Doğum günü gecesinden sonra 3 ay geçti.
Annemin kemoterapi ilaçlarına dayanamadığını görmek beni o kadar sarsıyordu ki geceleri kalkıp ona şiirler yazıyordum.
Yazıyordum çünkü anlatamamak, içime atmak bir yerden sonra patlamayı da beraberinde getiriyordu. Ama en acısı unutamamak oluyordu.
Ne yaşanırsa yaşansın bunun bir yumru içinde sıkışması, en acısı da hiç dolmaması.. Bir kalp en fazla ne kadar acıya dayanabilir ki?
O yumruyu dolduran her bir acı sıkıştıkça yeni bir boşluk daha yaratıyor, yeni bir hüzüne.
Ve yine yeni yenilenerek anlamını tekrar kazanıyor O söz;
"Bir insanın kalbi yumruğu kadardır"
Ne eksik ne fazla. Bu kadarsın sen,
Olduğu kadarıyla yetinmeye gayret eden ruhun gözyaşlarına bulanıyorsun. Bulandıkça içinden çıkamaz hale gelene kadar, o bulamaçta kayboluyorsun, kaybettiğin her bir sevince tutunmaya çalışıyorsun, tutunduğun sandığın yanından kanıyorsun.
Kan ve o bulamaçta yok oluyorsun, acı ve hüzünle karışıyorsun sen sen olmaktan çok yok oluyorsun.


