İçeriğe geç

ANNEME NASIL KIYDINIZ

Bölüm 9 · 3 dk okuma

ANNEME NASIL KIYDINIZ

Bölüm 9

BÖLÜM 9

O, adamlarını beklerken beli iki büklüm olmuş yaşlı bir ihtiyar elinde bastonuyla ona doğru yaklaşıyordu.

“Ah işte adamlarım gelmeden birileri gelmeye başladı bile" dedi daha sonra.

Yaşlı adam, Serkan’ın önüne gelip durdu. Durduktan sonra onun yüzüne baktı.

“Ne bakıyorsun ihtiyar" dedi Serkan, onun bakışları karşısında.

“Hiç" dedi ihtiyar sırıtarak.

“Ne demek hiç ihtiyar, hem niçin öyle sırıtarak bakıyorsun”

Serkan, onun bakışlarından işkillenmişti.

“İhtiyar, bana bak ya buradan gidersin ya da ben seni zorla götürmek zorunda kalırım"

“Niye, yoksa sakladığın bir şey mi var?”

“Sana ne be ihtiyar, git buradan başıma bela olma"

“Kesin, kesin senin sakladığın bir şey var" dedi ihtiyar, parmağını sallayarak.

“Başımın belası mısın ihtiyar, hadi var git yoluna. Yoksa elimden bir kaza çıkacak"

İhtiyar, Serkan’ın suratına anlamsız bir şekilde baktı. Daha sonra da bastonuna dayanarak yürüdü.

Serkan ona arkasına dönüp Ayşe'nin odasına girecekti ki yaşlı adam bastonunu onun boynuna takarak geri çekti. Ardından da aynı şekilde ayağına takarak yere düşürdü.

Serkan, daha ne olduğunu anlayamadan yaşlı adamdan bir darbe daha aldı.

“Bana bak Serkan Efendi" dedi yaşlı adam “Bir işe kalktıysan bitirmeden bırakmayacaksın. Birde etrafta delil bırakmayacaksın" dedi, daha sonra da cebinden bıçak çıkarıp Serkan’a doğru attı.

“Bu bıçağın sizde ne işi var" dedi Serkan, şaşkınlıkla.

“Ayşe’yi öldürmeye gelmişsin ama işini yarım bırakıp gitmişsin. Üstelik birde bıçağını orada bırakıp gitmişsin” dedi yaşlı adam.

“Sen beni nereden tanıyorsun?”

“Seni nereden tanıdığımı boş ver. Zamanla öğrenirsin zaten" dedi yaşlı adam, ardından da Serkan’a elini uzatıp düştüğü yerden kaldırdı.

‘Sen kimsin be adam, hem yere düşürüyorsun hem de yerden kaldırıyorsun"

“Benim kim olduğum seni ilgilendirmez"

“Amca, seviyor musun yoksa dövüyor musun anlamadım bir türlü seni”

Yaşlı adam, bastonunu kaldırıp tekrar vuracakken Serkan, ona dur dercesine hareket yaptı. Ardından da ona:

“Tamam, sustum amca”

“Hah şöyle" dedi yaşlı adam “şimdi geldiğin yere geri dön. Senin hastaneden çıktığını gördükten sonra da adamlarını serbest bırakacağım"

Yaşlı adamın sözlerinden sonra Serkan’ın şaşkınlığı had safhaya varmıştı.

“Adamlarım senin elinde mi?” dedi şaşkınlıkla.

“Bana bak" dedi yaşlı adam bastonunu göstererek.

“Tamam, şimdilik geri dönüyorum, ama yarım kalan işimi tamamlamak için geri döneceğim" dedi Serkan, daha sonra da kaçarcasına uzaklaştı hastaneden.

Bölüm 5

“İkram, bir haftadır Ayşe'ye ziyarete gitmedik, yarın gidelim mi?” dedi Serap.

“Haklısın, benim de o taraflarda bir işim vardı. Hem onu halletmiş olurum hem de Ayşe'yi görmüş olurum"

Bu karı kocanın birde Ayşe'nin yaşlarında bir kızları vardı. O, Ayşe’yi kardeşi severdi. Annesinin ölümünden sonra hastaneye kaldırılması kendisini derinden etkilemişti.

Ayşe onun sırdaşı gibiydi adeta. Kimseye anlatamadığı dertlerini birbirlerine anlatırlardı. Mustafa ile karşılaşmadan önce içtikleri çay bahçesinde o da vardı. Ayrıca o çay bahçesine kendisi çağırmıştı.

“Ah Ayşe’ciğim! Dert ortağım, ben şimdi kiminle dertleşeceğim” dedi Figen, Ayşe'nin fotoğrafına bakarak.

“Kızım, biz yarın hastaneye gideceğiz, sende gelmek ister misin?” dedi Serap, kızının odasının kapısını çalarak.

“Anne, ben gelmesem"

“Kızım, yapma böyle"

“Anne" dedi Figen boğuk bir sesle “dert ortağım yok artık"

“Kızım, aç kapıyı"

“Anne, ne olur rahat bırak beni”

“Kızım, en az bende senin kadar üzgünüm. Ayşe, senin dert ortağın olduğu gibi Fatma abla da benim dert ortağımdı. Bende senin gibi dert ortağımı kaybettim. Benim ki bir daha geri gelmeyecek, ama senin dert ortağın...”

“Biliyorum anne, onun bana ihtiyacı var. Fakat ben daha kendimi toparlayamamışken onu nasıl iyileştirebilirim?”

“Bal gibi toparlayabilirsin, yeter ki kendine güven"

O sırada babası kızının odasına telaşla girerek:

“Serap çabuk üstünü giy hastaneye gidiyoruz"

“Ne oldu İkram, kötü bir şey mi var?”

“Ayşe, Ayşe fenalaşmış" dedi İkram, nefes nefese.

“Nasıl fenalaşmış?”

“Bilmiyorum Serap, hastaneden aradılar. En yakınları olarak hastaneye gitmemiz gerekiyormuş"

‘Bekleyin bende geliyorum’ dedi Figen. Ardından da yatağından doğrularak üstünü giydi. Daha sonra da hep beraber hastaneye gittiler.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.