İçeriğe geç

ARAF

Bölüm 11 · 2 dk okuma

ARAF

Bölüm 11

EMANET DOLABI

Kapı büyük bir gürültüyle kırıldı.

Yaman refleksle geri çekildi.

Ancak içeri giren kişiler beklediği gibi silahlı ya da saldırgan değildi.

Siyah takım elbiseler giymiş üç kişi sessizce odaya girdi.

Yüzlerinde hiçbir duygu yoktu.

Sanki insan değil de bir görevi yerine getiren makineler gibiydiler.

Yaşlı adam Yaman'ın önüne geçti.

"Kaç!" diye bağırdı.

Yaman bir an tereddüt etti.

Tam o sırada adamlardan biri cebinden küçük bir cihaz çıkardı.

Cihazdan yayılan tiz ses Yaman'ın başında şiddetli bir ağrı oluşturdu.

Dizlerinin üzerine çöktü.

Ve görüntüler tekrar gelmeye başladı.

Bu kez daha netti.

Bir laboratuvar.

Cam duvarlar.

Beyaz önlüklü insanlar.

Ve duvarda yazan bir sayı:

17

Yaman nefes nefese gözlerini açtı.

Karşısındaki adamlardan biri ona bakıyordu.

Adamın yüzünü görünce Yaman'ın kalbi duracak gibi oldu.

Çünkü onu tanıyordu.

Ama nereden tanıdığını bilmiyordu.

Adam yavaşça konuştu.

"Yaman Aksoy."

"Sen kimsin?"

Adam cevap vermedi.

"Biz seni eve götürmeye geldik."

Yaman'ın içinde tarif edemediği bir korku yükseldi.

Çünkü adamın sesi ona yabancı gelmiyordu.

Sanki yıllar önce yüzlerce kez duymuştu.

Yaşlı adam aniden masayı devirdi.

Odadaki herkesin dikkati dağıldı.

"Şimdi!" diye bağırdı.

Yaman düşünmeden koşmaya başladı.

Koridor karanlıktı.

Arkadan ayak sesleri geliyordu.

Merdivenlerden indi.

Kapıyı açtı.

Soğuk gece havası yüzüne çarptı.

Koşmaya devam etti.

Cebindeki anahtar her adımda sallanıyordu.

Tek ipucu oydu.

Tek cevap oydu.

Yarım saat sonra şehrin eski tren istasyonuna ulaştı.

Burası yıllardır kullanılmıyordu.

Paslı raylar.

Kırık camlar.

Sessizlik...

İstasyonun en arka bölümünde emanet dolapları hâlâ duruyordu.

Yaman elindeki anahtara baktı.

Üzerinde küçük bir numara yazıyordu.

42

Dolapların arasından ilerledi.

Ve sonunda 42 numaralı dolabı buldu.

Eli titreyerek anahtarı kilide soktu.

Tık.

Kapak yavaşça açıldı.

İçeride eski bir sırt çantası vardı.

Çantanın üzerinde toz birikmişti.

Sanki yıllardır kimse dokunmamıştı.

Yaman fermuarı açtı.

İçinden bir fotoğraf çıktı.

Fotoğrafta üç kişi vardı.

Bir kadın.

Bir erkek.

Ve yaklaşık on yaşlarında bir çocuk.

Yaman'ın nefesi kesildi.

Çünkü o çocuk kendisiydi.

Fotoğrafın arkasında tek bir cümle yazıyordu:

"Eğer bunu okuyorsan, hafızan silinmiş demektir."

Yaman donup kaldı.

Ama asıl şok henüz gelmemişti.

Çantanın en altında siyah bir kaset vardı.

Kasetin üzerine beyaz harflerle şu yazılmıştı:

"DENEK 17 - GERÇEK BAŞLANGIÇ"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.