İçeriğe geç

ANNEME NASIL KIYDINIZ

Bölüm 39 · 3 dk okuma

ANNEME NASIL KIYDINIZ

Bölüm 39

BÖLÜM 39

Bir mahkeme salonu…

‘Karar, Serkan Gazel taammüden adam öldürmekten…’ dediği anda Serkan’ın avukatı araya girerek:

‘Bir dakika hâkim bey, maktulün müvekkilim tarafından öldürülmediğine dair tanığım var’

Serkan, avukatına şaşkınlıkla bakarak:

‘Avukat bey, ne diyorsunuz?’

Avukat ona sus işareti yaparak hâkime döndü:

‘Hâkim bey, müsaade ederseniz tanığı çağırayım’

Hâkim eliyle müsaade etmesi üzerine tanık içeriye girdi.

‘Kendini tanıt’ dedi Hâkim.

‘Hâkim bey, adım Emrullah Settar avukatım’

‘Deliliniz nedir?’ dedi hâkim bey.

Avukat, kolundaki belgeyi hâkime uzatarak:

‘Serkan Gazel’in Fatma Eren’i öldürmediğine dair bütün belgeler size uzattığım kâğıtlarda yazılı’

Hâkim, belgeleri inceledikten sonra sağına soluna baktı. Daha sonra da ‘ayağa kalkın’ dedi. Herkes ayağa kalktıktan sonra:

‘Karar, Serkan Gazel’in Fatma Eren’i öldürmediği anlaşılmış olup beraatına karar verilmiştir’

Serkan o kadar şaşkındı ki, biliyordu kendi eliyle öldürmüştü o kadını. Fakat hâkime verilen belgede bunun tam tersi yazıyordu. O serbest bırakıldıktan sonra avukat Emrullah Settar’a dönerek:

‘Emrullah bey, anlamıyorum nasıl serbest kaldım. Oysaki silahımı ateşlediğime eminim. Hatta o anda kadın kanlar içerisinde yere düştü’

‘Serkan Bey, o kadını öldüren Lokman Nihat Gazel, sen değil’

‘Ama nasıl olur, babam orada yoktu ki’

Avukat, belgenin bir kopyasını ona vererek:

‘Serkan Bey, olayın nasıl gerçekleştiğine dair bütün belgeler bunun içinde’

Serkan, belgeleri alıp okudu, okuduktan sonra da:

‘Vay şerefsiz vay, bunca zaman baba dediğim adama bak. Vermiş benim elime kurusıkı silahı, kendisi de bana gözükmeden kadını öldürmüş. Böylece hem intikamını almış olacak hem de benden kurtulmuş olacaktı’ dedikten sonra da ‘Onu bir bulabilsem soracağım ona bunun hesabını’

‘Maalesef bulamazsınız onu’

‘Nedenmiş avukat bey’

‘Çünkü Lokman Nihat Gazel öldürüldü’

‘Ne diyorsunuz avukat bey, nasıl öldürülmüş’

‘Boğazı kesilerek öldürülmüş’

‘Kim öldürmüş’

‘Henüz daha kim olduğu belli değil’

‘Bir şey soracağım size’ dedi Serkan ‘siz nasıl öğrendiniz benim durumumu veyahut sizi kim gönderdi’

‘Üzeyir Hennan, ben onun avukatıyım’

‘Anlaşıldı’ dedi Serkan, gülümseyerek

‘Serkan Bey, cezaevinden çıktıktan sonra Üzeyir Bey sizi kapının önünde bekliyor olacak’

Avukat, konuşmasını bitirdikten sonra kendi yoluna gitti. Serkan’da cezaevine geri döndü.

‘Bakalım atarlı Serkan’a kaç yıl vermişler’ dedi Bünyamin pis pis sırıtarak.

‘Bana bak’ dedi Serkan ‘Yediğin o son dayak yetmedi sana herhalde’ dedikten sonra elini yumruk yapıp onun üzerine yürüyecekken Vahdet onu durdurdu. Daha sonra da ‘Değmez ona kardeşim, hem bundan sonra kimseye zarar veremez. Vermeye kalksa da biz ona cevabını veririz, sen merak etme’

Mahkemeden birkaç gün evvel…

‘Kalkın lann’ diye bağırdı Bünyamin sabah saatlerinde.

Herkes ne oluyor dercesine uyandılar uykularından. Birde baktılar ki o çok korktukları Bünyamin bağırıyor. İçlerinden sadece Serkan korkmamıştı ondan.

‘Ne oldu, niye bağırıyorsun’ dedi Vahdet.

‘Lann param yok, kim aldıysa versin’

‘Senin paranı ne yapalım biz’ dedi Serkan, yerinden kalkmadan.

‘Sen çaldın değil mi?’

‘Senin o pis paranı ne yapayım’ dedi Serkan.

Bünyamin sinirle onun üzerine yürürken Serkan’da gardını almış onu bekliyordu.

‘Gel bakalım, gel de o güzel yüzünü bir benzeteyim’ dedi Serkan.

Vahdet ‘Durun, yapmayın’ dese de kavga başlamış koğuş birbirine girmişti. Sonuçta Serkan, Bünyamin ve adamlarını bir güzel benzetmiş, yüzleri gözleri kan içinde kalmıştı. Öyle dayak yemişlerdi ki adım atacak halleri kalmamıştı.

‘İşte paran, bak nerede’ dedi Serkan, Bünyamin’in yastığının içinden paraları çıkararak ‘Bak, kim çaldı dediğin paraların yastığın altından çıktı. Ayrıca asıl hırsız sensin buradaki mahkûmların parasını çalmışsın’ dedikten sonra ranzanın altından da para çıkararak mahkûmlara gösterdi. Daha sonra da onlara ‘Bunlar sizin paranız değil mi?’ dedi, çakmak çakmak gözlerle bakarak.

‘Yetti artık senin ve adamlarından çektiğimiz’ dedi Vahdet. Daha sonra da diğer mahkûmları galeyana getirerek Bünyamin ve adamlarının üzerine atladılar. Bu şekilde birde onlardan dayak yemiş oldular

Mahkemeden sonraki saatler…

‘Hâkim beraat kararı verdi’ dedi Serkan.

‘Senin adına sevindim, fakat nasıl oldu?’

‘Öldürdüğüm sandığım kadını ben öldürmemişim’

‘Sen öldürmediysen kim öldürdü o zaman’

‘Lokman Nihat Gazel öldürmüş’

‘Ne yani baban mı?’ dedi Vahdet.

‘O benim babam değil, yıllar evvel gerçek ailemden kaçırmış beni. Onun yüzünden de bir yalana inandım’

‘Buradan çıktıktan sonra ne yapacaksın?’

‘Bilemiyorum, herhalde gerçek babamın yanında çalışırım’

Sohbetleri burada sona ermişti ikilinin, gardiyanın uyarması üzerine çantasını eline aldı. Koğuştaki herkesle helalleşti, hatta Bünyamin ve adamlarıyla bile. Onlara ‘sizi görmeye geleceğim’ diyerek cezaevinden çıktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.