Evde 4 aylık bebeğimle beraber oturuyordum. O günden sonra 2 hafta geçmişti.
Kucağımda Araf, elimde telefon vardı.
Telefonu yeterli düzeyde izlemiyordum. Yani hiç telefon vermeyip, çocuğu çağ dışı bir mağara ayısı olarak büyütemem. Ama hep te veremem. Haftada 30 dakika falan.
Yani oğlum bu aralar biraz huysuzdu. Çünküsü dış çıkartıyordu. Bunu ilk Balım farketmişti. O yüzden ona hediye almıştım.
Biz uslu uslu dururken kapı gürültüyle çaldı. Huysuz oğlum bile bu sesle rahat durmaya başladı.
Arafı yere yatırdım. Elimede mutfaktan oklavayı alıp kapıya çıktım.
Kapıyı açtığım gibi oklavayla karşımdakine vardum.
"Ahh." Diye tanıdık bir ses geldi.
Çağıl abim. Kafasına tom 12 den vurmuştum.
"Abi"
"Petek ben evleniyorum." Dedi.
Evleniyor. Benden habersiz. Benim haberim yok. Bana söylemedi. Bende ona hiç birsey söylemem o zaman!
"İyi." Dedim tripli sesimle. Ve ekledim. "Hayırlı olsun" Diyip kapıyı suratına kapattım.
Keşke daha sert vursaymışım. Bana neden başta söylemedi ki. Şimdi evlencekken söylüyor.
Araf'ı sırt üstü bırakmıştım, ama o yüz üstü dönmüştü. Karaya vuran su kaplumbağası gibi çırpınıyordu.
Salak çocuk ya. Yaklaşıp kucağıma aldım. Kafasını göğüsüme koydu. Ay bu çocuğun uykusu gelmiş.
Kucağımda biraz pış pışladıktan sonra uyudu. Beşiğine yatırıp yemek yapmaya başladım.
🪷🪷🪷
"Evleniyormuş işte. Bana neden başta söylemedi ki" diye kocama mızmızlandım.
Petek's favorite activities
1- kocasına nazlanmak
2- kocasına kendini öptürmek
3- kocasını öpmek
4- kocasını kendine sarıldırmak
5- kocasına sarılmak
6- kocasının romantik şiirleri ve sözlerini dinlemek.
7- kocasıyla çocuk ya- neyse
8- çocuğunu öpmek, sarılmak koklamak ve kucağında uyutmak.
"Petek. Bende sabah öğrendim. Anlatıyorum ama benden duymadın. Tamammı" dedi ve anlımı öptü.
Kafamı 'tamam' anlamında salladım.
"Abinle Derin ,evleneceği kadın, tanıdık bir hikayedeki gibi anlaşmalı bir evlilik yapıyorlar. Sanırım sizin kaderiniz bu" dedi ve anlatmaya devam etti.
"Derini babası tanıdık bir hikayedeki gibi anlaşmayla bir adamla evlendirmiş. Ama adam kısır çıkınca ayrılmışlar. Çünkü babası mirasının başına geçebilecek bir torun istiyormuş. Tek kızının da çocuğu olmazsa torunda olmaz. Anında kabul etti Çünkü"
"Çünkü" dediğimde gülümseyip dudaklarıma minik bir öpücük kondurdu.
"Çünkü abinle Derin zaten amerikada aynı okula gitmişler. O zamanlarda sevgiliymis bunlar. Sonra babası derini de alıp Türkiyeye dönmüş. Bunlar ayrılmış. Abin Derinin evlendiğini duyunca üzülüp, hiç aramamış derini. Böylece gercegi öğrenememiş."
Biraz nefeslenip devam etti.
"Derinin babası, derinle kocasını boşandırmış ve çocuğu olması şartıyla istediğinle evlenebilirsin demiş. Derinde hemen abini aramış. Abin gerçekleri öğrenince, nikah dairesinden nikah gününü almış bile."
Diyince şok içinde ona bakıyordum.
"Vay be. Bizim hikayemizden daha garipmiş" dedim. Hemen oturduğum yerden kalktım. "Ay ben elbise bakayım o zaman" Diyip telefonumu aldım ve geri Emir'in yanına oturdum.
....
Beğendiğim bir kaç modeli emire gösterecektim. Abimi arayıp bilgileri aldım. Düğün olmayacakmış. Sadece bekarlığa veda ve ertesi günü de nikah varmış. O zaman ikisi içinde bir şey bakmam lazımdı.
Bekarlığa veda için

Nikah için de

Bu elbiseyi sipariş vermiştim. Koltukta kucağında Araf'la oturan emirin yanına oturup ekranı ona döndürdüm.
"Bak bunları sipariş verdim. Nasıl?" Dediğimde bir süre elbiseleri inceledi.
"Sen çuval giysen bile yakışır. Sen içine girince yakışmayan elbise utansın" Yaa. Romantikko kocişimm.
Ama bu niye kıskanmıyordu!
Omzuna canını çok acıtmamaya çalışarak vurdum.
"Ya sen neden hiç kıskanmıyorsun beni?" Yüzümü düşürmüş, somurtma moduna geçmiştim.
"Ben yanında ve seni koruyabilecekken istediğini giymekten özgürsün. Gerçi ben yanında olmasamda sen kendini korursun. Sana yan gözle bakanın gözlerini oyar, üzerinde olan elbiseyi onlara giydiririm."
Aaa. Kalbimi çaldı. Gülümseyip kolunun altına sırnaştım. Ben dedim başta koalayım diye.
"Ben kendimi nasıl koruyacakmışım?"
"Sen zaten konuşmaya başlasan adamlar çenenden korkup kaçar"
Hıh. "Allah Allah. Ben çok mu konuşuyorum?"
"Yani benim yanımdayken en azından evet."
"Tekte anlayabileceğini bilsem kısa keserim zaten"
🪷🪷🪷
O gün simdi su an bizdelerdi. Ne olmuş gecenin 2 sinde misafir ağırlıyorsam. Ama suç bende. Abimi dinlesem şimdi Kocamın koynunda uyuyordum.
Ha bu arada derinde iyi kızmış. Güzelde. Doğal turuncu saçları ve yeşil gözleri vardı. Yok canım. Ne kıskancam. Saç diyince aklıma yarın kuaföre gitmem gerektiği geldi.
Saçlarımın boyunu kısaltmadan katlı kestirecektim. Saçım aslında zaten katlıydı Ama uzayınca katlar kaybolmuştu.
Abimler gidince hemen yatağa girdim. Anında. Araf'ın ağlama sesiyle gözlerimi tekrar açtım.
Basigine yönelip kucağıma aldım. İnsan bu tatlılığa kızamıyorda! Kocam nerde lan?
Neyse. Yatağa oturup emzirmeye başladım. "Annem. Sen acıktınmı bebeğim. Annen senin gotunu yesin." Anlaşılan onunda uykusu vardı ki emzirdikten sonra kucağımda hemen uyumuştu.
Ben yatağa girince kocamda odaya elinde tabakla girdi.
"O ney?"
"Çilek. En sevdiğin. Bu gün görünce aklıma geldi. Sana aldım."
Sözünü bitirince konuşmak için ağzımı açmıştım ki, beni susturan ağzımdaki çilek oldu.
Çiçekler bitmişti. Bende bitmiştim. Kocamın kolunun altına sırnaştım ve konuştum
"Eee nerden hani benim romantikko sözüm?" Dedim alttan alttan bakarken.
Gülümsedi.
"Hazırmısın" dedi anlımı öptü. Kafamı evet anlamında salladım gene öptü.
" "Ben seni ölene dek seveceğim"
Boş laf...
Ben seni sevdikçe ölmeyeceğim..."
🪷🪷🪷
beğeni sınırını zor geçtiniz. O yüzden bu seferki sınır 70 olsun..





