İçeriğe geç

ANLAŞMA

Bölüm 7 · 2 dk okuma

ANLAŞMA

Bölüm 7

Bölüm 7

POYRAZ KARAHAN Kahve kupasını masaya bırakırken kapı sertçe açıldı. Babam. Sakal tıraşını aceleyle geçmiş, kravatı gevşek, gözlerinde ise karışık bir öfke.“Bunu yapmaya hakkın yok,” dedi.“Ne?” dedim başımı bile kaldırmadan. “Düğün gecesi! İnsanların içinde içki şişeleriyle geziyordun. Herkesin gözü üzerindeyken bu muydu Karahan duruşu?”Kafamı yavaşça kaldırdım. “Kimse benim ne hissettiğimi sormuyor. Ama herkes hangi bardağı elimde tuttum onu konuşuyor, öyle mi?” “Beni ilgilendirmez ne hissettiğin,” dedi babam soğukça.“Beni ilgilendiren tek şey soyadımızın lekelenmemesi.” Ayağa kalktım. “Ben bu evliliği senin istediğin gibi yaptım. Sözleşmeleri imzaladım, imaj verdim, o kızı alnından öptüm. Tüm gece herkes için bir duvar gibi durdum. Şimdi kalkıp iki kadeh viski için bana hesap mı soruyorsun?” Babam sustu. Ama bu susuş, bir şeyin çatladığı bir sessizlikti. Bakışlarımdan kaçamadı.“Unutma,” dedim, gözlerimi onun gözlerine dikerek, “Bu evlilik, senin korkularının garantisi. Ama benim zincirim. Ve ben o zincirleri içerek kırmadım… ama kırmaya da yaklaştım.”

Kendi ofisime girerken gözüm istemsizce cam duvara takıldı. Herkes işinin başındaydı ama ben kendimi hâlâ o loş yatak odasında, uyanırken yalnız kalan bir kadın gibi hissediyordum. İçimde bir şey kemiriyordu. Ne olduğunu bilmeden. Adını koyamadan. Belki de koymak istemiyordum. Kapıyı kapatır kapatmaz Engin geldi. Elinde tablet, dosya, her zamanki gevşek tavırlarıyla kapıya yaslandı. “Gece uzun geçti ha?” dedi gülümseyerek. Hiç gülümsemeden cevap verdim: “Ne kadarını hatırlıyorsun?” Kaşlarını kaldırdı, iç geçirdi. “Yani… hatırlamam gereken kadarını.” Sert bir adım attım ona doğru. “Esila’yla dans etme kısmı mesela?” Gülümsemesi kayboldu. “Oraya geleceğini biliyordum.” “Bana onun gözünde ne olduğunu bilmeden, insanların önünde o kadar yakın olmak… biraz fazla değil miydi sence?” Omzunu silkti. “Onun senin için ne olduğunu sen bile bilmiyorken, neden benim bildiğimi varsayıyorsun? Ayrıca…” diye devam etti, sesi ciddileşmişti. “Ben bu evliliği başından beri… stratejik bir hamle olarak gördüm. Sen de. O yüzden dans ettim. Umurumda olmadığını düşündüm. Gülümsemeye ihtiyacı vardı. Sen içkiyle meşguldün.” Sessizlik oldu. Göz göze geldik. Aramızda yıllardır var olan kardeşlikten başka, bir de sessiz bir kırılganlık vardı. Gurur mu? Belki. “Bir daha böyle bir şey olmasın,” dedim. “Her şeyin bir sınırı var.” Engin başını salladı. “Sınırları sen çiziyorsun, ben uyarım.” Masama geçtim, laptopu açtım. Mail kutusu dolup taşmıştı. “Kanal inşaat projesinde mühendis değişikliği yapılmış,” dedim. “Biliyorum,” dedi Engin. “Yeni çocuk daha güvenilir. Eski müteahhitle anlaşamıyordu.” “Ya ödeme gecikmeleri?” “Onu da çözüyoruz. Ama…” derken tabletini bana uzattı. “Önce şu akşamki davet var.” Kafamı kaldırdım. “Davet mi?” Başını eğdi, dalga geçer gibi değil; hatırlatır gibiydi. “Karay Holding’in CEO’su doğum günü yemeği veriyor. Basın da orada olacak. Bizi ailenle görmek istiyor. Düğün dedikodularının etkisini yumuşatmak için en uygun yer. Esila’yla katılmak zorundasın.” İç çektim. Sandalyeme yaslandım. “Böyle şeyleri neden son dakikada söylüyorsun?” “Çünkü aksi hâlde gitmeyeceğini biliyorum,” dedi. Sonra hafifçe gülümsedi. “Ama o kızla kol kola salona girdiğin an… her şey değişir. Gör bak.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.