Tam kırk gündür Araf'ta sıkışmıştım. Artık yavaş yavaş vücudum yok oluyordu.
Karşımdaki anne, çocuğuna mutluymuş gibi görünüyordu. Çocuk ise annesine tatlı tatlı bakıyordu. Tam o esnada annenin gözünden bir damla yaş süzüldü.
Anne ve çocuğa o kadar odaklanmıştım ki annenin neredeyse yok olduğunu fark etmemiştim bile. Vücudu gitgide şeffaflaşıyordu.
Bana baktı. O kadar çaresizdi ki ağlarken aynı zamanda bana gülümsüyordu. Kaşlarımı hafifçe kaldırdım. Buraya sıkışıp yok olan bir annenin bu kadar genç kalması bana çok ilginç geliyordu. Ben de burada uzun süre kalırsam, onun gibi genç kalıp aynı zamanda yaşlı biri gibi yavaş yavaş yok mu olacaktım?
Anne, çocuğu bana doğru uzattı. O çocuk artık asla bir yetişkin olamayacaktı. Genç, yaşlı... Buraya sıkışan herkes yok oluyordu.
Çocuk kucağımdaydı.
Anne ise artık hiçbir yerde değildi.
