İçeriğe geç

ANLAŞMALI EVLİLİKMİŞ

Bölüm 24 · 4 dk okuma

ANLAŞMALI EVLİLİKMİŞ

Bölüm 24

24.BÖLÜM🎀

Kocacığım kafasını göğüsüme koymuş huzurlu bir uykudaydı. Sırtını görebiliyordum. Pürüzsüz sırtını birkaç minik ben süslüyordu.

Kocam artık evdeydi. Bu gün benim taleplerim üzerine annesini ziyarete gidecektik. Çok görüşemiyorduk ailesiyle. Neden bilmiyorum.

Hasta ziyaretine gideceğimiz için uyusam iyi olurdu.

Emirden

Gözlerimi açmak istemiyordum. Karımın göğüsü en huzurlu yataktı benim için. Nefes alışlarıyla kafam inip kalkıyordu. Annemi ziyarete gideceğimizi hatırlayınca zar zor doğruldum.

Peteği çok üzmüştüm. Pişmanmıyım. Evet. Köpek gibi. O gün vicdan azabıyla ona patlamıştım. Onun ilgisi habire sırnaşması hoşuma gidiyordu. Ama bunu kendine görev gibi görmesini istemiyordum. Hastanede bana sarılmak istemişti. Gözlerinde görmüştüm ama çekindiği için gelememişti. O gün çok daha üzüldüm.

Ben göğüsünden kalkınca diğer tarafa döndü saçlarının arasına öpücükler kondurdum. Karnınıda öptüm. Bebeklerimi öptükten sonra Banyo ya girecektim ki peteginde yıkanması gerektiği ve kendi zorlanabilecegi aklıma geldi. Gerçi benimde ayağım kırıktı ama alçım şu geçirmezdi.

Yanına ilerleyi yatağının yanında diz çöktüm. Elim yanağını okşarken adını söylüyordum. "Petek. Büyük bebeğim hadi uyan"

Gözleri kapalıyken tatlı tatlı mırıldandı. "Emir. Ne oldu."

"Banyo yapacaktım. Seninde yıkanman lazım. Hem kocan hasta. Ayağı kırık. Gel hadi. Anneme gidecektik ya." Diyince gözlerini açtı.

"Tamam." Diyip kalktı. Sekerek banyoya girdim. Tabureye oturup yıkanacaktım.

Sıcak bir banyonun ardından giyinip kahvaltı yaptık. Ama Petek baygın gibiydi. Uykusunu alamamıştı.

Merdivenleri sekerek inmistim. Zor olmuştu. Petek yardın etmek istedi ama izin vermedim.

Kapının önündeki arabamın belkide ilk defa yolcu koltuğuna oturdum. Şoförüm karım.

Petek bizi annemlerin evine getirdi. Bu sefer kolumun altına girip bana destek olarak içeriye soktu. Yardımcı kadın kınayan garip bakışlarla bakıyordu bize.

Salona geldiğimizde annem koltukta yatıyordu. "Anne. Biz geldik." Diyince öfkeli bakışlar bize döndü. Babamda annemin yattığı koltuğu ayak ucundaydı.

"Hem annenin bu hale gelmesinden sorumlu olup hemde hangi yüzle geliyorsun buraya sen."

Babamın dediklerini şok içinde dinledim. Annemde bana ölümcül bakışlar attı. "Babanın haklı. Ben senin yüzünden orda az kalsın canımdan oluyordum. Yüzsüz. Defol git evden. Benim senin gibi bir oğlum yok."

Odada kalbimin kırılma sesi yankılandı. Bunu birtek benim değil peteginde duyduğuna eminim. Gözlerim dolduğu için kendimden nefret ettim. Ne bekliyordum ki. Bu yaşıma kadar sanki çok sevmişler gibi.

"Ne diyorsunuz siz. Asıl sen nasıl annesin. Oğlunu sevdiği kadından sırf çocuğu olmuyor diye ayıran bir kalpsizsin. Oğlun senin için buraya ziyarete gelmiş, sen onu burdan kovacak ve reddedecek kadarda kıymet bilmezsin. Sırf magazinlere sevgi dolu anne olarak gözüktüğün için gerçekten öyle değisin. Annesi olabilirsiniz ama haddinizi bilmeniz gereken yeri de bilmelisiniz. Size zaten çok meraklı değiliz. Büyük oğlunuzun gitmesine şaşmamalı."

Kınadığı bir gülümseme sunarak ekledi

"Kendini anne sanan kadın ve o kadının kölesi aciz adam"

THAT'S MY GİRL

Beni çıkışa yönlendirdi. Ağızlarının payını iyi vermişti. Gururlanmıştım. Kalbimin bir yanı hala buruktu. Bende bu yaşıma kadar annemin kölesiymişim. Arabaya bindiğimizde Petek hala sinirliydi.

Petekten

Ağzın sıçtığımın bok kadar beyni olmayan, kendini anne sanan, kalpsiz, küstah, kıymet bilmeyen or**** kadın. Göt. Sen kimsin benim Kocamın kalbini kırıyorsun.

Hala sinirliydim. Onun o saçlarını elime dolayıp. Sabır yarabbim. Ben bile o sözlere o kadar üzülmüşken Emiri düşünemiyorum. Ağlamamak için kendini sıkıyordu. Gerilen çenesinden bunu anlayabiliyorum.

Arabayı evin önüne park ettim. Pislik insanlar. Asıl Emir onları reddetmeliydi.

Emirin kolunun altına girdim eve yönlendirdim.

Emiri koltuğa oturtup yanına oturdum. Üzerimizi değiştirmeye gerek yoktu. Benim üzerimde kazak ve gri eşofman onda ise siyah pantolon ve kapşonsuz sweetshirt vardı.

Kafamı göğüsüne kodum. "Aşkım üzülem. Asıl sen onları reddet. Senin hiç bir suçun yok ki. Bana inan." Yanağını üstü üste öpüp tekrar sarıldım. Kıyamam. Dün o kadın için ağlamıştı ama onun yaptıkları akıl alır gibi değildi.

"Emir anlayabilirsin. Erkeklerde ağlar. Hem tek ağlak ben olamam ailemizde değilmi. Çocuğumuzu da ağlak doğuracağım ağlamazsan haberin olsun" diye şakaya vurdum.

Bacağı el verdikçe dizime kafasını koydu. Gri eşofmanımın göz yaşı olan yerleri koyulaştı. Elimi yanağında gezdirdim. Sessizce ağlıyordu. Yüzünü bana doğru çevirip yattı. Dudaklarını karnıma bastırdı. "Babacığım. Ben seni hep isteyeceğim söz. Beni bir tek kalplerine sığdıramadılar. Ben seni kalbime de dünyama da sığdıracağım."

"Sen benim kalbimdesin yetmezmi"

"Yeter"

"Ee. Çocuğumuza bir isim koymamız lazım artık. Hatırlatayım dedim." Konu değiştirme uzmanımı olsam ne.

Doğrulup yanıma oturdu. Kolunun altına alıp göğüsüne çekti. "Sence ne olsun. İstediğin bir isim varmı."

Kafamı olumsuz anlamda salladı.

"Benim aslında aklımda bir isim vardi o olsunmu." Diye hevesle sordu.

"Hayır. Ben bulacağım."

Kırılmıştı ama belli etmedi. Gülümseyip kafasını tamam anlamında salladı. Tabii ki de şakaydı.

"Şaka yaptım salak. Tabii ki de olur. Neymiş hem merak ettim. Söyle. Hadiii."

"Araf"

Arafmı oha çok güzel. Kocaman gülümsedim.

"Çok güzel. Aklına nereden geldi." Beğenmem hoşuna gitmişti. "Bilmem"

Ben açtım. Ara öğünümüzü atlamıştık.

"Şey be-"

"Açsın"

"Nerden anladın?"

"Hep açsın"

"EMİR"

"Tamam sustum ya."

Yemek yedikten sonra 2 saatlik uykuyla durduğumuz için koltuğun üzerinde uyuya kaldık.

🪷🪷🪷

Arkadaşlar benim şu diğer gariban kurgumada bakasanızda bir hayra girseniz. Sevap sevap.

Bölüm sonu

9 yorum