Sevgili okurlarım 🤍
Bazı gelişmeler kapıyı çalmaz. Hayatınıza usulca girer ama çıktığında geride büyük bir iz bırakır. 26. bölüm tam olarak böyle bir yerden akıyor. Hayat’ın seçimiyle Polat’ın yokluğu ilk kez gerçek anlamda sınanıyor. Okurken “işte burası” dediğiniz bir an olabilir… o anı saklayın.
26. BÖLÜM
Polat gitti.
Ne dramatik bir vedayla ne de büyük cümlelerle.
Bir sabah, Hayat uyanmadan önce.
Hayat bunu telefondaki sessizlikten anladı.
Ne mesaj vardı ne arama.
Sadece uzun bir boşluk.
İşe giderken yolu uzattı.
Eskiden olsa bu saatlerde Polat’tan bir “Uyandın mı?” gelirdi.
Şimdi ise telefon, sadece bir nesneydi.
Öğle arasında Gizem aradı.
“Gitti,” dedi.
“Biliyorum,” dedi Hayat.
“Hiç aramadı mı?”
“Hayır,” dedi Hayat. “Ve bu da bir cevap.”
Akşam eve döndüğünde kapının önünde durdu.
Anahtarı çantasında ararken fark etti…
Kalbi sıkışmıyordu.
Bu durum onu ürküttü.
Eve girdi. Işıkları yaktı.
Sessizlik artık tanıdık değildi ama düşman da değildi.
Tam mutfağa geçecekken telefon çaldı.
Polat.
Hayat birkaç saniye bekledi.
Sonra açtı.
“Vardım,” dedi Polat.
“Biliyorum,” dedi Hayat.
“Nereden?”
“Bu sessizlikten.”
Polat sustu.
“Gitmeden önce sana yazmak istedim,” dedi.
“Yazmadın,” dedi Hayat.
“Çünkü yanlış bir şey söylemekten korktum.”
“Hiçbir şey söylememek daha doğru mu?” diye sordu Hayat.
Polat cevap vermedi.
“Bak,” dedi Hayat, sesi sakin ama netti.
“Ben seni suçlamıyorum.
Ama ben artık yokluğunu telafi eden biri olmak istemiyorum.”
“Ben de telafi etmek istemiyorum,” dedi Polat.
“O zaman…” dedi Hayat, “yanımda olman gerekirdi.”
Sessizlik tekrar geldi.
Ama bu sefer ikisinin arasına.
“Beni silme,” dedi Polat.
Hayat gözlerini kapadı.
“Ben kimseyi silmiyorum,” dedi.
“Kendimi koruyorum.”
Polat derin bir nefes aldı.
“Döndüğümde…”
“Eğer dönersen,” diye düzeltti Hayat.
“Ve eğer ben aynı yerde olursam,” diye ekledi.
Bu cümle Polat’ı yerinden etti.
“Değişeceğim,” dedi.
“Bunu bana değil,” dedi Hayat.
“Kendine kanıtla.”
Telefon kapandı.
Hayat pencerenin önüne geçti.
Şehre baktı.
Her şey yerli yerindeydi.
İçinden geçirdi:
Bazen birinin gitmesi,
senin ilk kez gerçekten kalman demektir.
Ama aynı anda başka bir şey daha hissetti.
Bu hikâye bitmemişti.
Sadece yön değiştirmişti.
Ve o an, Hayat’ın telefonu tekrar titredi.
Bilinmeyen bir numara.
Ekranda tek bir cümle belirdi:
“Hayat Hanım, yarın sizinle yüz yüze konuşmamız gerekiyor.”
Kalbi hızlandı.
Çünkü bazı yüzleşmeler
mesafeyle ertelenmezdi.
Sevgili okurlarım 🤍
Bu bilinmeyen numara sizce kim?
Polat’ın hayatıyla mı, Hayat’ın geçmişiyle mi ilgili?
Sizce Hayat doğru olanı mı yapıyor, yoksa duygularını fazla mı bastırıyor?
Yorumlarınızı mutlaka yazın ✨
26. bölüm bir kırılma noktasıydı…
27. bölümde bu telefonun sahibi her şeyi değiştiriyor.
Bana destek olmak ve bölümleri kaçırmamak için wp kanalıma katılabilirsiniz:
👉 https://lnk.bio/sevipgidenbirisiii
(Link kopyalanmıyorsa Google’a aynen yazarak aratabilirsiniz.)