olmayan boş çırpınışlardı ama yine de bir nebze de olsa hala umudum vardı,neye karşı demeyin vardı işte ben öyle bir kızdım olmayan şeylere inanırdım,onlar varmış GİBİ...
______________________________
Aram'dan
Şirkete vardığımda hemen odama geçmiştim ama baran beni rahat bırakmıyordu o da hemen peşim sıra girmişti odaya,koltuğuma oturduğumda yine ne var dercesine ona bakıyordum.
-"beyim bu rezan karaca bizim girdiğimiz ihaleye girmiş"
Elimi yumruk yapıp masaya vurmuştum,her işimin dibinde bitiyordu bu herif artık canımı sıkmaya başlamıştı, asla bu ihaleyi kaybedemezdim çünkü kaybetmeyi asla sevmezdim ,şimdiye kadar girdiğim her ihaleyi de kazanmıştım zaten ama şimdi eğer bu pislik yüzünden ihaleyi kaybedecek olursam...
Devamını düşünmek dahi istemiyordum, ayağa kalkıp camın önünde durdum.
-"o herifi hemen paketleyin bende akşam uğrarım."
-"tamam beyim biz hallederiz ama bir husus daha vardır,dilediğin gibi Avşin konağının etrafına adamlarımızı dizdim,lakin bana söylenenler hiç hoş şeyler değillerdi Aram beyim!"
Ne demeye çalışıyordu baran,ne olmuştu o konakta arkamı dönüp barana doğru ilerledim.
-"ne oldu doğru düzgün anlatsana baran!"
-"yengem babası ve abileriyle kavga etmiş beyim,hemde feci bir kavga"
İşte şimdi sinirden damarlarım belirginleşmeye başlamıştı,ne kavgası olmuştu yoksa vurmuş muydu esilama o adam!
-"baran adam gibi anlat şu meseleyi taksit taksit anlatma"
-"beyim işte yenge evlenmek istemediğini söylemiş asla evlenmeyeceğini ve ağirin bacınızla evlenmesine asla izin vermeyeceğini söylemiş, ağir de delirmiş ve yengeme tokat atmaya kalkışmış ama yengem izin vermemiş beyim, havada yakalamış elini. "
Tokat atmaya çalışmış lafından sonrasını dinleyememiştim. sıktığım elimi duvarlara geçiriyordum baran da beni sakinleştirmeye çalışıyordu.
-"beyim sakin olasın hele,yengem izin vermemiş işte,ee sonuçta senin karın olacak farkını ortaya koymuş."
Kızgın boğa gibi odada dolaşıyordum,neyseki esilam izin vermemişti.Ama bunun hesabını soracaktım ağir piçine, lanet olsun ki bugün hiçbir işim yolunda gitmiyordu kimin ahını almıştım da herşeyim ters gidiyordu böyle
-"o adamlara söyle sinek uçsa haberim olacak saniyesinde herşeyi bildirecekler bana anladın mı?"
-"anladım beyim şimdi müsadenle çıkayım artık"
-"tamam çık sen"
Tekrar camın önüne geçip ellerimi cebime attıktan sonra olanları düşünmeye başladım.
Kabul ediyorum 19 yaşındaki bir kız için çok zordu bu yaşanan olaylar ama bunun suçlusu ben değildim.O şerefsiz abisiydi zaten bu evliliği hemen kabullenmesini beklemiyordum,zamana ihtiyacı vardı,hemde çok ihtiyacı vardı,ne kadar sürerse sürsün esilamı bekleyecektim.
Şimdi ağire haddini bildirmem gerekiyordu, masamdan telefonumu,sigara paketimi ve araba anahtarımı aldıktan sonra kapıyı çarpıp odadan çıktım.
Hızlıca arabama vardığımda kontağı çalıştırıp,arabamı Avşin şirketine sürdüm, o pislik hangi hakla karım olacak kadına el kaldırırdı?Düşündükçe delirir gibi oluyordum.
Şirkete vardığımda hemen o picin odasına doğru yürüyordum. çalışanların şuan müsait değil laflarına aldırmamıştım, odasının önüne geldiğimde kapıyı açıp içeri daldım, beni görmesiyle hemen ayağa kalkmıştı.
-"aram ne bu şiddet? nasıl böyle girersin odama haddini bil."
-"lan ben senden mi öğrenececeğim lan haddimi şerefsiz!"
Dedikten sonra kafa atmıştım,yere düştüğü için yakasından tutup kaldırdım ve yumruklamaya başladım.Ne kadar vurursam vurayım sakinleşemiyordum.
-"ulan bir daha o elin esilaya kalkarsa koparırım lan, bunu o kıt kafana sok!sakın ona zarar vermeye kalkma, yoksa kendin kazarsın mezarını duydun mu beni it herif"
Deyip çıkmıştım,bir daha iki kere düşünürdü artık pislik herif, şimdi de depoya gitmem gerekti. Mardin'in piçleri bitmiyordu ki rahat bir nefes alabileyim.
Siyah passatıma binip,tam gazla arabamı depoya sürdüm. yoldayken telefonuma bir arama gelmişti,direksiyonda olduğumdan açıp konuşamadım o yüzden arabaya bağladım aramayı ve açtım.
-"Alo aram"
Bu esilanın sesiydi,onun sesini duyduğumda çok şaşırmıştım, beni asla aramazdı demekki mecbur Kalmıştı.
-"buyur esilam"
-"seninle konuşmam gereken bir konu var, müsaitsen gölün oraya gel."
-"tamam bir tanem hemen geliyorum."
Telefonu kapatmıştı, ne konuşacaktı acaba benimle bir an heyecanlanmıştım,onu görecektim. hemde kendi isteğiyle beni yanına çağırıyordu, biraz kuşkulansamda sorun etmemiştim.
Baranı arayıp gelemeyeceğimi söylemiştim, tek başına halledecekti mecbur, yönümü değiştirip göle doğru sürdüm.
____________________________
Esila'dan devam
Aramı arayıp göle gelmesini söylemiştim ama ben nasıl çıkacaktım, onu düşünüyordum. şuan annemi ikna etmeye çalışacaktım yoksa gidemezdim.
Aramla buluşmak istememin nedeni onu bu evlilikten vazgeçirmekti,ben birşey yapamıyordum ama o istemezse bir yolunu bulup engellerdi,son kez şansımı deneyecektim başka çarem yoktu.
Anneme seslenmiştim gelmesi için annemde kısa süre içinde gelmişti kapıyı açıp odaya girmesiyle, hemen söze başlamıştım.Fazla zamanım yoktu,annemi hemen ikna etmeliydim.
-"anne benim aramla buluşmam gerek,ne olur gitmeme izin ver"
-"kızım sen beni kandırmaya mı çalışırsın,karşında çocuk yoktur bilesin"
-"anne yemin ederim aramla buluşacağım, o aradı buluşalım dedi önemli birşey diyecekmiş inanmıyorsan arayıp sor."
-"evet anne ya bırak gitsin, daha yeni önümde konuştu aramla, şimdi gitmezse aram ne düşünür sence?"
-"peki madem öyle olsun,bana bak Esila eğer kaçmaya çalışırsan sana sütümü helal etmem kızım bu da benim son sözümdür."
-"anne saçmalama nereye kaçıyorum bu Mardin'de, merak etme bir saate dönerim."
Diyip konaktan çıkmıştım.Göl konağa yakındı, o yüzden yürümeyi tercih ettim,hem biraz nefes alırdım, konakta daralmıştım.
Sokakta yürürken insanların bakışları üzerimdeydi, hayır yani neden bakıyorsunuz bi bok mu var tövbe tövbe
Kısa sürede göle varmıştım ama aramı görememiştim, o yüzden onu beklemeye başladım.
Gölün karşısına geçip manzarayı seyretmeye başladım, rüzgarın etkisiyle saçlarım uçuşuyordu. yüzüme değen serinlik beni çok rahatlatıyordu,gözlerimi kapatıp geriye yaslandım.
Meğer yalnız kalmaya ne ihtiyacım varmış, araba sesi duymamla hemen doğruldum, aram gelmişti.
Arabadan indiğinde bir kaç Saniye bana baktı ve derin bir iç çekti,bu hareketlerine anlam vermekte zorlanıyordum.Bana doğru yürümeye başlamıştı.
Tam karşımda durduğunda elini saçıma uzatıp,saçıma yapışan yaprağı çekti.
-"güzelim, kötü birşey yok değil mi? benle buluşmak istediğine göre birşey olmuş belli."
-"aram, bak sana diyeceklerimi iyi dinle ve asla bölme lütfen."
-"peki öyle olsun,birtanem."
-"benim bu evliliği istemediğimi ikimizde çok iyi biliyoruz ama elimden birşey gelmiyor,bu berdeli bozmak için uğraşsamda yapamıyorum ama sen güçlüsün engelleyebilirsin, lütfen bu evliliği engelle,evlenmek için ben daha çok küçüğüm, 19 yaşındayım ayrıca okulumu da bitirmedim ve evliliğe hiç hazır değilim beni anla lütfen"
Arama baktığımda sabırla beni dinliyordu, kollarını birbirine bağlamış bana bakıyordu.
-"bitti mi Esila?"
-"dalga mı geçiyorsun benimle aram?"
-"bence sen benimle dalga geçiyorsun,bunun için mi çağırdın beni buraya,biz bu konuyu daha önce konuşup kapattık diye hatırlıyorum küçüğüm."
Al işte ikna olmuyordu, elimde kalan son umudum da yok olup gitmişti, elimle saçlarımı geriye atıp konuşmaya başladım.
-"bana küçüğüm demeyi kes aram haznedar,seni istemiyorum diyorum,nesini anlamıyorsun SE-Nİ İS-TE-Mİ-YOR-UM tane tane söyledim bak bunun nesini anlamıyorsun ki"
-"saçmalıkların bittiyse yürü gidiyoruz, geç oldu annen merak etmiştir."
Şaka yapmıyordu bu adam resmen benimle dalga geçiyordu,beni elim- den tutarak götürmeye çalışıyordu bende elimi ondan kurtarıp geriye gittim.
-"bu evlilik olmayacak aram haznedar, duydun mu? seninle asla evlenmem.Bırak peşimi artık,boz bu berdeli, ağiri de Berfini de gebert hiç umrumda değil."
-"lan yapmayı denemedim mi sanıyorsun, olmadı yapamadım kendi kanımdan canımdan olanı nasıl öldürürüm sen söyle!"
-"ben ne olacağım peki, ben ölüyorum ama kimse görmüyor. nefes alıyorum diye sağ sanıyorsun beni, ben yaşayan bir ölüyüm aram neden yapıyorsun bana bunu, yapma zorlama işte, bizden olmaz"
Gözyaşlarım akmaya devam ediyordu,bağırmaktan boğazım ağrımıştı artık ama kimse beni duymuyordu,yere çöküp kalbimi tutmaya başlamıştım.
Avazım çıktığı kadar ağlamaya devam ediyordum,çünkü şuan tek isteğim ağlamaktı.
Aram önüme çöküp bana sarıldı ben bu yaptığına anlam verememiştim,onu itip kendimden uzaklaştırmaya çalışıyordum ama nafileydi başaramıyordum.
-"bırak, bırak beni..."
Ne kadar itmeye çalışsamda bir milim kıpırdamıyordu aram, en sonunda pes etmiştim.Şuan birine sarılmaya çok ihtiyacım vardı ona karşılık vermiştim,aram hem saçlarımı okşayıp hemde kokusunu içine çekiyordu hissediyordum.
-"güzelim yapma bunu kendine, ben de ölüyorum bitiyorum seni böyle gördükçe, inan herşey yoluna girecek, zaman herşeyin ilacıdır birtanem,bize zaman ver inan bütün düşüncelerin değişecek."
Ben ağlamaya devam ediyordum o da saçımı okşamaya devam ediyordu, nedensizce ona sarılmak kendimi çok iyi hissettirmişti ama bir yandan hislerim ondan uzaklaşmamı istiyor gibiydi, şuan ki hâlim içler acısıydı ama umrumda değildi.
Aciz görünmekten korkmak istemiyorum artık.
Dayanamadığım şeyler olduğunu bilsinler istiyorum artık.
İnsan olduğumu bilmeselerde,insan olduğumu göstermek istiyorum artık.
KENDİMİ bırakmak istiyorum artık.
KENDİMİ bırakınca, herşeyin dağılacağından korkmama rağmen kendimi bırakmak istiyorum artık.
Olacağından korktuğum şeyleri engellemek için çabalamayı bırakmak istiyorum artık.
Herşeyi KONTROL etmeyi bırakmak istiyorum artık.
Benim sorumlu olmadığım ama kendimi sorumlu hissettiğim şeyleri bırakmak istiyorum
BIRAKMAK istiyorum ve bırakmanın yolunun değişmek olduğunu anlıyorum.
Değişmeninde kontrolü bırakmaktan geçtiğini anlıyorum.Kontrolü bırakmanın yolunun da korktuğum şeylerin olmasına izin vermekten geçtiğini anlıyorum.
ANLIYORUM VE BIRAKIYORUM.
-"beni evime bırak aram, ne olur hiç soru sorma birşey deme,sadece evime bırak."
-"tamam tamam, Esila merak etme tek kelime etmem, kalabilecek mısın yardım edeyim mi?"
-"gerek yok,ben kendim kalkabilirim."
Kalktıktan sonra gözyaşlarımı silip arabaya bindim,yol boyunca camdan dışarıyı izledim,konağa vardığımızda aramın yüzüne bile bakmadan konağa girdim.
Annem ne konuştunuz dese de şuan onunla konuşacak halde olmadığım için hızlıca odama çıktım,ablamı görünce koşarak sarıldım,şuan ona çok ihtiyacım vardı.
-"Esila,ne oldu ikna olmadı mı?"
-"olmadı abla,yarın evlenmekten başka çarem kalmadı,bu sefer tam anlamıyla kabullendim abla,bitti artık yine onlar kazandı ve biz yenildik olan bu."
Ablam beni yatağa oturtup, göğsüne yasladı.Bense hala ağlamaya devam ediyordum.
-"Esila ben zaten çoktan kabullenmiştim ama seninde umudunu yitirmeni istemedim, sonuna kadar savaş istedim ama sende sonunda acı gerçekle yüzleştin kardeşim."
-"abla lütfen bu konuyu kapatalım artık,konuşmak istemiyorum. sadece sana sarılarak uyumak istiyorum olur mu ?"
-"gel esilam, uyuyalım ama sıkı sıkı sarıl bana çünkü birlikte son gecemiz."
Ablama sıkıca sarılmıştım,bu konağa dair hiçbir şeyi hiç kimseyi özlemeyecektim, ablam hariç!
Onsuz nasıl yapacaktım, hiç bilmiyordum, aklımdaki düşünceleri bir kenara bırakıp ablama sarılıp uykuya daldım.
Sabah uyandığımda gözlerimi açar açmaz, karşımda beyaz bir gelinlik
görmüştüm.Tepkim sadece gülümsemek olmuştu,acı bir tebessümle karşımdaki gelinliğe bakıyordum.
Daha doğrusu kefenime...
Senden ne kadar kaçmaya çalışsam da başaramadım,seni
giymek zorunda bırakıldım.
Herkese göre sen bir gelinlik olabilirsin ama bana sorarsan, sadece bana giydirilen bir kefensin ötesi değil!
Yataktan çıkıp banyoya girdim, aynanın karşısına geçip yüzümü inceledim,resmen çökmüştüm ruhsuzdum.Kendimi tanıyamıyordum artık, bu hale gelmemi sağlayan herkesten nefret ediyordum ve ölene kadar da etmeye devam edeceğim.
Kafamı dağıtmak için duş yapmaya karar verdim ama soğuk bir suyla, kendime gelmeliydim. sonuçta artık evleniyordum gelin oluyordu, değil mi?Hiç gelin düğünde somurturmuydu, sonra ne derlerdi MİLLET!
Annemin ruhu bana karışmış olmalıydı galiba,daha fazla beklemeyip soğuk suyun altına girdim,su akarken öylece boşluğa dalmıştım, artık yeni bir kimliğim olacaktı yeni bir hayatım!
Avşin değil Haznedar olacaktım.
Aram haznedarın karısı,ne şanslıydım değil mi?Herkes böyle düşünüyordu ama ben değil keşke benim yerimde olsalardı bakalım böyle şuursuzca konuşabilecekler miydi?
Elime katı birşey alıp aynaya fırlattım,sinirden delirmek üzereydim.Bu hayatta neyden kaçtıysam, o şey gelip beni bir şekilde bulmuştu, paramparça olan aynaya bakıyordum.
Benim içimde aynı öyleydi! paramparça...
Elim kanıyordu,bende kimsenin kanları görmemesi için hemen lekeleri temizledikten sonra yara bandı katmıştım.

Duştan çıkıp bornozumu giydikten sonra ablama bakınmıştım ama yoktu,büyük ihtimalle annem çağırmıştı, dolaba yönelip gelinliği elime alıp incelemeye başladım.
Kefenim çok güzeldi gerçekten!
Annemin acele bir tavırla odaya girmesine şaşırmıştım,, neden bu kadar acelece görünüyordu anlamamıştım.
-"anne bir sakin ol, ne bu acele?"
-"kızım çok işimiz var çok, bak kayınvaliden ne göndermiş, aslında sabah erken göndermişti ama odana koymayı unutmuşum al kızım bunu giy gelinliğin altına hadi benim çok işim var"
Annem odadan çıkınca bıraktığı kutuyu açıp içindekilere baktım gördüklerime şaşırmamıştım. beyaz saten bir gecelik ve jartiyer göndermişti.
Artık herşeyi oluruna bırakmıştım çünkü ne kadar çabalarsam çabalayayım boşunaydı, geceliği ve jartiyeri giyip gelinliğimi de giymiştim.Saçım ve makyajımda hazırlandıktan sonra artık hazırdım.

(Esilanın gelinliği)

(Esilanın saçı)
Ablamında yanıma gelmesiyle artık tek şey kalmıştı,erkek tarafının gelmesi bu konakta son saatlerimdi, istemesem de duygulanmıştım,sonuçta bu konakta ağlayıp bu konakta gülmüştüm, en zoru da ablamı bırakıp gitmekti.
-"abla seni çok seviyorum iyi ki benim ablamsın, iyi ki..seni çok özlüyeceğim kendine iyi bak olur mu?"
-"bende kardeşim bende,sende kendine iyi bak, en ufak bir olumsuzlukta hemen beni ara, asla sahipsiz hissetme kendini o konakta,
senin ardında dağ gibi ablan var."
-"biliyorum ablam, bunun rahatlığı ve özgüveni var zaten üstümde, o konakta benimle bedenen birlikte olmasan bile ruhen hep yanımda olacaksın, varlığını hep hissedeceğim."
Son kez sarılmıştım ablama, ayrılmamızı sağlayan gelen zılgıt sesleriydi, gelmişlerdi ve böylelikle benim bu konakta ki sürem dolmuştu.