İçeriğe geç

ANLAŞMALI EVLİLİKMİŞ

Bölüm 22 · 3 dk okuma

ANLAŞMALI EVLİLİKMİŞ

Bölüm 22

22.BÖLÜM🎀

Şirkete gelmiştik. Abişimle asansöre doğru yürüyüp bindik.

Kapıyı çalmadan daldım odaya. Yanlıştı biliyorum ama ne yapayım yani.

"KOCA- Ay uyuyormuş" başı bağırarak, sonra fısıldayarak olan cümlemi bitirdim.

Uyuyakalmış. Yorgunluktan. Kıyamam kocama. Yanına gidip elimi omzuna koydum. "Emir. Kalk yerine yat." Dedim. Uyanmadı.

Yanağını öptüm. "Emiiir." Gözlerini aralayıp dogruldu. "Petek ne oldu. Bir seyinmi var. Çocuğumuza mi birşey olmuş." Telaşlı haline gülümsedim. "Birşey yok merak etme. Seni özlemiş oğlum ondan geldik."

"Sen"

"Bende"

Oturduğu yerden belime sarıldı. Karnımı öptü. "Babacığım. Hoş geldiniz."

"Lan bende buradayım."

Emir yerinden sıçradı. Ağzından küfür çıktı. "Özür dilerim babacığım."

Emirin işi bitince eve gelmiştik. Saat 5 ti. "Emir. Emir. Emir. Emir. Dışarıda yiyelimmi. Hem oğlumuza kıyafetten alırız. Aa bir de şey oyuncakta alalım. Bir de şey şey biberonda alalımmı." Dedim heyecanla.

Gülümseyip anlamı öptü. Dudakları gene sıcaktı. Kalbimi de sıcak yapıyordu. Yakıcı etkisi vardı. Her anlamda.

Sonra eğilip karnımı öptü.

"Babam. Sana ciciler alalımmı oğlum."

Şimdi ağlayacağım. Demiştim ki ağlamaya başladım. Ağzımdan bir hıçkırık kaçınca Emir hızla ayağa kalktı. "Petek. Ne oldu. Neden ağlıyorsun."

"Seni çek seviyorum. Ondan. Beni duygulandırıyorsun."

Anlımı öptü. "Hadi azıcık enerji. Hadi gidelim. Ne yemek istersin. Lüks bir yeremi gidelim yoksa normal mi." Bu sırada arabaya binmiştik.

"Yağlama. Yağlama yiyelimmi. Böyle yoğurtlu. Yağlı. Kıymalı. Emir. Lütfen Yağlama yiyelim. Noluuuuur."

"Tamam. Sakin. Yiyeceğiz."

Gülerek söylemişti.

Yemeğinizi yemiş, alışverişimizi yapmıştık. Oğlumuza çok güzel şeyler almıştık. Heyecanlandım yaa.

Şimdide oturmuş çay içiyorduk. 30 yılı devirmiş gibi. Umarım öyle olur. "Ne düşüncelere daldın gittin sincapım benim." Diyip yanağımı sertçe öptü.

Sonra dudakları boynuma üst üste öpücükler kondurmaya başladı. Kıkırdadım. Kıkırdadıkça daha çok öptü. Üşüme gelmeye başladı. Oturduğum yerde sırt üstü yatmıştım o da üzerimdeydi, kör alev gibi dudaklarıma ise hala boynumdaydı.

Dudakları yukarı çıkıp dudaklarımı örttü.

"Dün seni sevdim,

Bugünde seviyorum,

Öbür gün borcum olsun

Yaşarsam söz, yine seni seveceğim."

Nazim hikmetin şiiri.

Dudaklarıma geri yapıştı. Tepki vermeme izin vermeden. Kendini üzerime çok vermiyordu. Doğruldu. Nefes nefeseydik.

Benide elimden tutup kaldırdı.

"Uyuyalımmı?"

"Olur"

🪷🪷🪷

Sabah kalktığımda kocam beyler yanımda değildi. İşe gitmiştir benin kocam. Ay ağzını yüzünü yerdim utanmasam.

Saat daha 3 iken kapı çaldı. Acaba kim. Abim yoktu. İşleri olduğunu söylemişti. Kocammıydı yoksa. Hemen kapıya koştum. Mutfakta tatlı yapıyordum. Sonra yemek yapacaktım.

"Kim ooo"

Cevap yok. Delikten baktım. E kocam bu.

"Hoşgeldin canımmm kocam." Diyip boynuna sarıldım. Ama o bana sarılmadı. Neden ki. Beni kenarı ittirip içeri girdi.

Ne oluyor lan buna. Kapıyı kapatıp arkasından gittim. yatak odamıza çıkıyordu. "Emir. Ne oldu." Gözleri hüzünlü ama dönük bakıyordu. Üzerini çıkartmaya başladı. Eşofman ve tişört giydi.

"Emir. İyimisin aşkım. Neden konuşmuyorsun. Ben birşeymi yaptım."

Odadan çıktı. Peşinden gittim. Terasa çıkmıştı. Hava soğuktu. Elime battaniye alıp peşinden çıktım. Elini tuttum. "Özür dilerim. Ne yaptım bilmiyorum. Ben mi yaptım onu da bilmiyorum. Ama kim ne yaptıysa özür dilerim."

yanağını öptüm. Eli hala elimdeydi. Ama o karşıya bakmayı seçiyordu. Battaniyeyi onun üzerine örttüm. Elini elimden kurtarıp ayağa kalktı. Bende peşinden.

Yatak odasına gitmişti gene. "Emir ne olduğunu an-"

"Petek yanıma gelmeni istemediğimi senden kaçmaktan başka nasıl anlatabilirim. Bana bu kadar ilgili davranmak zorunda değilsin. Hep öpmek sarılmak sırnaşmak zorunda hiç değilsin. Benimde yanlız kalmaya ihtiyacım var. Düşünmem lazım. Bunları seni kırmak için söylemedim. Kendini bunlara mecbur hissetme diye söyledim."

Kalbimin kırılma sesini birtek ben duydum. Ama buna rağmen zorla gülümsedim. Hiç birşey olmamış gibi davrandım. Gözlerim solu doluydu.

"Ee şey haklısın aslında. Benim hatam. Seni bu kadar sıkmamalıydım. Özür dilerim. Ee ben tatlı yapıyordum yarın kalmıştı. Ona devam edeyim. Ee birde abimi özledim ona gidecektim. Görüşürüz."

Zoraki gülümsememi sunup odadan çıktım. Arkamdan seslenmesini göz ardı ettim. Aşağıya inip tatlının fırından çıkmasını bekledim.

Aslında haklıydı.ben biraz fazla sırnaşıktım. Ama bundan rahatsız olacağını düşünememek benim hatamdı. Bu kadar sıkmamalıydım. Düşüncelere dalmışken fırının sesi duyuldu.

Tatlıyı çıkartıp abimin kapısının önünde aldım soluğu. Kapı açılınca abim hala iş kıyafetleriyle karşımdaydı. Yeni gelmiş olmalıydı. Dolu gözlerimle ona da zoraki gülümsememi sundum.

"Petek. Naber. Be oldu." Diye sorularını sırları.

"İyiyim sen."

"Belli. Geç içeriye."

Uzatmadan kavga ettik dedim.

"Ne. Neden. Nazar yemin ediyorum."

"Benim yüzümden." Dediğimde yaşlar gözümden akmaya başlamıştı bile. "Ben onu çok boğuyormuşum işte. Benim yüzümden daralmış. Ben bunu bile düşünmedim. Hep öptüğüm için sıkıldı kesin. Beni yanında istemedi. Yanliz kalmak istiyormuş."

Beni göğüsüne çekti. "Pislik odun. Ağlama sen ben onu mezarında yanlız bırakacağım."

"Buradaki suçlu benim. Önceki sevgililerimde benden bu yüzden ayrıldı."

Bölüm sonu

17 yorum