İçeriğe geç

Artık Umut Yok

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Artık Umut Yok

Bölüm 2

BABAM...

Sonraki ders rehber hocası çağırdı.Hiç rehber hocasının yanına gitmemiştim. Orta boylu , şişman bir adamdı. Oturuyodu, oturmamı istedi bende oturdum. Bana bir sorun olup olmadığını sordu çokta ilgileniyor gibi değildi , bende cevap vermedim.

Sonra kendini tanıtmak aklına geldi bizim okula geleli bir hafta olmuştu ve onu hiç tanımıyordum "Benim adım Mustafa seninkide Melisa değil mi ?" diyerek onaylamamı bekledi. Hafifçe başımı sallayarak onayladım "Bak Melisa öğretmenin senin için edişelenmiş bu yüzden seninle konuşmamı istedi" dedi beni iki ders dışarda bekleten hoca benim için edişelenmişti, dışarı çıkarırken pek umrunda değildim en azından bana öyle gelmişti.

"Ailende bir sorun yok değil mi ?" diyince bir an endişelendim ve kekeleyerek "Ha-hayır" dedim. Galiba şüphelenmişti çünkü ailemden bahsetmemi istedi bense "Ailemle bir alakası yok sınıfa gidebilir miyim iki dersim boşa gitti zaten" dedim Mustafa hocada "Tamam gidebilirsin, ama seni bir daha çağıracağım sadece sohbet edicez olur mu ?" dedi. Hayır diyecek halim yoktu ya olur dedim hızlı adımlarla sınıfıma gitim.

Sınıfa girdiğimde herkes bana bakıyodu hemen yerime geçtim içimden kendime "Neden öyle dedim şüphelendi işte salak" diyordum, sonra yardım edebileceğini düşünmeye başladım. Yeni bir hayat suna bilirse bana daha iyi bir hayat olurdu.

Sonra da ne zaman çağrıcağını düşünmeye başladım. Son zile kadar bu düşünceler geçti aklımdan. Son zil çaldığında aklıma evden kaçtığım gelmişti ne yapcaktım çaresiz bir şekilde eve gittim zile basmadan önce birkaç kez düşündüm ve zile bastım kimse açmadı, bir daha bastım yine kimse açmadı.

Evde kimse yoktu annemin fazla mesai yaptığından emin oldum. Kesinlikle bir yere babam için anahtar bırakmış olmalıydı. Babamın ne zaman geleceği belli olmuyordu. İlk ayakabılığı kurcaladım anahtar yoktu paspasın altına baktım ordaydı anahtarı aldım ve kapıyı açtım, ama evden çıkmamış gibi görünmeliydim 'nasıl yapcaktım' diye düşünürken annem geldi.

Çok yorgundu, beni görmezden geldi koltuğa oturdu. Annemden sonra babamın eve gelmesi uzun sürmedi yine leş gibi alkol ve sigara kokuyordu görünüşe göre parası çabuk bitmişti. Annem bana baktı ve yüksek sesle "BABASININ KIZI BABANI ODASINA GÖTÜRSENE!"dedi. 'Ben söylemedim niye anlamak istemiyosun' demek isterdim ama diyemezdim babamın yanına gittim koluna girdim yürümekte zorlanıyordu bir oraya bir buraya dengesiz yürüyodu, zorda olsa babamı odasına çıkardım.

Babam kendini yatağa attı, oturdu, bana baktı "Çok güzelsin" dedi ve döndü yattı. Biraz korkmuştum, babam bana güzesin demezdi. Sadece alkolün etkisinde olduğunu düşündüm. Annemin yanına gitmekte kararsızdım ama gittim. Annem bana baktı ve "Bundan sonra hafta sonları temizliğe benimle geliceksin, babanlada sen ilgileneceksin" dedi. Biraz bekleyip "Bıktım sizden babalı kızlı" diyerek cümlesini bitirdi. Annemin dediklerini yapmaktan başka çarem yoktu.

Hafta sonu annemle bir eve gittik çok büyüktü bir sürü mobilyalar, kocaman bir televizyon, tavanda ise kocan bir lamba vardı. Onun adı avizeymiş. Nereden bilebilirdim ki evin ihtişamına kapılmıştım. İçimden 'Bizim evimiz bunun yanında ev bile değil' dedim ve annem elime temizlik malzemeleri tutuşturdu. "Camları sil sonrada yerleri sil süpür" dedi.

Camları silerken iki çocuk gördüm. Topla oynuyorlardı topu birbirlerine atıyor, birbirlerini kovalıyorlardı, çok eğleniyor gibi görüyordular. Onları izlemeye daldım ve aniden annem bağırdı "Onlar zengin paraya ihtiyaçları yok, oynarlar ama sen fakirsin ve paraya ihtiyacın var güzel sil de paramızdan kısmasınlar" dedi. Bende silmeye devam ettim.

Annem bana 'hızlı ol' diyip duruyorudu. Camları da bitirip yere geçtim, yeri de ev sahibi geldiğinde bitirmiş oldum. Ev sahibi beni görünce hizmetçilerinden birine meyve suyu getirmesini söyledi. Annemle konunuşmaya başladılar ve emindim ki para konuşuyorlardı.

Çok geçmeden meyve suyu geldi hizmetçi ev sahibine doğru uzattı, ev sahibi "Hayır benim değil, küçük hanımın" dedi. Bana olduğunu duyunca çok sevindim. Hizmetçi meyve suyunu bana verdi. Bende meyve suyunu alıp hızlı hızlı içtim. Kahvaltı yapmamıştım. Bir süre sonra annem "Gidiyoruz" dedi.

Elinde biraz para vardı. Evden çıktık ve en yakın fırına gittik, bir simit aldık annem simiti ikiye böldü ve bir parçasını bana verdi. Simit çıtır çıtırdı ve sıcaktı. Hemen bitmesin diye yavaş yavaş yedim. Anneme "Başka nereye gideceğiz" dedim. Annem "Daha çok gideceğimiz yer var, hadi kalk oyalanma" dedi. Son parçayı da ağzıma attım ve yerimden kalktım emindim ki yine büyük bir eve gidecektik.

•

•

•

•

•

•

•

•

Bugünlük bu kadar. Umarım beğenmişsinizdir. Kitaba eklemek istediğiniz herhangi bir şey varsa yoruma yazmanızı rica ederim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.