Zorbamıza Zorbalanacak Bir Kız Çıktı
Bölüm 7: Söylenmeyen Cümle
Okulda hava değişmişti.
Artık kimse Aras ve Derin’i ayrı düşünmüyordu.
Ama ikisi de bunu kabul etmiyordu.
Özellikle de Derin.
İpek ise bu durumu “resmen tarih yazılıyor” diye adlandırıyordu.
⸻
İpek sabah koşarak Derin’in yanına geldi.
— BUGÜN!
— Ne bugün?
— SINIF GEZİSİ!
Derin gözlerini devirdi.
— Ve?
İpek sırıttı.
— VE otobüsler var.
— Evet?
— VE otobüslerde yan yana oturuluyor.
Derin durdu.
— Hayır.
— Evet.
— Hayır.
— EVET.
Derin çantasını kapattı.
— Ben yalnız oturacağım.
İpek kahkaha attı.
— Aras buna izin vermez.
— Aras’a kim soruyor?
Tam o sırada sınıfa Aras girdi.
Sanki konuşmayı duymuş gibi direkt Derin’e baktı.
— Yanıma oturuyorsun.
Derin hiç düşünmeden cevap verdi:
— Hayır.
Aras kaşlarını kaldırdı.
— Evet.
— Neden?
— Çünkü uyuyacağım ve düşebilirim.
— Bu benim sorunum değil.
— Senin yanında daha az düşerim.
Derin sustu.
Mantıklıydı.
Ve bu onu sinirlendiriyordu.
— Tamam.
İpek resmen koltuğa çöktü.
— BEN BUNU YAŞIYORUM.
⸻
Otobüs hareket ettiğinde herkes bağırıyor, şarkı söylüyordu.
Aras cam kenarına oturmuştu.
Derin yanına geçti.
Bir süre sessizlik oldu.
Sonra Aras konuştu:
— Buradan güzel manzara var.
— Evet.
— Sen bakmıyorsun.
— Bakıyorum.
— Hayır, telefona bakıyorsun.
Derin telefonu kaldırdı.
— Çalışıyorum.
— Yalan.
Derin gözlerini devirdi.
— Sen neden bu kadar konuşuyorsun?
— Çünkü sen konuşmuyorsun.
Derin bir an sustu.
Sonra sessizce:
— Gerek yok.
Aras başını hafifçe çevirdi.
— Neden?
Derin pencereden dışarı baktı.
— İnsanlar konuşunca daha çok hata yapar.
Aras bir süre onu izledi.
Sonra çok düşük bir sesle:
— Sen hiç hata yapmadın mı?
Derin cevap vermedi.
⸻
Otobüs mola verdiğinde herkes indi.
İpek hemen Derin’e koştu.
— NE OLDU?!
— Hiç.
— YALAN.
— İpek…
— Aras sana baktı mı?
Derin duraksadı.
— Hayır.
İpek sırıttı.
— Bakmış.
— Görmedim.
— Görmedin çünkü kabul etmiyorsun.
Derin cevap vermedi.
Çünkü İpek bu kez biraz haklıydı.
⸻
Mola alanında herkes dağıldı.
Derin bankta otururken Aras yanına geldi.
Elinde iki içecek vardı.
— Al.
Derin aldı.
— Teşekkür ederim.
Aras hafifçe gülümsedi.
— Bu ikinci “teşekkür ederim”in.
Derin kaşlarını kaldırdı.
— Sayıyor musun?
— Evet.
— Neden?
Aras omuz silkti.
— Değişik.
Derin içeceği açtı.
— Ben değişik değilim.
Aras ona baktı.
— Değilsin.
Sonra ekledi:
— Ama yanımda değişiyorsun.
Derin başını kaldırdı.
Bir an göz göze geldiler.
Çok uzun bir an.
Sanki kalabalık yoktu.
Sadece ikisi vardı.
Sonra Derin hızlıca bakışını kaçırdı.
— Saçmalıyorsun.
Aras hafif güldü.
— Belki.
⸻
Akşam dönüş yolunda hava kararmıştı.
Otobüs daha sessizdi.
Derin başını cama yaslamıştı.
Aras yanına baktı.
Bir şey söylemedi.
Sadece izledi.
Derin fark etti.
— Ne?
Aras cevap vermedi.
— Neden bakıyorsun?
Aras hafifçe gülümsedi.
— İlk kez sen suskun değilsin.
Derin gözlerini kapattı.
— Yorgunum.
— Ben de.
— O zaman uyu.
Aras kısa bir sessizlikten sonra:
— Uyumayacağım.
— Neden?
Aras başını pencereye çevirdi.
— Çünkü uyanıkken daha gerçek.
Derin hiçbir şey demedi.
Ama içi garip bir şekilde sıkıştı.
⸻
O gece herkes uyurken iki telefon aynı anda yandı.
Aras:
“Bugün camdan dışarı bakarken ne düşünüyordun?”
Derin uzun süre yazmadı.
Sonra:
Derin:
“Hiçbir şey.”
Aras hemen gördü.
Ama bu kez yazmadı.
Sadece telefona baktı.
Ve ilk kez düşündü:
“Hiçbir şey” bazen en çok şeyi anlatıyordu. 🤍🚌🌙✨📚