"Petek bu senin suçun değil aile meselelerinize karışmak istemiyorum ama işte üzülmenede göz yumamam."
"Boş ver sen. Hem ben üzülmedim ki" dedim gülümseyerek.
Bana üzgün üzgün baktı.
"Abi. Şey. Tatlı varmı. Benim tatlım evde kaldı. Yemeden geldim." Diyince gülümsedi ve kafasını olumlu anlamda salladı.
"Sütlaç var. Mutfakta bir şeyler yapmayı özlediğim için yapmıştım." Diyip 3 kase getirdi. 2si benim.
"Teşekkürler." Yanağımı öpüp "afiyet olsun" dedi.
Hemencecik tatlılarımı bitirmiştim. "Oğlum nasıl olmuş. Beğendin mi?" Dedim gülümseyerek.
Abimde sırıtıyordu. "Anladım. Bencede. Beğenmiş dayısı."
"Dayısı onun götünü yesin."
"Ya zaten bir avuç götü var çocuğumun. Yemesen olurmu."
"Olur"
🪷🪷🪷
O günden sonra 3 hafta geçmişti. Benimle konuşuyordu ama az. Bende onunla konuşmuyordum.
Eve geldiğinde oturup yemek yiyiyorduk. Sofrayı topluyorduk. Akşamda bana sarılmadan ve öpmeden yatıyordu. Bende onu öpümüyordum.
Balım beni evine çağırmıştı. Gideceğime haber vermek için Emiri aradım ama açmıyordu. Endişelenmeye başlayınca abimin arabasına binip şirkete gittim. Araba kullanmayalım uzun zaman olmuştu.
Odasının önüne geldiğimde kapıyı çalmadan odaya daldım. Gördüğüm görüntü ona bir şey olacak diye endişelendim için kendimden nefret ettim.
Masasında oturuyor, bilgisayara bakıyordu. Arkasındaki kadında eğilmiş bilgisayara bakıyordu. Ben burdan bile göğüslerinin ucu hariç her yerini görüyordum. Emir kafasını azıcık sağa döndürse kadının göğüsleriyle bir olabilirdi.
Emir kapıya döndü. Beni görünce afallamıştı belliki. Gülümsedim. "Kusura bakmayın rahatsız ettim." Diyip odadan çıkacakken
"Petek. Gel." Dedi.
Kadın odadan çıkıyordu. "Ne oldu." Dedim gözlerim dolu dolu gülümserken.
"Yanlış anladın. Sadece iş-"
"Bir şey demedim Emir. Neden geriliyorsun. Benden istemediğin ilgiyi başka kadınlarda bulmaya başlamışsın bile sen."
"PETEK. Ben öyle bir adam değilim."
"Az önce çok net şahit oldum." Gözümden bir damla yaş akmasıyla odandan hızla çıkıp asansöre vardım.
Eve geldiğimde hala ağlıyordum. Üzülmüştüm. Belki üzülecek birşey yoktu ama. Bilmiyorum işte.
Beliki sizdede olmuştur. Göğüsünüzün üzeri titremiştir. Kalp kırıklığımı acı mı yoksa hayal kırıklığı mi. Bence hepsi.
Karnımda birazcık sancı olunca hemen ağlamayı kestim. Gülümsemeye çalıştım.
"Oğlum. Birşey yok annem. Annen gene hamilelik hormonlarından ağlıyor bebeğim. Bir şey yok." Dediştimki yaptığı şeyle gözlerim şokla açıldı.
Tekme atmıştı. Hareket ediyordu. "Oğlum. Ne yapıyorsun" dediğimde bir daha tekme attı. Aklımdakini doğrulamak için denedim.
"Oğlum"
Tekme.
Evet tahminim doğruydu Oğlum diyince Tekme atıyordu. Az önceki üzüntüden olan yaşlarım şimdi mutluluktan akıyordu. Elimi karnımda gezdirdim. Bir anne için bu çok güzel bir şeydi.
O sırada telefonum çaldı. Bu arada saat 6ydı ama bey efendi yani kocam gelmemişti. Acıyla gülümsedim. Telefonu açtığımda abim konuştu.
"Petek. Abicim şimdi sakin olup kapının önündeki arabama bin."
"Abi ne old-"
"Petek. Hızlı abicim."
"T-tamam"
Hemen montumu giyip evden çıktım.
Abimde yedek anahtar vardı. Ben binince hızla sürmeye başlamıştı.
"Petek şimdi sakin oluyorsun tamammı minik kuşum"
"Ne olduğunu anlatmaz isen sakin olamam"
"Emir ufak bir kaza geçirmiş. Ufak. Birşeyi yokmuş. Sakin ol."
Emir ufak bir kaza geçirmiş ten sonrası yoktu.
"NE!?"
"Petek sakin. Kendini düşünmüyorsan çocuğun için sakin kal."
"NE DİYORSUN ABİ SEN!?"
"Yolda arabayla ağaca çarpmış. Birşeyi yokmuş sadece ayağı kırılmış"
Dedi. Kaza geçirmiş dediğinde nasıl yüreğime indiğini anlatamam. O ölürse ne olur düşüncesi bile beni yıpratmıştı. Gözlerimden oluk oluk yaş akıyordu.
"Petek. Geldik. Hadi in"
Hemen kapıyı açıp indim. Abinle birlikte oradaki görevli kadına emirin ismini vermiştik. Oda numarasını söyleyince hızla odasına çıktık. Kalbim ağızıma da atıyordu.
İçeri girince kötü bir manzara görmediğim için Allah'a binlerce kez şükür ettim.
Emirin boynunda bur boyunluk ayağında da alçı vardı. Çekininerek odaya girdim. Tavana bakıyordu. Yatağının karşısında durdum. Benim yüzümden bu haldeydi. Ben onu kızdırdığım için dikkatsiz davranmıştı.
Yüzüne bakamıyorum. Sadece ağlıyordum. "Emir. Iyimisin kardeşim."
"İyiyim Çağıl sağol." İyiymiş bu içime azda olsa şu serpmişti.
Yanında gidip sarılıp öpücükler boğmak istiyordum onu. Ama tabiri caizse yılışık olduğumu söylemişti.
"Petek"
Arkama bakmadan odadan çıktım. Gözyaşlarım durmadan akıyordu. Arabadaki o dakikalarda çok korkmuştum. İyi olduğuna göre onun bana ihtiyacı yoktu.
Bahçeye çıkıp banka oturdum. Oğlum tekme attı. Herhalde bur ağladığımda birde Oğlum dediğimde atıyordu. Ama ağlmamdaki tekme diğerine göre daha şiddetliydi.
"Oğlum baban için korktum sadece. Ondan. Bir şey yok. Kalbim kırıkta değil üzgün de değil. Gerçekten aşkım."
1 hafta sonra 5 aylıktı. Çoğu gitmiş azı kalmıştı hamileliğimin. Aslında hamilelik bence güzeldi. Sonuçta her kız çocuğu en az 1 kere bebekleriyle oynarken bile bunu düşlemiştir.
Kış geldigi için hava erken kararıyordu. Abimi arayıp emirin taburcu olacağını söyleyince içeri girdim.
🪷🪷🪷
Evimizde ben, abim ve Emir oturuyorduk. Kimseden ses çıkmıyordu. Herkes açtı. Ama kimse montunu bile çıkaramamıştı. "Abicim biz seninle yemek yapalım mı" dedi.
Burnumu çekil abimi onayladım. Ayağa kalkıp mutfağa geçtik.
Boğazımı temizleyip "buzlukta köfte vardı. Yanına da patates kızartması yapabiliriz."
"Senin canın bir şey çekiyorsa onu yapalım."
Kafamı olumsuz anlamda salladım. Abim kızartma işini almıştı bende patatesleri doğramayı bitirip kendi uydurduğum sosu yapamaya başladım.
(Yoğurt
Mayonez
Nane
Limon
Toz biber
Tuz
Bunları karıştırın enfes oluyor. Malzemelerin miktarını damak zevkinize göre ayarlayın. Yazar tavsiyesi ben yaptım.)
Sofrayı kurunca abim Emiri masaya getirdi. Kolunun altından destek vererek.
Yemekler bitmiş abim eve gitmişti. Emiride gitmeden yukarı odasına götürmüştü. Bende abimi yolcu edip yukarı çıktım. Balını unutmuştum. Yarın arardım artık
Emir uyumustu. Altıma gri eşofman üzerimde pijama giydim. Emir yatağın sol tarafında yatardı hep. Şimdi yüzü sola dönüktü.
Uyumuşa benziyordu. Yanına oturdum. Bir süre yüzünü izledim. Beni neden üzmüştü ki. Benim yüzünden olmuştu bu kaza. Ağladığımı elime düşen yaştan anladım.
Elimi yumuşak saçlarının arasına daldırıp, alnının üzerindeki saçlarını geriye doğru okşadım. Odada beni kısık hıçkırıklarım ve iç çekişlerimin sesi vardı.
Şakağının üzerini ve saçlarını öptüm. Bir elim elini tutarken bir elimde saçlarındaydı. "Özür dilerim." Derken ağzımda sesli bir hıçkırık kaçtı. Hızla saçlarında ki elimi ağzıma kapattım. O sırada Emir gözlerini açmıştı.
Hemen ayağa kalkıp gülümsemeye çalıştım. "Şey ben. Özür dilerim uyandırıp rahatsız ettiysem." Diyip ışık hızıyla banyoya kaçtım.
Banyoda Ağlamamı durdurup çıktığımda Emir uyumamışım. Yatağa kendi tarafıma yatıp ona sırtımı döndüm.
Elleri karnımı buldu. Dudakları ise omzumu. "Petek. Asıl ben özür dilerim. O gün için. Ben senden rahatsız olmam. Şimdide olmadım. Yemin ederim. Ama sıkıntılarım vardı ve seni bununla boğmamak için söylemedim. Düşünmem gerekiyordu ve sen baş döndürucüsün dikkatim dağlıyordu."
Boynuma gelen ıslaklıkla ağladığını anladım. İçim acıdı. Kalbim burkuldu ağladığı için.
"Şirkette anlaşmasını reddettiğim adam annemi vurdu. 3 haftadır yoğun bakımdaydı yeni çıktı. Benim yüzümden orada canıyla mücadeleetti." koca adam yanımda hıçkırarak ağlıyordu. Ama bundan daha çok şaşırdığım şey annesinin durumu.
Ne oluştu öyle. Yüzümü ondan tarafa döndüm. "Ne" sesim fısıltıdan ibaretti. Sırt üstü yatıp kafasını göğüsüme çektim. O ağladıkça bende ağladım.
Kafasını göğüsüme gömmüştü. Kolları karnımın üzerinden bana sarılıyordu. Elim saçlarının arasında geziniyordu.
"Emir. Ben düşünemedim Özür dilerim. Birde zaten sana sürekli sarılmam falan rahatsız etseydinde haklısın."
Kafasını kaldırıp Anlımı öptü. "Hayır. Öyle demek istememiştim. Ağzımdan bir anda çıkmıştı. Seni üzdüysem ben özür dilerim."
"Üzmedin." Diyip heyecanla ekledim. "Bak şimdi elini karnıma koy." Diyince hemen koydu. Kulağına fısıldayarak "Oğlum de"
"Oğlum"
Vee Oğlum tekme attı. Hemde 2 defa üst üste babası için. Emirin gözleri sokla açılmıştı. Bana bakınca gülümseyen yüzümü gördü. Kafasını eğip karnımı öptü. Sonra gelip beni öptü dudağımdan. Doktoruma danışmıştım. Aslında son ay hariç sevişmemiz de bir sakınca yokmuş. Bunu Emir ile paylaşmanın zamanı geldi.
🪷🪷🪷
Nabersiniz. Ben iyi gibiyim bölümler gelmemişti Kusura bakmayın. Evde bir takım sıkıntılar kavgalar falan. Nefret ailemdeki kavgalardan. Zaten sınav senem birde düşüncesizce beni strese sokacak davranışlar sergiliyorlar. Neyse öptüm sizi.🩷🩷🩷 1159 kelime yazdığım en uzun bölümüm.




