İçeriğe geç

ANNEME NASIL KIYDINIZ

Bölüm 7 · 4 dk okuma

ANNEME NASIL KIYDINIZ

Bölüm 7

BÖLÜM 7

‘Ona ne oldu amca?’ dedi Mustafa, gözleri kızarmış bir şekilde.

‘Onu hastaneye yatırdılar' dedi adam ‘Annesinin ölümünden sonra kızcağız kendini kaybetti. Bu yüzden hastaneye götürdüler’

Yatırılma sözünden sonra Mustafa:

‘Nee, hastaneye mi yatırıldı?’ dedi, ardından da babasına sarıldı. ‘Baba, baba her seferinde aynı şeyleri yaşıyorum. Bundan dolayı da artık dayanamaz hale geldim’ dedikten sonra da babasının kucağına yığıldı kaldı.

‘Yücel, çabuk arabayı getir. Oğlum kucağıma yığılıp kaldı' dedi Ufuk.

‘Hemen geliyorum Ufuk Bey' dedi Yücel.

Yücel, Ufuk Bey'in özel şoförüydü.

Şoför arabayı getirdikten sonra Mustafa'yı arabaya taşıdılar. Ardında Ufuk, adama dönerek:

‘Ayşe'yi hangi hastaneye götürdüler?’ diye sordu.

‘.... hastanesine' götürdüler' dedi adam.

‘Yücel, çabuk bizi o hastaneye götür’ dedikten sonra adama dönerek teşekkür etti. Ardından da tarif edilen hastaneye doğru yola çıktılar.

Hastaneye geldiklerinde ise Mustafa, bir taraftan sayıklıyor bir taraftan da burnundan kan geliyordu.

‘Allah’ım yardım et hem oğluma hem Ayşe’ye’ dedi Ufuk sedyenin üzerinde acile götürülürken.

‘Oğlum kendine gel’ dedi Ufuk, Mustafa’nın saçını okşayarak ‘Oğlum bırakma beni. Sende annen gibi bırakıp gidersen ne yaparım ben' dedi oğluna sarılarak.

‘Beyefendi önce sakin olun. Ondan sonrasını da bize bırakın' dedi Doktor, Ufuk Bey’i sedyenin üzerinden kaldırarak.

Doktor, Ufuk Bey'i sakinleştirdikten sonra Mustafa’yı kontrol etti. Daha sonra da hastaneye yatırılmasına karar verdi.

Bölüm 3

Ayşe, ancak iğne vurularak sakinleştirilmiş ve hastaneye getirilmişti. O ambülansın içinde hastaneye götürülürken Serap ve İkram da taksiye binmiş onu takip ediyordu.

Hastaneye geldikten sonra orada işlemler yapılmış Ayşe'nin yatırılmasına karar vermişti. O yatırıldıktan sonra Serap yanında kalmış İkram ise ifade vermek için karakola gitmişti.

‘Komiserim’ dedi İkram ‘Fatma ablayı, yani öldürülen kadını yıllardır tanırım. O iyi bir komşumuzdu’

‘Her hangi bir husumetlisi var mı?’ dedi komiser.

‘Bildiğim kadarıyla yoktu komiserim. Yalnız öldürülmeden bir kaç gün evvel eşime kanlılarının olduğunu, bu yüzden sürekli yer değiştirmek zorunda kaldığını söylemiş'

‘Kanlıları mı?’ dedi komiser.

‘Evet, komiserim' dedi İkram ‘Fakat kim veya kim veya kim olduklarını söylememiş'

‘Görgü tanıkları var mı?’

‘Bilmiyorum komiserim, komşumuzda sesler duyup gittiğimizde her şey olup bitmişti’

‘Gözünüze çarpan bir ayrıntı var mıydı?’

‘Cam çerçeve ne varsa parçalanmıştı. Ayrıca evin kapısı da yerinden sökülmüştü'

‘Zorla mı girilmiş eve?’

‘Öyle görünüyor komiserim'

‘Maktulün kızı, o da mı görmemiş katil veya katilleri'

‘Büyük bir ihtimalle gördü komiserim, fakat o konuşamayacak durumda'

‘Neden, yoksa konuşma özürlü mü?’

‘Hayır, komiserim' dedi İkram ‘Biz gittiğimizde çıldırmış gibiydi. Hatta bir ara cam parçasını annem diye sevmeye bile çalıştı'

‘O şu an nerede?’

‘Hastanede, psikiyatri servisinde yatıyor komiserim'

‘Şimdilik soracaklarım bu kadar' dedi Komiser ‘Bir gelişme olursa haber veririz size'

İkram, karakolda ifade verdikten sonra hastaneye geri döndü. O karakoldan çıkıp hastaneye giderken yaşlı bir adam da onu takip ediyordu.

Kimdi bu adam, ne istiyordu onlardan. Yoksa kanlıları mıydı? Yoksa başka bir amacı mı vardı.

Yaşlı adam, İkram'ı takip ederek onunla beraber hastaneye girdi. Bu arada belinde de silahı vardı. Bir adam silah niçin taşıyabilirdi ki, ya kanlısı vardı ya da başka bir şey.

‘İşte buldum seni’ dedi yaşlı adam Ayşe'ye bakarak ‘Yıllardır peşindeydim nihayet buldum seni. Gerçi ananla birlikte bulmak isterdim ama olsun. Seni buldum ya o bana yeter’ dedi kendi kendine.

‘Öyle kendi kendine ne konuşuyorsun’ dedi İkram ‘Yoksa Ayşe'yi tanıyor musun, dik dik baktığına göre kesin tanıyorsun onu’

‘Hayır, tanımıyorum onu'

‘Tanımıyorsan niye öyle dik dik bakıyorsun. Yoksa .... mısın sen?’

‘Tövbe estağfirullah ne .....’

‘Öyleyse niye bakıyorsun ağsın sulanır gibi'

‘Beyefendi ayıp oluyor ama' dedi yaşlı adam.

‘Bana bakın buradan derhal gitmezseniz, polis çağırmak zorunda kalacağım' dedi İkram.

‘Tamam, gidiyorum’ dedi yaşlı adam. Ardından arkasına bakmadan ayrıldı oracıktan.

‘Pis ...., yaşına başına bakmadan kızı gözetliyor' dedi İkram, yaşlı adamın arkasından.

Ertesi gün Ayşe'nin annesi için cenaze töreni yapılacaktı. Bunun için hastaneden özel izin alınmıştı. Bir kaç gün geçmesine rağmen iyileşme yerine daha da kötüleşiyordu Ayşe. O eski güzelliği gitmiş, beti benzi soluk bir kız haline gelmişti. Sanki o da annesiyle birlikte ölmek istiyor gibiydi.

Ayşe, cenaze yerine ambulansla gelmişti. Zira oldukça zayıflamıştı ve ayakta duracak gibi değildi.

Cenaze namazı kılınırken cemaatin en arka tarafında bir kaç kişi dikkat çekiyordu. Ortalarında ceketli kravatlı bir adam, yanlarında da onun korumaları olduğu olan bir kaç kişi vardı. Ortadaki kravatlı adam oldukça bitkin görünüyordu ve ayakta duracak gibi değildi. Korumaları olmasa oracıkta yıkılıp kalırdı.

İkram dikkatlice baktı yaşlı adama ‘Evet, bu o' dedi kendi kendine ‘Hastanede .... diye kovduğum adam’

‘Kendi kendine ne konuşuyorsun’ dedi Serap.

‘Hani hastanede yaşlı bir adam Ayşe'yi gözlüyor dedim ya'

‘Evet, .... var diye kovmuştun'

‘İşte o adam cenaze namazında da vardı'

‘Allah Allah, bu adam da bir şey var ama ney?’ dedi Serap.

Cenaze kabre konulup toprak atıldığı sıra Ayşe, birden bire:

‘Anneme nasıl kıydınız? Ne istediniz bizden?’ dedi bağırarak. Ardından da kılını bile kıpırdatamayan Ayşe, koşarak annesinin kabrine yattı. Daha sonra da ‘Beni de onunla beraber gömün’ dedi, toprak atanlara yalvarırcasına bakarak.

O, toprak atanlara yalvarırken ambulansta ki hemşireler gelmiş, kaldırmaya çalışıyorlardı.

Kravatlı yaşlı adam ileri çıkarak, Ayşe’nin omzuna dokundu. Daha sonra da ona:

‘Kalk kızım kal, annenin rahat uyuması için kalk. Seni bu hale sokanlardan intikam alabilmen için kalk. Yıllarca babandan uzak kalmanın intikamını alabilmen için kalk. Kalk kızım kalk, sevdiğine kavuşabilmen için kalk’ dedikten sonra şefkatli bir şekilde Ayşe’yi topraktan kaldırdı. Ardından da hemşirelerle beraber ambulansa götürdü.

‘Hadi kızım kendine iyi bak. Nasıl olsa seninle yine görüşeceğiz' dedikten sonra da korumalarıyla beraber oradan ayrıldı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.