İçeriğe geç

Arkadaşımın abisi Texting

Bölüm 20 · 3 dk okuma

Arkadaşımın abisi Texting

Bölüm 20

20.Bölüm

[B]Merhaba sevgili okurlarım 🌸[/B]

Bana destek olmak için wp kanalıma katılabilirsiniz:

👉 https://lnk.bio/sevipgidenbirisiii

(Link kopyalanmıyorsa Google’a aynen yazarak aratabilirsiniz.)

[B]YENİ BÖLÜM[/B]

Kapı Hayat’ın arkasından kapandığında Polat olduğu yerde bir süre kıpırdayamadı. Ayak sesleri merdivenlerden uzaklaştıkça, göğsünün içinde bir şeylerin sıkıştığını hissetti. İki yıl… Koskoca iki yıl sonra Hayat yeniden ll ki karşısına çıkmıştı ve sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi kalbi yine aynı ritimde atmaya başlamıştı.

Gizem, abisinin bu hâlini ilk defa görüyordu.

“Abi?” dedi temkinli bir sesle. “İyi misin?”

Polat derin bir nefes aldı, yüzünü toparlamaya çalıştı.

“İyiyim,” dedi ama sesi onu ele veriyordu. “Biraz hava almam lazım.”

Montunu alıp kapıya yöneldi. Gizem arkasından seslendi.

“Akşam için planın vardı hani?”

Polat durdu.

“Var,” dedi kısa bir duraksamadan sonra. “Ve bu sefer gideceğim.”

Gizem hiçbir şey sormadı. Abisinin ilk defa bu kadar kararlı konuştuğunu hissediyordu.

Hayat arabasına bindiğinde elleri direksiyonda kilitli kaldı. Polat’ın “Bu sefer kaçmayacağım” sözleri kulaklarında yankılanıyordu. İçinde hem umut hem de korku vardı. Onu yeniden görmek istemişti ama bu kadar derin bir yüzleşmeye hazır olup olmadığından emin değildi.

Telefonu çaldı. Ekranda Polat’ın adı yazıyordu.

Bir an tereddüt etti…

Sonra açtı.

“Konuşabilir miyiz?” dedi Polat.

“Zaten konuşmak için yola çıkmadık mı?” diye karşılık verdi Hayat.

“Adresini tekrar at,” dedi Polat. “Kaybolmak istemiyorum.”

Hayat gülümsedi.

“Polat… sen yolu hiç unutmazsın.”

Telefon kapandıktan sonra Hayat mesajı yine de attı. Bu sefer kaçış yoktu.

Akşam çökmüş, şehir ışıkları bir bir yanmıştı. Hayat, küçük ama şık bir mekân seçmişti. Ne fazla kalabalık ne de fazla sakin… Tam aralarındaki belirsizliğe uygun.

Masaya oturduğunda kalbi yerinden çıkacak gibiydi. Camdan dışarı bakarken onu düşündü. İlk tanıştıkları günü, gizli gülüşleri, yarım kalan cümleleri…

Ve kapı açıldı.

Polat içeri girdiğinde Hayat’ın nefesi kesildi. Siyah gömleği, hafif dağınık saçları… Ama asıl değişen yüzündeki ifadeydi. Daha yorgun, daha olgun, daha gerçekti.

Göz göze geldiler.

Polat ağır adımlarla masaya yaklaştı.

“Merhaba Hayat,” dedi.

“Merhaba Polat,” diye karşılık verdi. “Hoş geldin.”

Oturduklarında aralarındaki sessizlik önce onları zorladı ama sonra ikisi de aynı anda gülümsedi. Bu gerginlik tanıdıktı.

“Telefonu reddettiğinde anladım,” dedi Polat.

“Neyi?”

“Akşam buluşacağım kişinin sen olduğunu.”

Hayat başını eğmedi.

“Bilerek yaptım,” dedi. “Eğer beni gerçekten görmek istiyorsan, yüzüme bakarak istemeni istedim.”

Polat bir an sustu.

“Kaçtım,” dedi sonunda. “İki yıl boyunca kaçtım. Sadece senden değil, kendimden de.”

“Beni geride bırakıp gittiğinde,” dedi Hayat, sesi titreyerek, “bir açıklamayı bile çok gördün bana.”

Polat’ın yüzü gerildi.

“Haklısın,” dedi. “Ama seni o hâlimle sevmekten korktum. Kırık bir adamdım.”

“Ben de kırıldım,” dedi Hayat. “Ama kaldım.”

Bu söz Polat’ı derinden vurmuştu.

“Şimdi buradayım,” dedi. “Geç de olsa.”

“Geç,” diye fısıldadı Hayat. “Ama hâlâ buradasın.”

Garson masaya içecekleri bırakırken ikisi de derin bir nefes aldı. Bu sadece bir buluşma değildi; bu, geçmişle hesaplaşmaydı.

Polat elini masanın üzerine koydu.

“Bir şans daha ister miyim bilmiyorum,” dedi dürüstçe. “Ama senden kaçmayacağım. Ne olursa olsun.”

Hayat onun eline bakmadı ama hissetti.

“Bu sefer gidersen,” dedi. “Bir daha dönme.”

Polat başını salladı.

“Gitmeyeceğim.”

Ama ikisi de biliyordu…

Bazı sözler ancak zamanla sınanırdı.

[B]Sevgili okurlarım 💭[/B]

Sizce Polat gerçekten değişmiş mi, yoksa bu sadece bir anlık cesaret mi?

Hayat ikinci bir şansı vermeli mi?

Gizem bu buluşmayı öğrenince nasıl bir tepki verir?

Bu hikâyede sizi en çok hangi duygu yakaladı: umut mu, kırgınlık mı?

Yorumlarınızı merakla bekliyorum 🤍

Bir sonraki bölümde işler daha da karışacak…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.