İçeriğe geç

ANNEME NASIL KIYDINIZ

Bölüm 10 · 3 dk okuma

ANNEME NASIL KIYDINIZ

Bölüm 10

BÖLÜM 10

Öyle telaşlı, öyle hızlı gelmişlerdi ki hastaneye ne ara geldiklerini bile anlayamamışlardı. Vakit kaybetmeden hemen Ayşe’nin odasına geçtiler. O sırada Ayşe elleri ve ayakları yatağa bağlı bir şekilde yatıyordu.

‘Doktor Bey, ne oldu? Neden Ayşe’nin elleri ve ayakları bağlı?’ dedi İkram.

‘Beyefendi’ dedi Doktor ‘Ayşe Hanım, kendisine bakan hemşireye ‘Anneme nasıl kıydın?’ deyip üzerine saldırmış. O da can havliyle kendini dışarıya atmış ve kapıyı onun üzerine kilitlemiş. Daha sonra da gelip bize haber verdi. Bizde bunun üzerine kendisine daha fazla zarar vermemesi için ellerini ve ayaklarını bağlamak zorunda kaldık’

‘Ne olacak bu kızın hali’ dedi Serap, doktora endişe ile bakarak.

‘Hanımefendi, böyle giderse onu ruh ve sinir hastalıkları hastanesine sevk etmek zorunda kalacağız’ dedi doktor, daha sonra da ‘Yalnız bir husus var’ dedi, İkram’a bakarak.

‘Nedir o hususu?’ dedi İkram.

‘Zaman, zaman, Mustafa diye sayıklıyor. Eğer onu bulup getirebilirseniz belki bir umut iyileşebilir’ dedi doktor.

İkram ve Serap, birbirlerine baktıktan sonra:

‘Mustafa’da kim? Biz öyle birini tanımıyoruz’ dediler.

‘Ben onunla konuşabilsem, kim olduğunu öğrenebilirim’ dedi Figen.

‘Hanımefendi, şu an onunla konuşmanız mümkün değil’ dedi Doktor ‘İçeriye girdiğiniz an size de saldırabilir’

‘Doktor bey, bütün olacakları kabul ediyorum’ dedi Figen ‘O benim can dostum ve sırdaşım. Beni görünce rahatlayacaktır’

‘Emin misiniz?’

‘Eminin doktor bey’

‘Öyleyse dikkatli olun’ dedi ve odanın kapısını açtı. Daha sonra da dikkatli bir şekilde Ayşe’nin bağlarını çözdü.

‘Ayşe, ben geldim can dostun ve sırdaşın Figen’

Ayşe, onu görünce canlanır gibi oldu. Daha sonra da başını koyduğu yastığı kucağına alarak sarıldı. Ardından da kendi kendine:

‘Bak anne, Figen gelmiş’ dedi mırıltılı bir şekilde.

‘Ayşe, annen öldü, hatırlamıyor musun?’ dedi Figen.

‘Anne, Figen beni çay bahçesine sesliyor, gideyim mi?’ dedi Ayşe, yastığına bakarak.

‘Ayşe’ dedi Figen, onun yanına oturarak ‘Ne olur kendini toparla kardeşim, yoksa ellerin bağlı bir şekilde bağlanıp ruh ve sinir hastalıkları bölümüne yatırılacaksın’ dedi, üzgün gözlerle ona bakarak.

Ayşe, Figen’in sözlerinden sonra ona boş gözlerle baktı, bir müddet. Daha sonra da sinirle yastığını ona fırlattı.

‘Katil, katil annemi sen öldürdün’ dedi bağırarak.

‘Ayşe, kardeşim ben en yakın arkadaşın Figen. Ben nasıl annenin katili olabilirim’

‘Git, katil seni görmek istemiyorum’ dedi Ayşe, saçını başını yolarak.

Onun bağırması karşısında görevliler içeri girmiş ve onu tekrar yatağa bağlamak zorunda kalmışlardı.

Bölüm 6

‘Mustafa nasıl?’ dedi Fatih Bey.

Fatih Bey, Ufuk Bey’in en yakın arkadaşı ve ortağıydı.

‘Sürekli Ayşe, Ayşe diye sayıklayıp duruyor’

‘Ayşe de kim Ufuk’

‘Hani sana uzun zaman önce bir kızdan bahsetmiştim’ deyince Fatih.

‘Mustafa’nın boğulmaktan kurtardığı kızdan bahsediyorsun değil mi?’

‘Evet, o kızdan bahsediyorum’ dedi Ufuk ‘İşte o yıllar sonra Mustafa’nın karşısına tekrar çıktı.

‘Yoksa Mustafa’nın Ayşe diye sayıkladığı kız o mu?’

‘Evet, o kardeşim’

‘Eee, öyleyse gidip istesenize kızı’

‘Bizde o niyetle yola çıktık ama olmadı’

‘Kızın ailesi istemedi mi yoksa’

‘Senin düşündüğün gibi değil kardeşim’

‘Şu işi doğru dürüst anlatsana kardeşim’ dedi Fahri ‘Neden vermediler kızı?’

Ufuk, başından geçen olayları teker teker anlattıktan sonra:

‘İşte böyle Fatih, bundan dolayı da Mustafa, sürekli onun adını sayıklıyor’

‘Kızın yanına götürmeyi denediniz mi Mustafa’yı?’

‘Götürdük, götürmesine ama olmadı'

İkilinin konuşmasından bir kaç gün evvel...

‘Oğlum, Ayşe'de bu hastane de onun yanına gitmek ister misin?’ dedi Ufuk Bey.

Mustafa, kızarmış gözlerle babasına baktı. Daha sonra da gözlerini kapadı. Aldığı ilaçlar onu olumsuz yönde etkiliyor, sürekli uyumasına sebep oluyordu.

‘Oğlum' dedi Ufuk Bey, Mustafa’ya seslenerek ‘Ayşe’yi görmek istemez misin?’ diye tekrar seslendi.

‘Ayşe’mi o da kim?’ dedi Mustafa, mırıltılı bir sesle ‘Ben öyle birini tanımıyorum'

‘Oğlum, hani sen onu yıllar evvel boğulmaktan kurtarmıştın. Daha sonra da karşına çıkmıştı ve onu istemeye gitmiştik, hatırlamıyor musun?’

‘Hayır, hatırlamıyorum hem sen kimsin?’ dedi Mustafa, babasına.

‘Oğlum, ben senin babanım'

‘Ne babası’ dedi Mustafa. Ardından da ‘Ben kimim, benim adım ne?’

‘Oğlum, hiç bir şey hatırlamıyor musun?’

‘Hayır, hiçbir şey hatırlamıyorum’

Bir kaç gün sonra...

‘Anladın mı Fatih, neden götürmediği mi?’

‘Peki, ne olacak şimdi?’

‘Doktor, ani bir şoktan dolayı geçici bir hafıza kaybı yaşadığını söyledi. Ayrıca bu durumun geçici olduğunu, bir kaç güne kadar düzeleceğini söyledi'

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.