"Kapıyı açsana" dedi babam. Aman keşke kapı bozulsa.
Böyle konuştuğuma bakmayın acayip gerginim ve korkuyorum. Umarım bu sürpriz yumurtadan çıkarak hayatıma giren insan bana dokunmaya çalışmadı. Dayak atma becerilerimi üzerinde denemek istemezdim.
Kapıyı açtım. "Hoşgeldiniz." Dedim gülümsemeye çalışarak. İçeriye çok tatlı bir kadın girdi. Herhalde kaynanam.
Benim hemen sahipleniş.
Aferin Petek! Yakında çaya kahveyede gidersin tam olur kızım.
"Hoşbulduk hayatım." diyip elimi sıktı.
Acaba adam evlenmek istiyor muydu. Kadının arkasından kocası ve onun ardındanda yunan tanrısı içeri girdi. Aman yani adam.
Yakışıklıydı. Aslında kararım değişti evlenebiliri- tamam Petek mallaşma.
"Hoşgeldin" dedim. Ve beni. Beni. Ben ya ben beni takmadı. Haspam. Kafa sallamakla ve elindeki papatyayı elime tutuşturmakla yetindi. Ben papatya sevmem ki. Anca çay diye içerim.
Salona geçip biraz muhabbet ettikten sonra kadın tanışmamız için bizi başka bir odaya koydu. Resmen tıktı bizi içeriye. Burası bizim normal oturma odamızdı diğeri misafirleri için olandı.
"Seni niye evlendiriyorlar?" diye bir soru sordum.
Bana ters ters baktı. "Evde kalmışım. Hepsi annemin haltları." Dedi. Lan. Bu adam kaç yaşındaydı. Sakalı bıyığı falan yoktu aslında genç gibiydi.
"Kaç yaşındasın" dedim. O 3 lü koltuğun bir ucunda ben diğer ucundaydım. "26, sen." Iyi gençmiş. "23" sırıttı.
"Sen evlenmek için küçük değilmisin?." Diye sordu. Gülümsedim. "Sende geç kalmışsın." Diyince bozuldu.
İçten içe kahkaha atıyordum. "Anneni bir şekilde ikna et evlenemeyiz. Babam sırf borcu yüzünden evlendiriyor beni." Dedim. Kafa salladı. "Biliyorum. Ama bende zorla evleniyorum yani bu benim seçimim değil." Dedi.
"Ama seninle bir anlaşma yapabiliriz." Diyince ona döndüm.
" Ne anlaşması"
"Şimdi biz seninle 5 ay evli kalacağız. Sonra aşık olmuş gibi davranacağız. En sonundada anlaşamadığımız söyleyip boşanacağız. Nasıl fikir ama sözleşmenin maddeler haline şartları var." Hemen Kafa salladım.
"Harika fikir. Şartların ne?" Diyinece
"Bana karışamazsın bende sana karışamam yani özel hayatımıza, aramızda cinsellik olamaz, ben yemek yapamam sen yap, ama temizlik yaparım onu ben yaparım. Sende bir şey ekleyebilirsin."Dedi ve ekledi. "Madde bir, aşık olmak yasak."
Sanki çok meraklıyım sana salak. Şuan bunu boşverip kendi isteklerimi söyledim.
"Ayrı yataklarda yatalım. Bir de hangi evde kalacağız?" Diye sorum.
"Benim evim var istersen orda kalalım. Gayet geniş. Yatak konusundada misafir odasında kalabilirsin ama kıyafetlerin eşyaların falan yatak odasında olsun basılırsak boku yeriz."
"Yeni madde küfür etme"
"Peki" diyince ayaklanıp odadan çıktık babam kaş göz yaparak beni mutfağa yolladı. Kahveleri yaptım damadınkinede bol bol tuz koydum. Eskiden kahveye tuz atmak seni istemiyorum anlamına gelirmiş.
Ve ben şok damat kahveyi tekledi. Şöyle bir alıcı gözüyle damadı süzdüm. Omuzları güzeldi. Gözleri kahverengi. Saçlarına açık kahverengiydi hatta kumrala kaçıyordu. Burnuda güzeldi kavisliydi. Bu yaptığımız anlaşma çok iyi olmuştu.
"Allahın emri peygamberin kavliyle kızınız Petek'i oğlumuz Emir'e istiyoruz"
Emir. Adı Emirmiş.
"Verdim gitti."
Hemencecik verdi insan azcık naz yapar. Ama zaten dünden razıydı babam beni vermeye.
Kıçımın kenarı kendin çalışma eşek gibi yat sonra beni evlendir. Oh ne ala memleket.
Petek kim ki!





