Çıplak ayaklarımı yavaşça birbirine sürterken boğazımdaki yanık hissi canımı acımıştı. Ayaklarımın akt kısmı yara bere içindeydi üzerine her bastığımda zonkluyordu. Kafamı dizimin üzerine yasladığımda kalbinin ağrısı başlıyordu bu sefer.. Ne yapıyor şimdi.. keşke yanında olabilseydim o zaman bu kadar düşünmezdim. Burnumu çekerken kaldığım odaya bakındım. Koskoca Akkayaların biricik oğlunun evindeyim ne kadar iğrenç.. her saat başı gelip kontrol ettiğinde canını alma isteği büyüyor içimde. Karnımda büyük bir boşluk vardı her an aklımda kaçabilseydik ne yapıyor olacaktık, bu soru dönüp dolaşıyordu. Kapının bir anlık açılma sesi ile irkilirken geriye doğru çekildim. Önümde duran pis gözleri görmek istemedim. " Kıyafet getirdim giy ayaklarınada bu kremi sür. Sonrada gel" Önüme attığı kıyafet ve kremi umursamamaya çalıştım. Dün akşam eve gelir gelmez yüzüme attığı tokat öylesine sertti ki yanağımdaki tahrişlenmeyi hissediyorum. " Gelmeyeceğim." Sert çıkan sesim ile gözlerine baktım her şey onun yüzündendi şimdide hiç bir şey olmamış gibi beni iyileştirmeye çalışıyor. " Canını daha fazla yaktırma bana güzelim ben ne dersem o giy ve aşağıya gel Bora'nın akıbetini konuşacağız." Gözlerim irice açıldığında derince yutkundum. Odadan çıkarken kaşlarım çatıldı. Onun bana getirdiği hiç bir iyiliği istemiyorum ama kremi aldım ayakta durabilmek için en azından , ayaklarıma sürdüğümde canım yanmıştı.. kurumasını beklemedim ayağa kalkıp aşağıya inerken evdeki kadınların gittiği bölüme yürüdüm burası salonmuş iki katlı büyük bir evde hatta konak , dışarıda silahlı adamlar içeride onun iğrenç yüzü nasıl kaçacaktım.. Salona yürüdüğümde herkesin dilinde dolaşan yardımları ile insanlar ile bağ kuran büyük hanımı görmüştüm gerçektende iyi bir kadındı sadece oğlunu fazla seviyordu tek oğlunu değil çocuklarını namusunu bunlara düşkündü.. " Geç otur kızım." Beni çağırdığında istemeye istemeye geçip oturdum karşısına. Tek isteğim oğlunun yaptığı bu şeyi doğrulamaması eğer onun arkasında ise o zaman işim zorlaşır.. " Kıyafetlerini giymemişsin evdekilerin seni bu halde görmesi iyi olmadı sonuçta evin hanımı olacaksın." Esat'ın dediği ile gözlerim büyük hanımı buldu oğluna baktığında gördüğüm şey memnuniyetsizliği.. " Olmayacağım.." Onlardan gelen hiç bir şeyi istemiyorum ben sadece sevdiğim adamın yanında olmak istiyorum onunla bir hayat istiyorum. " Bu senin isteğine bağlı değil neyseki, resmi nikâh işlemleri başladı anne sen Uluborluya haber ver beyleri evleniyor hazırlık yapsınlar. " Dedikleri ile ayağa kalktım benim rızam yoktu ne evlenmeye ne burada kalmaya. " İstemiyorum ben gideceğim.. zaten her şey sizin yüzünüzden siz olmasaydınız biz çoktan kaçmış olacaktık! " Böyle bir tavır beklemedikleri için şaşırmışlardı büyük hanım oturduğu yerden kalkıp karşıma geldiğinde oğluda kalkmıştı yerinden. " Sesinin tonuna dikkat et. Burası koskoca Akkayaların konağı !." Beni istemediğim şeylere zorlayıp sonra ben istemişim gibi göstericekler bunu biliyorum ve korkuyorum çünkü eğer evlenirsem bunun geri dönüşü olmayacak. " O zaman bırakın beni başka kız mı yok Uluborlu'da." Esat'ın beni süzdüğünü görebiliyorum ve bu midemi bulandırıyordu dudakları kıvrılırken yanıma dahada yaklaştı. " Bu kadar iyisi yok diyelim." Geri çekildiğimde mutfak kapısı olduğunu düşündüğüm yere baktım gözlerim son kez onlara deydiğinde hızla kapıdan girip mutfaktan çalışanların girdiği çıkış kapısına yöneldim koştum nereye gittiğimi bilmeden etrfta kimse yoktu. Koca bir duvar göründü gözüme.. her yer kapalıydı.. " Gel bakalım sen nereye kaçıyorsun.." belimden tuttuğu gibi pis nefesini hissettim boynumda kolumu ters çevirmişti ve canımın acısına dayanmak zordu. " Bırak beni.. kolum ağrıyor bırak!". Kendine çevirdiğinde elleri kollarımı buldu. Gözlerinde iğrenç bir ifade vardı. Kolumdan çekiştirip konağın içine sürüklerken büyük hanımın yanına gelmiştik. Tek bir hareketi ile dizlerimin üzerine çökmüştüm. " Oda isteyecek anne bugün kaçar yarın gelir sen hazırlıklara başla gerisini ben hal ederim. " Gitmeyin büyük hanım lütfen.. lütfen izin vermeyin.. benim rızam yok evlenmeye hiç bir zaman mesut olamayacağız!. " O çoktan gitmişti onun bir yüreği olduğuna inanmıştım küçükken bize oyuncak veren kadının oyuncağı olacağım şimdi. Gözlerimin dolması bi yana içimdeki bu boşluk yiyip bitiriyordu beni. " Senin için Paris'ten gelinlikler getireceğim Uluborlu'nun en güzel kadını olacaksın. " Ellerini üzerimden çektiğinde büyük güç ile ayağa kalktım , gözlerinin en derinine bakındım gördüğüm şey sadece aptalca bir hayranlıktı , onun aksine bende sevgi ve hayranlık yoktu nefret vardı her zerremim bu duyguyla dolduğunu hissediyorum.. " Seninle evlenmem için bekar olmam gerekiyordu ama ben evliyim ne seninle nede başka bir -" yanağımda hissettiğim acı ile yüzüm yana kaymıştı.. boğazımdaki yumru ile dişlerimi birbirine sertçe bastırıp gözlerine baktım. Bir eli saçlarımın arasını bulurken inledim acı ile. " Tek birine anlatırsan yarın Bora'nın ölüm haberini gazetelerde görürsün ona göre." Geriye doğru itelediğinde düşmemek için arkamda olan dolaba tutundum. Bunu yapabilirmiydi gerçekten insan canına kıymak bu kadar kolaymıydı. Parmaklarım kıvrıldığında tırnaklarımı avcuma bastırdım eğer sevdiğim adamın hayattan kopmasına sebep olursa onun canını kendim alacağım.. " Cafer . " Bağırdığında kapıdan gelen orta yaşlı adama döndü resmen önünde kuklaydı. " Buyur beyim. " Ellerini önüne bağlamış emrini bekliyordu. Onlar konuşurken etrafa bakındım her yerde bir adam vardı bir kaçış yolu olmalıydı.. gözlerimi yorgunlukla bir kaç saniye kapadım şu an burnumda tüten bu kokunun içinde uyumayı isterdim. Saçlarım arasındaki o parmakları isterdim.. ama gözlerimi açtığımda koskoca bir hayal kırıklığı.. Bana doğru döndüğünde gülümsemişti. " Birlikte çok mesut olacağız seni babanın evine götüreceğim şimdi telli duvaklı bir gelin olacaksın." Dediğinde şaşkınlıkla ona baktım , gerçekten beni evime götürecekmiydi.. eğer böyle bir şey olursa kaçış yolum da olurdu. " Tabi etrafta bir sürü adam olacağı için kaçma imkanın olmayacak heveslenme." Bu söylediklerini duymazdan geldim bu evden çıkışım zaten kaçışımın başı olacaktı.. " Anladım." ***** Yan tarafıma baktığımda bana güven veren bir ev olmasını istedim içinde huzura kavuşacak içimi dökecek bir yuva isterdim ama gördüğüm tek şey her an beni boğazlayacakmış gibi bakan babam. Annemin hayal kırıklığı abimin düşmüş yüzü..belki babam bana sevgi göstermemişti ama abim.. saçımın teline zarar gelse canı yanacak bir adamdı. Buraya abimin karşısına geldiğimde utandım. Arabadan indiğimde tek katlı baba evimin önüne yürüdüm kafamı sağa çevirip uzaklara baksam sevdiğim adamın ailesini görebilirim ama cesaretim yoktu. Benden nefret ediyorlardı oğulları ile sadece oynaştığımı sanıyorlardı oysaki gerçek bambaşka.. Beni bırakan Akkayaların arabalarının gittiğini duyduğumda derince yutkundum. Babamın bana bir şey yapacağın düşünmüyorum çünkü yarın evleneceğimi bildiğinden bana karışmazlar ama sözleri ile delip geçecekler beni.. Annem ve babam arkalarını dönüp evin içerisine yürüdüklerinde abimin gözlerine baktım. Kızgınlık vardı sadece. " Bora'yı sevdiğini söyleseydin herşeyden önce sizi evlendirirdim. Ama şimdi yapacağım hiç bir şey yok." Dediğinde gözlerimin dolduğunu hissediyorum. Her şeyden önce söylememeyi ben istemiştim çünkü babam aslında herşeyin farkındaydı ve bir çok kez beni bu konuda sadece uyarmıştı. Bana vurmasını abim engellemişti neden diye sorduğunda tarlada fazla çalışmadığım için vurmaya kalktığını söylüyordu.. Derin nefes almaya çalışırken gözlerime etrafta gezdirdim arkamı döndüğümde aslında beni getiren arabanın evin arkasında olduğunu fark ettim. Gitmemişlerdi buradaydılar omuzlarım düştüğünde içeri doğru İlerledim.. babam ve annem çalışmak için evden çıktıkklarında annemin yarın için yaptığı hazırlığa bakındım. Yemekler hazırdı ev temizlenmişti.. Evimiz mutfak salon ve iki odadan oluşuyordu. Salona abim uyur diğer oda annem ve babamın kalan oda ise benimdi içeri girdiğimde kapıyı üzerime kapadım. Kalbimdeki bu sızı ile nasıl başa çıkamayacağımı bilmediğimden yatağıma uzandım. Bacaklarımı kendime çektiğimde kısa sürede düşüncelerim beni içine çekmişti. Buradan nasıl kaçacaktım yada abimin o bakışından sonra gidecekmiydim..eğer o adamın evine gitmeseydim kalırdım ama o cehennem eve gideceğim kaçmazsam , zaten her şey bunun yüzünden olmadı mı. Yan tarafa döndüğümde kapının çalma sesini duymuştum doğrulup ayağa kalktığımda solana İlerledim abim yoktu kapıyı açtığımda karşımda bir adam vardı. " Esat beyim size gönderdi hanımın." Dediğinde elindeki büyük kutuyu uzattı. Aldığımda kapıyı kapatıp kutuyu odaya götürdüm umarım aklındaki değildi. Kapağı açtığımda beyaz gelinlik göründü gözüme.. kefenim gibiydi.. İlerleyip yatağıma oturduğumda göz pınarlarımdan çoktan damlalar yüzümü doldurmuştu.. Hayatta hiç bir zaman büyük şeyler istemedim elimi tutan adamı istedim sadece ama kader yazım öylesine zıt ki bana sıkışıp kalıyorum . İçimde bir öfke vardı.. Akkayalara..kendime.. etrafımdakilere.. Bora benim yüzümden parmaklıklar ardındaydı şu an ne yapıyor aç mı tok mu iyimi bilmiyorum..buradan kaçıp onu görmek istiyorum sadece.. Ayağa kalktığımda elimin tersi ile yaşlarımı sildim. Pencereden etrafa bakındığımda abimin ilerideki çiftlikte olduğunu görmüştüm. Bu iyiydi yanımda olsaydı kaçamazdım buradan. Annemin odasına ilerleyip yatağın altından biraz para aldım. Belki ailem benden bu davranışı tekrar beklemiyordu ama yapacaktım. Bahçeye çıkıp ahırın oraya ilerledim etrafta adamların olduğunu biliyorum ve nasıl atlatabilirim bilmiyorum.. bir süre beklediğimde aklıma Filiz gelmişti. O bana yardım ederdi. Bu sefer yola çıkıp Filizlere İlerledim ilerledikçede hem adamlar arkamdan geldi hemde Bora'larin evine yaklaşıyor dum.. Kimseye görünmeden filizin odasının camına geldiğimde tıktıkladım. Bir kaç çalışta pencere açıldığında şaşıran yüzü ile karşılaştım. " Narin senin ne işin var burada." Telaşlı sesine "şş" dedim biraz daha bağırırsa benim burada olduğumu tüm herkes öğrenecekti. " Sesiz ol acilen bızim eve gelmen gerek lütfen hızlı ol yardımına ihtiyacım var sana evde herşeyi anlatacağım." Dediğimde vakit kaybetmeden ayrıldım umarım gelirdi eve geri döndüğümde ayakkabılarımı çıkarıp içeri geçtim. Derin nefes aldığımda dün akşam cebime sakladığım alyansımı çıkardım.. Onun yeri parmağımda idi ama şu anlık boynumdaydı.. çekmeceden kalın bir ip çıkardığımda yüzüğün içinden çıkardım boynuma uzunca sarkıtıp bağlar iken sakin olmaya çalışırım herşey iyi olacaktı..buna tüm kalbim ile inanıyorum.. Kapının sesini duyduğumda düşüncelerimden ayrılıp açtım. Şükürler olsun ki Filiz gelmişti şimdi ise sadece akşamki sahte istemeden kaçmaktı işim..
**
Oy ve yorumunu bekliyorumm hoşçakall 🎀




