İçeriğe geç

Anıl Abi

Bölüm 11 · 2 dk okuma

Anıl Abi

Bölüm 11

Halı Saha

---

Parla'nın Gözünden:

Kahvaltı masasının etrafındaki sohbet, bir süre sonra halı saha maçına dönmeye başladı. Abim Anıl'a bakarak "Kardeşim, yaşlandık mı artık ne? saçlara da beyazlar düşmeye başlamış," diye takıldı. Anıl elini saçına götürdü, gülümseyerek, "Zamanın etkileri işte, ama hala formdayım, maçta göstereceğim" dedi. Saçlarına dikkatle baktım gerçekten de abime kıyasla çok fazla beyazı vardı, abimle yaşıtlardı ikisi de nerdeyse otuza dayanmıştı. Saçının bu halini sevdim, muhtemelen mühendislik etkisiydi.

Sema, kahkahalarla, "Abim çok iddialı, Gökhan abi! Maçta size taktik verirken yorulur zaten," diye ekledi. Parla sessizce onları izliyordu, bir yandan Anıl'ı bu kadar rahat görmek onu şaşırtmamıştı her zaman diğerlerine kıyasla hareketli olmuştu bir de vücuduna bakınca... Kesin spor yapıyordur.

"Bu akşam mahallenin gençleriyle halı saha yapıyoruz, siz de gelin izleyin," dedi Gökhan. Sema hemen atıldı, "Ben varım, ama Parla?" Yavru köpek bakışlarını yapıyordu bana, mecbur kafamı salladım.

----

Halı saha ışıkları altında ter döken Anıl ve Gökhan, gençliklerinin enerjisini yeniden kazanmış gibiydiler. Gökhan, uzun boylu, atletik yapısı ve güler yüzüyle sahada dikkat çekerken, Anıl ise biraz daha sakin ve kendine güvenli bir duruş sergiliyordu. Mete ikisiyle de dalga geçmekle meşguldu. Parla ve Sema tribünlerde oturmuş, eğlenceli bir şekilde maçı izliyorlardı.

Mert, İstanbul'dan araya girerek grubun neşesini arttırıyordu. Gökhan maç videolarını gruba atmıştı. "Gökhan'cığım, ne kadar fit kalmışsın! Senin gibi biri için İzmir'e taşınmayı düşünebilirim," diye mesaj attı grup sohbetine. Gökhan, bir kahkaha emojisiyle karşılık verdi, "Mert, seninle İzmir'de her an halı saha yaparız ama daha fazla nefes alabilir misin, emin değilim." Parla ve Sema mesajları okurken kahkahalarına engel olamadılar.

Anıl'ın Gözünden:

Anıl, Gökhan'a pas atarken, Parla'nın tribündeki varlığı dikkati dağıtıyordu. Gözleri bir anlık Parla'ya kaydı, eski bir alışkanlık gibi, her şeyin başladığı yere dönüyordu sanki. Ancak Mert'in sürekli gruba yolladığı esprili mesajlar onun zihnini bulandırıyordu. "Bu Mert de nereden çıktı şimdi," diye düşünmekten kendini alamıyordu. Mezuniyet törenindeki yakınlıklarını düşünüyordu.

Maçın ardından, soyunma odasında Gökhan, "Yaşlanıyor olabiliriz ama hala formdayız," dediğinde Anıl başıyla onayladı ama aklındaki tek şey Parla'nın yanına gidip nasıl bir şeyler söyleyebileceğiydi. Mert'in neyi temsil ettiğini bilmese de, Parla'nın hayatında onun bir yeri olduğunu hissediyordu.

---

Bölüm sonu

1 yorum

  • Üff anıl sinir bozucu gerizekağlı orangutan bu adam böyle devam ederse boğarım bunu tipini z*