Dört saat sonra…
‘İyi uyudun mu?’ dedi Filiz Hanım, Serkan’a.
‘Evet, o kadar rahat uyudum ki, böyle rahat bir uykuyu o adamın evinde bile çekmemiştim’
‘O zaman kalk da bir duş al, kendine gelirsin. Ondan sonra da aşağıda seni bekliyoruz’
‘Teşekkür ederim Filiz Hanım’
‘Aaa, bak bozuşuruz’ dedi Filiz Hanım ‘Şu hanım lafını bırak. Bana Filiz abla veyahut Filiz anne de diyebilirsin’
‘Allah razı olsun Filiz Hanım, pardon Filiz abla’ dedi Serkan, yatağından doğrularak.
‘Hah şöyle! Ben Şifa Nur’un annesiysem senin de annen sayılırım’ dedi Filiz Hanım.
Filiz Hanım, odadan çıktıktan sonra Serkan duş almak için banyoya girdi. Güzel bir duşa aldıktan sonra çıktı. Kendisi için hazırlanmış olan pantolon ve gömleği giydikten sonra aşağıya indi. O sırada herkes salonda sofranın başına oturmuş onu bekliyorlardı.
Bölüm 39
Lüks bir otel odası…
‘Sen hangi hakla en has adamımı öldürürsün, üstelik öldürdüğün adam senin kardeşin’ dedi Polat.
‘Ben, ben’ dedi Serap
‘Ne beni lan, sana soruyorum’
‘O benim öz kardeşim değil’ dedi Serap, Polat’a bağırarak ‘Hem o annemi aşağıladı ve bana p…sin dedi. Bu yüzden de kendimi tutamadım ve öldürdüm’
‘Öldürdün, öldürdün ne diye arkanda delil bırakıyorsun. Arkanı toplamak için akla karayı seçtim. Adli tıptan çıkan raporları yok etmenin ne demek olduğunu ancak ben bilirim’
‘O da benim üzerime gelip damarıma basmasaydı’ dedi Serap, diklenerek
‘Bana bak’ dedi Polat, Serap’ın üzerine yürüyerek ‘Benim kim olduğumu unutma. Ben olmasaydım o kocan olacak adam o mevkilere gelemezdi. Ayrıca senin kızında senin kızın gibi p...’
‘Hayır, suuus’ dedi Serap ‘Kızım p... değil. Onun bir babası var’
‘Hıh, babasıymış’ dedi Polat ‘Söylesene kocan olacak o adam kısır değil mi? Öyleyse, nasıl kızın babası İkram oluyor?’
Serap, apışıp kalmıştı Polat’ın son sözü üzerine. Zira kendisinden başka kimse bilmiyordu bu durumu, hatta kocası bile.
‘Se, se, sen nereden öğrendin?’ dedi Serap, kekeleyerek.
‘Sence kim olabilir?’
‘Lokman abimm' dedi Serap, tiksintiyle yere tükürerek.
‘Bravo’ dedi Polat, ellerini çırparak. Ardından da Serap’a ‘O söylemeseydi bile ben her şeyi biliyordum, ta başından beri’ burada bir şeyler anlatmaya çalışmıştı ama Serap anlayacak durumda değildi. Zira yıllardır sakladığı sırrı ortaya çıkmıştı. Kim bilir belki başkaları da biliyordu sırrını.
Serap, oldukça yıkılmış görünüyordu. Yıllarca içinde sakladığı sırrını abisi bildiği insana söylemişti, fakat şimdi söylediğine bin pişman olmuştu.
‘Ah abi! Neden bunu bana yaptın, oysaki ben sana inanmıştım' dedi Serap. Ardından da bitkin bir şekilde yere oturdu.
‘Sevmiştim Figen'imin sevdiğini. Benden yaşca büyük olmasına rağmen sevmiştim onu. Onunda beni sevdiğini sanıyordum. Bu yüzden de kendimi ona teslim ettim. Lakin o günden sonra bir daha kendini gördüm ne de haber aldım. Daha sonra öğrendim ki o evliymiş, benimle de gönül eğlendiriyormuş. Yaptığım hatayı öğrenen ailem beni apar topar İkramla evlendirdiler. İkram o kadar saf ki benim bir başkasıyla beraber olduğumu anlamadı bile. Hatta hamile olduğumu bile. Bu yüzden de Figen'i kendi kızı sandı. Zaten ondan başkası da kabul etmezdi beni. Zira biliyorlardı huylarımı. Onunla evlendikten yıllar sonra da sen karşıma çıktın ve bize hem ev verdin hem de İkramın işe girmesini sağladın. Yoksa o saflığıyla ne işe girebilirdi ne de ailesinin geçimini sağlayabilirdi'
‘Kalk ayağa’ dedi Polat Serap'ın yakasından tutup ayağa kaldırarak ‘Sana son bir görev daha veriyorum. Eğer bunu başarırsan benden yüklü bir miktar para alacaksın. Ayrıca bundan sonra yüzümü görmeyeceksin. Eğer başaramazsan hem sen hem de ben yanarız’
‘Neymiş o görev’ dedi Serap, gözleri dolu dolu bir şekilde.
‘Yakında Ayşe ile Mustafa’nın düğünü olacak. Bu düğünde en nefret ettiğim Üzeyir Hennan ve ailesi de orada olacak. Senden istediğim düğünü karıştırman, gerekirse silah kullan ve o düğünün olmaması için elinden geleni yap. Eğer bu işi başarabilirsen dile benden ne dilersen’
Polat’ın Üzeyir Hennan ve ailesinden istediği neydi veyahut Polat kimdi? Eskiden gelen bir intikam mı yoksa başka bir şey mi? Bu soruların cevabı Ayşe ile Mustafa’nın düğününde çözüme kavuşacak mıydı, yoksa düğünden sonra gelişecek olaylara mı bağlıydı.