Gece - Karakuşlar’ın Lüks Arabası Saat gece 11. Karakuş Auto’dan bir araç seçilmiş, o gece Burak’ın tercihi parlak siyah bir BMW M5 CS. Işıl ışıl parlayan araba, Ankara sokaklarında adeta bir yıldız gibi süzülüyordu. Fadime ön koltukta, heyecanla etrafa bakıyordu. Ellerini dizine koymuş, kalbi deli gibi atıyordu. Burak (direksiyona odaklanmış, ciddi bir ses tonuyla): “Arabaları sever misin Fadime?” Fadime ne diyeceğini bilemedi, gözleri hafifçe büyüdü. Fadime: “Şey… yani… güzel bence, hızlı gidiyor…” Burak gülümsedi, gözlerini yoldan ayırmadan kısa bir bakış attı. Burak (hafif bir sesle): “Hız güzeldir. Ama tehlikeli bir şeydir de... Yanındaki kişinin kim olduğu önemlidir.” Fadime'nin yüzü kızardı. Bu laf, bir anda içini ısıttı. Burak (göz ucuyla): “Korktun mu?” Fadime (kısık bir sesle): “Yok… sadece alışık değilim böyle şeylere.” Burak bir kahkaha attı. Motorun sesiyle beraber bu kahkaha Fadime'nin kalbine işledi. Araba yavaşça bir tepeye doğru çıktı, Ankara gece ışıkları ayaklarının altındaydı. Burak arabayı park etti, motoru kapattı. Gözlerini Fadime’ye dikti. Burak: “Buraya hep tek başıma gelirdim. Şimdi birini getirdim işte. Güzelmiş…” Fadime'nin gözleri doldu ama belli etmemeye çalıştı. Sadece “Hımm…” diyebildi. Burak, ellerini direksiyonun üzerine koydu, kafasını hafifçe eğerek ona döndü. Burak (dudakları arasından hafifçe): “Seninle vakit geçirmek… güzel hissettiriyor.” Fadime o an nutku tutuldu. Kalbi deli gibi atarken, yutkunarak başını öne eğdi. Burak bir an ellerine baktı, sonra cesurca elini Fadime’nin üzerine koydu, sadece bir anlığına. Fadime'nin tüyleri diken diken oldu. Burak: “Titriyorsun…” Fadime (kısık bir sesle): “Evet… biraz…” İkisi de o an hiçbir şey söyleyemedi. Sadece sessizlik vardı, motorun sıcaklığı ve gecenin ay ışığı… --- Evde - Yusuf ve Kübra Gerilimi Bu sırada Kübra, koltuğa yayılmış bir şekilde Instagram’da gezinirken Yusuf elinde bir bardak çayla yanına geldi. Yusuf (alaycı bir sesle): “Ne yapıyorsun prenses? Ekrana bakmaktan kör olacaksın amk.” Kübra gözlerini kısıp Yusuf’a döndü. Kübra: “Sana ne be, git işine bak sen yarram!” Yusuf: “Ne oldu, kankinle Burak romantizm yapıyor diye mi sinirlisin?” Kübra bir anda şoka girdi. Yusuf’un imalı bakışı kalbini sıkıştırdı. Gözlerini devirip hızlıca telefonu kapattı. Kübra: “Sen ne biliyorsun ki, saçmalama.” Yusuf bir kahkaha attı, kollarını göğsüne bağlayarak Kübra’ya doğru eğildi. Yusuf (kısa bir gülümsemeyle): “Senin abisini kıskandığını görmemek için kör olmak lazım. Ama merak etme, belki de senin derdin başkadır, hı?” Kübra bir an ne diyeceğini bilemedi, kalbi hızlandı ama kendini çabuk toparladı. Kübra (kısık sesle): “Seninle uğraşamam şimdi.” Yusuf bardağını bırakıp hafifçe Kübra’ya doğru eğildi, göz göze geldiler. Yusuf’un gözleri o kadar yakın ki, Kübra nefes almayı unuttu. Yusuf (kısık sesle): “Sen zaten benimle uğraşamıyorsun ki…” Bir anlık sessizlik, sonra Kübra hızla arkasını döndü. Ama içi içini yiyordu. ---
Bölüm 4
Araba Deneyimi
Bölüm sonu
13 yorum
Sizin romatizim "yarram"
Ya ne güzel atışıyo kurban olduklarım
Cennetin bir melek yanıöda nasıl titreöiyiö
Cennetin bir melek yanıöda nasıl titreöiyiö
Hayali bile o kadar güzel ki
İçim eriyo şuan Allah'ın yardım
İçim eriyo şuan Allah'ın yardım
Hımm ne aaa ne odunum ben ajakskaksk utandıö amaa
Hımm ne aaa ne odunum ben ajakskaksk utandıö amaa
Aaaa ne diuo bu çocuk bak kalbim çıkacak
Aaaa ne diuo bu çocuk bak kalbim çıkacak
Arabaya da azdım sahibine de
Arabaya da azdım sahibine de