İçeriğe geç

Aşiret

Bölüm 9 · 9 dk okuma

Aşiret

Bölüm 9

9. Bölüm

Batuhan acele ile demin bağırdığı adamın yanına gitti. Ben de arkasından gittim. "Çocuğun mu vardı?" Diye sordu Öykü'nun elini tutan adam. Batuhan sinirle Öykü'yü kolundan tutup çekti. Öykü Yiğit denilen adamın elini bırakıp Batuhan'ın arkasına geçti. "Bu arada hediyen elime ulaştı, ne kadar ince bir düşünce." Dedi Yiğit, Batuhan sinirlerine hakim olmaya çalışırken elini yumruk yapıp sıkıyordu.

"Böyle devam edersen sana daha çok hediye yollayacağım."

Yiğit ve Batuhan arasındaki gerginlik belliydi ama ne gerginliği? Onu anlamadım. İkisi sinirle konuşurken Öykü'ye baktım. "Yenge, kısa biz zaman sonra tekrar görüşeceğiz." Diyen Yiğit dikkatimi bozmuştu. Ona baktığımda bana gülümsedi. Öykü'ye göz kırparak yanımızdan ayrıldı.

Batuhan sinirle Öykü'ye dönüp derin bir nefes alıp verdi. Öykü'nün önünde eğilip "Öykü yabancılar ile konuşmaman gerekiyor." Diye söyledi, Öykü bana bakınca "Batuhan haklı." Diyerek Batuhan'ı savundum. Öykü benden bir hayır gelmeyeceğini anlayınca tekrar Batuhan'a baktı. "Ama bana senin arkadaşın olduğunu dedi." Diye söyledi, Batuhan sinirlerini koturol etmek istercesine derin bir nefes alış verişi yaptı. "Benim seni tanıştırmadığım hiç kimse arkadaşım değil. Bi daha yapma tamam mı?" Dedi, Öykü kafasını olumlu anlamda sallayınca Batuhan ayağa kalkıp bana baktı.

"Eva eve gidin, bu gün mümkünse korumasız dışarı çıkmayın."

Batuhan'ın dediği cümleden sonra eve geçmiştik. Batuhan ise kapıya koruma koydurmuştu. Gün boyu evde durup Öykü ile oynamıştık. Geceye doğru Batuhan eve gelmişti. Yorgun olduğu için yemekten sonra direkt uyumuştu. Ben ise Öykü'yü yatırıp yatağa geçtim. Yatağa geçtiğinde Batuhan'ı izledim.

Cumartesi

Gözlerimi açıp etrafa baktım. Yatağımda biri eksik gibi hissettim. Kocam yokmuş. Yataktan kalkıp odadan çıktım. Çalışanlardan birine "Batuhan nerde?" Diye sordum ama Batuhan'ın sesi gelince cevap vermediği halde teşekkür edip sesin geldiği yöne doğru yürüdüm.

Yemek masasının etrafında oturmuşlardı. Eva, Batuhan ve tanımadığım birisi vardı. Büyük ihtimalle bu Yusuf'du. Sandalyenin bir tanesini çekip oturdum. "Günaydın yenge." Dedi Yusuf diye düşündüğüm kişi. "Günaydın, Yusufdimi?" Diye sordum. Kafasını olumlu anlamda aşağı yukarı sallarken "Evet." Diye cevap verdi. "Ne ara geldin?" Dedim gülümseyerek. Çalışanlardan biri önüme yemeği koyunca teşekkür etmeyi de ihmal etmedim.

"Sabah beşte geldim de abim aldı beni." Dedi Yusuf, dediği cümlenin ardından Batuhan'a baktım. "Uyandırsaydın ya beraber gidip alırdık." Diye söylendim. Batuhan gülümseyip "Uykunu bölmek istemedim ki bu gün zaten yorulacaksın." Dedi, bugün ne vardı ki? Hatırlayınca kaşlarımı çattım. Bugün akrabaları gelecekti. Kaşlarım normal hale getirip gülümsedim. "Ne kadar mutluyum, anlayamazsın(!)"

Küçük bir kahkaha dan sonra Batuhan bana bakıp "Çalışanlara ne hazırlamaları gerektiğini söyledim yarım saate falan burada olurlar." Dedi, keşke bir şey olsa da gelmeseler.

Kahvaltımı yaptıktan sonra kapının çalması ile göz devirdim. Ya bu kadar erken gelinir mi? Derin bir nefes alıp verdim. "Baban ve annenin ismi ne?" Dedim Batuhan'a bakarak. Salona doğru geçerken Yusuf gülerek "Yenge ayıp be." Dedi, ardından Öykü'yü kucağına alıp koşarak salona gitti. "Emel ve Baha." Diye cevap verdi Batuhan .

Salona geçmemizle salona Batuhan'ın annesi geldi. "Biricik oğlum, hoş geldin!" Diye bağırdı ardından koşarak Yusuf'a sarıldı. Arkasından babası salona geldi. Anlaşılan erkenden geldiler. Ne kadar güzel.

Yusuf ve sevgili ailesi konuşurken ben de üstümü değişmek için yukarı çıktım. Giyinme odasına geçip ne giysem diye etrafa baktım. Kapı açılınca kapıya baktım. Batuhan içeri girmişti. Belki üstümü değişiyorum bodoslama giriyor içeri. "Tüh ya çıplak olursun diye düşünmüştüm." Dedi Batuhan alayla, göz devirdim.

"Demin dediğine mi alındın?" Diye sordu, demin kim ne dedi ki? "Duymadım bile." Dedim. Batuhan 'boş ver o zaman' dercesine bakıp gülümsedi. Tam çıkacakken bana bakıp "İstersen üstünü değişmene yardım edebilirim." Dedi, ona karşı boş boş bakınca "İyi, çıktım ben." Deyip çıktı. Arkasından gülümseyerek baktım.

Üstüme beyaz bir tişört ve siyah pantolon giyip odadan çıktım. Tekrar yanlarına gittiğimde çoğu kişi gelmişti bile. Ne kadar şanslıyım (!) "Gelin kızımız da gelmiş." Dedi kadınlardan biri. Gülümseyip "Asıl siz gelmişsiniz, hos geldiniz." Dedim. Bir sürü kadın vardı, erkekler olmayınca etrafa baktım. Batuhan beni burada tek mi bıraktı? Göz ucu ile bakıp içimden saymaya çalıştım. Bir kadın, iki kadın, üç kadın..

"Hoş buldum yeni gelin." Dedi deminki kadın. Tekli koltuğa oturacakken kapıdan geçen Batuhan'ı görüp yanına gittim. "Batuhan." Diye seslendim sessizce. Batuhan bana bakınca "Daha gelecek var mı?" Diye sordum. Batuhan gülümseyerek "Aşiretiz biz, çekirdek aile falan mı bekliyordun?" Diye söylendi. Oflayıp Batuhan'a baktım. Batuhan ise gülümseyerek evden çıktı. Evden mi kaçıyor? Dış kapıya geçip baktım. Bir sürü adam vardı.

Tekrar salona geçip tekli koltuğa oturdum. Kendi aralarında bir şeyle konuşurlarken aralarındaki en sessiz olan kadın bana baktı. "Kızım sen kaç yaşındasın?" Diye sordu, Batuhan'ın annesi bana dik dik bakarken onu umursamamaya çalışarak soruyu soran kadına baktım. "On sekiz yaşındayım." Dedim. Kadınlar birden sevgili anneciğime bakınca bana sinirli bir şekilde baktığını gördüm. Yaşımı büyük söylememi falan mı bekliyordu? Siz on sekiz yaşında birini eşya gibi almaya utanmıyorsunuz ama sorulunca mı sinirleniyorsunuz?

"Batuhan da yirmi olacak, çok yaş yok aralarında."

Anneciğimin bunu demesine karşı kaşlarımı çattım. Bana yönelen soruyla kaşlarımı normal haline getirdim. "Düğüne neden çağırmadınız? Alındık doğrusu." Dedi ilk geldiğimde 'gelin' diyen kadın. Batuhan'ın annesine baktım. Demek ki bu kadınların bir şeyden haberi yoktu. Ne yani? Severek evlendiğimizi falan mı düşünüyorlar? Batuhan'ın annesi yani biricik anneciğim ayağa kalkınca dikkatler ona yönelmişti. "Eva, gel şu yemekleri tekrar söyleyelim." Dedi bana bakarak, anlaşılan beni bir şey dememem için uyaracaktı.

Gülümseyip ayağa kalktım. "Gelinceye konuşmaya devam ederiz, siz kendi eviniz gibi rahat edin." Dedim ve salondan çıktım. Emel isimli anneciğim önden gidince onu takip ettim. Bizim yatak odasına girince ben de girdim. "Ne diyeceğinizi biliyorum." Diyerek söze başladım. Bana karşı kaşlarını çatarak bakıyordu. "Ben de sizin istediğiniz biri gibi davranıyorum. Merak etmeyin, sizi akrabalarınızın yanında utandıracak değilim." Dedim, bana alaylı bir şekilde bakarken onu öldürmemek için kendimi tutuyordum.

"Davranmıyorsun Eva." Dedi anneciğim, ellerimi göğüsümün orda bağlayıp ciddi bir şekilde ona baktım. "Ne yapmışım?" Diye sordum. Karşımda sinir krizine girmiş gibi hızlı bir şekilde nefes alıp veriyordu. "Şaka mısın sen Eva?" Diye söyledi. Bıkkın bir şekilde "Sadece yaşımı söyledim Emel Hanım." Dedim, Emel hanım deyince bi tuhaf oldu. Anneciğim falan mı desem? Kendi düşündüğüm şeye gülmemek için kendimi tutarken Emel Hanım'ın dediği şey yüzünden kahkaha attım.

"Bana anne demen lazım."

Evet, kahkaha atmamın nedeni bu cümleydi. Ciddi bir ortamda olduğumuz aklıma tekrar gelince gülmemi tutmak için dudaklarımı içe doğru büzdüm. "Komik mi Eva?" Diye sordu, evet demek için kendimi tuttum. Artık tüm ciddiyetimi tekrardan topladığım için ciddi bir duruş sergilemeye çalıştım. "Size anne demek kolay ama siz bana kızım diyebilecek misiniz?" Diye sordum.

Sorumun ardından Batuhan odaya girdi. "Nerdesiniz? Sizi soruyorlar." Dedi Batuhan , annesine son bir kere daha bakıp Batuhan'a baktım. "Geliyorum." Deyip odadan çıktım. Ben odadan çıkarken Batuhan içeri girdi. Kapıyı kapatıp odadan çıktığım için ben gözükmüyordum. Bir çılgınlık yapıp kapıdan dinlemeye başladım. "Yine ne oluyor?" Diye sordu Batuhan , biraz daha kapıya yaklaşıp dinlemeye başladım.

"Senin karın beni rezil ediyor." Dedi annesi, nasıl rezil etmişim acaba? "Bir şey yapmadığına eminim." Dedi Batuhan . İşte hayırlı koca ya! Boşuna evli değilim ben bu çocukla. "Batuhan sen de gereksiz olay çıkarmasan bu kıza katlanmak zorunda kalmazdın."

Annesinin dediği üzerine öylece kala kaldım. Tamam benimle isteyerek evlenmediğini tahmin edebiliyorum ama olay dediği şey neydi? "Ben mi gereksiz olay çıkardım?" Dedi Batuhan , sesi oldukça sert çıkıyordu anlaşılan sinirliydi. "Tamam Batuhan , sen bu kız ile yaşamaya devam et." Diye söyledi annesi.

"Bu kız dediğin benim karım, bir dahakine Eva hakkında konuşurken daha düzgün konuş."

Batuhan son cümlesinin söyledikten sonra ayak sesi duyunca hızlıca kapının oradan ayrılıp aşağı indim. Tabii ki aklıma halen daha bahsettikleri olaydayı da ama şu an bunu konuşabileceğimizi zannetmiyorum.

Tekrardan misafirlerin yanına gittikten sonra yine tekli koltuğa oturdum. "Kusura bakmayın, tek tek anlatmak zorunda kaldım." Dedim, bunu dememle tekrardan soru sormaya devam ettiler. Biricik anneciğim içeri gelince ona baktım. "Hoş geldin anneciğim." Diye söyledim tabiki de anneciğim kelimesini vurgulayarak söyledim. Emel Hanım otururken bana samimiyetsiz bir şekilde gülümseyip "Hoş bulduk kızım." Dedi, kızım kelimesini itici bir tonla söylese de yine de gülümsedim.

Misafirlerin soruları bitmek bilmiyordu en sonda yemek faslına geçince ağızları dolu olduğu için soru da sormadılar. Yemeğin ardından fazla oyalanmadan zaten gittiler. Fazla oyalanmadan derken akşam olmuştu zaten. Gitmeselerdi 'Artık bir gidin.' diye evden kovacaktım. Neyse ki aşırı uslu ve cici bir kız olduğum için böyle bir şey tabii ki de yapamazdım.

Şu an ise salonda Yusuf, Batuhan , ben ve Öykü oturuyorduk. Bu arada Öykü'yü çocuğum zannettiler ama sevgili anneciğim hemen müdahale edip kardeşim olduğunu söyledi. Ne kadar hayırlı bir kaynana (!) Herkese nasip eder umarım.

Öykü'nün uykusu gelince odaya geçip onu yatırdım. Tekrardan salona geçtim. Benim sonra geçmem ile Yusuf ayağa kalktı. "Ee artık karı kocaları yalnız bırakayım." Dedi gülerek, Batuhan yanındaki yastığı Yusuf'un tam kafasına atınca Yusuf kahkaha attı. "Otursana oğlum." Dedi Batuhan , Yusuf ise kafasında olumsuz anlamda sağa sol salladıktan sonra "Ben daha yeni geldim ya, bırak da dinleneyim kardeşim ya." Dedi ardından salondan çıktı.

"Ee karıcım biz de odaya mı geçsek?" Dedi Batuhan , dudak büzerek söylediği için alaylı söylemişti. Karşılık olarak ona dudak büzdüm. "Daha karpuz kesecektik." Dedim, Batuhan bana doğru yaklaşıp "Karpuzu da odada keselim artık." Dedi. Gözlerim dudaklarına kayınca kendimi toparlayıp oturduğum yerden kalktım. Odaya doğru yürürken Batuhan da arkamdan geliyordu. Odaya girecekken vazgeçip giyinme odasına gittim. Ben giyinme odasına gidince Batuhan da arkamdan içeriye girdi.

Pijama alıp Batuhan'a baktım. "Uyumaya mı gidiyoduk odaya?" Dedi, göz devirip üstümdeki tişörtü çıkardım. Üstüme pijamamı giyip altımdaki pantolonu da çıkacakken aklıma Batuhan gelince arkamı dönüp baktım. Duvara yaslanmış beni izliyordu. "Sapık mısın sen?" Dedim, Batuhan ise ağzının suyunu silermiş gibi yaptı. "Ben yokmuşum gibi devam et." Dedi, gülmemek için kendimi tutup önüme geri döndüm.

Altımdaki pantolonu çıkarıp takım olan pijamamı tamamen giydim. "Kendimi deney gibi hissettim." Dedim, arkamı dönüp Batuhan'a baktım. "Beni inceliyorsun ya." Diye açıklama yaptım. Batuhan'ın önüne geçip ona baktım. "Sen de benim deneyim olursun." Dedi, gülümseyip ona baktım. Bi anlık gaza gelmemle Batuhan'ın gömleğindeki düğmeleri yavaşça açmaya başladım.

"Bana sapık diyene bak."

Batuhan'ın dediğine karşılık gülümseyip bütün düğmeleri açtım. "Çocuk gibi ben mi değiştirecem ya?" Dedim, sanki kendi isteğim ile yapmıyor gibi bir de söyleniyorum. Batuhan bana yandan bir bakış atıp üstündeki gömleği çıkardı. Duvara yaslanıp onu izledim. Batuhan üstüne tişört giyince gözüme bir tuhaf geldi. Batuhan kemerini açarken yutkundum. "Sapık mısın ya?" Diye beni taklit etti. Gülerek arkamı döndüm. "Tamam hadi bakmıyorum, utanma." Dedim. Tabiki de iki dakika geçmeden tekrardan önüme dönüp Batuhan'ı izledim.

Altını da değiştirince tek düşündüğüm şey benim götümden daha büyük götü olmasıydı. Hey maşallah.

İkimiz de odaya geçince Batuhan kapıyı kitlemişti. "Kapıyı niye kitledin?" Diye sordum, Batuhan sırıtarak yatağa oturunca "Rahatsız olmayalım diye." Dedi. Gülerek yatağa geçtim. Batuhan elini dizime koyup bana baktı. "Eva, ben seni rahatsız etmiyorum dimi?" Diye sordu, neden birden böyle bi soru sordu ki? "Hayır, neden ki?" Diye sordum. Gözlerine baktım. "Amcam onlar söyledi, kızı rahatsız etme falan diye. O nedenle aklıma takıldı." Diye açıklama yaptı.

Anlık gelen hevesle yanağını öptüm. "Ya biricik kocacım, sen büyüdün de beni mi düşünüyorsun?" Diye sordum, ardından yanaklarını sıktım. Batuhan elini dizimden çekip yanağındaki elimin üstüne koydu. "Ah, yanaklarım.." Diye söylenerek elimi yanaklarından ittirdi. Kaşlarını çatarak bana baktı. Ardından güldü.

"Sen var ya.."

"Hı? Ben varım ya." Dememle Batuhan'ın beni kucağına alması bir oldu. Şaşkınlıkla ona baktım. Elini belime sarınca içimdeki kelebekler havalandı. Beni iyicene kendine çekince ona baktım. "Utandın sanki?" Dedi, ellerimi yanaklarıma koydum. Kızarmış mıydı? Yok daha neler. Elimi boynuna sarıp "Ne münasebet canım?" Diye sordum. Alaylı tavrımı bir kenara bırakıp şuanlık bulunduğumuz ortama baktım.

Yataktayız.

Ben Batuhan'ın kucağındayım.

Elleri belimde.

Elimi boynuna sarmışım.

Ve dudağıma bakıyor.

"Eva," diyerek söze başladı. "Öpsem tokat yer miyim?" Diye sordu. Kafamı olumsuz anlamda salladım. Düşüsenize kocam beni öptü diye tokat atıp ayrılıyorum. Tabi kocam sadece sözde kocam ama her neyse. "Seni seviyorum." dedikten sonra dudağıma yapıştı.

Bölüm sonu

2 yorum