İçeriğe geç

Anıl Abi

Bölüm 10 · 3 dk okuma

Anıl Abi

Bölüm 10

Pazar Kahvaltısı

---

Parla'nın Bakış Açısı

Pazar sabahı, evde bir telaş vardı. Annem , kahvaltı için erkenden kalkıp mutfağa girmiş, masayı hazırlamaya başlamıştı. Ben de elimde çay tepsisiyle salona doğru ilerledim. Bugün Selma Teyze, Sema ve Anıl kahvaltıya gelecekti. Bu tarz aile buluşmalarını sık sık yapardık, çünkü annem ile Selma Teyze neredeyse çocukluk arkadaşıdır. Bir de Gökhan ve Mete... İki kardeşim de kahvaltı için sabırsızlanıyordu. Babalar da erkenden kalkıp balığa çıkmışlardı. Aslında bu yakınlığı düşündükçe Anıl'a hak veriyordum beni reddettiği için.

Masa tam bir şölen gibiydi. Zeytinler, peynirler, taze yapılmış börek ve mis gibi menemen... Annemin her zamanki gibi döktürdüğü bir sofra.

Kapı çaldı, içimden derin bir nefes alıp kapıya yöneldim. Selma Teyze neşeli bir şekilde içeri girerken hemen beni yanaklarımdan öptü.

"Parla'm seni gelin alacağız buralardan, hazır mısın?" dedi şaka yaparcasına, elindeki çiçeklerle içeri girerken.

"Selma Teyze, bırak Allah aşkına!" diye güldüm, ama içten içe yüzüm kızarmıştı. Selma Teyze’nin sürekli bu tarz şakalar yapmasına alışkındım ama bugün bu sözler başka türlü yankılandı içimde. Anıl da hemen arkasından girdi. Onun varlığı, her zamankinden daha fazla beni etkiliyordu. Dünden beri kafam allak bullaktı, üstelik utanıyordum da.

Hep birlikte sofraya oturduk. Sema ile Mete yan yana oturmuş, hararetle bir şeyler konuşuyordu. Abim her zamanki gibi biraz sessizdi ama o da keyifli görünüyordu, eli bu aralar sıkça telefonundaydı.

“İş görüşmen nasıl geçti?” diye sordu Sema.

Bir an duraksadım. Dünden beri görüşmenin sonucunu bekliyordum, henüz bir haber gelmemişti. "Henüz bir haber yok," dedim, sesim biraz buruk çıktı. O an telefonuma gelen bildirimle irkildim. Görüşmenin sonucu gelmişti.

Derin bir nefes alıp mesajı açtım. İçimde buruk bir his vardı. Görüşme olumsuz sonuçlanmıştı. Beklediğim, umut ettiğim iş bir başka adaya gitmişti. Yüzümde beliren hayal kırıklığını annem fark etmeden toparlanmaya çalıştım, ama gözlerim istemsizce boşluğa takıldı.

Anıl'ın Bakış Açısı

Parla'nın yüzündeki değişimi fark etmemek imkânsızdı. Telefonuna baktı, ardından bir anda sessizleşti. Bir şeylerin ters gittiğini hissettim ama bir şey söylemek istemedim. Onun bu hali, içinde bir kırılganlık taşıyordu ama yine de kendini toparlamaya çalışıyordu.

Kahvaltı devam ederken annem bir anda lafa girdi: "Parla kızım, bak Sema da burada. Hazır dersleri başlamamışken onu da yanına al, birlikte takılırsınız," dedi yine o şaka dolu gülüşüyle.

Kafamı dağıtmak için sofraya döndüm. Kahvaltı her zamanki gibi harikaydı, ama aklım sürekli Parla’ya kayıyordu. Sanki bir şeyler değişmişti. O gün görüşmeye giderken de arabada fark etmiştim. Eskiden bana "abi" demezdi, ama şimdi her seferinde o mesafeyi koyuyordu araya. Düşünmeden edemedim, acaba onu bir şekilde uzaklaştıran ben miydim? e sence abla?

"İyi misin?" diye sormak için bakışlarımı ona çevirdim ama Sema yine bir şeye gülerek lafa atladı. Sohbet, gülüşmelerle dolup taşarken Parla'nın içindeki o dalgınlık, benim kafamın içinde yankılanıyordu. O sırada, annesi Canan Teyze bir şaka yaptı. Parla rüyasında mı görecekmiş beni? Herkes güldü ama Parla’nın dudaklarında o ince, kısacık tebessümü fark ettim. Bir şey saklıyordu, ama ne?

Parla'nın Bakış Açısı

Selma Teyze ve annemin şakalaşmaları, kahvaltının neşesini artırıyordu ama içimden bir türlü katılamıyordum. İş görüşmesinin sonucu, beklediğimden daha fazla etkilemişti beni. Geçen gece gördüğüm rüya da üstüne tuz biber ekmişti. Anıl’la aramda bir şeyler mi oluyordu, yoksa sadece kafamda mı yaşıyordum? E bir de Sema çok istiyordu böyle olmasını. Rüya olsa bile o kadar gerçekçiydi ki, hissettiğim her dokunuş, her nefes tamamen gerçek gibiydi.

Anıl'la bu kadar yakın olduğumuz bir an yaşanmamıştı. Ama rüyada, her şey gerçek gibi görünüyordu. Şimdi ise, kahvaltı sofrasında otururken onunla aramda sanki bir duvar varmış gibi hissediyordum.

"Parla, iş görüşmen hakkında ne düşündün?" diye sordu annem tekrar, masadaki diğer sohbetleri bölerek.

Biraz toparlanıp gülümsemeye çalıştım. "Olmadı, anne" dedim. "Ama olsun başka fırsatlar çıkar."

Anıl’ın gözleri üzerimdeydi, o bakışları üzerimde hissettim. Bir şey diyecek gibi oldu ama sonra sustu. Belki de o da bu anın ne kadar kırılgan olduğunu hissediyordu. Kafamı toparlamam gerekiyordu. Hem işim hem de Anıl ile olan bu karmaşık duygularım beni içten içe yoruyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.