Eveet. Bu gün yanımda kocam ve Çocuğumla uyanmanın mutluluğuyla güne başladım. Araf'ın dudakları öne doğru büzüşmüştü. Dün gece 4 defa emzirmeye kalkmıştım. Çünkü 2 saatte bir emmesi lazımdı. Ben bu ara eski kiloma dönmüştüm. 50 kilo. Metabolizmam hızlı olduğu için ne yesem hemen yakıyordum.
"Beyler. Kalksanızmı?" Dedim. Tık yok. Araf'ın aynı babası kokan buynunu öpünce uyandı. "Günaydın bebeğim." Diyip bu sefer emirin yanağını sertçe öptüm. O da uyandı. "Günaydın" dedi sabah seksisi sesiyle. Evet sabah seksisi.
"Günaydın" dedim bende. "Emir Emir Emir. Bu gün dışarıda kahvaltı yapalımmı lüüütfen?" Dediğimde doğrulup dudaklarımı öptü.
"Tamam" der demek boynuna sarıldım. Hemen yataktan kalkıp Araf'ı kucağıma aldım. Şaşkın şaşkın bana bakıyordu. Şapşalak.
Arafa alınan zıbınlardan birini seçmeye çalıştım.





Evet abim, murat abi, kocam hepsi fanatik fenerliydi. Ama ben takım tutmazdım. Çünkü sınıfta takım tutanlar hep birbirine laf sokup kavga ederdi. Bende takım tutmazdım. Yani sırf tuttuğum takım için birilerinin kalbini kıracak kadar salak değilim. Rekabet sınırında güzel ve herkes bu sınırı aşıyordu.
Sonunda 'sevilecek tek kadın var onuda babam kapmış' yazanı seçtim.
Çok minnoş oldu. Üzerine de gri bir takım geçirdim. Bir tanede ceket giydirdimmi Tamam yeter. Üşümez. Zaten ilk bahardaydık. Bende giyindim.

Günlük bir kombindi. Emire de kot pantolon ve siyah tişört çıkarttım. Üzerine de benim ceketime benzer bir ceket çıkarttım. Emir banyo ya girmişti. Ben gelince girerdim. Bir de kocama dön çıkarttım. Araf'ı ve araf'ın çantasını alıp aşağıya indim.
Tabii Araf'ın çantası olmaz ise olmazdı. İçinde bez, ne olur ne olmaz mama, yedek kıyafet falan vardı.
10 dakika sonra Emir de indi. Gülümsedim ve dudağına minik bir öpücük kondurdum. Minnacık.
🪷🪷🪷
Zıkkımlanmış eve dönüyorduk. Ilk işim o kadın ve adamın kıyafetlerini yakmak. İkinci işim yemek yapmak. Üçüncü işim ufak bir temizlik. Dördüncü işim bebeğimi ve kendimi yıkamak.
Eve gelip ilk kıyafetleri yaktım sonra planda değişiklik yapıp temizliği kocama kitledim. Sonuçta cumartesi ne işi var. Araf'ın altını alıp, karnını doyurup uyutup yemek yapmaya koyuldum.
Bugün ki menüde çiğ köfte var. Evet kocam seviyormuş o yüzden menüde var. Bir de yanında bir kaç tane süt yapan yiyecekler.
Zaten ben değil hamur yoğurma makinasi yoğuracaktı. Yani o varken neden ben yapayım. Hem herkes elimin lezzetli olduğunu bilir. Yani bsn yapmadıysamda beceriksizlikten değil.
Hamur makinasına malzemeleri koydum. O karıştırırken Bende telefondan lavaş sipariş verdim. Kocama yardım etmeye başladım.
Huh. Sonunda bitmişti. Emir düşündüğümden daha beceriksizdi. "Emiiiiiir. Ben önce bebişimizi sonra kendimi yıkayacağım. Banyodayız biz." Dedim.
"Ben size yardım edeyim. Zaten temizlik yapamadım. Sen dahada yorulma." Diyip peşimden banyoya geldi.
"Ayy çok güzel oluuuur. Teşekkür ederim." Diyip dudaklarını azıcık öptüm. Az. Biraz. Minnacık.
İlk kendime sonra çocuğuma kıyafet çıkarttım. Pijama giysem olurdu. Emirde bu sırada Araf'ı soymuş, küvetteki suyun sıcaklığını ayarlamaya çalışıyordu.
Yanlarına gittim. "Ben tutayım sen yıka. Nasıl fikir?" Deyince kabul ettim.
🪷🪷🪷
Araf'ı yıkamış, giydirmiş, doyurmuş yatırmıştım. Sıra bendeydi. Bende banyoya girdiğimde arkamdan Emir geldi.
"Ne oldu?" Diye sordum.
"Hani yardım edecektim?"
"Manyak ettin ya"
"E ben karımı yıkamayımmı. Senden mahrum mu kalayım." Dedi masum masum.
"Ya tamam."
Emir beni soyup kendide soyundu. Duşa kabine girdik. İlk beni yıkadı sonra kendi yıkandı. Havluya sardı beni. Kendide sarıldı. Sonra beni kucaklayıp yatak odasına getirdi.
"Ben sen Banyo yapmayacaksın diye kıyafet ayarlamamıştım. Bekle çıkartayım." Diyip dolaba yöneldim. Eğilip birşeyler çıkaracakken elini kalçalarım da hissettim.
"Emir. Rahat dur. Oğlumuz hala odada. Dikkatini çekerim." Dedim.
"Bence biraz sessiz olursan uyanmaz."
Ve günün sonu yatakta bitti. Yani saat akşam üstü 4te sevişen ilk insanlar olabiliriz.
🪷🪷🪷
Saat 6 da Araf uyanıp ağladığı için küçük kaçacağımıza ara vermiştik. Ben hızlıca banyoya girip, saat 4te giyemedigim pijamalarımı giyip, Araf'ı emzirmiştim.
"Eşek sıpası. Azıcık açlığa gelemiyorsun. Biraz kendine bak ya. Azıcık kilolarına dikkat et. Kızları böylemi tavlayavaksın lan." Diye banyodan çıkan babasından azar yedi Araf.
"Sanki sen beni az yedin. Asıl en aç sensin. Bak sadece 2 saat. 2 saatte her tarafımı morartmışsın. Boynuma bak. Göğüslerime de bak. Her tarafta mor lekeler ve dış izleri var."
Gülüp üzerini giyindi ve aşağıya indi. Bende arafi emzirip altını değiştirdim. Uyutup aşağıya indiğimde ışıklar kapalıydı. "Emiiir" diyerek tabi caizse anırdım.
Nerde lam benim kocam. Salonun ışığını yaktığımda konfetiler patladı ve aynı ses.
"İYİKİ DOĞDUUUN"
Gözlerimi açtığımda Balım, Burak, Merve, Çağıl abim, murat abi ve kocam bana bakıyorlardı.
Lan bu gün benim doğum günüm. Ah hayır yaşlandım lan. Oha ama 24 oldum. Buna üçten içe üzülürken yinede onlara gülümsedim.
Emir elinde pastayla yanıma geldi. "Aşkım bu pasta benden sana gelsin." Dediği pastaya bakınca kahkahamı tutamadım.

Benim koca tam bir manyak. Demeseydimde zaten anlamış olmanız lazım değilmi.
Gülümseyip dudağını hafifçe öptüm. Sonra da pastanın mumlarını üfledim.
"Yaaa teşekkür ederim." Gözlerim doldu lan.
Sırayla herkese sarıldım. "Oy sen büyüdünde 24 mü oldun. Oy sen bir de anne olmuştun demi." Diyip yanağımı sertçe öptü.
Murat abide sarılmıştı.
Pastaları yiyince merveler gitmişti. Bizde abimlerle çiğ köfte tıkınıyorduk.
"Anne hanım bunu sen mi yaptın gerçekten."
"Evet yani. Makina yoğurdu ama ben yaptım."
"Aferin lan cimcime" dedi murat abi bu sefer.
Zıkkımlanıp salona geçtik.
"Film izleyelimmi" dedi Çağıl abim. "Tamam." Diyip kumandayı aramaya başladım. Bulup yanlarına döndüğümde ellerinde paketler vardı. Ayyy hediyelerim.
"Yanlız hediyelerim güzel değilse almam." Dedim şımarıkça ama onlar şaka olduğunu zaten biliyorlardı.
Yanlarına oturdum. Ilk murat abi elime bir kağıt verdi. Bune anlamında kafa salladım. "Sana ev aldım. Bu mal kardeşim yüzden kafan atarsa yanlız kalmak isteyeceğin bir yer olsun diye. Dayalı döşeli." Lan. Bunlar harbi zengin.
Şok geçince sarılıp teşekkür ettim. Daha sonrada Çağıl abim bana bir anahtar attı.
"Artık kocanın ve benim arabalarımız rahat bırak diye sana araba aldım. Dışarıda." Diyince buna ayrı bir şok oldum. Merveler kıyafet falan almışlardı. Bunlar. Manyak. Gerek yoktu ki. Benim kocam zaten zengindi.
Ona da sarılıp teşekkür ettim. "Ben hediyemi akşama saklayacağım" diyip geri çekildi.
Netflixte karşıma çıkan ilk filmi açtım. Culpa mia. O neymiş hiç bilmiyorum. Hiç izlememiş ve duymamıştım.
🪷🪷🪷
Iyiki duymamışım. Bunlar resmen gözünün önünde sevişiyorlar. İşin komik yanı ise göğüsünde yattığım Emir malum sahnelerde gözümü kapatıyordu.
"Emir bizim bir çocuğumuz var biliyorsun demi?" Dedim.
"Bakma sen. Hem Bende bakmıyorum. Ne bakacağız millete." Dedi. Elinin altından azıcık kayıp baktığımda gözleri kapalıydı. Yaaaaa başka kadınlara bakmazmışta benim kocişim.
Gözlerimin de kapalı olması ve günün yorgunluğundan uykuya dalmam uzun sürmedi.
🪷🪷🪷
Emirden
"Bitti mi lan."
"Bitti bitti aç" Gözlerimi açtım.
Petekin gözlerinde açtığımda çoktan uyumuştu. "Kısın lan sesi. Karım uyumuş" Bende fısıldayarak konuşmuştum.
Sesi kıstılar.
Peteği kucağıma alıp merdivenlere yönelirken "sizde durcaksanız durun gitcekseniz gidin. Ve sakin kalan çiğ köfteleri yemeyin." Dedim.
Kapıyı ayağımla açıp içeri girdim. Peteği yatağa yatırıp arafa baktım. Uyanmış mal mal bakıyordu.
"Lan. Bacaksız. Sabah tam zamanında ağladın şimdi niye ağlamıyorsun?" Diyerek uzaklaştım. Üzerimi çıkarttım ve altıma eşofman giydim. Üzerim çıplaktı. Neredeyse yaz gelmişti zaten.
Arafı kucağıma alıp Tekli koltuğa oturdum. Arafın saçlarını öptüm.
"Sen bana, bize hediyesin. Ama sakın hemen şımarma." Dedim.
Mis gibi kokuyordu. Ve şimdide kendince birşeyler söyleyip salyasını omzuma akıtıp, omzumu ağızına atıyordu.
"Bende annenin memelerinden yok. Yani seni doyurmak için meme yok. Yoksa memem tabii ki var. Ama açsan anneyi uyandırmalıyız. Ama anne uyuyor. Ama sende açsın." Dediğimde omuzunda başka bir ıslaklık vardı.
Kusmuk. Eşek üzerime kusmuştu. Zaten minicik midesinden çok birşey çıkmamıştı. Tiksinmedim de neden kendimden olan çocuktan tiksineyim ki.
"Lan. Üzerime ne diye kusuyorsun. Dua et çocuğumsun da senden tiksinmiyorum." Diyip göğüsümden geriye çektim. Tek elimle tutup yandaki bezi alıp ağzını ve üzerini sildim. Ben tam silmeyi bitirmişken bu sefer tekrar kustu.
"Lan. Neden taksit taksit kusuyorsun. Hepsini bir anda kussana. Yada şöyle ben seni bekleyeyim silmek için" dediğimde kulağıma peteğin gülme sesi geldi.
Sol tarafa dönüp baktım. Uyanmış izliyordu. Araf'ta o tarafa dönünce kıpırdanmaya başladı. Ana kuzusu seni. Ayağa kalkıp yatağın benim olan kısmına oturdum.
Petekte doğruldu. Yeni uyanmış hali çok tatlıydı. "Seni bir kere öpebilirmiyim?" Kafasını hayır anlamında salladı. Asla azla yetinemezdi benim meleğim.
"2 defa öpeyim o zaman" dediğimde onayladı. İki defa dudaklarına öpücük kondurdum. Tam ben öpüyorken yanağıma minik bir yumruk yedim.
Yavaş yavaş soluma döndüm ve Araf'a baktım. "Benim kucağımdayken bunu yapman senin için hiç iyi olmadı aslanım.
Araf'ı yatağa yatırıp her yerini öpmeye başladım. Ben öptükçe o gülüyordu. Eşek ya.
🪷🪷🪷
1306 kelime. Arkadaşlar ya artık beğenin şu bölümleri ya da ben artık bölüm atmayayım. Yani emeğinin karşılığını alamadığım için bunu yapıyorum. Bazı kişiler zaten beğeniyorlar ama bazıları hiç begenmiyorlar. Bir de yorum da yapın lütfen. Gerçekten hepsini teker teker okuyorum ve çok eğlenceli Yani. Ha bu arada yeni bir kurguya başlıyorum. Adı sanı sürpriz. Ama güzel olacak. Neyse umarım emeğinin karşılığını verirsiniz. Bayyssss







