İçeriğe geç

Aşiret Öğretmeni

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Aşiret Öğretmeni

Bölüm 3

Pes etmeyeceğim

Aysu, Karataş Köyü'ne geleli iki hafta olmuştu.

İlk günkü heyecanı hâlâ sürüyordu ama Miran Aslan yüzünden sabrı tükenmeye başlamıştı.

Çünkü adam resmen onunla uğraşıyordu.

Hem de bilerek.

Bir sabah okula geldiğinde sınıfın kapısının önünde durup kaldı.

Sıralar yoktu.

Bütün sıralar kaybolmuştu.

"Bu da ne demek oluyor?"

Çocuklar şaşkın şaşkın etrafa bakıyordu.

Aysu hemen köy muhtarını buldu.

"Okulun sıraları nerede?"

Muhtar kafasını kaşıdı.

"Şey... Ağa aldı."

"Ağa mı aldı?"

"Evet."

"Neden?"

"Yenilenecekmiş."

Aysu sinirden derin bir nefes aldı.

"Peki yenileri nerede?"

"Henüz yok."

Yarım saat sonra Miran'ın konağının önündeydi.

Kapıdaki adamlar bile onun gelişini görünce birbirine baktı.

Aysu fırtına gibi içeri girdi.

Miran avluda kahvesini içiyordu.

Onu görünce hiç şaşırmadı.

"Sıraları sen mi aldın?"

"Evet."

"Neden?"

"Eskimişlerdi."

"Yerine yenilerini göndermedin."

"Göndereceğim."

"Ne zaman?"

Miran kahvesinden bir yudum aldı.

"Bir ara."

Aysu'nun gözleri büyüdü.

"Bir ara mı?"

"Evet."

"Çocuklar yerde mi otursun?"

Miran omuz silkti.

"İstersen."

Aysu sinirden kıpkırmızı olmuştu.

"Sen tam bir baş belasısın."

Miran'ın dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.

İstediği tepkiyi almıştı.

"Teşekkür ederim."

Ertesi gün okulun suyu kesildi.

Sonraki gün internet gitti.

Bir gün kalorifer çalışmadı.

Bir gün okul bahçesine kum yığılmıştı.

Aysu her seferinde aynı cevabı alıyordu.

"Miran Ağa'nın talimatı."

Artık delirmek üzereydi.

Akşamüstü yine konağa gitti.

Miran onu görünce gülmemek için kendini zor tuttu.

"Bu hafta dördüncü gelişin."

"Senin yüzünden."

"Ne yaptım yine?"

Aysu masaya eğildi.

"Okulun suyunu kestin."

"Tamir ediliyor."

"İnterneti kestin."

"Yenileniyor."

"Bahçeye kamyonla kum döktün."

"Çocuklar oynasın diye."

"Yalancı!"

Miran ilk kez kahkaha attı.

Gerçek bir kahkaha.

Aysu birkaç saniye donup kaldı.

Çünkü adam gülerken bambaşka görünüyordu.

Ama bunu fark ettiğini belli etmedi.

"Komik olan ne?"

Miran ona baktı.

"Pes etmemen."

"Ne?"

"Buraya gelen öğretmenlerin çoğu ilk haftadan tayin isterdi."

Aysu dikleşti.

"Ben onlar değilim."

"Farkındayım."

"Gitmeyeceğim."

"Onu da fark ettim."

Miran gözlerini ondan ayırmadan konuştu.

"Ne kadar zorlarsam zorlayayım gitmeyeceksin."

Aysu şaşkınlıkla baktı.

Demek gerçekten bilerek yapıyordu.

"Sen..."

"Evet."

"Bilerek uğraşıyorsun."

Miran ayağa kalktı.

Uzun boyuyla Aysu'nun karşısında durdu.

"Çünkü merak ediyorum."

"Neyi?"

"Nerede pes edeceğini."

Aysu gözlerini kıstı.

Sonra parmağını ona doğru salladı.

"Dinle Miran Aslan."

Miran sessizce bekledi.

"Sen pes edeceksin."

"Ben mi?"

"Evet."

"Nasıl yani?"

"Bir gün benimle uğraşmaktan sıkılacaksın."

Miran hafifçe gülümsedi.

"Sanmıyorum öğretmen."

"Ben de senden korkacağımı sanmıyorum ağa."

İkisi de geri adım atmadı.

Ama ilk kez ikisinin de kalbi olması gerekenden biraz daha hızlı atıyordu.

Ve bu durum giderek daha tehlikeli hale geliyordu...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.