İçeriğe geç

ANNEME NASIL KIYDINIZ

Bölüm 20 · 3 dk okuma

ANNEME NASIL KIYDINIZ

Bölüm 20

BÖLÜM 20

‘Peki, öyleyse mademki bana inanmıyorsun sana ispatlayacağım’ dedi Üzeyir Bey, daha sonra da yıllardır cüzdanında sakladığı fotoğrafı çıkarıp Ayşe’ye gösterdi.

‘Babamın fotoğrafı sizde ne işi var?’ dedi Ayşe, gözlerine inanamamış bir şekilde.

‘Bu fotoğraftan babanda da vardı’

Ayşe’de cebinden fotoğrafı çıkardı, yanız fotoğraf ikiye ayrılmıştı. Yanındaki kişinin kim olduğu net bir şekilde belli olmuyordu.

‘Gördün mü kızım, babanla çekildiğimiz fotoğrafı’

‘Gördüm ama çok şaşkınım’ dedi Ayşe ‘Annem yıllardır niçin yalan söyledi ki bana’

‘O bir yalana inandı kızım’

‘Kim, kim sebep oldu amca bu duruma’

Üzeyir Bey, Serkan’ı göstererek:

‘Bunun baba dediği kişi sebep oldu’

‘Neler oluyor babalık, siz neden bahsediyorsunuz?’ dedi Serkan.

‘Hani, sen Ayşe’yi öldürmeye geldiğin zaman onu öldüremezsin demiştim ya…’

‘Bir dakika amca’ dedi Ayşe, daha sonra da Serkan’ı göstererek ‘Bu beni öldürmeye mi geldi?’

‘Evet, kızım ama ben engel oldum’

Ayşe, öldürme lafını duyunca sinirden Serkan’ın üzerine yürüdü. Hatta Serap Hanım’da dayanamamış o da Ayşe’yle beraber hareket etmişti.

‘Dur kızım’ dedi Üzeyir Bey ‘O benim oğlum, yani senin kuzenin’

Bu sefer şaşırma sırası Ayşe’deydi.

‘Ne, ama nasıl’ dedi, etrafına şaşkın şaşkın bakınarak.

‘Babalık, ikide bir bana oğlum diyorsun’ dedi Serkan ‘Benim bir babam var, o dururken sen nasıl babam oluyorsun’ dedikten sonra da ‘hım’ dedikten sonra da ‘Yoksa annemle mi ilişkiniz vardı?’

Üzeyir Bey, Serkan’ın sözlerinden sonra onu susturarak:

‘Serkan, düzgün konuş’ dedi sinirle ‘Benim Beyhan Hanımla ne ilişkim olabilir ki, hem onu doğru dürüst tanımıyorum bile’

Serkan, pişkin pişkin sırıtarak:

‘Annemin ismini bildiğine göre demek ki var bir şeyler’ dedikten sonra da ‘Bende diyorum babam beni neden sevmiyor, demek ki bundanmış’

‘Abi, ağzını topla’ dedi Şifanur kızgınlıkla

‘Ne, yalan mı?’ dedi Serkan, burun kıvırarak ‘Annemle ilişkisi yoksa o zaman bana neden oğlum diyor’

‘Pislik, sen tam bir pisliksin’ dedi Şifanur, daha sonra da ağlayarak hastaneden çıktı.

‘Yaptığını beğendin mi?’ dedi Üzeyir Bey ‘Senin yüzünden kardeşin ağlayarak çıktı’

‘Serkan Bey, karşındaki kişiyi anlamadan yargılama’ dedi Mehmet.

‘Sana ne be adam sen işine bak’

‘Serkan Bey, ben yıllar evvel babamı dinlemedim. Bu yüzden ondan yıllarca uzak kaldım, gerçi hata ondaydı ama neyse. Sonuçta karşıdaki kişi kim olursa olsun onu dinlemeli, öyle karar vermeliyiz’

‘Sen kimsin ki bana nasihat veriyorsun’ dedi Serkan.

‘Benim adım Mehmet’ dedikten sonra kim olduğunu anlattı.

‘Allah Allah, şu işe bak’ dedi Üzeyir Bey ‘Biz seni başka bir yerde ararken sen nerede çıktın’

‘Siz beni tanıyor musunuz?’ dedi Mehmet.

‘Evet, baban sizden çok bahsetti. Bahsederken görseydin gözlerindeki ışıltıyı’

‘O nasıl?’ dedi Mehmet.

‘Baban iyi, yalnız kardeşin Mustafa çok hastaymış’

‘Ona ne oldu, nesi var?’ dedi Ayşe, telaşla.

‘Bende tam olarak bilmiyorum kızım’

‘Babalık, bir laf attın ve sustun, söyle bakalım sen benim nasıl babam oluyorsun?’ dedi Serkan, Üzeyir Bey’in yakasına yapışarak.

‘Sen onu baba dediğin şerefsiz Lokman’a sor’ dedi Üzeyir Bey, Serkan’ı geri iterek.

‘Ne Lokman mı, hani şu … iş adamı olan Lokman’

‘Evet, ne olmuş ben onun oğluyum’

‘Ulan, o şerefsiz Lokman yüzünden babamla aramız açıldı. O yüzden güzel vatanımı bırakıp yurt dışında yaşamak zorunda kaldım’

‘Bana mı sordun gitmek için?’ dedi Serkan, ukala bir tavırla.

Onun ukala tavrı karşısında Mehmet, dayanamayıp Serkan’a kafa attı. Daha sonra da ona:

‘Dur, dur hele bu daha başlangıç’ dedi Serkan’ın yüzüne tükürerek ‘Gör bak Lokman’a neler yapacağım’

Üzeyir Bey, onu tutmasa belki de Serkan’ı dayaktan kırıp geçirebilirdi.

‘Mehmet, oğlum onun bir suçu yok. O da senin gibi kurban’ dedikten sonra da Serkan’a dönerek ‘Kalk git buradan, zamanı gelince doğru söylediğimi zaten öğrenirsin. Ha bir de şunu söyleyeyim kız kardeşin bile senin kardeşin değil. Lokman, seni benden kaçırdığı gibi onu da bir başkasından kaçırmış’

Bölüm 18

Serkan, yediği dayağın etkisini mi yoksa duyduklarını mı hazmetsin bilemiyordu. Hastaneden çıktıktan sonra bir müddet yürüdü, kafasındaki binbir düşünceyle beraber.

‘Şimdi ne yapacağım ben’ dedi kendi kendine ‘Ya o adamın dedikleri doğruysa, ya gerçekten kız kardeşim benim öz kardeşim değilse. Of, ne yaptın be adam kafama öyle bir bomba attın ki, işin içinden çıkamıyorum bir türlü’

O düşünceler içerisindeyken telefonu çaldı. Telefonu eline aldı ve babam arıyor yazısını gördü.

‘Hıh babammış, sen gibi babanın’ dedi küfür dolu bir sözle ‘Babam olsan bugüne kadar şefkatle yaklaşırdın ama nerden, anneme bile merhamet göstermiyorsun ki bana gösteresin’

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.