İçeriğe geç

Aşiret Öğretmeni

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Aşiret Öğretmeni

Bölüm 2

Ateş ve Barut

Aysu sabah erkenden uyandığında Mardin güneşi çoktan doğmuştu.

Köydeki öğretmen lojmanı tahmin ettiğinden daha eskiydi ama şikâyet etmeye niyeti yoktu.

Buraya kendi isteğiyle gelmişti.

Kimse onu zorlamamıştı.

Pencereden dışarı bakarken bir önceki gün karşılaştığı adam aklına geldi.

Miran Aslan…

Adını köydeki kadınlardan öğrenmişti.

Miran’ın adını duyan herkesin sesi değişiyordu.

Kimi saygıyla konuşuyor, kimi korkuyla susuyordu.

Aysu ise sadece gözlerini devirmişti.

“Ne olmuş aşiret ağasıysa?” diye söylenmişti.

İlk ders günü çocuklar heyecanla sınıfa doluştu.

Aysu kısa sürede hepsinin sevgisini kazanmıştı.

Tam matematik anlatırken dışarıda motor sesleri duyuldu.

Ardından siyah araçlar okulun önünde durdu.

Çocuklar bir anda camlara koştu.

“Ağa geldi!”

“Ağa Miran geldi!”

Aysu kaşlarını çattı.

Bu kadar olay neydi?

Kapı açıldı.

Ve Miran içeri girdi.

Siyah gömleği, ciddi yüzü ve yanında duran adamlarıyla sınıf bir anda sessizliğe gömüldü.

Aysu ise tahtanın önünde dikilmeye devam etti.

“Dersteyiz.”

Miran ona baktı.

“Sınıfı görmek istedim.”

“Kapıyı çalıp izin isteyebilirdiniz.”

Çocukların gözleri büyüdü.

Kimse Miran’a böyle konuşmazdı.

Miran birkaç saniye boyunca sessiz kaldı.

Sonra yavaşça sınıfa göz gezdirdi.

“Çocuklar memnun mu?”

Aysu hemen atıldı.

“Onlar adına cevap verebilirim.”

“Ben sana sormadım öğretmen.”

“Ben de sizin okul denetçisi olduğunuzu düşünmüyorum.”

Sınıfta birkaç çocuk gülmemek için dudaklarını ısırdı.

Miran’ın bakışları sertleşti.

Aysu ise zerre geri adım atmıyordu.

İkisi de inatçıydı.

İkisi de kaybetmeyi sevmiyordu.

Tam bir savaş gibiydi.

Öğle arasında Aysu okul bahçesinde otururken bir gölge üzerine düştü.

Başını kaldırdı.

Tahmin ettiği kişi karşısında duruyordu.

Miran.

“Köyü sevmedin galiba.”

Aysu kollarını bağladı.

“Seni sevmediğim kesin.”

Miran’ın dudaklarında hafif bir gülümseme oluştu.

“İlk kez biri bunu yüzüme söylüyor.”

“Alışsan iyi olur.”

“Sen kendini çok cesur sanıyorsun.”

Aysu ayağa kalktı.

Aralarındaki mesafe iyice azalmıştı.

“Hayır. Sadece senden korkmuyorum.”

Bu söz Miran’ın dikkatini çekti.

Çünkü yıllardır insanlar onun karşısında gözlerini kaçırırdı.

Bu kız ise gözlerinin içine bakıyordu.

Üstelik meydan okuyarak.

“Burada herkes korkar.”

“Ben İzmirliyim.”

Miran kaşını kaldırdı.

“Bunun ne ilgisi var?”

“Biz denizin ortasında büyüdük. Dalgalardan korkmadık. Senden de korkmam.”

Bir an sessizlik oldu.

Sonra Miran istemsizce güldü.

Gerçekten güldü.

Aysu şaşkınlıkla ona baktı.

“Sen gülebiliyormuşsun.”

“Sen de düşündüğüm kadar sıkıcı değilmişsin.”

“Bu iltifat mıydı?”

“Sayılır.”

Aysu istemsizce gülümsedi.

Ama hemen toparlandı.

“Şımarma.”

Miran başını eğdi.

“Sen de.”

İkisi de fark etmemişti.

Artık tartışmaları sinirden çok başka bir şeye dönüşmeye başlamıştı.

Ve bu durum ikisinin de hoşuna gitmiyordu

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.