İçeriğe geç

Araf

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Araf

Bölüm 2

A- RAF

Günlerdir geceleri uyumayı bir hiç saymıştım. Günlerden perşembeydi ve ben hala bu kitaplıktaki 'o' kitabı bulamamamdan dolayı kendime çok kızgındım. Dükanın eski, tozlu ama bir çok da huzur veren kapısının yukarıdaki minik çana dokunmasıyla dükkan yeniden o güzel havayı kazanmıştı. "Dükkâna alıştın mı bari?" Dedi samimi bir gülüşle. "Evet, evet, marah teyze. Hala dükkanın tozu kalktığındaki o şey içime dolunca bir garip hisettiriyor ama iyiyim, iyiyim" bunu söylerken nefes nefese kalmıştım. Elimdeki toz bezi benim hapşırmama neden oluyordu. "Doğrudur, kızım neredeyse altmış yılı var bu dükkanın. Eskiden anneannen burada çok eğlendiğini söylüyordu. Küçücük dükkanda ne buluyorsa." Son cümlesini bıkkınlıkla ve homurdanarak söylemişti. "Umarım sen de eğlenirsin."

★♪

Temizlik bittikten sonra, oturunca puflayan sandalyeme oturdum. Diğer eşyaların yanında yaşı en küçük olan - En azından üç yıl ile altmış yılı karşılaştırdığımızda küçük olan - o dizüstü bilgisayarı açtım.

★♪

Anneannemin burada bir çok anısını yazdığı defterleri vardı. Hepsi o güzel mürekkeple yazılmıştı. Defterin kapağına pembe tonlarda bir manolya çizmişti. O tam bir manolya kızıydı defterde şunlar yazıyordu;

Bugün yaptığım şeyler beni çok yordu Beny, bu yüzden sana bu günün şerefine benden duymayı çok sevdiğin bir şarkı yazıyorum.

Bu şarkının nakaratında seni hatırlıyorum. Eski arkadaşlığımız bu mektuba bağlı olabilir. Kimse engellemezse bunu sana göndereceğim. Umarım kimse bu mektubu görmez çünkü sana anlatmam gereken şeyler var. O yine birini öldürdü. O kişinin çığlıkları camımdan geliyordu. Umarım bunu duymazlar. Çünkü öyle ise yirmi yaşında öleceğim. Beni koru Beny, namı değer manolya...

★♪

Anneannem bunu kime yazdı? Bu not burada olduğuna göre kimseye gitmemişti. Yani gidememişti. Manolya kimdi ve neler biliyordu? Kim ölmüştü? O yine kimi öldürmüştü? O kimdi? Kafamın içerisindeki sorular beynimi delecekti ki bir anda bunları bırakıp kendimi manolya nın kim olduğunu bulmaya adadım..

ÜÇ GÜN SONRA

Artık dükkanın temizliği bitmezmiş gibi bir de bu sorular yüzünden neredeyse kafayı yiyecektim. Annem, anneannemin aynı bana benzediğini söylerdi. Onun da benim gibi siyah ve kıvır kıvır saçları varmış. Kasabadaki herkes onu tanırmış. Herkes onu istemiş ama o kimseyi istememiş.

★♪

Sıra A-1 kitaplığındaki kitapları duzenlemeye gelmişti. Tek tek bütün kitapları düzenliyor, siliyordum. Gözüm kitaplıktaki mor kitaba ilişti. Üstünde "araf'a gitmek için planlar" yazıyordu altında ise mor bir manolya resmi vardı. Kitap ek yapımı gibi görünüyordu. Bu bana anneannemi hatırlatmıştı.

★♪

Bileğim ağrıyor. Ama hâlâ o benim peşimde manolya. Yakında beni de öldürecek. Yaklaşıyor. Kasabanın en büyük büyücüsü beni öldürmeye çalışıyor ve ben saklanmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum bir önceki mektubu göremedin çünkü o aldı. Ve bana yine çok kızdı. Şu an merdivenlerden çıkıyor. Homurdanmalarını net bir şekilde duyuyorum. Belki elinde bir bıçak veya yerime geçebileceği bir büyü vardır..

- Liora

★♪

Kırk dört yıl önce.

Kapının kolu yavaşça indi.Kapı açılırken gözümden bir yaş süzüldü. Bana baktı ve bana doğru hızlı bir şekilde gelmeye başladı. "Sana zarar vermeyeceğim." Dedi tok bir sesle. "Fiziksel olarak hiçbir acı çekmeyeceksin." " Nasıl yani?" Bunu korku içinde, titreyerek ve kekeleyerek söylüyordum. "Ama ruhen hayatının en kötü anını yaşayacaksın." Artık korkmanın sırası değildi fakat artık gücüm kalmamıştı. Beny'e mektup yazarken kullandığım kalemi ona doğru savurdum. Benden kaçmayı başarmıştı. Üstüne doğru gidiyordum. Geriye doğru adımlar atıyordu ama benden korkmam yerine sinir bozucu bir şekilde gülüyordu. Elinde hiçbir şey yoktu. Ne bir asa, ne de bir bıçak. Yavaşça elini sanki bir görevliye yakalanmış gibi kaldırdı. " Kasabanın en büyük büyücüsünün asasız büyü yapabildiğini söylememe gerek yoktur herhalde," Ağzından duaya benzer birkaç kelime çıktı. Bir anda elimdeki kalem düştü. Vücudum yere devrildi. Yerden kalkamıyordum. "Görüşürüz!"

★♪

Beny'nin mektubundan..

Liora, sana güveniyorum ve çok da endişelenmiyorum - kafayı yiyorum- çünkü sen onu yenebilecek kadar güçlü ve zekisin. Umarım yakında Araf'a gitme planını gerçekleştirirsin. Dün yine psikolog Ary'e gittim ve o senin öldüğünü düşünüyor. Bana yıllardır senin gerçek olmadığını anlatmaya çalışıyor ama dinlemiyorum. Keşke ben de seninle Araf 'a gidebilsem. Biliyor musun? Aslında senin en sevdiğim yanın, diğerlerinin Araf'a düşmemek için herşeyi yaparken sen özellikle Araf'a gitmek istiyorsun. Ne yazık ki bir önümdeki kasabada yaşamana rağmen iki farklı dünyadaymışız gibi hissediyorum. Senin dünyan büyücülerin olduğu, başkaların yerine geçebildiğin bir kasaba iken, benimki her biri öldüğünde onun Gökyüzünde bir kitaba dönüşen bir koca kitaplık. Bir gün seninle bizim kasabamızı gezmeyi o kadar isterdim ki! Bir görsen, gökyüzü turuncu veya tam bir sonbahar tonunda, yukarıda bir kitap cenneti var. Neyse, sonra görüşürüz!

Birkaç ay sonra

Liora, bugün yine psikolog Ary'e gittim. Fakat bu sefer beni biraz da olsa ikna etmeyi başardı. Aylardır yoksun...

Yoksa sen oraya gittin mi?

Nağmıdeğer büyük büyücü Li..

-Beny

Bölüm sonu

1 yorum

  • Güzel gidiyor sadece çok hızlı başladı gibi geldi (istersen kitabına çizinler yapabilirim kitabımı okuyanlara hediye olarak çiziyorum)

    1Yanıt