Bu gün biziiiiim evlilik yıl dönümümüz. Blue daimond reklamındaki meryem abla gibi girişim nasıldı? Müqqo demi.
23 mart. 1 yıl önce resmen zorla evlendim. Oha. 1 yıl olmuş. Vay be. Nerde o eski bay- tamam şaka şaka. Emirin bundan ne kadar haberi var bilmiyorum. Şu an işte. Eve saat 5te dönecek. Yemek yapacağım. Böyle romantikko. Neyse. Oğlum da bizimle olacak. Yani sonuçta ailenin bir parçası değil mi?
Ve bu akşam yemeğini doğum günü hediyem olan evde yapacaktım. A bu arada Emir doğum günümün gecesinde bana hediyemi vermişti. Kalpli pandora yüzük. Çok güzeldi.

Şimdi bunları giyinip çıkacaktım. Oğluşumu da giydirip kucağıma aldım. "Annem. Sen babaya sürpriz yapmayamı geliyorsun. Bir tane öpeyim seni gel" Diyip yanağını öptüm. Ay çok tatlı ya bu çocuk. Birde kıkırdamıyormu böyle arada.
Evin içi döşeliydi. Tam benim tarzıma göre. Araf'ın bile odası vardı. Arabayla 20 dakikada gelmiştik. Sahil kenarında küçük sempatik dublex bir evdi.
Arafla birlikte içeriye girdik. Anneler için olan kanguruyu takıp arafı da oraya koydum.

Akşama kremalı mantarlı tavuklu makarna yapacaktım. Yeter bence.
🪷🪷🪷
Yemek bitmişti. Bende Araf la kendimi yıkamıştım. Oğluşuma beyaz kısa kollu gömlek ve kırmızı papyon taktım.
Kendimde

Giydim.
Araf çok tatlı olmuştu. Yatağın üzerinde kendi kendine kollarını ve ayaklarını sallıyordu eşek.
"Annem. Bebeğim. Çok yakışıklı oldun sen beyefendi." Diyerek kucağıma aldım. Kafasını göğüsüme koydu. Saçlarından derin bir nefes çektim içime. Mis gibi babası kokuyordu oğlum. Eğer bir gün olursa babasından ayrılırsam, yanımda küçük sürümünü taşımış olacağım.
Araf göğüsümde uyuduğunda onu beşiğine yatırdım ve saçlarımı düzleştirmeye başladım.
🪷🪷🪷
Emiri arayıp bu eve gelmesini söyledim. Hediyem bir saatti. Ama saatin arka planında Petek, Emir, Araf yazıyordu.
Kapı çaldığında kucağımda arafla açmaya gittim. Masa hazırdı. Kadehler, mumlar...
Kapıyı açtım ve tak. İşte kocam. Siyah bir takım vardı üzerinde. Gerçi hep işte bunlardan giyiyordu. Ama olsun.
"Hoşgeldiiinnnn" diyerek dudaklarını azıcık öptüm. Az biraz. Minnacık. Gülümseyip oda yanağımı öptü. "Hoşbuldum." Derken sesim kısıktı. Sanki birazda sıcaktı.
"Bak babası. Artık oğlumda seni karşılıyor kapıda."
Eğilip Araf'ı kucağına aldı. Eliyle alttan oğluşumun yarısı bezden oluşan poposuna destek verdi.
"Babacığım. Sen büyüdünde beni mi karşılıyorsun eşek" diyince Araf kıkırdadı. Babasının yanında çok güler yüzlüdü.
"Petek. Bu sıklığının sebebi nedir?" Dedi. Unutmuş olamaz demi. Unutmamıştır. Unuttuysada... bir şey olmazdı herhalde.
"Evlilik yıl dönümümüzya hani" dedim umutla. Sonradan dank etmiş gibi şaşırdı. "Hee. Eee. Evet. Evlilik yıl dönümümüz. Şimdi hatırladım. Özür dilerim. İşler bu gün biraz yoğundu da."
Yok canım neden üzüleyim ki. Bir şey olmaz. İnsanlar unutabilir. Yorgunda olabilir yani.
Gözlerimin dolmasını yok sayıp gülümsedim ve elini tuttum. "Olsun. Bir şey olmaz. Şimdi hatırladın sonuçta." Diyip salona çekiştirdim.
"Papapapam. İşte yemek." Diyip sofrayı gösterdim.
🪷🪷🪷
Sessiz sessiz yemek yiyorduk ki Araf ağlamaya başladı. Koltuğun etrafına yastık koyup koltuğa yatırmıştım onu da.
Ayağa kalkıp kucağıma aldım ve yerime geri oturdum. "Bebeğim acıktınmı sende" Derken elbisesini üst kısmından mememi çıkartmıştım bile.
Sanki hiç yemek vermiyormuşuzcasına yumulan Araf'a ters bir bakış artım.
Ben Araf'ı emzirmiş kalkacak iken Emir karşımdan yanıma oturup beni durdurdu. "Ne ol-"
"Ben aslında unutmamıştım. Seni kırdıysam özür dilerim."

Derin bir nefes aldı ve ekledi. "Lotus çiçeği üzerine konan her bir toz zerresini temizlermiş. Tıpkı güldüğünde her kötü şeyi unutmam gibi. Hayatımın her anında yanımda ol lütfen. Bencilce olabilir ama ben sensiz bir hayat düşünemiyorum"
Sesi yorgun ama içtendi. Ateşi vardı. Hastaydı ama kalbimi iyileştirmişti.
Gelde ağlama. Dudaklarım titrekerken kolunun altına sırnaştım. Çünkü kucağımda bebikimiz vardı.
"Ya sen böyle romantik olunca benim ağlayasım geliyor"
"Hadi tamam ağlama. Gel kolyeni takayım." Dediğinde arkamı döndüm.
Kolyeyi takınca elim kolyeye gitti. Lan. Benimde hediyem var. Hemen kucağımdaki süt canavarını babasına şutladım ve hediyemi getirdim.
"Baştan söylüyorum benimki pek romantik değil." Dediğimde çoktan paketi açmıştı bile.
Gözleri uzun bir süre saatte durdu. Ardından bana döndü ve dudaklarımı uzun uzun öptü. Beğenmişti lan.
"Beğendinmi" dedim dudaklarımızı ayırırken. "Sence"
Bence evetti.
Kafamı 'evet' anlamında salladım. Kucağındaki Araf uykuya dalmıştı bile. "Uyumuş"
"Evet."
Kucağından Araf'ı alıp koltuğa geri yatırdım.
🪷🪷🪷
Şimdi ne mi yapıyorum. Üzerimdeki kırmızı elbiseyle ateşi ola kocamı yıkamaya çalışıyorum. Ama inat. Yok gerek yok. Yok ateşim Yok. Yok geçer diye diye inat etti. Keçi.
"Emir soyun şu banyoya gir. Beni delirtme." Diye yüksek sesle konuştum.
"Tamam girdim bak."
Yarım saat banyoda ılık suda yıkadıktan sonra gene ateşi düşmedi. Yaz ayında nasıl hasta olmayı becerdi acaba bu adam. Ama olsun. Bakarım.
Şimdi üstünü giydirmiş zorla yatağa uzandırmıştım. Bende pijamalarımı giymiştim. Araf zaten uyuyordu. Bende Kocamın yanına oturdum. Gözleri kapalı uzanıyordu.
"Ya bu pis hastalık hep seni buluyor. Başın ağrıyormu?" Derken elim alnındaydı. Cevap yok. Uyuyor demekki. Anlını öpüp sirkeli su almaya gittim. Birde bez tabii ki.
🪷🪷🪷
Yok. Düşmüyor. Saat gecenin 2 si ve asla düşüremedim. Acaba ben mi beceriksizim?
Son çare olarak abimi aramaya karar verdim. Abimi aramama rağmen cevap vermedi. E normal. Sabah sabah işe gidiyor. Tabii ki uyuyacak.
Bende murat abiyi aradım. Hemen açtı. Bu adamda hiç uyumazdı. Bu kadar zıt insanlar.
"Petek. Ne oldu. İyimisiniz. Ne oldu. He. Peteeek" diyerek sorularını art arda sıraladı.
"Abi sakin ol. Ya da olma! Emirin ateşi çıktı ve ben gene düşüremiyorum. Araf yanlız kalamaz, zaten bende Emiri taşıyamam. Gelirmisin lüt-" demiştim ki telefon suratıma kapandı.
10 dakika sonra kapıda murat abi vardı.
🪷🪷🪷
Sonunda gelmişlerdi. Bende tam Araf'ı emzirecektim ki kapı çaldı.
Veee. Papapapam. İşte kocam ve abisi. "Ne oldu. Iyimiymiş. Be yaptılar. Ilacmi verdiler. İğnemi. He. He. He ne verdiler?" Ben bunları Derken onlar içeriye geçmişlerdi bile.
"Petek. Sakin ol. Serum verdiler geçti. Bir şeyi yok kocanın merak etme."
Hemen murat abimin dediği gibi, Kocamın yanına oturdum. Araf kucağımda mal mal etrafa bakıyordu. Ama çok tatlııı.
"Neyse. Gençler ben kaçar. Kendinize iyi bakın" Diyip gitti murat abi.
Kapıyı arkasından kapatıp Emirin yanına oturdum.
"Emir" Derken dibine girmiştim bile.
"Efendim ciğerparem"
"Özür dilerim. Ben sana hasta olduğunda bile bakamıyorum. Hep hastaneye gitmek zorunda kalıyorsun"
Ben ağlarken Emir susuyordu. Sonunda Ağlamam sakinliyince konuştu
"Petek. Bu senlik bir durum değil meleğim. Ben hasta olunca hastaneye gitmeden iyileşemem. Yani annemde iyileştiremezdi beni. Bu senlik bir durum değil. Kendini üzme. Yatalımmı artık?"
Benlik değilmiymiş? Ben bunları düşünürken bir çığlık duyuldu.
Araf.
Kucağımda sinirli sinirli kollarını ve bacaklarını sallayan aç bir canavar.
Emirle ben aynı anda kahkahayı bastık. Gülmelerimin arasından zorla konuştum
"Acıktın mi Annem sen? Gel seni doyurayım" dedim ve ekledim. "Yatalım. Yukarıda emziririm."
Ve hooop yukarıdayız. Emir yatağa uzandı Bende Tekli koltukta canavarı emzirip yanına yattım. Ve uykuya dalmam uzun sürmedi.
Emirden
Petek hemen uyumuştu. Ben daha karımı öpemedim bile! Tabii ben tüm akşam ve gecenin bir kısmı uyuduğum için şimdi uykum kaçmıştı.
Bir sağa döndüm bir sola. Yok. Uyuyamıyorum.
Ben düşünürken Petek mırıldana mırıldana kafamın altında sabitlediğim kollarımın altına girdi.
Şimdi gel şunun o dudaklarını yeme dur.
Evlilik yıl dönümümüzü resmen zehir etmiştim. Açık konuşmak gerekirse kırmızı çok yakışmıştı ama o an ona bile tepki verememiştim. Yoksa benim gibi bir romantik durumu. Yapıştırır iltifatı.
İltifat edemesemde şimdilik kolumu sardım.
"Emir" dedi gözleri kapalıyken.
"Hı"
"Beni neden öpmedin uyumadan önce?"
Karımda öpücük istiyordu demekki. Gözlerini açmış alttan alttan bana bakıyordu.
"Öpücük mü istiyorsun?"
Hızlı hızlı kafa salladı. "Bir tane mi?"
Hızlı hızlı bu sefer hayır anlamında salladı.
"Ben seni öpeyimmi bu sefer?"
"Öp"
Doğrulup dudaklarıma üst üste öpücükler kondurmaya başlamıştı ki bir ağlama sesi. Bu çocuk en güzel hediyemizdi ama guzel anlarımızın da katiliydi.
🪷🪷🪷
Gene beğeni ve yorum yok. Ama kıyamadım gene size. Bu arada gönderimdeki kalbi tamamlayıp bana mesaj olarak ss atın. Öptüm baysss😏





