Yaman'ın kulağında hâlâ aynı cümle çınlıyordu.
"Denek 17 uyandı."
Telefon kapanmıştı.
Odanın içindeki sessizlik bir anda ağırlaşmıştı.
Yaman elindeki telefonu yavaşça masaya bıraktı.
"Bu ne demek?" diye sordu.
Yaşlı adam pencereye doğru yürüdü.
Dışarıdaki siren sesleri giderek yaklaşıyordu.
"Bu, seni buldukları anlamına geliyor."
Yaman ayağa kalktı.
"Beni kim buldu?"
Yaşlı adam cevap vermeden önce birkaç saniye sustu.
Sanki yıllardır sakladığı bir sırrı açıklamak zorundaymış gibi görünüyordu.
"Proje Araf hiçbir zaman bitmedi."
Bu sözler Yaman'ın içinde kötü bir his bıraktı.
Dosyaya tekrar baktı.
Sayfalar arasında tarihlerin çoğu silinmişti.
İsimler karalanmıştı.
Bazı bölümler tamamen koparılmıştı.
Ancak dikkatini çeken başka bir şey vardı.
Her sayfanın sağ alt köşesinde aynı sembol bulunuyordu.
Bir dairenin içinde siyah bir göz.
Yaman sembole dokundu.
O anda zihninde ani bir görüntü belirdi.
Bembeyaz bir oda.
Parlak ışıklar.
Bağıran insanlar.
Ve bir çocuğun sesi.
"Yaman, sakın unutma..."
Görüntü geldiği gibi kayboldu.
Yaman bir adım geri çekildi.
Nefesi hızlanmıştı.
"Ben bunu daha önce gördüm."
Yaşlı adamın yüzü gerildi.
"Neyi gördün?"
"Bilmiyorum... bir oda. Bir çocuk. Bana bir şey söylüyordu."
Yaşlı adam bir an gözlerini kapattı.
Sanki korktuğu şey gerçekleşmişti.
"Hatırlamaya başlıyorsun."
Yaman bir şey söyleyecekti ki kapının dışından sert ayak sesleri duyuldu.
Tak.
Tak.
Tak.
Her adım biraz daha yaklaşıyordu.
Yaşlı adam hızla masanın çekmecesini açtı.
İçinden eski bir anahtar çıkardı.
Anahtarı Yaman'ın eline sıkıştırdı.
"Bu ne?"
"Sorularının ilk cevabı."
"Nereye ait?"
"Tren istasyonundaki emanet dolaplarından birine."
Yaman şaşkınlıkla adama baktı.
"İçinde ne var?"
Yaşlı adam başını salladı.
"Ben bile bilmiyorum."
Kapıya sert bir yumruk vuruldu.
İkisi de irkildi.
Bir yumruk daha.
Sonra bir tane daha.
Kapı sarsılmaya başlamıştı.
Yaman'ın kalbi hızla atıyordu.
"Kim bunlar?"
Yaşlı adam bu kez cevap verdi.
"Kendilerine Koruyucular diyorlar."
"Ne koruyorlar?"
Yaşlı adam acı bir gülümsemeyle ona baktı.
"Gerçeği."
Kapı büyük bir gürültüyle kırılmaya başladı.
Ve Yaman o an şunu fark etti:
Belki de hafızasının silinmesinin bir sebebi vardı.
Ve belki de bazı gerçekler gerçekten unutulmak için yaratılmıştı.