Yaman, elindeki kasete uzun süre baktı.
Tozla kaplanmıştı.
Kenarları aşınmıştı.
Ama üzerindeki yazı hâlâ okunabiliyordu.
DENEK 17 – GERÇEK BAŞLANGIÇ
Kalbi hızlanmaya başladı.
Çantayı karıştırmaya devam etti.
Kasetin yanında küçük bir not buldu.
Sarı bir kâğıda aceleyle yazılmış birkaç kelime:
"Kimseye güvenme. Özellikle ona."
İmza yoktu.
Yaman kağıdı cebine koydu.
Ama aklındaki soru büyüyordu.
"O kim?"
İstasyonun sessizliği içinde bir ses duydu.
Ayak sesi.
Birisi içerideydi.
Yaman hızla çantayı kapattı.
Ses birkaç saniye sonra kesildi.
Sanki biri onu uzaktan izliyordu.
Etrafına baktı.
Kimse görünmüyordu.
Ama içindeki his kaybolmadı.
Yalnız değildi.
O gece eski bir pansiyona sığındı.
Sabaha kadar uyuyamadı.
Kaset masanın üzerinde duruyordu.
Gözlerini her kapattığında laboratuvar görüntüleri geri geliyordu.
Sabaha karşı çantanın gizli bir cebini fark etti.
İçinde küçük bir adres yazıyordu.
Şehrin dışında terk edilmiş bir radyo istasyonu.
Ve altına eklenmiş tek bir cümle:
"Kaseti burada izle."
Öğleden sonra Yaman adrese ulaştı.
Bina yıllardır kullanılmıyormuş gibi görünüyordu.
Duvarlar çatlamıştı.
Camların çoğu kırılmıştı.
İçeri girdiğinde ağır bir toz kokusu karşıladı onu.
Koridorun sonunda eski yayın odasını buldu.
Şaşkınlıkla durdu.
Çünkü odanın ortasında çalışan bir televizyon vardı.
Ve yanında eski bir kaset oynatıcı.
Sanki biri geleceğini biliyormuş gibi hazırlanmıştı.
Yaman yavaşça kaseti yerleştirdi.
Ekran karardı.
Parazitler çıktı.
Sonra görüntü netleşti.
Bir laboratuvar.
Beyaz duvarlar.
Parlak ışıklar.
Kameranın karşısında bir adam duruyordu.
Adam doğrudan kameraya baktı.
Ve konuştu.
"Bu kaydı izliyorsan plan başarısız olmuş demektir."
Yaman'ın kanı dondu.
Çünkü adamın yüzü kendi yüzüne çok benziyordu.
Adam devam etti:
"Benim adım Yaman Aksoy."
Yaman nefes almayı unuttu.
"Ve eğer sen beni hatırlamıyorsan..."
Adam birkaç saniye sustu.
"...hafızanı beklediğimizden daha derin silmişler."
Ekran titredi.
Görüntü bozuldu.
Sonra tekrar düzeldi.
Adamın yüzünde korku vardı.
"Dinle. Vaktimiz az."
"Proje Araf insanların hafızasını silmek için kurulmadı."
"Bu sana söylenen en büyük yalan."
Yaman'ın kalbi göğsünü parçalayacakmış gibi atıyordu.
"Gerçek amaç..."
Tam o sırada görüntü aniden kesildi.
Televizyon kapandı.
Oda karanlığa gömüldü.
Arkasından metal bir kapının kapanma sesi geldi.
Yaman yavaşça arkasını döndü.
Yayın odasının girişinde biri duruyordu.
Uzun siyah bir mont giymişti.
Yüzü gölgelerin içindeydi.
Ama tek bir şey net görünüyordu.
Boynundaki dövme.
Bir dairenin içindeki siyah göz.
Aynı sembol.
Adam sessizce konuştu:
"Kaseti izlememen gerekiyordu, Denek 17."