İçeriğe geç

Arkadaşımın abisi Texting

Bölüm 25 · 2 dk okuma

Arkadaşımın abisi Texting

Bölüm 25

25.Bölüm

Sevgili okurlarım 🤍

Bazı bölümler vardır; yüksek sesle değil, kalbin tam ortasına dokunarak ilerler. 25. bölüm biraz böyle. Kimsenin tamamen haklı olmadığı, kimsenin tamamen suçsuz çıkmadığı bir yer burası. Hayat’ın suskunluğu ile Polat’ın yüzleşmesi ilk kez bu kadar çıplak. Okurken içinizde bir şey yer değiştirirse şaşırmayın… bazen hikâyeler, bize kendimizi hatırlatır.

25. BÖLÜM

Polat şehirden ayrılmadan önce son kez sahile geldi.

Bu artık bir alışkanlıktı. Gitmeden önce durmak.

Ama ilk defa gerçekten duruyordu.

Telefonu cebindeydi. Hayat’ı aramamıştı.

Aramak istememişti.

Çünkü bu sefer sözle değil, varlığıyla bir şey söylemesi gerekiyordu.

Hayat ise o sabah erken uyanmıştı.

Uykusu hafifti son günlerde.

Aklı daha az karışık ama kalbi daha tetikteydi.

Kapıdan çıkarken durdu.

Bir an geri dönüp aynaya baktı.

“Kendini unutma,” dedi fısıltıyla.

Öğlene doğru telefon çaldı.

Polat.

Hayat ekrana baktı.

İçinde ne heyecan vardı ne öfke.

Sadece sakin bir merak.

Açtı.

“Merhaba,” dedi Polat.

“Merhaba,” dedi Hayat.

“Gitmeden önce seni görmek istedim,” dedi Polat.

“Bunu söyleyeceğini tahmin etmiştim,” dedi Hayat. “Ama beklemiyordum.”

“Buluşabilir miyiz?”

Kısa bir sessizlik oldu.

Sonra Hayat konuştu.

“On dakika,” dedi. “Sahilde.”

Polat gülümsedi.

Bu bile bir ilerlemeydi.

Yan yana durdular. Bu kez yürümüyorlardı.

Kaçacak yer yoktu.

“Gidiyorum,” dedi Polat.

“Biliyorum,” dedi Hayat. “Zaten hep gidiyorsun.”

Bu cümle Polat’a çarptı.

Savunmaya geçmedi.

İlk defa.

“Korkuyorum,” dedi.

Hayat ona döndü.

Bu kelimeyi Polat’tan nadiren duyardı.

“Neyden?”

“Seni kaybetmekten,” dedi Polat. “Ama daha çok… kalıp da yetememekten.”

Hayat derin bir nefes aldı.

“Beni kaybetmek, gitmekle olmuyor Polat,” dedi.

“Beni kaybetmek, yok saymakla oluyor.”

Polat başını eğdi.

“Bu sefer gitmek kaçmak değil,” dedi. “Ama biliyorum… sana böyle hissettirdi.”

“Hissettirmek yetiyor,” dedi Hayat. “İnsan bazen niyetten çok sonuçla kırılıyor.”

Polat cebinden anahtarlarını çıkardı.

“Elimde bu var,” dedi. “Hayatım hep yarım kalmış gibi. Ama ilk kez… dönmek istediğim bir yer var.”

Hayat ona baktı.

Bu cümle eskiden kalbini yumuşatırdı.

Şimdi sadece gerçeği tartıyordu.

“Dönmek istemek yetmez,” dedi.

“Dönmek için gitmemek gerekir bazen.”

Polat sustu.

Sonra yavaşça başını salladı.

“Haklısın,” dedi. “Ama bunu geç anladım.”

Ayrılırken Hayat bir adım geri çekildi.

“Ben seni beklemeyeceğim,” dedi.

“Biliyorum,” dedi Polat.

“Ama gelirsen… kapıyı çalmadan girme. Önce kim olduğunu bil.”

Polat gülümsedi.

Bu gülümseme umut değil, farkındalıktı.

Hayat arkasını döndü.

Bu kez kalbi ağır değildi.

Sadece sakindi.

İçinden geçirdi:

Bazı insanlar sevilir… ama bazı yollar tek başına yürünür.

Polat arabaya binerken ilk kez şunu düşündü:

Belki de bu hikâyede geç kalmak,

onu gerçekten değiştirecekti.

Ama bazı dönüşler…

önce insanın kendine varmasıyla başlardı.

Sevgili okurlarım 🤍

Bu bölümde Polat sizce gerçekten yüzleşti mi, yoksa yine mi geç kaldı?

Hayat’ın “beklemiyorum” demesi bir kopuş mu, yoksa sağlıklı bir duruş mu?

Siz olsaydınız kapıyı açık mı bırakırdınız, yoksa tamamen kapatır mıydınız?

Yorumlarınızı mutlaka yazın ✨

25. bölüm bir duraktı…

26. bölümde bu duraktan kim, nereye gidecek belli oluyor.

Bana destek olmak ve bölümleri kaçırmamak için wp kanalıma katılabilirsiniz:

👉 https://lnk.bio/sevipgidenbirisiii

(Link kopyalanmıyorsa Google’a aynen yazarak aratabilirsiniz.)

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.