Kalbimde oluşan kelebeklerin ardından ona baktım. Bana kendi için özel bir yeri mi gösterecekti? Kalbimin hızlı atışı yüzüme gülümseme olarak yerleşti. Kapıyı açınca içeriye baktım. Büyük bir odaydı. Genç odası gibi ama çocuk odasına da benziyordu. "Burayı Mirhan'ın." Dedi, Mirhan kimdi? Ona baktım. Odaya tam anlamı ile girince ben de odaya girdim. Odada bir kaç madalya vardı. Detaylı baktığımda basketboldan olduğunu gördüm. Batuhan'a döndüm, duvara yaslanmış beni izliyordu. "Mirhan kim?" Diye sordum, bana gülümsedi. "Kardeşim, benim için bu hayattaki en değerli kişidir." Dedi, demek ki kardeşini çok seviyor. "Benim de kardeşim var ama bir daha onu göreceğimi sanmıyorum." Dedim, Batuhan kaşlarını çatıp "Neden?" Diye sordu, annemle babamın yanında olduğu için yanına gidemiyorum. Aslında giderim ama ne annemi ne de babamı görmek istemiyorum bu nedenle onu da göremiyorum. Batuhan elimden tutunca ona baktım. "İstersen kardeşin bizimle yaşayabilir." Dedi, gülümseyip ona baktım. "Gerçekten mi?" Dedim, Batuhan gülümseyip "Burası ikimizin evi istediğin gelebilir." Dedi, sevinçten Batuhan'a sarıldım. Daha sabah 'bunu yapma' diye sarılmaktan bahseden Batuhan da şuan benim sarılmama karşılık verip bana sarıldı.
Sarılmamız bitince salona geçtik. Yemek masasına otururken "Bu arada bir kaç güne Mirhan gelecek." Dedi, Mirhan hakkında pek konuşmamıştık. Yani sadece ismini biliyordum. "Nereden gelecek?" Dedim, sandalyeye oturup ona baktım. "Amerika'dan, liseyi orada okuyor." Dedi, hey maşallah. Ona gelince cidden ponpon kızlar var mı? diye sormam lazımdı. "Daha yeni lise ikiyi bitirdi. Büyük ihtimalle Türkiye'ye gelince bizde kalır." Dedi, yaşıt olmayan biri nasıl yurt dışında? Neyse parası olan düdüğü çalıyor her halde. "Sorun olmaz değil mi?" Dedi, önüme koyulan değişik yemeğe bakmaktan kafamı kaldırıp Batuhan'a baktım. "Tabi ki sorun olmaz." Dedim, Batuhan gülümseyince yemeğimi yemeye başladım.
Yemek işi bitince Batuhan ile film izlemeye karar verdik. Ben film seçerken o evde çalışan kişilere eve gitmelerini söyledi. Zaten başka bir şeye ihtiyacımız kalmamıştı. Yanıma gelince bana baktı "Seçtin mi?" Dedi, gülümseyip telefonumdan iki film gösterdim. Birinci filmi gösterdim. "Bu romantik komedi. Başrolde kız güzeldi o yüzden geçtim." Dedim gülümseyerek. Batuhan elimden telefonu alıp konusunu sesli bir şekilde okudu. "Okul hayatında başarılı olamayan Olivya. Öğretmeni ile sex yapmaya çalışır. Öğretmeni ile yasak aşk yaşayan Olivy-" Derken Batuhan'ın sözünü kestim. "Sadece kız güzel diye seçmiştim, ben ne bileyim böyle sapık film?" Dedim, Batuhan kahkahalar atarak "Yani böyle filmler ile bana gizli mesaj mı veriyorsun?" Dedi, yanaklarım yavaş yavaş kızarırken onun kahkaha atmasını izledim. Kahkaha atması bitince elinden telefonu aldım. İkinci filmi gösterdim. "Bekle önce konusunu okuyacam." Dedim, dikkatlice konuyu okudum ardından telefonu Batuhan'a uzattım. "Al oku." Dedim, Batuhan telefonu alıp masaya koydu. "Sen okudun ya anlatsana konusunu." Dedi, konuyu okudum ama anlamadım ki. "Boş ver saçma bi filmdi. Sen seç." Dediğimde gülümseyip televizyonu açtı.
"Korku filmi izler misin?" Diye sordu, kafamı onaylarcasına salladım. Birer korku filmi açtı. "Korkarsan sarılabilirsin." Dedi sırıtarak, Batuhan'a bakıp "Sen benle flört mü ediyorsun?" Diye sordum. Batuhan kafasını olumsuz anlamda sallayıp "Haşa canım, karımla neden flört edeyim?" Dedi alayla, gülümseyip önüme döndüm. Televizyonda açtığı o korku filmi başlamıştı. Ürpertici bir müzik çalınca tüylerim diken diken oldu. Arkama yaslanınca Batuhan omzuma kolunu attı. Korku filmi izlerken çoktan ortasına gelmiştik.
Batuhan bana bakıp "Korksana lan." Dedi, televizyonda oynayan filmi durdurunca ona baktım. "Anlamadım." Dedim, Batuhan kolunu çekip bana doğru döndü. "Korkup bana sarılman lazımdı." Dedi, gülümseyip ona baktım. "Sen sarılmak için filmi bahane mi ediyorsun?" Dedim, Batuhan göz devirince kahkaha attım. "Kızma hemen küçük Emrah, korkmasam da sarılırım sana." Deyip Batuhan'a sarıldım. Batuhan da bana sarılınca amacına ulaştı.
Sarılma işi bitince bir süre daha film izledik. Film bitince yatağa geçtik Batuhan sözde korkarım diye gece yanımda uyuyacağını dedi. Şahsen ben çok çabuk ikna oldum. Yatağa oturup ona baktım. "Yatsana." Dedim, hiç itiraz etmeden yatağa geçip uzandı. "Ne gerek var bu kadar ısrar etmeye karıcığım?" Dedi alayla, yatağa uzanıp ona baktım. Yastığa kafasını koyup duvara bakıyordu ben ise onu izliyordum. "Biliyorum aşıksın bana ama gözlerinle beni taciz ediyor gibisin." Deyip bana doğru döndü. Bana döndüğü gibi gözümü kapattım.
Batuhan burnumdan öpünce gülümsedim. "İyi geceler güzelim." Dediğinde gözümü açıp "İyi geceler." Dedim, gülümseyip gözünü kapattı. Ardından gözünü kapatıp uykuya geçtim.
Her yerine bembeyaz olduğu bir yerdeydim. Herkes yanındaki kişiyle bi aradayken yanımda kimse yoktu. Karşıma duran sözde canım ailem vardı. Ayağa kalkıp onlara doğru ilerledim. "Eva gitme." Diye duyduğum sesle arkama baktım. Batuhan bana bakıyordu. Karşımda duran ailem beni fark etmemişti bile. Yolumu değişip Batuhan'ın yanına doğru gittim. Arkamdan bi çığlık gelinceye oraya baktım. "Abla beni bırakma!" Diye isyan eden kişi kardeşimden başka biri değildi. Batuhan'a baktığımda ortadan kaybolmuştu.
Tekrar kardeşime yani Öykü'ye baktığımda Batuhan'ın yanındaydı. Batuhan ve Öykü'nün yanına giderken karşıma annem babam çıktı. "Evleneceksin!" Diye bağırdı babam. Annem de bana dik dik bakıp "Öykü de senin gibi olacak." Dedi.
Zorlukla nefes nefese yataktan kalktım. Batuhan bana bakıyordu. "İyi misin?" Diye sordu. Zorla yutkundum. "Deminden beri bağırıyorsun, kabus mu gördün?" Dedi, Batuhan'a doğru baktım. Gözüm pencereye kaydı. Güneş çoktan doğumuştu. "İyiyim." Diye söylendim. Batuhan yataktan kalkınca ona baktım. Elimi tutup beni yataktan kaldırdı. "Hadi elini yüzünü yıkayalım." Dedi, beraber banyoya geçtik. Elimi yüzümü yıkamaya yardımcı olduktan sonra salona indik. Biraz daha kendime gelmiştim ama kabus tam kalbime dokunmuştu.
"Öykü'yü görmek istiyorum."
Batuhan bir sey demeden elimden tutup beni kaldırdı. "Üstünü değişelim gideriz." Dedi, oturduğum yerden kalkıp beraber giyinme odasına geçtik. Üstüme beyaz bir elbise giydim ama tüylerim buna pek uygun değildi. En kısa zamanda ağda yapmam lazım. Elbiseyi çıkarıp kot pantolon üstüme bir şey seçerken Batuhan içeri girip bana baktı. İçeri girdi derken giyinme odasının ortasında küçük bi duvar vardı ve bi tarafı onun bi tarafı benimdi. Oradan geçip benim tarafıma geldi. Siyah bi pantolon üstüme beyaz bi gömlek vardı. Gömleğinin düğmesini iliklerken onu izledim.
Batuhan düğmelerini tamamen ilikledikten sonra alt dudağını yaladı. Neden yaladı bu dudağını? Afallayıp bi an ne yapacağımı şaşırdım. "Böyle mi geleceksin?" Dedi baştan aşağı beni süzerken. Üstüme baktığımda üstten sadece sütyen giydiğimi fark ettim. Sinirle önüme gelen ilk bluzu giydim. "Güzel oldu ama benim tercihim öncekiydi." Dedi Batuhan yanıma doğru gelerek. Göz devirdim. "Sence ceket giyeyim mi?" Dedi, kafamı olumlu anlamda salladım. Batuhan üstüne ceket giyince ben de saçımı topladım.
Beraber evden çıkıp arabaya geçtik. Bizim evi tarif ettim. Yol boyu beni güldürmek için espiriler yaptı ama benim aklım halen daha kabustaydı. Eve gelince arabayı park edip arabadan indik. Evin kapısının önüne gelip kapıyı çaldım. Bekledim, bekledim ama kapıyı açan olmadı. Batuhan'a baktığımda komşuyla konuşuyordu. "Eva gel taşınmışlar." Diye seslendi, Batuhan'ın yanına gittim. Tekrar arabaya bindik. Arabayı çalıştırıp gideceğimiz yere sürdü. Araba durunca etrafa baktım. Apartmanın önünde kos kocaman Kuday Sitesi yazıyordu. Harika ya! Cidden harika! Kızını Batuhan Kuday'a sat. Kuday'lardan para al bir de onların yaptırdığı sitelerden birinde otur.
Batuhan elimi tutup evin tam önüne götürdü. Kapıyı kendisi çaldı, kapıyı annem açınca ona baktım. Saçını boyanmış, o beyaz saçları yerine sarı saçlar gelmiş. Üstündeki kıyafetin marka olduğu belliydi. Tam para için kızı satan anne kombini. "Öykü burada mı?" Dedim, annem kafasını onaylarcasına salladı. Ayakkabımı çıkarıp içeriye girdim. Batuhan da arkamdan girince etrafa baktım. Altın renginde kapılar mı? Görgüsüzler.
Öykü yanıma koşarak gelince ona sarıldım. "Ablam!" Diye sevinçle bağıran Öykü'yü kucağıma alıp döndürdüm. Öykü'yü yere bırakınca "Abla bak büyük bi oyuncak evim var!" Diye bağırdı, arından elimden tutup kendi odası diye tahmin ettiğim yere götürdü. Odası tamamen pembe oyuncaklarla dolu bir odaydı. Resmen hayalimdeki odaydı. Batuhan yanımıza gelince Öykü ona baktı. "Ben Öykü." Deyip elini uzattı. Batuhan Öykü'nün elini sıkıp "Ben de Batuhan, memnun oldum küçük hanım." Dedi, ikisinin tanışmasını izlerken odaya babam girdi. Babamın ardından annem de odaya girdi. "Eva?" Diye soran babama baktım. Umursamadan Öykü'ye bakıp "Birtanem bir kaç gün bizde kalmak ister misin?" Dedim Öykü bana sarılınca gülümsedim.
"Olur!" Diye bağırdı Öykü, Batuhan'a bakıp "Öykü'nün kıyafetlerini alsana." Dedim Batuhan bana bakarken "Ya da boş ver, buradan bir şeye gerek yok." Deyip Öykü'yü kucağına aldım. "Eva konuşalım mı?" Dedi babam, Öykü'yü Batuhan'a verdim. "Bebeğim siz arabaya geçin geliyorum hemen." Dedim, önce Öykü'nün yanağını sonra Batuhan'ın yanağını öptüm. Batuhan ve Öykü evden çıkınca babama baktım. Beraber salona geçtik. Salonu da altın rengindeydi cidden sonradan görmeyi tam anlamıyla yaşıyorlar. Tamam ben de sonradan gördüm ama görgüsüz değilim, dimi?
"Nasılsın kızım?" Dedi annem, gülümsedim. "Kızım derken?" Diye sordum alayla babamla annem birbirine bakınca konuşmaya devam ettim. "Kızınız olsaydım beni satmazdınız." Dedim, babam bana bakıp "Ama şuan mutlusun, değil mi?" Dedi, şaka yapıyor her halde? "Hem biz bunu yapmak zorundaydık." Dedi annem. Alay eder gibi kendilerini buna inandırıp bana mı anlatıyorlar? "Hıhm, öyledir. Bitti mi?" Deyip ayağa kalktım. Annem onların 'Bitti' demesini beklemeden evden çıktım. Ayakkabımı giyip arabaya geçtim.
Öykü ile Batuhan arabanın içinde oyun oynuyordu. İkisine gülüp baktım. "Batuhan abiyle biz oyuncakcıya gidecez." Dedi Öykü, Batuhan'a bakıp gülümsedim. "Gidersiniz güzelim." Dedim Öykü'ye bakarak. Öykü'nün emniyet kemerini takmak için uzandım ama Batuhan durmam için omzuma dokundu. "Öykü kendisi yapabiliyor." Dedi, arından Öykü'ye bakıp "Dimi Öykü?" Diye konuştu. Öykü gülümseyip emniyet kemerini taktı. "Aferim benim birtaneme!" Diye sevinçle bağırdım. Öykü gülerken ben önüme döndüm. Kendi emniyeti kemerimi takınca Batuhan arabayı çalıştırdı. Arabayı sürerken bir yandan Öykü ile konuşuyordu.
Oyuncakcıya gelince Öykü ile Batuhan önden gitti bile. Arkalarından girdim ama Öykü elindeki barbie ile bize bakıyordu. "Öykü hanım bunu da alalım mı?" Diye sordu Batuhan elindeki tabancayı göstererek. Öykü bakıp "Onun pembe olanını istiyorum." Dedi, ben onları izlerken bir sürü oyuncak almışlardı. Batuhan parayı ödeyince çıktık. "Yemek yiyelim mi?" Dedi Batuhan, Öykü Batuhan'a bakıp "Ben isterim." Dedi gülerek. Ulan Öykü bi sakin. Kocamın parasını bitiriyorsun. Batuhan, ben ve Öykü hep beraber ni kafeye geçtik.
Hep beraber oturduk. Hepimiz sipariş verirken Öykü'cük menüye bakıyordu. "Abla ne yazıyo burada ben okuyamıyorum ki." Dedi, gülüp ona tek tek yazanları okudum. "Ben duşi istiyorum ismi çok güzel." Dedi Öykü, suşi mi demek istedi galiba. "Bebeğim köfte ister misin?" Dedim Öykü kafasını olumlu anlamda sallayınca Batuhan Öykü'nün siparişini demeye kasaya gitti.
Batuhan kalkınca Batuhan'ın sandalyesine biri oturdu. "Eva olmalısın." Dedi yüzündeki gülümsemeyle. Anlamayarak kaşlarımı çattım. "Evet de siz kimsiniz?" Dedim, karşıma oturan kişi beni baştan aşağı süzdü. "Batuhan'ı benden çalan kız ile tanışmak istedim sadece." Dedi, ne saçmalıyordu bu?
