İçeriğe geç

ANLAŞMALI EVLİLİKMİŞ

Bölüm 29 · 5 dk okuma

ANLAŞMALI EVLİLİKMİŞ

Bölüm 29

29.BÖLÜM🎀

Bunlar niye gelmiş be. Ay çocuğuma nazar deydirecek o kem gözlü karı.

"Neden geldiniz? Hangi yüzle? Ya da pardon trilyon tane yüzünüzden bir tanesini seçip gelmişsinizdir."

Diyip kapıyı yüzlerine kapatıyordum ki emirin sözde babası eliyle durdurdu.

"Bizi dinle. Ayrıca seninle değil oğlumla konuşmaya geldik." Dedi.

Ayrıca sononlo dogol oglomlo konoşmoyo goldok. Salak şey. Oğluymuş.

"Pardon. Hani artık sizin oglunuz değildi?"

Dediğimde Emirin sesi geldi. "Ne oluyor?"

"Oğlum. Annem. Konuşmamız lazım. Lütfen bizi dinle. Özür dileriz" dedi şeytan kadın.

"Neden dinleyim seni hanımefendi. Tanışıyormuyuz?"

Go men.

"Oğlum yapma böyle dinle lütfen"

"Geç" dedi Emir sadece. Benlik bir sıkıntı yoktu. Benim amacım o üzülmesindi.

Koltuklara geçip oturduk. Araf kucağımda uyuya kalmıştı. Ayy yerim. Dudakları öne büzüşmüştü. Çok tatlı. Ağzını burnunu yiyesim var.

Arafı beşiğine yatırıp yanına telsizin birini koydum. Diğerini de yanıma aldım.

Aşağıya indiğimde kimse konuşmuyordu. Emirin yanına oturdum.

"Evet. Dinliyorum."

"Oğlum şimdi şöyle" diyerek söze girdi annesi ve devam etti "bizim şirketimiz battı. Abin batırdı. Biz zaten onu evlatlıktan tamamen reddetmiştik ama seni reddetmedik. O an sinirden öyle söyledik gerçekten. Çok pişmanız." Dedi ve çaktırmadan kocasını dürttü. Kocası da kafa salladı.

"Yani?" Dedi Emir tepkisizce ama ben anlamıştım. Sırf para için ailesinin ondan özür dilemesine üzülüyordu. Destek olmak amaçlı dizinin üzerindeki elini tuttum. Hemen elimi sıkıca tuttu. Güç almak ister gibi.

"Şirketi kurtarmak için yardım etsen. Borçları ödeyemediği diye eve haciz geldi. Bir süre burada kalsak." Dedi şeytan kadın.

Emirin elimdeki eli sıkılaştı. Ne yapmalıyım dercesine bana baktı. Elimi elinden kurtarıp ayağa kalktım.

"Hadi bay bay. Biz size kararımızı verince haber veririz." Diyip evden resmen attım onları.

Göt herifler. Kocam resmen üzüldü. Köpekler. Salona emirin yanına döndüm. Koltukta aynı oturuyordu. Yanına oturdum.

"Emir. Ne diyeceksin. Kabul edecekmisin?" Diye sordum.

"Tek başıma yaşasaydım ve bir ailem olmasaydı onları kabul ederdim ama şimdi senin fikrini almadan hareket edemem." Dedi. Yaa benide düşünüyormuş.

Gülümseyip elini tuttum. "Benlik bir sıkıntı yok. Ben sen üzülüyorsun, seni üzüyorlar diye annenle babanın sevmiyorum. Yoksa banane elin adamlarından. Bana uyar ama sana veya çocuğuma zararları dokunursa, kızgın tavayla döverim onları."

Bana gülümsedi ve eğilip dudaklarımı öptü. Geri çekildim ve beni kollarının arasına aldı. "Seni çok seviyorum biliyorsun değilmi?"

Gülerek kafa salladım.

🪷🪷🪷

1,5 ay sonra

Bebişim 3 aylık. 1,5 aydır canımdan bezdim. Bu kadın ne kadar gıcık. Allah'tan ellemiyor kıymetlilerimi. Yoksa şıçarım çanağına.

yemek yaparken karışıyordu. Yok onun unu az. Yok az daha tuz at. Yok senin tırnakların niye uzun. Sanane be kadın. Sanane. Belki benim garip bir fantezim varda Kocamın her tarafını çiziyorum. Allah Allah.

Ömür törpüsü gibi.

Şimdide Araf'ı babaannesine bırakmış mezarlığa gidiyordum. Hangi akılla bilmiyorum ama bıraktım. Umarım pişman olmam. Arabanın hızını arttırıp mezarlığa vardım. Hemen eve varsam iyi olacaktı.

Annemin mezarının başına gelmiştim. Yanına çömeldim.

"Anne. Nasılsın. Hızlı olmam lazım. Doğurdum biliyormusun?" Dedim göz yaşlarım akarken .

"Seni çok seviyorum. Şimdi gitmem gerek. Görüşürüz" diyip hızlıca yanından ayrıldım.

Arabayla hemen eve geldim. İçimde kötü bir his vardı. Arabayı park edip içeri girdim.

Emir işteydi. Oturma odasıyla mutfak boştu. Hemen yatak odasına baktım yoklardı. Araf'ın odasına baktım burada da yoklar. Nerde bunlar. Eğer o kadın çocuğumun başına bir iş getirdiyse onu öldürürdüm.

Hemen telefonumu alıp Emirin annesini aradım. Telefon 2. Çalışta açıldı.

"Alo. Pe-petek." Derken ağlıyordu. "Ne oldu neredesiniz siz."

"Bi-biz parka gittik. A-ama birileri Araf'ı kaçırdı"

Araf'ı kaçırdı. Araf'ı. Birileri. Kaçırdı. Benim çocuğumu. Birileri. Parkta. Kaçırdı. Ben bu karının ağızına sıçarım. Orospu kadın.

"Hangi park?" Şaşırtıcı derecede sakince sordum.

"Sok-sokağın köşesindeki"

Hızla evden çıkıp parka koştum. Vardığımda bankta oturmuş ağlıyordu. Yanında bebek arabası vardı.

Saçlarından tutup ayağa kaldırdım. "SEN GERİZEKALIMISN? 3 AYLIK BEBEĞE NE PARKI. APTAL. BEN SENİN OYUNLARINI YER MİYİM. NERDE ÇOCUĞUM." Derken suratına tokat atıyordum.

Bir kaç kişi bizi ayırmaya çalışıyordu. Avucumda saçları kalmıştı. Yanağı kıpkırmızı olmuştu.

"SEN NASIL BİR OROSPUSUN? TORUNUNU KİME SATTIN ALLAH BİLİR? SEN NASIL ANNESİN. KENDI OGLUNU BILE SEVMIYORSUN DAHA. AŞAĞILIK KADIN. EĞER BENİM ÇOCUĞUMA BİR ŞEY OLDUYSA SENİ YAŞATMAM. DUYDUN MU!?"

Bu kadın oğlumu bilerek birilerine vermediyse ben neyim. Birisi beni belimden tutup arkaya çektiğinde deli gibi bağırıyordum. Terden saçlarım yüzüme yapışmıştı.

"Bırak beni!" Dediğimde beni yere bırakıp kendine çevirdi. Emir? "Emir?" Dedim şokla.

"Petek ne ol-" lafını tamamlanmasına izin vermeden boynuna atladım. Artık ağlamaya başlamıştım. Kollarını belime sardı. Kulağıma fısıldadı "Şşttt şimdi sen sakin olup kaynananı niye dövdüğünü anlatıyorsun.

"Emir" dedim hıçkırıklarımın arasından ve ekledim. "Araf'ı kaçırmışlar. Eminim bu kadın sattı çocuğumu birilerine" dediğimde yaslandığın Emir sendeledi. Vücudu kaskatı kesildi.

"N-ne?" Dedi zorlukla. Ben ağlamaya devam ederken kollarımdan beni tutup yüzüne eğildi.

"Şimdi. Eee. Güvenlik. Aynen. Güvenlik kameralarına baktıracağız. Tamammı. Ağlama. Bulacağız. Bunu yapanın cezasını kendi ellerimle vereceğime emin ol."

Eminin tersiyle göz yaşlarımı silip omuzlarımı dikleştirdim. Emir anlımı öpüp geri çekildi.

🪷🪷🪷

Ben malımı bilirim. Parkın yanındaki bakkalın güvenlik kameralarında, emirin annesinin bir çanta para karşılığında can parçamı adama vermesini izledik şimdi polislerle beraber.

Benim canımı, can parçamı çocuğumu bir çanta paraya değişmişti. Benim oğlumu. Para. Vermiş. Ben bunu bu sefer gebertirim. Hızlı adımlarla bahçeye çıktım.

Ve bingo. Tabii ki de yok. Bahçede kendi etrafımda dönüp bulamayınca kahkahalarla gülmeye başladım. Şaka gibi. Aklıma oğlumun hala olmadığı gelince daha çok güldüm. Sadece 10 dakika. Taş çatlasın 15 dakika yoktum orospu kadın. Ne ara aldın verdin kahpe.

Ben hala gülerken karakoldan polislerle alel acele çıkan Emiri gördüm. Hızla yanıma geldi.

"Petek. Buldular. Bulduk. Kolundaki künyesinde takip cihazı vardı." Dediğinde gülmem durdu. Ha? Ne? Takip mi?

"N-"

"Hadi hadi hızlı gidiyoruz" diyip beni peşinden sürükleyip arabaya bindirdi. Son hızla polisleri takip ediyorduk. Emir senin aklını yiyeyim.

Sonunda ormanda bir depoya geldik. Benim Bebişimi burada mı tutuyordu bunlar. Umarım hasta olmaz.

"Emir burası çok pis" dediğimde elimi sıkıca tutup polislerin arkasına geçti. Polisler isaretten sonra kapıları açıp silahları kaldırdı. Bizde peşlerinden içeri girdik.

"POLİS KALDIR ELLERİNİ"

İçeri girdiğimde uzun çirkin bir adamın kucağında bebeğim vardı. Burdan bile pisliğini gördüğüm mikroplu elleriyle çocuğumu elliyordu.

"Yaklaşmayın öldürürüm."

Bölüm sonu

4 yorum