İçeriğe geç

Amber Kokusu 1977

Bölüm 2 · 6 dk okuma

Amber Kokusu 1977

Bölüm 2

2.

Yağmur damlaları cama deyerken kollarımı bedenime sardım saçlarımdaki toka artık dayanamayıp açıldığında umursamadım çünkü dağılan saçlarımı toparlayan bir adam vardı. Cebinden daha önce ona verdiğim tokayı çıkarıp saçlarımı toparlamaya çalıştı. Kollarıma deyen elleri ile beni kendine çevirirken gözlerine bakmaya utandım. Erkeksi gülüşünü duyduğumda yanaklarım kızarmıştı çoktan.. " Çok güzelsin karım." Dediğinde çeneme deyen parmakları ile kafamı kaldırdı. Gözlerine baktığımda dün akşamı hatırladım biz onunla birlikte olmuştuk bu ilkti ve kalbim göğüs kafesimi delip gerçekmiş gibi atmasına sebep oluyordu ilk kez ona bu kadar yakın oldum ilk kez birbirimize bu kadar fazla dokunduk dokundukçada olanlar olmuştu, dudaklarım kıvrılırken burnuma deyen dudakları yüzümün her köşesinde dolaşan parmaklarını hissettim. Ellerimi çeketinin cebine sokuşturduğumda heyecanlıydım bizim için geleceğimiz için.. rüya gibi bu saatler..bitmesini hiç istemiyorum.. " Boraa." Dediğimde bir şey isteyeceğimi bildiğinden sesiz kalıp söylememi beklemişti. " Son kez Filiz'i görsek olmaz mı?" Filiz benim en yakın arkadaşımdı çocukken birlikte çok oynardık Bora'nında amca kızıydı.Birbirimizin her bakışından anlıyorduk aslında ne diyeceğimizi ve hayır diyordu. " Risk almayalım güzelim." Olumlu anlamda kafamı salladığımda bir kolunu sırtıma sararken birlikte dışarı çıktık. Bora bizi eve getiren adam ile bir şeyler konuşurken tedirgindim umarım kötü bir şey olmazdı umarım o Esat denilen adam bizi bulmazdı yoksa olacakları düşünmek bile istemiyorum. " Gel Narin'im " Boranın sesi ile yerdeki bakışlarım onu buldu yavaşça gülümseyip yanına ilerlediğimde dudakları kıvrılmıştı. Arabaya bindiğimizde derin nefes aldım, tren garına gidene kadar dua ettim herşeyin iyi olması için. Kafamı omzundan kaldırdığımda kara gözlerine bakındım.. Sanki içi gidiyormuş gibi bakıyordu ifadesi öylesine güzel ki yanaklarımın kızarıklığına engel olamadım. Gözlerim parmağımdaki yüzüğe kaydığında göğsüne sırtımı yaslamıştım, parmakları saçlarımı bulduğunda yavaşca okşuyordu. Neyseki kısa bir süre içinde gelmiştik. Araba tutmuyordu beni ama uzun zaman sonra midem bulanıyordu. Elimizde bavulumuz yoktu sadece biz vardık etrafa dikkatlice bakıp biletimizi verdik. Her an birileri çıkabilirdi gözlerim korkuyla etrafta dolaşırken elimi sıkıca saran adamın kolunun altına girdim. " Merak etme her şey yolunda olacak söz veriyorum." Kulağıma fısıldadığında tebessüm ettim ona güveniyordum ve ne diyorsa o olacaktı.. Biletimiz onaylandıktan sonra vagona doğru ilerleyip içeri geçtik. Yerimizi alırken derin bir iç çektim. Şükür ki kimseler görmeden içeri girmiştik. " Bir an buradalar diye korktum Bo--" " Belkide buradayızdır." Cümlemi bitirmeden Esat denilen adamın sesini duykuştum, derince yutkunurken korku ile Boraya baktım. Ondan korkmuyordu Boranın en ufak şeyrlerden bile korktuğunu görmedim ama şu an benim için tedirgindi.. elini sıkıca tutarken ayağa kalkmıştı. " Senin ne işin var burada!" Silahını çıkardığında bende ayağa kalkıp boranın koluna dokundum. Tam her şey yeni başlıyorken tepetaklak oldu.. " Ben benim olanı almaya geldim senin içinde birilerini getirdim." Dediğinde gözlerimden akan yaşlara engel olamadım işte şimdi biz bitiyorduk pencereden baktığımda dışarıdaki jandarmalar etrafı sarmıştı. " Seni öldüreceğim Esat Akkaya diri diri yakacağım senin olan hiç bir şey yok Narin benim karım." Yüzüne yediği yumrukla kafası yan tarafa dönerken korkuyla seslendim. " Bora! İyimisin Bora...." Titrek sesime kızarken yüzüne dokundum bileğime sarılan sert parmaklar ile çekilirken. Elinden sıkıca tuttum." Narin benim karım!" Esatın kolunu geri çekerken arkasındaki adamları yanımda bulmuştum kollarımı sertçe tutarken canım yanıyordu.. " Bırakın beni ." Onların ellerinden ayrılmaya çalışırken elimi sıkıca tutan adamın gözlerine baktım. Bizi ayırmasınlar Allah'ım biz onunla hiç ayrılmadık.. " Bora.." jandarmalar gelip onun benim elimi bırakması için eline silah dayarken canım yandı..Esat yanımdan ayrılıp inmişti vagondan dışarı çıkmamak için çırpınırken boğazım ağrıyana kadar bağırdım. " Bırakın onu yalvarıyorum o bir şey yapmadı!! Boraa! " Elim hayla elindeydi gözlerim gözlerindeydi biz ayrılıyorduk . " Narin seni seviyorum." O an ilk kez gözlerinde korku gördüm.. ayakta durmak zor geldi ellerim arasından kayan parmaklarıyla ruhum ezildi.." Bende seni seviyorum Bora seni bekleyeceğim duydun mu seni bekleyeceğim seni..." Kolumdan sürükleyerek dışarı çıkardıklarında etraftaki insanların gözlerini üzerimde hissediyordum son kez arakama baktım bağırdım çağırdım hırpalandım ama hiç bir şey yapamadım... İki kolumdan tutan adamların sesini duyduğumda çırpınışlarım durdu.. " Canını yaktırma." Boynuma deyen soğuk demir ile içime attım.. Canım yanıyordu sevdiğim adam bir hiç uğruna parmaklıklar ardına giriyordu ..Trenden jandarmalar eşliğinde indiğinde ağzından akan kanı gördüm yüreğim acıdı kalbime bir hançer saplandı.. onun canı yanıyordu. " Boraa! ." Çırpındıkça dibe batıyordum sanki gözlerimin önünde alıp götürüyorlardı onu göz yaşlarım boynumu doldurduğunda dizlerimin üzerine düştüm.. " Bırakın onu yalvarıyorum bırakınn!!." Jandarma arabasına bindirdiklerinde gözleri gözlerimi buldu tüm sevgisini aşkını görüyordum bir kızgınlık vardı oda benim bu hale düşmemdi. " Sil gözündeki yaşı! Geri geleceğim Narin'im alacağım seni Şerefsizlerin elinden." Jandarmanın tüfeği karnına deyince geri çekildi.. ayağa kalktım alacaktı beni buradan.. " Gitmee!" Araba hareket ettiğinde parmaklarım tenimi yırtarcasına bastırdım. Kollarımdaki parmaklar gevşediğinde koştum nefesim kesilene kadar ayaklarım uyuşa kadar koştum.. ayağımdaki babetlerin çıktığını biliyorum ama umursayamadım.. "Kaç Narin'im!" dediğini anlamıyordum bildiğim tek şey onun gitmesi benim sonumdu.. " B..Bora..seni seviyorum .." ayağıma batan taşlara aldırmadım arabanın hızına aldırmadım gözlerime deyen kara gözlerdeki sevdayı takip ettim. Kalbim yerinden çıkıyordu sanki boğazıma oturan yumru git gide büyüyordu acım öylesine büyüktüki umudum zedeleniyordu.. Ayağımın altındaki dikenler ile ağladım sevdamın içinde yanıp kavrulurken nefesim kesildi dizlerimin üzerine düştüğümde göğsüme ağrıyordu konuşmak zorlaşıyordu.. " G..Gitme.." dudaklarımdan dökülen kısık kelime ile göz yaşlarım kurudu yüzümde.. derin nefesler almaya çalışırken elimin altındaki toprağa bakındım.. Gözlerimin önüne Esatın pis yüzü geldi.. Ben Boranın karısıydım.. onun namusuydum.. parmağımdaki yüzük bizim kaderimizdi ayağa kalktığımda arkama bakmadım ilerledim.. nefesimin kesileceğini bile bile durmadım.. Akkayaların adamlarının arkamdan gelmediğini biliyorum bu topraklar onun beni istediği zaman bulurdu.. canımı acıtıp kıyacaktı bana.. saklanacak yer aramadım benim yerim onun yanıydı jandarmalığın önüne geldiğimde içeri girmek istedim onunla konuşmak istedim.. " Lütfen.. bir kez göreyim..." Göz yaşlarımı elimin tersiyle silerken elindeki tüfekler ile engel olmaya çalıştılar bana.. " Olmaz kadın git buradan." Arkamı döndüm benim onu görmem gerekiyordu gözlerim önüne gelen saçlarımı geriye attığımda jandarmalıktan çıkıp arka tarafa geldim burada mahkumlar tutuluyordu . Bir çok oda vardı tek tek baktım hepsine .. en son bir odanın önünde oturdum demir parmaklıklarla kaplı küçük bir penceresi vardı. Derin nefes alarak seslendim . " Bora.." lütfen burada olsun.. içeriyi tam göremiyordum seslendiğimde eğer cevap verirse buradadır demek.. " Narin." Dudaklarım kıvrıldığında heycanla seslendim.. " Bora iyimisin.." sesim ağlamaklı çıkmıştı benim yüzümden buradaydı.. " İyiyim Narin'im.. sen. " uzattığı elini tuttum sıkıca her zamanki gibi sıcacıktı eli.. " Özür dilerim sevdiğim hepsi benim suçum.." dediğimde göz yaşlarıma engel olamadım.. " Şş.. ağlama senin suçun yok güzelim çıkacağım buradan." Birbirimizi görmüyorduk ama hissediyordum o görmemişti ama ben kafamı sallamıştım.. " Gel buraya. " Arkamda duyduğum ses ile irkilirken kolumdan tutup sertçe geri çekiyorlardı.. " Narin seni bırakmayacağım .. " ellerimizi kenetlendiğimizde çırpındıp demir parmaklıklar bileğimi acıtıyordu umursamadım.. " Boram..." En son söylediğim kelime buydu onun sesini duyamıyordum parmaklarımız ayrıldığında içimden bir şeylerin koptuğunu hissettim.. " Sakın sesinin çıkarayım deme yersin kafana kurşunu." Kafamı korkuyla salladığımda kolumdan tutup kaldırmıştı ayaklarıma batan sivri şeyler canımı acıtıyordu kafama dayadığı silah ile çekiştirdiğinde arkama bakamadan kafamı eğip arabanın içerisine itmişlerdi.. Kapıyı üzerims sertçe kapattıklarında yanımda birinin varlığını hissettim gözlerim o iğrenç adamın gözlerine deydiğinde midem bulandı... Çenemin titrediğini hissediyorum inmeyen yaşlarımın tadını alabiliyorum.. araba hareket ettiğinde camdan baktım ona gözden kaybolana kadar.. nefes alamıyorum demekten yoruldum ama canım yanıyor.. " Bitti artık dön bu tarafa." Onun sesini duyduğumda kollarımı bedenime sardım, içimde nefret duygusunu ilk kez bu kadar fazla hissettim. Kendimi parçalayana kadar bu can bu bedenden çıkana kadar ağlamak istiyorum..

****

Oy ve yorumunu bekliyorumm hoşçakall🎀

Bölüm sonu

11 yorum