Arabanın garip kokusu midemi bulandırıyordu.. parmaklarım anlımın bulduğunda hafifçe bastırarak ağrının bir nebze olsa bile geçmesini istedim.. saatlerdir arabadaydık yürümeden yoruldum diyebilirim.. yürürken en azından hava alıyordum şu an sanki kalbim sıkışıyor gibi gerçi bu nefessizlikten değil korkudan sıkışıyor.. Kafamı geriye yasladığımda abimin sesi kulaklarımı doldurmuştu.. " Ne zamandan beridir var.." yutkundumda gözlerimi ona çevirdim hamileliğimden bahsediyordu.. aslında önce Bora'nın haberinin olmasını istiyordum ama abimin bunu öğrenmesi en doğrusu olacak. " Aslında benim sana diyeceğim bir şey var." Gözlerim parmaklarımı bulduğunda derin bir iç çektim.. kurumuş dudaklarımı aralarken harelerim etrafta gezindi.. " Benim bebeğim Esat'tan değil abi.. bebek Bora ile benim bebeğim.." araba söylediğim cümle ile ani bir fern gerçekleştirsede abim toparlayıp yola devam etmişti.. şaşırmıştı böyle bir şey beklemediği yüz ifadesinde belliydi kızacak mı bilmiyorum ama Esat'tan olmadığı için iyi hissediyordur kendimi sonuçta bana zorla sahip olduğunu düşünmüştü.. " Sen ve Bora siz ne ara Allah'ım sen sabır ver.. kızım sen nasıl böyle bir şey yaparsın." Bir anlık sert sesi ile irkilirken çaktırmamaya çalıştım.. " Esat seni deli gibi heryerde arıyor önüne kim çıkarsa anlına silahı dayıyorken sen Bora'nın çocuğu senin çocuğun mu dedin!" Dediklerini dinlerken o büyük korku tekrar bedenimi sardı her an bir yerden çıkması herşeyin mahfolması demekti yeteri kadar mahfolmamış gibi.. " Esat biliyor büyük hanımda biliyor. " Dediğimde gözlerim karşımdaki arabayı buldu.. etrafta kimse yoktu yakalandıkmı yoksa. Korkuyla abime döndüğümda onun bu sakin halı beni endişelendiriyordu. " Seni Bora ile göndermemin tek nedeni mesut olmaman sen göremesende kapının önündeydim . O adam sandığın gibi biri değil o şerefsizin diğer kadınlara yaptığını sana yapmasına izin vermeyeceğim belki sana dokunmamış olabilir ama bu yapacaklarının önüne geçemezdi." Duyduğum sözler ile tüylerim diken diken olmuştu.. Esat'ı tanımıyorum onun hakkında bir şey bilmiyorum bazen dengesini kaybediyor gibiydi ama bazen sanki sırıpsıklak aşıkmış gibi bazen eve geldiğinde ağır bir kadın kokusu alırdım bazende leş gibi kokardı. Ne o bana ne ben ona bir şey söylerdim.. Kafamdaki düşünceleri bir köşeye attım, şu an buradan kaçıp gitmek istiyorum ona bu kadar yakın olduğumu bilmek beni hem korkutuyor hemde heyecanlandırıyordu.. " İnebilirmiyim.." dediğimde özlerim abimi buldu. Yavaşça kafasını olumlu anlamda salladığında kapıyı açıp aşşağı indiğimde abimde kapısını açık çıkmıştı arka kapıdaki çantamı çıkardığında gözlerim etrafta gezindi.. ileride bir ev gibi bir yer vardı peki Bora neredeydi beni görünce ne hissedecekti şaşkınlık dışında özlem olacakmıydı yoksa kalbini öfke ve nefret mi kaplayacaktı.. derin bir nefes aldığımda. Abimin sesi kulaklarımı doldurmuştu.. " Gel gidelim." Yavaşça arkasından ilerlediğimde yarısı yıkılmış evin kapısının önüne gelmiştik sesizdi her yer neredeyse gece olacaktı köpek sesleri kulaklarımı doldurduğunda derince yutkundum.. abim tahtadan yapılmış kapıyı çaldığında kalbim yerinden çıkacakmış gibi hissediyordum.. şu an aramızda eski tahta kapı vardı sadece , deli gibi merak ediyorum onu.. benliğim onun özlemi ile yanıp kavruluyordu.. Kapı açıldığında gözlerim gezdindi içeride gördüğüm kadarı ile orta yaşlı bir adam vardı elindeki silahı yavaşça indirdiğinde konuşmaları duymuştum.. " Hüseyin senin ne işin var koçum burda." " Bora'nın emanetini getirdim abi o istemesede.. " Bir şeyin yere düşmüş sesini duyduğumda gözlerim o kara gözlere denk düşmüştü.. dudaklarım aralandı nefes almak için göğsüm hızla kalkıp inerken onu gözlerinde duyguyu anlamaya çalıştım.. Değişmişti sakalları uzatmıştı uzun boyu heybetli duruşu bozulmamıştı ama.. kara gözlerindeki duygu ise koskocaman bir boşluktu... Onun aksine benim gözlerimde özlem vardı.. yıpranmışlık, korku vardı gerçi o herzaman duygularını saklayan bir adam dı..Bu sessiz ortamı bozan abim ve o adamın yanımızdan ayrılırken ayakkabılarının çıkardığı sesti, bir kaç adım attığımda derince yutkundum... ayların özlemi vardı yanlızlığı vardı ben duygularımı saklayacak kadar güçlü değildim kollarımı onun beline sardığımda kafamı göğsüne yasladım gözlerim kapanırken kokusu burnuma dolmuştu... Yüreğimin üzerindeki ağır yük kalkmış gibiydi omuzlarım hafiflemiş nefes almak daha kolay geliyordu.. kollarımı daha sıkı bastırdım onun özlemi gözlerimden yaş akmasına sebep oluyordu ondan gelen bir adım yoktu buz kesmişti yabancıyım sanki.. geri çekilirken kafamı kaldırıp gözlerine bakındım.. ellerim kollarından soğuk ellerini tutarken dudaklarım araladı.. " Beni bırakıp gidemezsin.." Kafamı hafifçe yana eğerken gözleri bir kaç saniyeliğine kapanmıştı.. yutkunuş sesini duyduğumda sesi kulaklarımı doldurmuştu.. " Git buradan...seni yanımda istemiyorum.. yapamam bunu." Neden başkası ile evlendiğim için mi başkasından hamile olduğumu sandığı için yada... kirlendiğimı düşündüğü için mi götüremez.. gözlerimin dolmamasına gayret ettim..Parmaklarım ellerini bıraktığında tekrar konuştum konuşmayada devam edeceğim beni burada huzursuzluğa mutsuzluğa bırakıp gidemez.. " Neden Bora biz..biz birbirimizi seviyoruz sen benim k-." " Ben gidiyorum sen burada kalıyorsun anladın mı git şimdi ben gidemiyorum sen gideceksin."Seni yumuşak değildi sertte değildi..mecbur gibiydi duygularını bastırıyordu oda özlemişti beni hissediyorum.. kafamı olumsuz anlamda sallarken gözlerimi kaçırdım.. " Bu kadar çabuk mu sildin beni..sen hayla yüreğimdesin oysaki herşeye herkese rağmen seni seviyorum.." titrek sesimle güçlü durmaya çalıştım benim ona ihtiyacım vardı. " Burada kalıp mesut olacaksın Narin." Burada kalıp mesut mu olacağım tek başıma yapayanlız ölüp gideceğim bununu istiyordu gerçekten. Yanımdan geçip giderken ona doğru dönüp kalbimdekini söyledim hisler ağır geliyordu bazen ama sözler bazen daha ağır gelir yüreğimize.. " Ben kirli değilim Bora sen bana dokundun sen beni sevdin..ben..ben bu güne kadar o adamın bana dokunmasına izin vermedim.. eğer beni bırakıp gitme nedenin buysa şunu bil karnımdaki bebek senden sevdiğim adamdan bana git diyen adamdan.." ben sustum şimdi göz yaşlarım yüzümü doldurduğunda parmaklarım karnımı buldu. Etrafındaki herkes namusumdan bahsediyordu ne kadar kirli olduğumdan oysaki gerçek başkaydı.. hiç bir zaman onların dediği gibi bir kadın değildim şimdide öyle.. gözlerim sırtındaydı dönüp bir şey söylemesini istiyorum bırakıp girmesini değil.. yavaşça kara hareleri harelerimi bulduğunda uzunca daldım gözlerine.. öfke belirdi bir an dahada karardı gözleri.. " Nasıl böyle düşünürsün! Ben kaçağım gideceğim yer belli değil ülke dışına çıkmadan öleceğim belli değilken seni nasıl yanımda götürürüm! Heleki... Heleki hamile halinle..benim sana inancımda sevgimde tam senin üzerine yemin olsun ki ama sen gelemezsin." Duvarını yıkmıştı kalbinin kapılarını açmıştı benden uzaklaştığını sandığım adam yanıma gelip göz yaşlarımı silmişti.. "Tek damla göz yaşına ölürken neden akıttın yaşlarını.." ben güvendeydim.. istediğim kadar ağlayıp güleceğim adamın yanındaydım..iri bedeninin altındaydım.. kollarını bedenimi sertçe sararken ard arda saçlarıma dudaklarını bastırmıştı.. kokumu içine çekerken gözlerimi sıkıca kapadım.. ayak ucuma çıkıp kollarımı boynuna sardım.. dakikalarca sessizce saçlarımı okşayıp sardı beni..dakikalarca omzunda ağlayıp sevindim içimden.. Hissettin mi bebeğim, bu adam bizim hayatımız baban ruhuma iyi gelen adamdı..Yavaşça kafamı omzundan ayrdığımda sesiz ortamı bozdum. ." Benide götür..ben çok mutsuzum burda lütfen..." Derin bir nefes aldığımda belimdeki elini tutup karnımın üzerine bastırdım.. oda bebeğiyle tanışsın .. tanışsınki bizi bırakmasın.. " Bizi bırakma.. yaşayacaksak birlikte yaşayalım bu hayatı birlikte mesut olalım.." gözleri önce gözlerimi sonra ellerimizi buldu parmakları yavaşça okşarken karnımı sesi kulaklarımı doldurmuştu... " Gidelim Narin'im.." dudaklarım kıvrıldığında gözlerindeki ışığı izledim..kendimizi toparlayıp dışarı çıktığımızda karanlık basmıştı elimi tutan adamın yanında yürümeyeli o kadar uzun zaman olmuşki anlatılmaz... Abim ve o adam arabanın yanındaydı yanlarına ilerlerken abimin gözü birleşen ellerimizdeydi.. eskiden abim yada babam görür diye korkardım ama şimdi onlar görmesin diye ayırdığım elimizi daha sıkı tutuyordum.. " Karanlık düştü yavaşçatan gidelim yolumuz uzun gençler.." adamın söylediği ile bir şeyler konuşmuşlardı.. abim yanıma geldiğinde parmaklarımı eli arasından çektim. " Gözün arkada kalmasın güzel kardeşim." Sıkıca sarıldım ona gözlerim doluyordu ama dayandım... " Sana hakkını ödiyemem abim seni çok özleyeceğim.." son kez sarıldığımda ayrılmıştık.. keşke ayrılmasaydık keşke hiç bir şey böyle olmasaydı.. " Görüşürüz Bora kardeşim sana emanet." Dediğinde tokalaşıp ayrılmışlardı. " Canımı verir genede güldürüm yüzünü.." belli etmiyordum ama içimdeki çocuk sevinmişti her şeyin iyi olmasını istiyorum buralardan gitmek ikimizede iyi gelecekti. " Lazım olur." Abimin belinden çıkardığı silaha deydi gözlerim tereddütüz alan sevdiğim adama deydi gözlerim... " Sen napacaksın." Bora'nın dediği ile abim belinden ikinci silahı çıkardı ama bu onun değildi Esat'ın silahıydı..bir şey demedim ama Esat silahının onda olduğunu fark ederse olacakları düşünemiyorum.." At onu abi." " Bunu farklı bir yere koyacağım izinizi bulamasınlar diye." Abimin kafasındaki plan farklıymış.. arabanın arka tarafına geçtiğimde derin bir nefes aldım..son kez abime dönüp gülümsedim.. " Zeynep'e iyi bak abi.." gözlerindeki o duygu güzeldi.. başını salladında arkaya geçip oturdum kapımı kapatan Boraya deydi gözlerim.. şu an kalbim yerinden çıkacakmış gibi atıyordu.. Abim ve o adam ile birşeyler daha konuştuklarında nihayet arabaya doğru yol almışlardı Bora'nın ön tarafa oturacağını sanarken yan taraftaki kapıyı açıp yanıma oturmuştu.. tabi araba küçüktü ve rahatsız olduğunu her halinden belliydi gerçi araba küçük değildi ama neyse.. İri eli bir süre yüzümde dolaştı kıyamıyor gibiydi içi gidiyormuş gibi bakıyordu kafamı göğsüne yaslayıp anlıma dudaklarını bastırdığında kollarımı sıkıca bastırdım bedenine... Kokusu etrafımı sarmıştı gözlerim yakışıklı yüzündeydi bu hayattan başka ne isterim ki.. araba ilerlerken fısıldadım kulağına.. " Nasıl kurtuldun oradan.." dediğimde burun buruna gelmiştik aklım karışıyordu ama dikkatimi söylediğim şeye verdim." Birinin hayatını kurtardım oda karşılığını verdi diyelim Narin'im." kimdiki.. " Orası çok kötümüydü temiz yemekler varmıydı.." gazetede bir keresinde cezaevindeki insanların yemeklerinden zehirlendiğini hatta temizlik yapmadıkları için hastalık içinde yaşadıklarını söylemişlerdi aylarca orada bu kadar güçlü nasıl yaşadı ki.. Dudakları kıvrıldığında yanağıma küçük bir buse kondurmuştu..bu hissi tatmayalı uzun zaman olmuş ." Vardı güzelim sen beni boşver siz nasıldınız.." parmakları karnımı bulduğunda yavaşca okşadı.. kafamı geriye koluna yaslarken öndeki adamın beni bu şekilde görmediğine şükür ettim yoksa utanırdım. " İyiyiz tabiki sen yanımızdasın ya her şey daha güzel olacak... biliyormusun bazen bir daha hiç birbirimizi göremeyeceğimizi sandım ." Bu düşünce nefesimi kesiyordu ama neyse ki geride kaldı.. uzamış sakallarında parmaklarını gezdirdiğimde nefsini soludum... " Sana kurban olurum.." bu söz herşeye bedeldi ama böyle söylemesini sevmiyorum.. kafasını eğip buynuma gömdüğünde gözlerim kapandı... Bu an bana ilk gecemizi hatırlattı o gün ki gibi ayın ışığı altındaydık birbirimizi sevmiştik o zaman o yüzden üçe yükselmiştik dudaklarım kıvrıldığında parmaklarımı saçlarını arasına geçirdiğimde boynuna dudaklarımı bastırdım.. bedeni altında sıcaklığı bulduğumda içimdeki huzur arttı.. gözlerim uyku için kapanıyordu resmen.tenime deyen dudakları bende bazı şeyleri kaybettiriyordu yavaşça kafasını kaldırıp gözlerime baktığında gülümsedim.. parmakları bedenimden dudaklarıma çıktığında alt dudağım baş parmağı altında ezildi.. nefesimi kontrol etmeye çalışırken yavaşça üzerime gelip kontrolümü alt üst etti..bu kadar uzaklığa alışmamıştık her gün yan yana olduğumuzdan gerçek özlemin bu kadar ağır olduğunu bilmiyorduk... Her ne kadar göğsünden ittirip uzaklaştırmaya çalışsamda üzerime gömülü olan dudaklarından kurtulamadım hayır şu an arabada olmasak ben kendimi tutamam ama hem arabadayız hemde yabancı bir adamın yanındayı, fazlasıyla utanç verici.. Son kez ittirdiğimde kafasını yüzümden ayırmıştı.. öndeki adamın bir şeyler anlayıp anlamadığına baktığımda sakince sıgarasını yudumluyordu.. gözlerim onu gözlerine düştüğünde derince yutkundum. " Bu kadar zor olmamalı." Sesi kulaklarımı doldururduğunda elleri bedenimde dolaştı yavaşça yan tarafa kayıp kafamı dizine yasladım bacaklarımı kendime çekerken.. eğilip boynuma dudaklarını bastırdığında yüzümü ve bedenimi ona çevirdim yere düşmekten korkmuyordum o yanımda olunca zaten düşsem bile beni tutacağını biliyorum.. bir elini tutup ellerim arasına alırken kokusu ile uykuya daldım...
Bölüm 15
15.
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.