"Lütfen…lütfen beni öldürme, lütfen"
Kadın kanlar içinde sürüklenirken acıyla inledi. Sadece markete gitmek için evden çıkmıştı ve şimdi ürkütücü bir adam onu arabasına sürüklüyordu.
"Lütfen…çocuklarım var lütfen"
Adam kadını dinlemedi ve onu bayıltarak bagajına sürükledi.
Vincent kendine kahve yaparken Dante onun koltuğuna uzanmış keyfi yerindeydi.
"Bana da yap"
Vincent şaşkınca Dante'ye baktı.
"Excuse me?"
"Zaten kahvenin başında duruyosun eline yapışmaz"
Vincent gözlerinde buz gibi bakışlarıyla Dante'yi süzdü. Sanki bazen onu öldürmek istiyordu. Ama yine de bir kahve daha yaptı ve yanına gidip ona uzattı. Dante yeşil gözlerini yattığı yerden yukarı kaldırdı. Bu uzun adamın tüm huysuzluğuna rağmen neden hala onun dediğini yaptığını anlamıyordu. Arkadaşlık böyle bir şey miydi ya da o anlamıyordu. Fincanı elinden aldı ve bir şey demedi. İçmeye başladı. Vincent kaşlarını çattı.
"Vay be , senin patronun benim ama kahveni ayağına getiren de benim. Ve bir teşekkür bile almıyorum"
"Sağol" Dante bir başka yudum alırken mırıldandı.
Telefonlar aynı anda çalmaya başladığında Vincent şaşırdı. Bir tanesini açtı.
"Evet. Evet, hmhm…"
telefonu kapatmadan önce Dante'ye baktı
"Geliyoruz"
"Ne oldu?"
"Bir ceset bulmuşlar. Aresten şüpheleniyorlar"
Olay yeri büyük ve sessiz bir ormandı. Ürkütücüydü. Dante ağaç dallarını iterek Vincent'ı takip ediyordu. Ve sonunda ceset gözüktü. Vücudunun bir kısmı et bir kısmı ağaç dalları ve gövdesinden oluşan bir kadın cesedi. Heykel pozisyonunda duruyor. Sağ kolunun yerinde bir ağaç dalı vardı. Dante'nin nefesi kesildi. Gördüğü şey onu hem büyülemiş hem de dehşete sürüklemişti.
"Bir uzvu kayıp."
Vincent cesedi incelerken gözleri son derece donuktu.
"Eşinden boşanmış 2 çocuklu bir kadın. 30larında. Bir stalkerı varmış daha önce şikayetçi olmuş ama düzgün sonuçlanmamış."
Vincent elindeki raporu okuduktan sonra Dante'ye döndü.
"Stalker onu neden bir ağaca dönüştürsün ki?"
"Ares yaptı, stalker değil"
"Ares neden onu ağaç yaptı peki?"
"Çünkü bu da onun hikayesinin bir parçası."
Dante, Vincent'a ormandaki izleri gösterdi. "yerdeki kanı görüyor musun? Ares onu buraya yaralı getirmiş"
Sonra biraz yürüdü ve başka bir yönü işaret etti. "peki topraktaki dağılmayı görüyor musun? Burada bir boğuşma olmuş. Ares onu kaçması için yaralı bir şekilde bırakmış ve onu takip etmiş. Bir süre onun sürüklenişini ve kaçışını izlemiş sonra da öldürmüş."
Vincent çömeldi ve toprağı inceledi. Çok fazla iz vardı.
"Muhtemelen"
Dedi sonra ayağa kalktı. Dante'ye baktı.
"Bu neyi temsil ediyor?"
"Bu Daphne" dedi Dante yorgunca.
"Daphne çok güzeldi. Nehir tanrısı Peneus'un kızıydı. Müzik ve güneş tanrısı Apollo, Daphne'ye aşık oldu ancak güzel kız onu istemedi. Apollo onu ormanda kovaladı ama Daphne o kadar korktu ki içten bir şekilde toprak anaya yalvardı. "Beni ört , beni sakla, beni koru" ve toprak ana onun sesini duydu ve onu ağaca dönüştürdü. Bunu gören Apollo onun bir uzvunu aldı ve kendine taç yaptı"
Dante sözünü bitirdiğinde Vincent dinlediklerinden rahatsız olmuş gözüküyordu. Daha önce hiç böyle bir psikopatla karşılaşmamıştı. Elbette korkunç katiller görmüştü ama hiç böylesine sanatsal bir cinayet serisi görmemişti. Alnını sertçe ovuşturdu.
"Bu herif beni deli ediyor."
Dante onun iyi olmadığını fark edince cebinden bir sigara çıkardı ve uzattı.
"Çok düşünme"
Vincent sigaraya uzandı ve çakmağını çıkardı. Koyu gözleri Dante'nin yeşillerine kaydı.
"Bu kadar çok hikayeyi nereden öğrendin?"
Dante biraz düşündü çünkü tam olarak hatırlamıyordu.
"İlkokulda genelde resim çizerdim ama sonra öğretmenim bana ansiklopediler ve mitolojik kitaplar vermeye başladı. Boş zamanlarımı onları okuyarak geçirirdim."
Vincent sigarasından aldığı dumanı yavaşça verdi.
"Profesör olmak varken dedektif oldun yani"
"İlgimi çekti" dedi Dante bir ağaca yaslandı.
"İnsanları delirtmek de ilgini mi çekiyor?"
Vincent sigarasına parmağıyla vurdu ve biriken küllerini yere düşürdü.
"Seni delirtiyor muyum?"
"Evet"
"Sadece kahve istedim diye mi?"
"Hayır"
Daha fazla devam etmediler. Aralarında ki sessizlik uzadı. Vincent sigarasını bitirdikten sonra olay yerine geri döndü ve kalan işlerini halletti. Dante'yi soğuk rüzgarların ortasında bıraktı. İnsanların genelde onu sevmediğini biliyordu, hissediyordu. Bakışlardan ya da fısıltılardan. Ama Vincent'ın da öyle düşündüğünü bilmiyordu. Bu yüzden kendini garip bir şekilde kötü hissetti.