İçeriğe geç

Amber Kokusu 1977

Bölüm 4 · 5 dk okuma

Amber Kokusu 1977

Bölüm 4

4.

Kapının sesini duyduğumda düşüncelerimden ayrılıp açtım. Şükürler olsun ki Filiz gelmişti şimdi ise sadece akşamki sahte istemeden kaçmaktı işim.. " Bana herşeyi en başından anlat neler oluyor Bora abi nerede.." Telaşlı sesi ile omuzlarım düşmüştü her şeyin en başı öylesine karışık ki antalmak zulüm gibi..elinden tutup koltuğa karşıma oturttuğunda derin nefes aldım. " Bora jandarmalıkta onu parmaklıklar ardına atacaklar onu son kez görmem için buradan kaçmama yardım et." Dediğimde yüzündeki ifade şaşkınlıktı. " Filiz yanımdasın değil mi? " Birinin yanımda olmasına ihtiyacım var. Biraz düşünmesi için zaman verdim ama saniyeler ehlime işliyordu.. " Tamam yardım edeceğim ama bu işin sonu iyi değil Narin dikkat et." Gülümsediğimde elinden tuttum hayla şansım vardı demek. Ona benim yerime geçmesini istedim dışarıdaki adamlar onun eve geldiğini gördüler dışarı çıkarken görürseler bir şey demezlerdi işin oyunuda dışarı o değil ben çıkacaktım.. kıyafetlerimizi değiştirdiklerimizde üzerindeki yeşil elbiseyi giyindim saçlarıma beyaz bandayı taktığımda belime inen saçlarımından bir tutam toplarladım. Filiz ile aramızda fazla boy farkı olmadığı için benziyorduk arkadan. " Peki babanlar eve geldiğinde ne diyeceğim bizimkiler duysa benim için iyi olmaz." İşte bunun cevabı yoktu. Tek bir şansım vardı oda abim.. " Abime anlat nereye gittiğimi o anneme söylemez senide evine yollar." Kafasını salladığında kollarımı beline sardım çocukluğum kız kardeşimdi.. " Bora abiyi görürsen selamımı ilet sende dikkat et." Geri çekildiğimde kafamı sallayıp son kez gözlerine bakıp çıktım evden. Etrafıma fazla bakınmadan kafamı yere eğmiştim. Adımlarım beni uzaklara götüryordu. Kalbim ağzımda her an bir şey olacakmış gibi korkuyla ilerliyordum annemin yatağının altındaki parayı cebime koymuştum neyseki elbet şehre inen birileri vardır buralarda.. Biraz daha yürüdüğümde ayaklarımın acısını hissediyordum. Uzaktan gelen bir at arabası vardı umarım tanıdık değildir. Elimi kaldırdığımda yaşlı bir adam vardı atların üzerinde. " Bey amca benim şehre inmem gerek gider misin oradan ." Dediğimde arkasından kasaya baktım saman vardı sadece. " Yanından geçecem geleceksen atla." Bu bile yeterdi. Kafamı salladığımda samanların üzerine bindim hareket ettiğinde sakince beklemeye koyuldum.. Dilimde " Her şey iyi olacak." Vardı kalbimin dilinde ise Bu yol tehlikeli diyordu.. şehrin yakınına geldiğimde inmiştim. Akkayaların çiftliği şehre uzak değildi o yüzden dikkatli olmalıyım , ayaklarımın altı su toplayana kadar yürüdüm jandarmalığın önüne geldiğimde heycanla içeri yürüdüm.. Sadece bir kez onu görmek istiyorum.. sadece bir kez kokusunu solumak istiyorum.. " Buyur ne için gelmiştin." Askerin dediği ile ona döndüğümde derince yutkundum. " Ben kocamı görmeye geldim Bora Toprakoğlu. " Dediğimde kaşları çatılmıştı. " Ziyaretçi alamayız . " Neden kader bir kez daha onu görmemi istemiyor.. uzaktan bile kara gözlerini görmek istiyorum.. " Bakın lütfen sadece bir kaç dakika.. " dediğimde hayır demişti gene.. " Sen işine bak ben ilgilenirim. " Başka bir askerin gelmesi ile ona döndüm. Benim konuşmama fırsat vermeden sesizce konuşmuştu.. " Narin değil mi ismin bacım. " Gözlerim ışıldadı o an . " Evet . " Etrafa bakındığında kafasıyla işaret ettiği yöne ilerledim ara koridora gelince dediklerini dinledim sadece. " Bora ile sizi görüştüreceğim ama benim sizi görüştürdüğümü kimse bilmesin yakarsın beni." Hızla kafamı olumlu anlamda sallarken peşinden ilerledim. Onu görmek iyi gelecekti bana beni kollarının arasına alıp sardığında hiç bir acımı hatırlamayacağım. Birlikte kilitli bir sürü oda olan yere geldiğimizde etrafta kimse yoktu.. bir kapının önüne geldiğimizde kilidi açmıştı sonunda dedim içimden.. " Beş dakika." Duymadım onu o kapı açıldığında aklımda sadece ona sarılmak ve kokusunu solumak geldi içimdeki bu özlemi dindirmek geldi.. Adımlarım beni içeri götürdüğünde dona kaldım.. tüylerim diken diken olmuştu kalbimde öylesine bir korku yayıldıki şu an can vermek istedim.. hayır ya hayat bana bu oyunu oynayamaz.. Karşımda sevdiğim adam yoktu saniyeler önce beni sarmalamasını istediğim adam yoktu. .Bir canavar vardı, cani bir adam vardı.. Esat vardı.. ben oyuna gelmiştim gözlerim hayal kırıklığı ile kapandı.. göz yaşlarım yanaklarımı doldurduğunda titrediğimi hissediyorum.. Bora nerdeydi yaşıyormuydu? Bu düşünce tırnaklarımı etime geçirmemi sağlıyordu.. boğazımdaki acı ile yutkunurken onun o ifadesiz suratına bakındım. " Neden.. neden izin vermedin görmeme.."Yıkılmıştım göğsüme bir acı oturmuştu ve ne kadar nefes alırsam alayım yetmiyordu.. Yanıma yaklaştığında bir adım geriye gittim.. " Sana durmanı söylemiştim ama sen dinlemedin.. şimdi ne olacak biliyormusun.. " gözlerim yerdeydi bedenimdeki ruhum çekilmiş gibiydi.. onu duymak istemiyorum sadece buradan gitmek istiyorum.. parmakları kolumu bulduğunda var gücü ile sıkmıştı.. " Şimdi Bora ölüm ile burun buruna.. " Gözlerim hızla onu bulurken inanamaz gözler ile baktım bu kadar cani olamaz..herkes onu iyi bir bey olarak bilir tüm kötülüğünü bize gösteremez.. " Yapma kıyma bana.. acıyla sınama beni.." Gözlerimdeki yaşların ne zaman kuruyacağını bekledim.. onlar aktıkça yaşadığımı hatırlıyorum.. Kolumdaki parmakları gevşediğinde geri çekilmişti.. " Sen kıydın ona ben değil benim sözümden çıkmanın cezası onun idamı.." HAYIR.. HAYIR..İDAM OLAMAZ.. Göz yaşlarım firar etti yere çöktüm grururm onurum yoktu.. " SANA YALVARIYORUM.. YALVARIYORUM ONA KIYMA..BEN KENDİMDEN VAZ GEÇERİM YALVARIRIM.." Eğer işin içine karışırsa idam olacak.. benim canımdan can gidecek.. dizlerimin üzerindeyim ayaklarının yanında .. af diliyorum sadece Allah canımı alsaydıda gelmesegdim buraya.. " Sana yemin olsun ki herşeyi yapacağım seninle evleneceğim sana yemin ederim yeterki yaşasın.. " Ben onun amber kokusuyum o beni bir kez olsun incitmedi ayaklarımın üzerinde duruyorsam onun sayesinde bana verdiği sevgi şevkat sayesinde.. benim yüzümden içerde şimdi benim yüzümden idam edilirse ben yaşayamam.. nefes almak haram olur bana..Çenemin titremesi konuşmama engel oluyordu ellerim korkuyla titrerken kafamı kaldırıp yüzüne baktım... Ben Narin... Uluborlu'da yaşamaya çalışan kız..bir beyin ayaklarına kapanacak kadar büyük benim sevdam.. o kara gözlere ömrümü veririm gururumu hiçe sayarım.. dedim ya çocukluğumdan beri yanımda aldığım ilk nefesten son nefesime kadarda yanımda olsun istiyorum..Uluborlu acımasız, bu topraklarda çok hak yiyen oldu ama böylesi görülmedi.. onun sevgisi nasıl başladı bilmiyorum ama ben istemediğim sürece sevgisi bana doğru gelmeyecek..Uluborlu'nun yarısı Akkayaların yüzlerce güzel kadın varken neden ben dedim.. demediğim gece kalmadı ama bunun cevabı sadece ondaydı... Gözlerim yere indiğinde yüzünde gördüğüm son ifade garipti, acımıyordu acımasızda bakmıyordu sorarcasına neden bunca şey dermiş gibi bakıyordu..Yüzüme eşit olan dizi kırıldığında karşıma eğilmişti..ona bakamadım midem mi kaldırmıyor yoksa gerçekleri gördüğüm için mi bilmiyorum.. saçlarıma dokundu elleri çekiştirmedi okşadı yavaşça.. anlımda dudaklarını hissettiğimde geri çekilmek istedim.. ama yaparsam neler olacağını bildiğimde durdum sadece.. kımıldamaya gücüm yoktu.. yutkunduğumda gözlerime gelen saç tutamlarımı kulağımın arkasına sıkıştırdı.. her hareketinde aklıma Bora geliyordu hoş hiç çıkmıyorki aklımdan.. saçlarımı okşadında bana şevkatle baktığında her iyi şeyde onu hatırlatayacağım..bunu bilmek daha çok acı veriyor bana.. ." Şimdi gidelim akşam isteme var güzelim.." Ayağa kalktığında uzattığı eline bakındım uzattığı her el ihanetimi hatırlatacak bana o bilmesede.. .**** Merhaba nasılsın? 🎀 Bornar mı? Esnar mı ? Oy ve yorumu bekliyorum😀

Bölüm sonu

8 yorum