Bazı gerçekler yüksek sesle gelmez.
Sessizce masaya bırakılır ve insanın hayatını ikiye böler.
27. bölüm, Hayat’ın bildiği her şeyi sorguladığı yerden başlıyor.
Okurken kalbinizin hızlandığı bir an olursa, bilin ki tesadüf değil…
27. BÖLÜM
Telefon Hayat’ın elinde titrerken cevap vermedi.
Bazen cevap vermemek,
kaçmak değil,
kendini korumaktı.
Gece boyunca uyumadı.
Ama Polat’ı da düşünmedi.
Bu, ilk kez oluyordu.
Sabah aynaya baktığında yüzü yorgundu
ama bakışları netti.
Telefon 09.12’de yeniden çaldı.
Aynı numara.
Bu kez açtı.
“Hayat Hanım,” dedi karşıdaki kadın sesi.
“Ben Zeynep. Polat’ın ablasıyım.”
Hayat’ın eli gevşedi.
Telefonu düşürmedi ama
içinde bir şey yer değiştirdi.
“Beni nereden buldunuz?” diye sordu.
“Polat’tan değil,” dedi Zeynep.
“Merak etmeyin.
Sizinle ilgili bir mesele bu.
Ve bunu telefonda konuşamayız.”
Hayat bir an durdu.
“Ben Polat’la ilgili konuşmak istemiyorum,” dedi.
“Ben de,” dedi Zeynep.
“Zaten bu yüzden yüz yüze konuşmamız gerekiyor.”
Bu cümle,
Hayat’ın içini ürpertti.
Öğleden sonra küçük bir kafede buluştular.
Zeynep,
Polat’a benziyordu ama
daha yorgun bir hâli vardı.
Sanki yıllardır susuyordu.
“Size gelmemin sebebi Polat değil,” dedi doğrudan.
“Geçmişiniz.”
Hayat’ın kalbi hızlandı.
“Benim geçmişim kimseyi ilgilendirmez.”
“Normalde evet,” dedi Zeynep.
“Ama bazı geçmişler,
geleceğe çarpar.”
Çantasından eski bir fotoğraf çıkardı.
Masaya bıraktı.
Hayat’ın nefesi kesildi.
Fotoğraftaki kadın…
annesiydi.
Ama yanındaki adam…
Polat’ın babasıydı.
“Bu bir hata,” dedi Hayat.
“Siz yanılıyorsunuz.”
“Keşke,” dedi Zeynep.
“Ama yanılmıyorum.
Annenizle babam,
Polat doğmadan önce tanışıyordu.”
Sessizlik çöktü.
Hayat’ın zihni,
anıların içinden koşarak geçti.
Annesinin yarım kalan cümleleri,
hiç anlatılmayan suskunlukları…
“Polat biliyor mu?” diye sordu Hayat.
“Hayır,” dedi Zeynep.
“Ve bilmemeli.
Ama siz de bilmiyordunuz.
Bu yüzden sustum…
ta ki sizi görünceye kadar.”
Hayat gözlerini kapadı.
Şimdi anlıyordu.
Bazı yakınlıkların neden bu kadar tanıdık geldiğini.
Bazı ayrılıkların neden bu kadar kaçınılmaz olduğunu.
“Ben onu seviyorum,” dedi Hayat.
“Geçmişle değil,
bugünle.”
Zeynep başını salladı.
“Bazı gerçekler,
bugünü de değiştirir.”
Hayat kafeden çıktığında
hava aynıydı.
İnsanlar aynıydı.
Ama o,
artık aynı değildi.
Telefonu eline aldı.
Polat’ın adı ekrandaydı.
Bu kez çalan oydu.
Açmadı.
Çünkü şimdi,
gitmesi gereken biri varsa
bu Polat değildi.
Bu,
Hayat’ın eski hayatıydı.
Ve hikâye…
Hiç olmadığı kadar yön değiştirmişti.
OKUR SORULARI 🤍
• Zeynep gerçekten her şeyi mi biliyor, yoksa sakladığı daha büyük bir gerçek mi var?
• Hayat bu gerçeği Polat’tan saklayabilir mi?
• Sizce Hayat sevdiği adam için mi susmalı, yoksa kendi doğrusu için mi konuşmalı?
• Polat bu gerçekle yüzleşirse, değişir mi yoksa tamamen mi kaybolur?
Yorumlarınızı mutlaka yazın ✨
27. bölüm, hikâyenin en kırılgan yeriydi…
28. bölümde taşlar yerinden oynuyor.
📌 [B]Bana destek olmak ve bölümleri kaçırmamak için wp kanalıma katılabilirsiniz:[/B]
👉 https://lnk.bio/sevipgidenbirisiii
(Link kopyalanmıyorsa Google’a aynen yazarak aratabilirsiniz.)
İstersen 28. bölümde temposu daha da artacak bir yüzleşmeyle devam edebilirim 🤍