İçeriğe geç

ANNEME NASIL KIYDINIZ

Bölüm 33 · 4 dk okuma

ANNEME NASIL KIYDINIZ

Bölüm 33

BÖLÜM 33

‘Kızım, o buradan gidecek anladın mı?’

‘Anne, Mehmet Bey babama kan verdi. Onunda mı hiç hatırı yok’

‘Olmaz olsun onun kanı. Hem onun kanı da pistir zaten’

‘Filiz Hanım, bu kadarı da fazla’

‘Anne, sen hep naif konuşur, insanları dinlerdin. Ne oldu şimdi sana, ne değiştirdi seni. Dur tahmin edeyim Serap Hanım, onun dolduruşuna geliyorsun değil mi? Zaten o geldikten sonra sende bir takım değişiklikler olmaya başladı'

‘Sus kız, yoksa seni de paralarım'

Mehmet, araya girerek:

‘Şifa nur Hanım, annenizle tartışmayın. Her ne olursa olsun o sizin anneniz' dedikten sonra da arkasını dönerek oradan uzaklaştı.

‘Bak gördün mü anne, sen onu kötülüyorsun ama o seni düşünüyor’ dedi Şifa Nur, Mehmet'in arkasından bakarak.

O sırada başka bir oda da:

‘Serap abla, seni gördüğüme o kadar sevindim ki anlatamam. Anlat, Mustafa'nın evine gidecektin. Ne oldu gidebildin mi?’ dedi Ayşe merak içerisinde.

Serap yalancıktan yüzünü buruşturarak:

‘Ah be benim güzel kızım, gönlü temiz kızım. Nasıl anlatayım bilemiyorum ki’

‘Ne oldu abla, yoksa Mustafa’ya bir şey mi oldu?’

‘Ah be kızım, keşke bir şey olsaydı'

‘Allah aşkına abla, lafı eveleyip geveleme de anlat, ne oldu?’

‘Beni resmen evlerinden kovdular'

‘Allah Allah, nasıl olur abla. Hâlbuki çok iyi görünüyorlardı'

‘Yalan söylüyorsam, şuradan şuraya gitmek nasip olmasın' dedi Serap. Yalanı yüzü kızarmadan söylemiş, üstüne üstelik yalanını perçinlemek için birde yemin etmişti.

‘Mustafa, Mustafa'yı görebildin mi? Durumu nasıldı? Duyduğum kadarıyla beni göremediği için hastalanmış’

‘Sana, beni kovdular dedim sen halen daha Mustafa diyorsun’

‘Abla, onu gördün mü görmedin mi onu bana söyle’

‘Ah be kızım, ne hastası o senden daha sağlıklı. Üstelik beni kovan da oydu'

‘Niye ki abla'

‘Neden olacak nişanlısı yüzünden. Evlerine gittiğimde nişanlısı da yanındaydı. O beni kolumdan tutup kendi evlerinden kovarken arkadan kıs kıs gülüyordu' dedikten sonra da doğru söylediğine dair Allah adına yemin etti.

Ayşe, duydukları karşısında yıkılmıştı.

‘Olamaz abla olamaz o, o nişanlanmış olamaz’

‘Maalesef yavrum, dediklerim doğru’ dedi yalandan üzülmüş bir şekilde.

‘Abla, oysaki gelip beni isteyeceklerdi’ dedi Ayşe, şok geçirmiş bir şekilde.

‘Kızım, öyle birisine değmez arkasından ağlamak'

‘Haklısın Serap abla’ dedi Ayşe, gözyaşlarını koluyla silerek. Daha sonra da ‘Gösteririm ben ona umut verip de başkasıyla nişanlanmayı’ dedi hırsla.

Bölüm 31

‘Aralarını bozmayı başardın ha' dedi Lokman kahkaha atarak.

‘Evet, abi hem de nasıl bozmak. Bir yalan söyledim ki az kalsın o yalana bende inanacaktım' dedi Serap.

‘Zübeyr’in durumu nasıl, ondan haber ver'

‘Dokuz canlı domuz, onca ameliyat geçirdi. Halen daha ayakta’ dedi Serap burun kıvırarak.

‘Sana bir görev daha vereceğim' dedi Lokman ‘Yoğun bakım odasına girip fişini çekeceksin'

‘Bunu benden isteme abi, bu çok tehlikeli bir iş'

‘Yapmazsan uyuşturucu imal edip sattığını ihbar ederim' dedi Lokman, Serap.

‘Abi, hatırlarsan bu işte beraberiz. Sen söylüyorsun ben yapıyorum'

‘Ya öyle mi?’ dedi Lokman ‘İspatla öyleyse seninle iş yaptığımı'

Serap, bu söz karşısında bozulmuş, bu yüzden de susmak zorunda kalmıştı.

‘Ya, işte böyle susarsın. Çünkü ispatlayacağım bir şey yok’

Serap homurdana homurdana ‘seninle iş yapanın da sana da' deyip küfü attı.

‘Kardeşim, ağzına küfür yakışmıyor’ dedi Lokman, pis pis sırıtarak.

‘Senin yüzünden küfür öğrendim’ seni tanıdığım güne .... olsun dercesine bakarak.

‘Aaa, kardeşim ağzına lanet okumak da yakışmıyor'

‘Yeter be, beni aşağıladığın. Annelerimiz bir olmasa da senin kardeşinim, kardeşin'

‘Hah, hay kardeşmiş. Babamın bir günlük ilişkisinden doğmuş kardeşim. Hem ne belli senin benim kardeşim olduğun. Hadi ispatla, tabiî ispatlayabilirsen. Kim bilir senin o anan kiminle düşüp kalkmıştır'

Serap, annesi hakkında söylemine oldukça kızmıştı. Bu yüzden orada bulduğu kesici bir cismi hızlıca alarak Lokman'ın boğazına dayadı.

‘Senin gibi abi olmaz olsun' dedi, gözü dönmüş bir şekilde.

‘Serap yapma, elinden bir kaza çıkacak' dedi Lokman, korkudan tir tir titreyerek.

‘Ne oldu, az önce aslan kesilmiştin. Şimdi ise süt dökmüş kediye döndün'

‘Serap, elindekiyle şaka olmaz. O yüzden bırak elindekini’

‘Sen benim abim değilsin artık' dedi Serap bağırarak. Ardından elindeki kesici aletle Lokman’ın boğazını kesti.

Lokman'ın boğazından oluk oluk kan akarken Serap’ın halen daha siniri geçmemişti.

‘Pislik adam, yıllarca bana çektirdiğin cezasını çek şimdi’ dedikten sonra da elindeki kesici cismi son kez sapladı. Lokman'ın boğazından çıkan kan Serap’ın elbisesine bulaşmış, beyaz olan elbisesi kırmızıya bulanmıştı.

Ancak iki saat sonra ne yaptığının farkına varabilmiş, fakat bu sefer de paniklemişti.

‘Ne yaptım ben, Lokman’ın adamları gelir ve onun öldüğünü anlarlarsa öldürürler beni' dedi kendi kendine.

Panikle sağa sola koşuşturdu bir çare bulabilmek için. Fakat ne çare hep aynı noktaya geliyordu. Baktı ki olmayacak cesedi sürükleye sürükleye dışarı çıkardı. Etrafına bakındıktan sonra Lokman'ın arabasına taşıdı cesedi. Bagajı açtıktan sonra zorla da olsa çuvalı atar gibi cesedi bagaja attı. Daha sonra da çıkan kanı temizlemek için geri döndü. Etrafta bulduğu bezlerle kanı temizledi.

Nihayet işi bitmişti Serap'ın. İşi bitmişti fakat bayağı da yorulmuştu. Bu yüzden arabanın içinde beş on dakika dinlendi. Daha sonra da arabayı çalıştırarak şehrin içine daldı. Cesedi ne yapacağını bilemediğinden İki saat kadar amaçsız bir şekilde sürdü arabayı. Sonunda uçurumun kenarına kadar geldi. İntihar süsü verebilmek için cesedi bagajdan çıkardı. Ardında sürücü koltuğuna yerleştirdi. Kemeri de bağlamayı da ihmal etmedi. Cesedin boğazına saplı olan cismi çıkardıktan sonra onu uçurumdan aşağıya fırlattı. Daha sonra da arabayı boşa alarak arkaya geçti. Arabayı yavaş yavaş ilerleterek uçurumdan aşağıya attı. İşi bittikten sonra da üzerindeki kanı temizlemek için su aradı. On dakika kadar aradıktan sonra bir çeşme buldu. Fakat çeşmenin başında bir çoban ve koyunları vardı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.