"Şşşttt. Tamam sakin ol bak bebeğimiz de yaşıyor. Sakin ol." Diyip kafamın üzerini öptü.
"Tamam. Ağlamıyom" diyip sustum.
"Ağlama demedim sakin ol dedim."
"O zaman ağlayımmı. Ben zaten çocuğum için ağlıyordum. Babam olacak adama Ağlamam."
"Yok yani ağla demek istemedim. Off Petek beni zora sokuyorsun"
"Benmi seni zora sokuyorum. Sen zordan çıkmamak için direniyorsun resmen."
"Arkadaşlar sakin" Çağılın sesiyle durduk.
"Kocan bu mu?" Dedi. Kocon bo mo. Kocamdan bu diye bahsedemez sadece ben bahsederim.
"K-"
"Tamam. Özür dilerim sadece soracaktım."
Söyleyeceğimi biliyordu. Bu komikti. Gülmeye başladım.
Emirle Çağıl bakıştır. Çağıl ağzını oynatarak 'hamilelik hormonları' diyerek Emiri bilgilendirdi.
İçeri doktor girdi.
"Eveet. Çocuğumuz düşmedi ama tehlike sürüyor 1 ay kadar çok yürüyüp hareket etmeyin." Diye bizi bilgilendirdi.
Emirle Çağıl el sıkıştılar. "Emir" "Çağıl"
Emir beni kucaklayıp odadan çıkarttı.
"Petek buraya taşınıyorum. Nerde oturuyorsunuz yakın olsun. Normalde Amerika'daki yaşıyordum."
Evimizi tarif ettim ve karşı müstakil evin boş olduğunu söyledim. Bakacağını söyleyip arabayla bizi takip etti.
Emirle Çağıl ev sahibini bulmuş eve bakıyorlardı. Bende koltukta oturuyordum. Ne yapayım. Acaba buralarda hiç bulunmayan bir şeyi aşermiş gibi mi yapsam. Aşerme demişken acıktım.
Emir bir an önce gelse iyi olurdu. Yoksa kalkacaktım
"Şükür zahmet etsinde geldin. Ben burda açlıktan ölüyorum sen yoksun. Ayrıca madem yiyiyorsun Tabak neden burda"
"İyide onu ben yemedimki sen yedin."
"Ha ben bu evde fazlalığım. Peki gidiyorum ben."
Kalkmaya çalıştım. Ve kalkmamam gerektiği aklıma geldi. "Gidemiyorumda. Çünkü çocuğum kalmak istiyor. Zaten gitmek yerimde kalmadı." Diyip ağlamaya başladım.
Çağılda gelmiş yani bencede gelsin bir daha kim amerikaya gidecek. Şurası değil ya.
"Ay hoşgeldin." Dedim göz yaşlarımı silip. Karşımdaki Tekli koltuğa oturdu. Hosbulduk anlamında kafa salladı
Görüş açıma bir tabak pilav girdi. Hemde üstünde yoğurt vardı. En sevdiğim. Tabağı alıp yemeğe başlayacaktır ki Kaşık yok. Yanımda oturan Emir gülümseyerek bana bakıyordu.
Kaşığı alıp yemeye başladım."istermisiniz diye sormam isteseniz de vermem zaten" diyerek Koca bir tabak pilavı yemiştim. Emire tabağı uzattım. Elindeki peçeteyle ağzımı sildi. "Afiyet olsun". Kafa sallamakla yetindim.
"Bizde kalcan demi" diye Çağıl a doğru sordum.
"Kalmamıştı isterdim." Dedi. "Yoo. Amerika uzak diye."
Diye cevap verdim. "Oteldede kalabilirim." Diyip beni sinirlendirdi. "Ananın köyüne git orda kalmaya o zaman sana iyilik yapanda kabahat. Salak"
"Kızdırma lan karımı""Tamam bir şey demedim" diye savunmaya geçti. Adam olsun öyle benim arkamda hayırsız da olsa kocam var.
Akşam yemeği yemiş isteğim üzerine tatlı bile yemiştik. Abim şefmiş lan. O yaptı yemekleri. Vallahi lezzetliydi de.
"Üstümü değiştirmem lazım" Emir beni kucağına alıp odasına götürdü. "Bu gün beraber yapacağız biliyorsun demi. Bir tane misafir odamız var"
"Biliyorum" diyip pijama aldım. "Çıktı giyineyim" diyince. "Sanki görmediğimiz şeyler" diye söylenerek çıktı. Sonko gormodogomoz söyler.
Havalar ufaktan soruyordu bu yüzden şortlu değil uzun pijama giydim.

Aşağıda biraz daha durduktan sonra Çağıl benim odamı vermiştik. Bende Emirle yatcaktım. Emirle bayağı anlamışlardı. Yatağa yanıma yattı.
"Seviyormuş gibi numara yapmana gerek yok. Ben ona durumumuzu anlatırım" dedim. Cevap vermedi. Uykuya dalmam uzun sürmedi. Yarın baba beyi gömecektik. Bir an önce.
Emirden
Petek uykuya dalmıştı. Doğrulup elimi saçlarına daldırdım. Onu seviyorum sanırım. Yada daha fazlası. Aşık olmaya da başlıyor olabilirim. Belkide oldum. Bilmiyorum.
Sol elimi de Zorlukla karnına koydum. Ilk defa çocuğuma dokunuyorum. Garip bir histi. Elimi karnında gezdirip okşadım. Ben başta kendime annesine aşık değilim diye bahane yapmıştım ama alakası yokmuş.
Sadece bir kere dokunsam yetermiş. Zaten annesini de seviyordum artık. Beni affetmesi için elimden geleni yapacaktım. Ama özür dilemeye yüzümde yoktu. Ne yapacağımı bilmiyordum.
Boynuna yaklaşıp kokusunu içime çektim. "Mis kokulum". Boynuna bir öpücük kondurdum.
"Seni hiç kimseye değişmem."
Elim bir yandan karnında geziyordu.
"Özür dilemeye yüzüm yok ama özür dilerim."
🪷🪷🪷
Sabah uyandığımda petekin vücudunun yarısı üzerimdeydi. Sincap görünümlü koalam benim. Çok tatlıydı. Kafasını öpüp yataktan kalktım. Aşağıda masya kahvaltı hazırladım.
Pankek seviyordu Petek ama yapamıyorum derken aşağıya Çağıl indi. Çağıl benim orta okul arkadaşımdı. Ama Petek bunu bilmiyordu. Zaten o da 3 yıl sonra okul değiştirmişti. Bursluydu.
"Lan canım karım pankek sever ama ben yapamıyorum sen yapsana" dedim. Gıcıklık olsun diye "yapsammı yapmasaydı bilemedim şimdi" dedi.
"Yapmassan yapma top."
"Kardeşime yapcam zaten sana değil"
"Allah Allah dün buldun daha kardeşini"
"O sincapa benzeyen bir hamile tabiki 1 saatte tanısam yapcam"
Cevap vereceksen Enir diye bir bağırma sesi duyuldu. Hemen yukarı çıktım. "Ne oldu Petek" üstünü değiştirmiş oturuyordu. Kucağıma aldım. Saçlarına burnumu dayadım ve anlamasın diye dua ettim.
Aşağıya inince direkt peteği masaya oturttum.
"Sana pankek yaptım."
"Sana pankek yapmasını istedim"
Birbirimize kötü bakışlar attık. Petek ise gülmeyi seçti. Cenaze bu gündü. Petek bir az ağlamıştı ama eve gelince sakinleşmisti ne de olsa babasıydı.









